ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Aygün 2021'deki sınavlar için yeni hedefleri açıkladı

ANKARA (AA) – ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, ÖSYM’de son 2 yılda yapılan yenilikler ve iyileştirme çalışmaları ile 2021’de merkezin planlamalarına ilişkin AA muhabirine açıklama yaptı.

İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça ve Rusça dillerinde uygulanan elektronik sınavlara 2019’da Farsça, 2020’de Bulgarca, İspanyolca, İtalyanca ve Yunanca dillerinin de eklendiğini belirten Aygün, “Toplamda 10 farklı yabancı dilde elektronik sınavlar gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda 2020 yılında 13 adet e-sınav gerçekleştirildi ve bu sınavlara 33 bin 935 aday katıldı.” bilgisini verdi.

Adana e-sınav merkezi 2021’de hizmete açılacak

Halis Aygün, ÖSYM Başkanlığınca Ankara, İstanbul ve İzmir’in ardından dördüncü e-sınav merkezi olacak Adana e-sınav merkezi için Çukurova Üniversitesi ile protokol imzalandığını belirterek, “Ankara, İstanbul ve İzmir’de hizmet veren e-sınav merkezlerini, ulaşılabilirliği kolaylaştırmak amacıyla, ülkemizin diğer bölgelerine de yayma planı çerçevesinde Adana e-sınav merkezi yapımı çalışmaları devam etmekte olup 2021 yılında hizmete girmesi planlanmaktadır.” dedi.

Yabancı dilde yeni sınav hazırlığı

Aygün, Türkiye’de uygulanan dört beceride dil sınavlarının yazılımları ve uygulamalarının yabancı menşeili olduğuna dikkati çekti.

ÖSYM Başkanlığı olarak yerli yazılımla dört beceriyi ölçen dil sınavı yapmayı hedeflediklerini bildiren Aygün, “Bu kapsamda uzmanlarımız tarafından yerli yazılım çalışmalarına da başladık.” bilgisini paylaştı.

Adaylar için sınavlarda çeşitli kolaylıklar getirdiklerini ifade eden Aygün, tüm sınavlarda 2018’e kadar yasak olan ulaşım kartı, ev anahtarı, metal para, tel toka, piercing, başörtüsü için kullanılan her türlü toplu iğnenin serbest olduğunu ifade eden Aygün, ayrıca, 2018’e kadar sadece YKS ve KPSS sınavlarında uygulanan nöbetçi nüfus müdürlüğü uygulamasının, kimliğini kaybeden adayların mağduriyetini önlemek için 2019 yılından itibaren tüm basılı sınavları kapsayacak şekilde genişletildiğini hatırlattı.

MEB-EKYS ilk defa uygulandı

Aygün, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullara müdür ve müdür yardımcısı seçmek için ilk kez Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı’nın ÖSYM tarafından 2019’dan itibaren uygulanmaya başlandığını ifade etti.

YÖKDİL Sınavı, ÖSYM tarafından yapılmaya başlandı

Halis Aygün, daha önce Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda Anadolu Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi tarafından düzenlenen alana özgü yabancı dil sınavı YÖKDİL’in, İngilizce, Almanca, Fransızca ve Arapça dillerinde 2019’dan itibaren ÖSYM tarafından uygulanmaya başlandığını dile getirdi.

ÖSYM’nin mobil uygulamaları

ÖSYM tarafından geliştirilen iki yeni mobil uygulamanın adayların ve sınav görevlilerinin kullanımına sunulduğunu dile getiren Aygün, Mobil Aday İşlemleri Sistemi (ÖSYM-AİS) ve ÖSYM Mobil Görevli İşlemleri Sistemi’nin (ÖSYM-GİS) Google Play Store ve Apple App Store’da erişime açıldığını ifade etti.

ÖSYM mobil uygulamalarına e-Devlet şifresiyle erişim kolaylığı sağlandığını da aktaran Aygün, “Bu yenilikle artık ÖSYM’nin uyguladığı sınavlara başvurmak isteyen ve daha önce AİS’de kaydı olmayan T.C. Kimlik Kartı’na sahip adaylar, başvuru merkezlerine gitmeden ÖSYM Aday İşlemleri Sistemine kendileri online kayıt yaptırabilecekler ve sınavlara başvuru yapabilecekler.” değerlendirmesini yaptı.

