Oyuncu Tuncer Necmioğlu vefatının 15. yılında anılıyor

İSTANBUL (AA) – İkisi de memur olan Rumelili annenin ve Kafkas kökenli asker babanın oğlu olarak 17 Aralık 1936’da Diyarbakır’da doğan Tuncer Necmioğlu, ilkokulu bu şehirde okudu.

Ortaokula Konya’da başlayan Necmioğlu, lise yıllarında babasını kaybedince tekrar Diyarbakır’da görev yapan ağabeyinin yanına döndü.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, 1955-1956 yıllarında okuduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’ne geçen Necmioğlu, burayı bitirse de mesleğini yapmadı.

Üniversite yıllarında tiyatro oyunculuğuna başlayan sanatçı, 1957’de, İTÜ Tiyatro Topluluğu’nun elemanlarından biri oldu.

İlk kez Kralların Kaderi’nde rol aldı

Rol aldığı ilk oyunu “Kralların Kaderi” olan sanatçının sahnedeki etkinliği, üniversite tiyatrosunda yıllarca sürdü.

Necmioğlu, 1964’te, Ankara Sanat Tiyatrosu’nun (AST) kuruluşuna katılarak, Ulvi Uraz Tiyatrosu’nda sahneye çıkmaya başladı.

Usta oyuncu, 1967 yılında Tuncel Kurtiz, Umur Bugay, Aydın Engin ve Müjdat Gezen ile Halk Oyuncuları’nı kurdu. Aynı zamanda bu toplulukta genel sanat yönetmenliği ve oyunculuk da yaptı.

Halk Oyuncuları topluluğu, 55 kişilik kadroyla 2 ekibe ayrılarak, İstanbul ve Ankara’da “Devr-i Süleyman”, “Samanyolu”, “Teneke”, “Asiye Nasıl Kurtulur”, “Pir Sultan” gibi 17 oyun sahneledi.

Bir dönem İstanbul’da “Devr-i Süleyman” oyunu için soruşturma açıldı. Oyun, bu nedenle Ankara’da “Devr-i Küheylan” adıyla sahnelendi.

Halk Oyuncuları Tiyatro Topluluğu 1971 yılında dağılırken Necmioğlu, İstanbul Kartal’da küçük bir tavuk üretim yeri kurdu.

Necmioğlu, Devlet Tiyatroları, 1962’de Arena, 1964’te AST ve Küçük Sahne’de de oyuncu olarak görev yaptı.

Uluslarararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (AICT) üyesi olan Necmioğlu, 1975’de Ankara Çağdaş Sahnesi’nin kuruluşuna katıldı. Sanatçı, 1976-1977 yıllarında, “Ferhat ile Şirin” ve “İşgal”deki konuk oyuncuğuyla Şehir Tiyatrolarının sahnelerinde yer aldı. 1978 yılı sonunda ise Devlet Tiyatroları’na geçti.

Dönemin usta yönetmenlerinin filmlerinde oynadı

Kendi isteğiyle 1994’de Devlet Tiyatroları’ndan emekli olan Necmioğlu, 1965 yılında başrollerinde Yılmaz Güney’in yer aldığı “Beyaz Atlı Adam” filminde sanatçıyla tanıştı. Bu tanışıklığı aralarında “Hudutların Kanunu”, “Kızılırmak Karakoyun”, “Eşrefpaşalı”, “Kozanoğlu”, “Eşkiya Celladı”, “Umutsuzlar”, “Baba”nın da bulunduğu 16 başka film izledi.

Tuncer Necmioğlu’nun oynadığı diğer filmlerden bazıları ise Ömer Lütfi Akad’ın “Sırat Köprüsü”, Atıf Yılmaz’ın “Toprağın Kanı” ve “Yarın Bizimdir”, Yusuf Kurçenli’nin “Ve Recep Ve Zehra”, Tunca Yönder’in “Ayaşlı Kiracıları” ve “Yağmuru Beklerken”, Halit Refiğ’in “Karılar Koğuşu” oldu.

Birçok filmde yönetmen ve senarist olarak yer alan Necmioğlu, 1980’de TRT’nin ilk renkli filmi, negatifleri tümüyle kaybolduğu için yayımlanamayan “Orman”ın yönetmenliğini yaptı.

Bir dönem aktif siyasete de giren sanatçı, 1999’da İşçi Partisi’nden Beyoğlu Belediye Başkan adayı oldu. 1985 yılında Devlet Tiyatrosu’nda görevliyken gözaltına alınan Necmioğlu, 17 gün sorgulandı.

Tuncer Necmioğlu, vefatından önce son olarak 2006’da başrollerinde, Tuncel Kurtiz, Aytaç Arman, Dolunay Soysert, Fikret Kuşkan ile Mehmet Akif Alakurt’un oynadığı “Hacı” dizisinde yer aldı.

Usta sanatçı, 20 Ağustos 2006’da İstanbul’da 70 yaşında vefat etti.

