Osmanlı'nın ilk hastanesi 'Yıldırım Darüşşifası' göz hastalarına şifa dağıtıyor

BURSA (AA) – Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Osmanlı’nın ilk hastanesi darüşşifa binası Göz Vakfına bağlı sağlık merkezi niteliğiyle hizmet vermeyi sürdürüyor.

Osmanlı sultanı Yıldırım Bayezid tarafından 1397’de yaptırılan “Yıldırım Darüşşifası”, Vakıflar Genel Müdürlüğünce aslına uygun olarak restore edildikten sonra 2001’de Göz Vakfına tahsis edildi.

Restorasyonla asli kimliğine dönen 6 yataklı hastanede bir ameliyathane bulunuyor, 6 doktor ve 5 hemşire görev yapıyor.

Göz Vakfı Yıldırım Hastanesinin kurucu başhekimi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Osman Seyrek, AA muhabirine, 620 yılı aşkın bir geçmişe sahip binanın 1700’lerin sonlarına kadar sağlık hizmetleri için kullanıldığını söyledi.

Yapının bir üniversite gibi hizmet verdiğini belirten Seyrek, “Osmanlı zamanında göz hekimleri, cerrahları, şerbetçileri (hastalara ilaç içiren görevliler), eczacıları şeklinde geniş bir kadrosu varmış. Eskiden berberler diş hekimi gibi çalışırlarmış ya da çıkıkçılar, onların da ruhsatları buradan verilirmiş.” dedi.

Seyrek, uzun yıllar harap durumda olan binanın restorasyonla eski kimliğine kavuştuğunu dile getirerek, vakıf senedinde binanın sağlık ünitesi niteliğiyle kullanılacağının yazılı olduğunu aktardı.

Osmanlı döneminde hastaların su ve musiki ile tedavi edildiğinin kayıtlarda yer aldığına değinen Seyrek, “Biz buraya başladığımız ilk gün 3 hekim vardık, 3 hasta baktık, zamanla hasta sayısı arttı. Eskiden de hastane olarak kullanılan bir yerin aynı amaçla devam etmesi çok güzel bir şey.” değerlendirmesinde bulundu.

Hastaneye çevre illerden de ilgi var

Göz Vakfı Bursa Şubesinin mesul müdürü ve Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Birtan Öztürk ise vakfın 1984 yılında hayırseverler tarafından önlenebilir körlükler konusunda halkı aydınlatmak ve göz sağlığını iyileştirmek amaçlarıyla kurulduğunu ifade etti.

Vakfın Bursa’da göz sağlığı hizmeti alanında önemli bir yerde olduğunu vurgulayan Öztürk, “Gözün ön ve arka segmentinden tüm alanlarına kadar yapılabilir tüm cerrahilerde etkin ve yetkin hekimlerimiz bulunuyor. Aydınlık bir yaşam için göz sağlığında yapılabilecek tüm akademik, teknolojik çalışmalar yerine getiriliyor. Bu alanda öncülük ve farkındalık yarattığımızı düşünüyorum.” diye konuştu.

Öztürk, vakfın ihtiyaç sahiplerine yönelik çalışmaları da olduğunu belirterek, göz hastalıkları konusunda çevre illerden de tercih edilen bir merkez olduklarını sözlerine ekledi.

Yıldırım Darüşşifası

Dikdörtgen planlı inşa edilen darüşşifa, Yıldırım Bayezid Camisi’nin 300 metre aşağısında külliyenin bir parçası olarak yer alıyor.

Tarihi binada 20 hasta odası, girişin iki yanında hasta bekleme ve başvuru yerleri bulunuyor. Darüşşifanın diğer ucunda yer alan büyük kubbeli yapının ise eskiden mescit olarak kullanıldığı belirlendi.

Dönemin kayıtlarında, Osmanlı zamanında hastalara ücretsiz hizmet verildiği, bir tıp okulu olarak işlev gördüğü, ameliyatlar ve çeşitli tedaviler uygulandığı yazıyor.

Muhabir: İsmail Özdemir

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURSA (AA) – İHA’lar konusunda farkındalığı artırmak, bu alandaki teknolojik gelişimi gençlerle paylaşmak, onları bu alana yönlendirmek ve teşvik etmek amacıyla TÜBİTAK tarafından TEKNOFEST’21 kapsamında gerçekleştirilen İHA Yarışmaları; Uluslararası İHA Yarışması, Liseler Arası İHA Yarışması ve Uluslararası Serbest Görev İHA Yarışması kategorilerinde gerçekleştiriliyor.

Bu yıl 6’ncısı yapılan Uluslararası İHA Yarışması ile 2’nci kez düzenlenen Liseler Arası İHA Yarışması’nın yanı sıra ilk kez Uluslararası Serbest Görev İHA Yarışması’na da yer veriliyor.

