Ordu'da toprakla buluşturulan çoban fasulyesinin kalitesi artırılacak

ORDU (AA) – Ordu'nun Gürgentepe ilçesine özgü çoban fasulyesinin yaygınlaşması ve kalitesinin artırılması amacıyla 19 üretici için tesis kuruldu.

Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Ordulu üreticilerin sadece kendi ihtiyaçları için ürettiği ürünlerin yaygınlaştırılması ve tanıtılması amacıyla çalışmalara devam ediliyor.

Bu kapsamda Gürgentepe ilçesinde sadece ihtiyaçların giderileceği kadar ekimi yapılan çoban fasulyesinin, daha fazla yaygınlaşması ve kalitesinin artırılması için Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve DOKAP iş birliğiyle 19 üreticiye, 20 dekar alanda tesis kuruldu.

Bu tesislerde üretilecek çoban fasulyesinin alım garantisi, Ordu Büyükşehir Belediyesinin uygulamaya koyduğu sözleşmeli tarım modeliyle sağlanacak.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, fasulye ekiminin ardından yaptığı konuşmada, bütün hemşehrilerinin Hıdırellez'ini tebrik ederek, bu anlamlı günde bir bereket çalışması yaptıklarını vurguladı.

Bu vesileyle hem fasulyenin tanıtımını yapmış hem de baharın gelişini bu ekimle kutlamış olduklarını belirten Güler, şunları kaydetti:

"Bu fasulye Türkiye'de ve dünyada isim yapacak bir ürün. Protein değeri, kolay pişmesi ve lezzeti açısından çok iyi bir fasulye denilebilir. En önlemli özelliklerinden biri de dekarda 500 kilogram verim alınması. Bu anlamda bu ürün ilave gelir kaynağı olup ürün çeşitliliğini sağlamış olacak. Bu fasulyenin büyümesi de modern usullere göre sağlanacak."

– "Sonuna kadar üretmeye devam edeceğiz"

Güler, gıda arz güvenliğinin geleceğin en önemli konusu olacağına işaret ederek, "Dünyada ve ülkemizde görülen salgın sonrasında da gıda konusu çok önemli bir hal almış durumda. Biz aynı zamanda Ordu'nun kendine yeten bir il olması için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bununla birlikte de tarım ve hayvancılığa büyük önem veriyoruz." ifadesini kullandı.

İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz ise ürün çeşitliğinin artırılması ve üreticilere ilave gelir kapısının açılması için çalışmalar gerçekleştirildiğini belirtti.

Fasulye yetiştiriciliği projesi kapsamında il genelinde 85 dekar yeni oluşturacakları üretim alanları olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu ürünümüzün telli destek sistemi ile iple askıya alarak yetiştirilmesini sağlayacağız. İçinde bulunduğumuz dönem bize tarımın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Sayın Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Hilmi Güler'in belirtiği gibi sonuna kadar üretmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KIRKLARELİ (AA) – Muharrem ayında pişirilip ikram edildiğinde birlik, beraberlik, bolluk ve bereket yayan aşurenin yapımı için Kırklareli’nin Balkan köylerinde hemen hemen her evin bahçesinde kazanlar kaynamaya başladı.

İnanca göre Hz. Nuh’un tufan sonrası karaya bastığında elinde kalan son malzemelerle yaptığı aş olan, bolluk ve bereketin simgesi aşure, muharrem ayında damakları tatlandırmaya devam ediyor.

Kırklareli’nde odun ateşi ile yakılan ocakların üzerindeki tencerelerde kaynamaya başlayan aşure, bazı köylerde imece usulü yapılıyor.

“Aşure yaparken dualar okuruz”

Demirköy ilçesine bağlı 120 haneli Balaban köyünde de aşure kazanları kaynatılıyor.

Köy sakinlerinden 76 yaşındaki Habibe Yaşa, AA muhabirine, hanesine bereket ve bolluk gelmesi amacıyla yaklaşık 60 yıldır muharrem ayında aşure kaynattığını söyledi.

Aşure yaparak Allah’a karşı sorumluluklarını da yerine getirmenin hazzını yaşadıklarını ifade eden Yaşa, şimdiye kadar aşuresiz bir yıl geçirmediğini kaydetti.