Rol aldığı bazı filmler ise şöyle:

“Hacı”, “Seher Vakti”, “Memleket Hikayeleri – Irmağın Aldığı Gelin”, “Yanık Koza”, “Zerda”, “Derviş”, “Hanım Ağa”, “Dar Alanda Kısa Paslaşmalar”, “Hoşçakal Yarın”, “Deli Divane”, “Otostop”, “İnsanlar Yaşadıkça”, “Yağmur Beklerken”, “Deniz Gurbetçileri”, “Tatar Ramazan”, “Dil Yarası”, “Kurt Kapanı”, “Susuz Yaz”, “Malkoçoğlu Kurt Bey”, “Maskeli Üçler”, “Malkoçoğlu”, “Hudutların Kanunu”, “Bize Türk Derler”, “Ateşli Kan”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İZMİR (AA) – İzmir Devlet Tiyatrosundan yapılan açıklamaya göre, yeni tiyatro sezonunun açılışı Urla Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Sam Bobrick’in yazdığı, Metin Sadık Yağcı’nın yönettiği iki perdelik oyun, tiyatroseverlerle buluşacak.

Ekim ayı programı kapsamında, Tankred Dorst’un yazdığı ve Gürol Tonbul’un yönettiği “Oyuncu-Ben Feuerbach” adlı eserin 5 Ekim’de Konak Sahnesi’nde prömiyeri gerçekleştirilecek.

İskender Pala’nın yazdığı ve Murat Çobangil’in yönettiği “Neyzen Tevfik” adlı oyunun prömiyeri ise 12 Ekim’de Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde yapılacak.

Remzi Özçelik’in yazdığı, Metin Oyman’ın yönettiği “Hacı Bektaş” oyununun prömiyeri de 19 Ekim’de Bornova Bozkurt Kuruç Sahnesi’nde gerçekleşecek.

Yeni sezonda İzmir Devlet Tiyatrosu geçen sezon repertuvarında yer alan oyunları izleyicilerle buluşturmayı sürdürecek.

Aşı karnesi ya da test sonucu istenecek

Açıklamada görüşlerine yer verilen İzmir Devlet Tiyatrosu Müdürü Levent Ulukut, ekim ayında bölge turnelerini sürdüreceklerini kaydederek, 12-16 Ekim’de Edirne ve Balıkesir’de “Bir Düş Gibi-Cahide Sonku”, 19-23 Ekim’de Aydın ve Denizli’de “Vahşet Tanrısı” oyunuyla seyirci karşısına çıkacaklarını ifade etti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemlerine önem verdiklerini anlatan Ulukut, salona girişte aşı karnesi kontrolü yapacaklarını, aşı olmayanlardan PCR testi sonucu isteyeceklerini belirtti.

Ulukut, toplum sağlığı için seyircilerden önlemler konusunda hassasiyet göstermelerini isteyerek, “Alkışlarla dolu bir sezon bizi bekliyor.” ifadesini kullandı.

ANKARA (AA) – Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, yeni sezon hazırlıklarına ve yaz boyu açık havada yapılan etkinliklere ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Uzun bir aradan sonra 1 Ekim itibarıyla izleyiciyle tiyatro salonlarında buluşacaklarını belirten Kurt, hazırlıkların Türkiye’nin dört bir yanındaki sahnelerde devam ettiğini söyledi.

Seyircilerin sanatçıları, sanatçıların da seyircileri çok özlediğini dile getiren Kurt, Cimri, Anna Karenina, Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye, Bizim Yunus, Ölümcül Oyun, Profesyonel, Reis Bey, Totlar, Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası gibi çok tutmuş oyunların yeni sezonda seyircilerle buluşmaya devam edeceğini bildirdi.

Prömiyer yapacak oyunlar hakkında da bilgi veren Kurt, Ankara’da Periferi, İstanbul’da Seneye Bugün, İzmir’de Hacı Bektaş ve Neyzen Tevfik, Konya’da Karanlıkta Komedi, Trabzon’da Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor’un da aralarında bulunduğu yeni oyunların hazırlıklarının sürdüğünü anlattı.

Mustafa Kurt, “Bu sene pandemiden dolayı güler yüzlü bir repertuvar tasarladık. Bu süreci daha rahat atlatalım diye seyircilerimizin karşılarına güler yüzlü bir repertuvarla çıkmak istiyoruz.” diye konuştu.

“Kapsamlı bir Türkiye çıkarması gerçekleştirmek istiyoruz”

Tüm bölgelerde sanatla dopdolu bir sezona hazırlandıklarını, Devlet Tiyatrosuna yakışır nitelikte eserleri seyircinin beğenisine sunacaklarını belirten Kurt, Gaziantep’ten Kahramanmaraş’a, Elazığ’dan Malatya’ya, Aydın’dan Zonguldak’a kadar pek çok ilde turne gerçekleştireceklerini söyledi.