Toplam 1500’ün üzerinde takımın başvurduğu yarışmalarda, yarışma imkanına sahip olan 342 takım final heyecanı yaşıyor.

6. Uluslararası İHA Yarışması iki kategoride gerçekleşiyor

Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması’nda İHA’lar ile ilgili teknolojik gelişmelerin takip edilmesi, katkı sağlanması, farkındalığın artırılması hedeflenirken katılımcılara teknik ve sosyal deneyim kazandırılması amaçlanıyor.

Ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerin katılabildiği yarışmalarda takımlar Döner Kanat ve Sabit Kanat kategorilerinde yarışıyor.

2016 yılında gerçekleştirilmeye başlanan ve 204 takımın başvuru yaptığı yarışmalara katılım her geçen yıl artış gösterirken 2021 başvuruları 570 takımla rekor seviyeye ulaştı. Bu yıl 130 ulusal ve Endonezya, Pakistan, Polonya, Azerbaycan olmak üzere 14 yabancı takım yarışmalara katılmaya hak kazandı.

Takımlardan iki farklı uçuş görevinin yerine getirilmesi beklenen yarışmalarda birinci görevde takımların uçaklarının manevra kabiliyetleri test ediliyor. İkinci görevde ise takımlardan belirli ağırlıktaki yükü önceden belirlenmiş bir alana bırakmaları istenirken dereceye giren takımlar ödül almaya hak kazanıyor.

Her kategori için 40 bin TL değerinde Performans Birincilik, 30 bin TL değerinde Performans İkincilik, 20 bin TL değerinde Performans Üçüncülük ve 10 bin TL değerinde Mansiyon Ödülü verilecek yarışmalarda takımlar, yine her kategori için 25 bin TL Yerlilik Birincilik, 20 bin Yerlilik İkincilik ve 15 bin TL Yerlilik Üçüncülük ödüllerinin sahibi olacak.

2. Liseler Arası İnsansız Hava Araçları Yarışması

TEKNOFEST çatısı altında her yıl büyüyen ilgi ve artan katılımla gerçekleşen Uluslararası İHA Yarışmaları, 2020’den bu yana kapsamına aldığı lise takımları ile gençleri daha erken yaşlarda teknoloji dünyasına dahil ederek bu konuda bilinç oluşturmalarına olanak tanıyor.

Teknik ve sosyal deneyim kazandırmak konusunda da lise öğrencilerini destekleyen yarışmalara 2’nci kez düzenlendiği 2021’de 741 takım başvuru yaparken 130 takım yarışmaya katılmaya hak kazandı.

Yarışmalar sonunda katılımcılar her kategori için 25 bin TL Performans Birincilik, 20 bin TL Performans İkincilik, 15 bin TL Performans Üçüncülük ve 7 bin 500 TL Mansiyon ödüllerinin sahibi olacaklar.

Uluslararası Serbest Görev İnsansız Hava Araçları Yarışması ilk kez TEKNOFEST’te

TEKNOFEST teknoloji yarışmaları kapsamında TÜBİTAK tarafından Uluslararası Serbest Görev İnsansız Hava Araçları Yarışması ilk kez bu yıl düzenleniyor. Yarışmada gençleri, herhangi bir kategori ve görev tanımı olmaksızın hayal ve fikir dünyalarını geliştirerek farklı yapılardaki İHA’larla her türlü bilimsel, teknolojik, yetenek ve beceriye dayalı uçuşları gerçekleştirmeye teşvik etmek amaçlanıyor.

İHA teknolojisinde başarılı olan ulusal ve uluslararası öğrencileri bir araya getirecek yarışmada lise ve dengi okul öğrencileri ile birlikte ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri de katılım gösteriyor. Konuya ilgili öğrencilerin gelişimine katkı sağlayarak çalışma yapmalarını teşvik etmenin amaçlandığı yarışmalara başvuru yapan 248 takımdan katılım hakkı kazanan Polonya ve Pakistan olmak üzere 2 uluslararası takım ile 66 ulusal takım yarışmalarda yer alıyor.

Yarışma bitiminde ödül almaya hak kazanan takımlar 50 bin TL Altın Performans Birincilik, 45 bin TL Altın Performans İkincilik, 40 bin TL Altın Performans Üçüncülük, 36 bin TL Gümüş Performans Birincilik, 34 bin TL Gümüş Performans İkincilik, 32 bin TL Gümüş Performans Üçüncülük, 24 bin TL Mansiyon Performans Birincilik, 22 bin TL Mansiyon Performans İkincilik ve 20 bin TL değerinde Mansiyon Performans Üçüncülük ödüllerinin sahibi olacaklar.

İSTANBUL(AA) – Kız Kulesi’nde yapılan basın toplantısına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra proje danışmanları Prof. Dr. Zeynep Ahunbay ve Han Tümertekin de katıldı.