Ücretli öğretmenlere sınav görevi

ÖSYM sınavlarında görev almak isteyen öğretmenlere ve akademisyenlere de büyük kolaylıklar sağlandığını kaydeden Aygün, şöyle devam etti:

“ÖSYM tarafından düzenlenen sınavlarda görev almak isteyen TC kimlik kartı olan öğretmenler ile akademisyenlerin artık kurumlarına gitmeden gis.osym.gov.tr internet adresinde ve ÖSYM-GİS Mobil uygulamasında bulunan “E-Devlet ile Kayıt Ol” seçeneğiyle Görevli İşlemleri Sistemi’ne kayıt olabilmesi kolaylığı sağlandı. Ayrıca bu kapsamda 2020 yılında okullarda görevli ücretli öğretmenlere de sınavlarda görev verilmeye başlandı.”

Yaklaşık 2,5 milyon adayın girdiği 2020-YKS salgın sürecinde başarılı bir şekilde uygulandı

Halis Aygün, 2 milyon 424 bin 718 aday ile ülkede en fazla sayıda adayın katıldığı sınav olan 2020 Yükseköğretim Kurumları Sınavının (2020-YKS), Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Kovid-19 Bilimsel Danışma Kurulu tarafından hazırlanan “Kovid-19 kapsamında Ulusal Sınavlarda Alınması Gereken Önlemler” başlıklı rehber doğrultusunda, 188 sınav merkezinde sorunsuz bir şekilde başarıyla gerçekleştirildiğini kaydetti.

2020-YKS’nin yapıldığı hafta sonu 81 ilde sokağa çıkma kısıtlaması uygulandığını hatırlatan Aygün, böylelikle adayların rahat ve güvenli bir şekilde sınava girdiklerini vurguladı.

Yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle atandıkları sınav merkezinin bulunduğu ilden farklı bir ilde ikamet etmek zorunda kalan ve bu nedenle sınav merkezi değişikliği yapmak isteyen adayların taleplerini de dikkate alan bir çalışma yürüttüklerine işaret eden Aygün, “Bu kapsamda YKS’ye başvuru yapan 29 bin 603 adayımızın sınav yerleri, talepleri doğrultusunda değiştirildi. Aynı durumdaki 6 bin 250 MSÜ adayının da sınav merkezi değişiklik talepleri yerine getirildi.” diye konuştu.

Salgın dönemi sınav uygulama rehberi hazırlandı

ÖSYM Başkanı Aygün, salgın sürecinde sınavların Kovid-19 Bilimsel Danışma Kurulunca hazırlanan “Kovid-19 Kapsamında Ulusal Sınavlarda Alınması Gereken Önlemler” başlıklı rehber doğrultusunda tedbirler alınarak gerçekleştirildiğini belirtti.

Aygün, sınavlarda yeni tip koronavirüs salgınına karşı koruyucu tedbirleri şöyle sıraladı:

“Geliştirilen yazılımla sınav merkezlerindeki fiziki alanların uygunluğu çerçevesinde, sosyal mesafe gözetilerek binalara ve salonlara seyrek aday ataması yapıldı. Sınav binalarının ve salonlarının sınavdan önce detaylı temizliği yapıldı ve dezenfekte edildi. Koronavirüs önlemleri kapsamında adaylara sınav binası girişlerinde görevlilerce maske ve dezenfektan dağıtıldı, isteyen adaylar, kendileri de dezenfektanlarını yanlarında getirebildiler. Sınav görevlilerine maske ve dezenfektan ile lateks eldiven de dağıtıldı. Adaylar ve görevliler, kendi maskelerini ve siperliklerini de kullanabildiler. Yığılmayı önlemek ve sosyal mesafeyi korumak için adaylar ve sınav görevlileri dışında hiç kimse okul bahçelerine alınmadı. Adaylar, sınav binalarına girişte ve sınav bitiminde binadan çıkışta sosyal mesafenin korunması için sınav görevlilerince yönlendirildi.”

Halis Aygün, “Bugüne kadar yapılan sınavlarda, adaylara ve görevlilere yaklaşık 13 milyon maske, 13 milyon dezenfektan mendil, 1 milyon 800 bin çift eldiven, 69 bin 1 litrelik el dezenfektanı, 42 bin yüz koruyucu siperlik ve 34 bin koruyucu önlük verildi.” bilgisini de paylaştı.