İstanbul ve Ankara’da birer yeni sahne açacaklarını, buralara ilişkin programların da hazırlandığını bildiren Kurt, Kovid-19 salgını öncesi tamamlanan ancak salgın nedeniyle ara verilen Edirne ve Kayseri Devlet Tiyatrolarının faaliyete geçeğini kaydetti.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, “Kapsamlı bir Türkiye çıkartması gerçekleştirmek istiyoruz. Ekim ayından itibaren sanatseverleri tiyatro salonlarına bekliyoruz.” dedi.

Üniversitelerin açılmasıyla tiyatroya ilginin daha da artacağına işaret eden Kurt, “Pandemi döneminden önce yaklaşık 200 bin artı seyircimiz oluşmuştu. Yine o seyirciyi yakalamayı, hatta geçmeyi amaçlıyoruz.” diye konuştu.

Kovid-19 tedbirlerine de değinen Kurt, salonları yüzde 50 kapasiteyle kullanacaklarını, maske, mesafe, hijyen kurallarına uyacaklarını, seyircilerden aşı kartı ya da negatif sonuçlu PCR testi isteyeceklerini söyledi.

DT’deki sanatçıların, teknik ve idari kadronun aşılanma oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğunu bildiren Kurt, “Hem sanatçılarımızı hem seyircilerimizi korumak istiyoruz. Herkesin son derece dikkatli olması lazım. Bu süreç içerisinde umarım bu salgın hastalığı dünya ile beraber hep birlikte atlatmış oluruz.” dedi.

Açık hava yaz oyunlarını yaklaşık 12 bin tiyatrosever izledi

Mustafa Kurt, haziran ayından beri açık hava mekanlarında izleyiciyle bir araya geldiklerini de hatırlatarak, 2021’in Yunus Emre ve Türkçe yılı olması nedeniyle yaz sezonunu Aspendos’ta Bizim Yunus oyunuyla açtıklarını, oyunun daha sonra yurt içi ve yurt dışı turneleriyle çok sayıda tiyatroseverle buluştuğunu kaydetti.

Ankara ve İzmir’deki açık hava sahnelerinde hazirandan beri temsillerin sergilendiğini anlatan Kurt, seyirciden yoğun ilgi gördüklerini, tüm oyunların kapalı gişe oynandığını kaydetti.

Kurt, İzmir ve Ankara’daki açık hava sahnelerinde yaz boyunca 71 temsil gerçekleştirdiğini ve 12 bine yakın izleyicinin ağırlandığını bildirdi.

Kamyon tiyatrosunun da ülkeyi gezerek çocuklara yeni bir dünyanın kapılarını açtığını anlatan Kurt, 26 ilde 50 bine yakın çocuğa ulaşıldığını, bunun da kendileri için çok sevindirici olduğunu dile getirdi.

Kurt, afet bölgelerindeki çocuklara moral desteği sağlamak için Kamyon Tiyatrosu’ndan yararlandıklarını, bu kapsamda ekim ayı içinde selden etkilenen Kastamonu, Sinop, Amasya ve Tokat’ta bir program yapacaklarını bildirdi.

DT’de sezonun 8 aydan 12 aya çıktığına dikkati çeken Kurt, “DT hiç kapatmadan sezonunu bir yıla uzatmış oldu. Bundan böyle de pandemi olsun ya da olmasın sezon bittikten sonra yaz oyunlarımız ve kamyon tiyatromuz devamlı olacak. Bundan geri dönüş olmadığını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Ulusal ve uluslararası festivallere seyirciden yoğun ilgi

Kovid-19 salgını nedeniyle geçen yıl uluslararası festivalleri yapamadıklarını aktaran Kurt, bu yıl ise açık havada düzenlenen 6’sı uluslararası 2’si ulusal toplam 8 festivalde 115 temsil verildiğini, 25 binin üzerinde seyircinin bu temsilleri izlediğini bildirdi.

Kurt, yakın zamanda Almanya’da düzenlenen bir festivalde Türkiye’yi Bizim Yunus oyunuyla temsil ettiklerini, önümüzdeki dönemde de Ankara ve İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Arnavutluk ve Kuzey Makedonya’daki festivallere katılacaklarını söyledi.

“Pandemide 504 özel tiyatroya kapılarımızı açtık”

Mustafa Kurt, Kovid-19 salgın döneminde kültür ve sanatın ne kadar önemli olduğunun bir kez daha anlaşıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İnsanlar tiyatrosuz, sinemasız, operasız, müziksiz yapamayacağını gördü. Bu anlamda sanat camiasına Kültür ve Turizm Bakanlığımız da çok büyük destek oldu. Devlet Tiyatrosu olarak yaklaşık 504 özel tiyatroya kapılarımızı açtık, 504 tiyatro sahnelerimizden yararlandı. Bu çok önemli bir şeydi. Devlet Tiyatroları olarak, sahnelerimizi açmakla kalmadık hem teknik personel hem dekor ve kostüm anlamında destek olduk. Yani onların ihtiyaçlarına bir şekilde cevap vermeye çalıştık. Çünkü bu süreci hep birlikte atlatmak istedik.”