“Kız Kulesi Gözlerini Yeniden Açıyor” başlığında hazırlanan toplantıda Ersoy, “Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak tarihimizin eşsiz mirasını gün yüzüne çıkarmak ve medeniyetimize ait eserleri korumak amacıyla çalışmalarımızı büyük bir titizlikle sürdürmeye devam ediyoruz.” dedi.

Ersoy, Türkiye’nin tüm kültürel varlıklarını aynı hassasiyetle koruyup, bu kültürel mirası sonraki kuşaklara aktarmak için gerekeni yapmak zorunda olduklarını dile getirerek, “İşte bu sorumluluk anlayışıyla, İstanbul’un simgelerinden Kız Kulesi’nde yeni bir çalışmayı bugün başlatıyoruz.” diye konuştu.

Dünyada eşine az rastlanılan, denizin ortasındaki Kız Kulesi’nin yüzyıllar boyunca farklı amaçlarla kullanıldığına dikkati çeken Ersoy, şöyle devam etti:

“Boğaz trafiğinin kontrolü, fetih sonrası kale, deniz ulaşımında yön gösteren deniz feneri, gözetleme ve radar istasyonu ve kısa bir dönem siyanür deposu olarak kullanılan Kız Kulesi, ilginç bir şekilde veba ve karantina noktası olarak da kullanılmıştır. 1995-2000 yılları arasında gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları sonrasında ise yakın zamana kadar restoran olarak hizmet vermiş. Kız Kulesinin farklı işlevlerde kullanılmasından ve denizin ortasındaki konumundan dolayı nemin, tuzlanmanın ve dalgaların da yıkıcı etkileri sebebiyle çok sık onarım geçirdiği tarihi kayıtlarda tespit edilmiştir. Farklı dönemlere ait yazılı ve görsel kayıtlarla onarım defterleri incelendiğinde tarihi yapının mimari açıdan geçirdiği dönüşümler de açık bir şekilde görülmektedir.”

“Kız Kulesi önemli bir anıt eserdir”

Bakan Ersoy, Kız Kulesi’nin tarihi süreçteki işlevlerinden kaynaklanan mekansal ve malzeme değişiklikleri incelendiğini belirterek, bilimsel araştırmalar ışığında restitüsyon ve restorasyon projesi hazırlandığını söyledi.

Kız Kulesi’nin önemli bir anıt eser olduğuna da değinen Mehmet Nuri Ersoy, “Kız Kulesi ile ilgili yapılacak her türlü çalışma, kurulan internet sitesi üzerinden tüm şeffaflığıyla kamuoyuna sunulacaktır. Bizler bu anlayış doğrultusunda Kız Kulesi’nin bir işlev yüklenmeden sadece bir Anıt Eser olarak kalmasını, ‘Anıt Eser’ olarak ziyaret edilmesini, İstanbul’un güzelliklerinin Kız Kulesi panoramasından gözlemlenmesini amaçlıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Proje danışmanlarından Prof. Dr. Zeynep Ahunbay da önemli bir anıtın yeniden ortaya çıkarılması ve korunması için yapılan çalışmaların çok değerli olduğunu ifade etti.

Han Tümertekin ise projenin kendisi için iki önemli boyutu olduğuna değinerek, “Birincisi Cihangir’de doğup büyümüş bir çocuk olarak uzaktan ama hep gördüğüm bir yer Kız Kulesi. Dolayısıyla bir kişisel boyutu ve heyecanı var. İkincisi ise böyle bir anıta nasıl milim milim hissederek dokunmalıyız ki değerlerinden, mekansal zenginliğinden en ufak bir kayba uğramasın, aksine bütün değerleri üzerinden geçilip daha da görünür bir hale getirilsin. Sayın bakanın da dediği gibi burası artık gezilecek bir anıt. Dolayısıyla bir kamusal alana dönüşecek.” diye konuştu.

Restorasyon çalışmaları kapsamında; Kız Kulesi’nin avlusu üzerindeki çatının kaldırılması ile özgün dendanlar ve seğirdim (beden ve burçlar üzerindeki kısım) yollarının ortaya çıkarılması, sur ve kulenin özgün duvarlarındaki çimento derzlerin temizlenerek Horasan harcı ile yeni derzlerin yapılması, avlu ve dışarıdaki zeminlerin tarihi kayıtlarda tespit edilen özgün malzemesine kavuşturulması, kubbenin karbon liflerle güçlendirilmesi gibi teknik detaylar bulunuyor.

Kız Kulesi’nin yeni yüzünün Nisan 2022’de ziyaretçilerle buluşması hedeflenirken, çalışmanın detayları www.kizkulesi.com adresinden takip edilebilecek.