Yaşa, aşure yaptıktan sonra manevi açıdan kendisine bir rahatlama, hanesine de bereket geldiğini vurgulayarak, “Aşure yaparken dualar okuruz. Allah’a yalvarırız, bize sağlık, bereket, bolluk versin. Devletimizin varlığı için dua ederiz. Aşuremiz olunca da komşularımıza ikram ederiz.” dedi.

Köy sakinlerinden Zehra Altın da gelenek ve göreneklerine uygun olarak her yıl muharrem ayında aşure yaptıklarını belirtti.

Aşure tarifi

Aşure için gerekli malzemeler: 1 su bardağı kuru fasulye, 1 su bardağı nohut, 2 su bardağı beyaz buğday, yarım çay bardağı pirinç, 1,5 su bardağı kuru kayısı, 1 çay kaşığı tuz, 1 su bardağı üzüm, 1 su bardağı incir, birkaç damla gül suyu, 4 su bardağı toz şeker, 10 su bardağı su, yarım su bardağı ceviz, yarım su bardağı badem, yarım su bardağı fıstık, elma, ayva, portakal, süslemek için nar, tarçın isteğe göre kullanılabilir.

Hazırlanışı: Nohut, fasulye ve buğday akşamdan ıslatıldıktan sonra ayrı ayrı pişirilir. Ardından erken saatte kazana konularak diğer malzemelerle kıvam alıncaya kadar kaynatılır.

İsteğe göre bir bardak süt de katılabilir. Soğuduktan sonra kaselere konulan aşure, nar ve tarçın ile süslenerek dağıtılır.

ANKARA(AA) – Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal,, AA muhabirine, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü dolayısıyla değerlendirmede bulundu.

Baklagillerin besin değeri açısından et ürünlerine eşdeğer bir protein sağladığını ifade eden Güldal, Türkiye’nin baklagillerin gen merkezi olduğunu, ekolojik şartlar bakımından da bu ürünün üretimine uygun bir ortam bulunduğunu söyledi.

Güldal, bu nedenle Türkiye’de geleneksel tarım ürünlerinden biri olan baklagillerin, tarla bitkileri ekim alanları içinde tahıllardan sonra ikinci sırada geldiğini bildirdi.

Baklagil üretiminin istihdama katkıları, ihracat potansiyeli ve ekim nöbetine kolayca girebilme gibi avantajları nedeniyle üretim ve tüketimde önemli bir ürün olduğunu anlatan Güldal, ürünün toprak verimliliğini artırma açısından da önem taşıdığını dile getirdi.

Güldal, TMO olarak bakliyat üretimi ve üreticilere desteklerini sürdürmeye devam edeceğini vurgulayarak, “Bakliyat ekimini yaygınlaştırmak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığımız vermiş olduğu destekleri son yıllarda artırdı. Hükümetimiz de 2018 yılından itibaren TMO’nun görev alanına bakliyat ürünlerini dahil etti. Böylece TMO bakliyata alım garantisi verdi. Bu da üretimde artışı olumlu etkiledi.” diye konuştu.

“Nohutta net ihracatçı konumuna geldik”

İzlenen politikalar ve verilen destekler sayesinde bakliyat üretiminde artış olduğuna dikkati çeken Güldal, şunları kaydetti:

“Bakliyat ürünlerinde 300 lira olan ton prim destekleri 2018’den itibaren 500 lira olarak verildi. Gelinen noktada 2020 yılı üretimimiz, nohutta 630 bin tonla bir önceki yılla aynı seviyede, kırmızı mercimekte yüzde 6 artışla 328 bin ton, yeşil mercimekte yüzde 3 azalışla 42 bin ton, kuru fasulyede yüzde 24’lük artışla 280 bin ton seviyesinde gerçekleşti.”

Nohutta artan üretim sayesinde ülkenin son yıllarda net ihracatçı konumuna geldiğini ifade eden Güldal, bu üründe ihracatın, 2017’de 23 bin ton iken 2018’de 117 bin tona, 2019’da 127 bin tona ve 2020’de 135 bin tona yükseldiğini bildirdi.