Adaylar ve sınav görevlileri için HES kodu zorunluluğu

Sağlık Bakanlığı ile yapılan iş birliği sonucu, sınava başvuran adayların ve sınav görevlilerinin takiplerinin ve kontrollerinin HES kodlarından yapıldığını hatırlatan Aygün, “HES kodları kullanılarak Kovid-19 tanılı veya Kovid-19 temaslı olduğu belirlenen adaylar, gerekli sağlık ve güvenlik tedbirleri alınarak ayrı salonlarda sınava alınmakta ve bu durumda olan adaylar SMS ile sınavdan önce bilgilendirilmektedir. Bu salonlarda görev alan görevlilere ayrıca yüz koruyucu siperlik ve tek kullanımlık koruyucu önlük verilmektedir.” ifadelerini kullandı.

ÖSYM sınav başvurularında fotoğraf güncellemesini dijital ortama taşıdı

Aday İşlemleri Sistemi AİS’de geliştiren yeni düzenleme ile TC kimlik kartı (Yeni Kimlik Kartı) olan/edinen adayların başvuru merkezlerine gitmeden ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden fotoğraflarını güncelleyebildiklerini belirten Aygün, bu yeni uygulamanın özellikle salgın döneminde adaylara çok kolaylık sağladığını vurguladı.

KPSS-ÖABT 81 ilde, KPSS-Alan Bilgisi 30 ilde uygulanmaya başlandı

Aygün, önceki yıllarda 17 ilde uygulanan KPSS-ÖABT’nin, bu yıl aday sayıları ve salgın dikkate alınarak 81 ilde uygulanmaya başlandığını belirterek, “Daha önce 17 ilde uygulanan KPSS-Alan Bilgisi 30 ilde uygulanmaya başlandı. Ayrıca, sadece Ankara’da uygulanan Adalet Bakanlığı sınavları ile İçişleri Bakanlığı Kaymakamlık sınavları bu yıl pandemi sürecinde 15 ilde gerçekleştirildi.” bilgisini verdi.

“2020’de 44 bin şehit ve gazi yakınına ücretsiz hizmet verildi”

ÖSYM’nin sınavlarına başvuruda bulunan gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocuklarından sınav ücreti, başvuru hizmet ücreti ve yerleştirme ücreti alınmaması kararını 2019 yılından itibaren uygulamaya koyduklarını belirten Aygün, “2019’da 25 bin 761, 2020’de 44 bin 700 şehit ve gazi yakınına ÖSYM sınavlarında ücretsiz hizmet verilmiştir.” dedi.

Muhabir: Selma Kasap,Yıldız Aktaş

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – ÖSYM’nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, adaylar, 2021-YKS Ek Yerleştirme tercihlerini, 20-23 Eylül 2021 tarihleri arasında T.C. Kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin “https://ais.osym.gov.tr” internet adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması’ndan yapabilecek.

Duyuruya göre, saat 10.00’da başlayan tercih işlemleri, 23 Eylül 2021’de saat 23.59’da sona erecek.

Tercih yapacak adayların kılavuzu dikkatle incelemeleri, tercihlerini kılavuz bilgileri doğrultusunda yapmaları gerektiği belirtildi.

Ek yerleştirme işlemlerinin, 2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı Kılavuzu, 2021-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ile 2021-YKS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzu’nda belirtilen kurallar doğrultusunda yapılacağı kaydedildi.

ÖSYM Başkanı Halis Aygün, konuya ilişkin, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

“Değerli YKS adaylarımız, 2021-YKS birinci ek yerleştirme için tercih işlemlerini bugün başlatıyoruz. Tercihlerinizi 20-23 Eylül tarihleri arasında ‘http://ais.osym.gov.tr’ sayfamızdan ve ÖSYM AİS mobil uygulamamızdan yapabilirsiniz. Yapacağınız tercihlerin hayırlı olmasını dilerim. Birinci ek yerleştirme sonucuna göre yerleşecek adayların kayıtları tamamlandıktan sonra belli olacak boş kontenjanlar için de ikinci ek yerleştirme süreci başlatılacak. İkinci ek yerleştirmede, genel yerleştirme ve birinci ek yerleştirmede yerleşemeyen adaylar ile TYT puanı en az 140 olan adaylar ve AYT/YDT puanı en az 170 olan adaylar tercih yapabilecek.”

İZMİR(AA) – İzmir’in Bayraklı ilçesindeki höyükte 1948 yılında başlayan ve aralıklarla devam eden arkeolojik kazılarda önemli buluntular gün yüzüne çıkarıldı.

Buradaki kazılar, 2014 yılından itibaren Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumhur Tanrıver başkanlığındaki 70 kişilik ekip tarafından yürütülüyor.

Kazı Başkanı Tanrıver, AA muhabirine, İzmir’de ilk şehir yapılanmasının 3 bin yıl önce “Smyrna” adıyla bugün Bayraklı sınırları içinde kalan alanda görüldüğünü hatırlattı.

Kazılarda ele geçen buluntuların Smyrna’nın millattan önce 7. yüzyıldan başlamak üzere 300 yüzyıl boyunca bölgedeki ticari ve siyasi faaliyetin toplandığı bir merkez olduğunu ortaya koyduğunu vurgulayan Tanrıver, bu nedenle de bölgenin birçok saldırı ve yıkıma sahne olduğunu belirtti.

Son yıllardaki çalışmalarda kentin savunma sistemini öğrenmeye çalıştıklarını aktaran Tanrıver, şunları kaydetti:

“Stratejik açıdan önemli bir konumda bulunan eski Smyrna, kuşkusuz bölgeyi elinde tutmak isteyen farklı güçlerin başlıca hedefiydi. Bu sonuca varılmasındaki en önemli etken kentin millattan önce 9. yüzyıldan itibaren güçlü bir sur duvarı ile çevrelenmiş olmasıdır. Kentin girişinin hemen yanında çok büyük ve iyi korunmuş bir kule ortaya çıkardık ve 2 yıl içinde onu daha iyi araştırma olanağı bulduk. Şimdi onun çizimlerini yaptık, proje yapmaya çalışıyoruz. Kısmen restore edip 3 boyutlu hale getirirsek bu İzmir’in ve Smyrna’nın tanınması için önemli bir öğe olacak.”

Prof. Dr. Cumhur Tanrıver, höyükteki kent surunun, yalnızca çağdaş Geç Hitit yerleşmelerinde benzerlerinin bulunduğuna dikkati çekti.

Kral Alyattes tepe yığarak kente girmiş

Sur sisteminin kimlere karşı inşa edildiği konusunda da farklı varsayımların bulunduğuna işaret eden Tanrıver, araştırmalarda, surun tarih içerisinde 3 defa yıkıldığını ve yeniden inşa edildiğini ortaya koyduklarını aktardı.

Bölge halkının milattan önce 7. yüzyılda gittikçe büyüyen Lidya Krallığı’na karşı üçüncü suru inşa ettiğini dile getiren Tanrıver, şöyle konuştu:

“Antik kaynaklardan Lidya Kralı Giges’in Smyrna’yı ele geçiremediğini biliyoruz. Ondan yaklaşık 50 yıl sonra Kral Alyattes’in tehdidi altında Smyrnalılar korkuyla çok kısa bir sürede bütün kentin etrafını, öncekilerinden çok daha kuvvetli yeni bir surla çevirmişler. Bazı yazarlara göre, korku içinde Lidyalıları beklerken atalarının kahramanlıklarını anlatan şiirleri söyleyerek surları yaptılar. Tabi bu bekleyiş hezimetle sonlanmış. Lidyalılar surlardan değil hemen arkasından bir tepe yığarak kente girmişler. Olduğu gibi kenti yıkmışlar, içeride bir direnme olmasın diye de surları da yıkmışlar. Kazılarda, kenti tahrip eden diğer felaketler gibi Kral Alyattes saldırısının izlerini de gün ışığına çıkarıyoruz. Bu saldırıların ardından kentin yönetimi 50 yıl boyunca Lidyalılarda kalmış. Sonra doğudan gelen daha büyük bir güç, İranlılar 545’te Sardes’i ve bu arada Smyrna’yı da ele geçirmiş. Burada o dönemde bir savaş olduğuna dair izleri buluyoruz. Sur da olmadığı için kolayca ele geçiriyorlar. Yani İzmir’in stratejik öneminin başına açtığı dertler hep devam etmiş.”

“İki çalışmanın sonuçları hayli önemli”

Tanrıver, kent hakkında daha çok bilgi edinmeye çalıştıklarını aktararak, yerleşimin hemen batısında erken Tunç Çağı tabakalarına ulaştıklarını kaydetti.

Söz konusu alanın deniz kenarında prestorik dönemdeki yerleşmenin merkezi olduğunu anlatan Tanrıver, “O merkez hep yüksek kalmış. Deniz kenarı olduğu için de savunma sistemleri o bölgeye gitmiyor. Orasını doğal tepe olarak bırakmışlar. O nedenle bizim açımızdan bu iki çalışmanın sonuçları hayli önemli oldu.” diye konuştu.

Tanrıver, geçen yılki kazılarda ayrıca bir kap içinde Erken Tunç Çağı’na ait gümüş takıların olduğu hazineyi ortaya çıkardıklarını sözlerine ekledi.