Palamut bolluğu balıkçıların yüzünü güldürüyor

DÜZCE (AA) – Bölgenin en önemli balıkçı limanına sahip Düzce’nin Akçakoca ilçesinde, trol, gırgır, tekne ve kayıklarıyla avlanan balıkçıların yüzü palamut bolluğuyla gülüyor.

Bolluğun tezgahlara da yansıdığı bölgede, palamudun tanesi 10 ila 15 lira arasında satılıyor.

“Balıkçılarımız çok iyi bir sezon geçiriyor”

Düzce Valisi Cevdet Atay, Akçakoca Limanı’nda incelemelerde bulunarak, balıkçılarla sohbet etti.

Vali Atay, balıkçılığın zorlu bir meslek olduğunu ancak limana bol miktarda balıkla dönmenin bütün zorlukları unutturduğunu söyledi.

Sezonun bereketli geçtiğini vurgulayan Atay, “Balıkçılarımız çok iyi bir sezon geçiriyor. Balığın bol olması bölge için önemli bir ekonomik girdi sağlıyor. Zor bir meslek icra eden balıkçılarımıza kolaylıklar diliyorum. Kazasız belasız bir sezon geçirmelerini temenni ediyorum.” diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ORDU/ANKARA(AA) – Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 2021-2022 Su Ürünleri Av Sezonu açılış töreni, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay’ın katılımıyla bu akşam saat 21.00’de Beykoz-Poyrazköy Balıkçı Barınağı’nda gerçekleştirilecek.

Gırgır ve trol yöntemi ile avcılık yapacak balıkçılar, 1 Eylül’de Karadeniz, Marmara ve Ege’de, 15 Eylül’de ise Akdeniz’de denizlere açılacak. Denizlerde avcılık faaliyetleri 15 Nisan itibarıyla sona erecek.

2020-2021 balıkçılık av sezonu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde sıkıntısız şekilde tamamlandı. Gelecek yılların stokları da düşünülerek Karadeniz’in belirli bir bölümünde hamsi avcılığına getirilen bir aylık yasağa karşın, hamsi, mezgit, kalkan, istavrit, sardalya ve çaça gibi balıkların avcılığı bereketli ve balıkçılar açısından da kazançlı geçti.

Açıklamada, öncü göstergelerin, bu av sezonunun da verimli geçeceğine işaret ettiği belirtildi.

“Sürdürülebilir balıkçığı sağlamak zorundayız”

Öte yandan 1 Eylül’de “Vira Bismillah” demeye hazırlanan balıkçılardan sürdürülebilir balıkçılık için kurallara uymalarını istendi.

Ordu Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, AA muhabirine, su ürünleri sektörünün gerek ülke gerekse bölge için önemine vurgu yaparak, özellikle son yıllarda avcılığın yanı sıra yetiştiriciliğin de önemli mesafe katettiğini söyledi.

Balıkçılığın Ordu ekonomisine katkısının yaklaşık 350 milyon lira olduğunu belirten Yılmaz, yaklaşık 6 bin 500 Ordulu balıkçının Türkiye’nin farklı yerlerinde balıkçı gemilerinde görev yaptığını dile getirdi.

Yılmaz, bölgede 4 bin kişinin de amatör balıkçılık yaptığını ifade ederek, Ordu genelinde avlanma ruhsatına sahip gemi sayısının 458, ülke genelinde ise 15 bin 132 olduğunu kaydetti.

Yılmaz, balıkçıların artık yeni sezona hazır olduğunu, tatlı bir telaş içerisinde 1 Eylül’ü beklediklerini anımsattı.

Yeni sezon için balıkçılara sürdürülebilir avcılık için önemli tavsiyelerde bulunan Yılmaz, “Sürdürülebilir balıkçığı sağlamak zorundayız. Balık neslini sonraki nesillerimize aktarmak durumundayız. Bunun için de özellikle boy, dönem, yer ve ağ yasaklarına mutlaka uymamız gerekiyor.” dedi.

Yılmaz, her bir balığa üreme şansı verilmediği durumda bunun balık stokunun azalması anlamına geldiğine dikkati çekerek, “Bu, aynı zamanda avlanma sezonunun daha da kısalması, denizde dengenin bozulması anlamına gelecektir. Bu da sürdürülebilir balıkçığı tehdit etmektedir.” diye konuştu.

Karadenizli balıkçıların avlanabilecekleri bölgedeki kriterlere değinen Yılmaz, şunları kaydetti:

“Kıyıdan 18 metre derinliğe kadar sığ sularda 15 Aralık’a kadar gırgır ağlarıyla avcılık yapmak yasak. 16 Aralık’tan 14 Nisan’a kadar olan dönemde ise 24 metreden sığ sularda gırgır ağlarıyla av yasağı söz konusu. Diğer tüm denizlerde ise 24 metreden sığ sularda gırgır ağlarıyla avlanmak yasak.”

Tarım ve Orman Bakanlığının geçen sezon belli dönemlerde hamsi avını yasakladığını anımsatan Yılmaz, “Bakanlığımızın ilgili birimleri bu konuları yakinen takip ediyor. Gerek görülmesi durumunda hiçbir zaman bu adımların atılmasında tereddüt edilmeyeceğini, bu tür yasakların ve tedbirlerin gerektiğinde alınabileceğini söyleyebiliriz.” dedi.

Yılmaz, tüm balıkçılara bol ve bereketli bir sezon diledi.

“Özellikle boy yasaklarına uymalarını bekliyoruz”

Ordu Kumbaşı Balıkçılar Kooperatif Başkanı Mevlüt Arslan ise balıkçılardan belirlenen kurallara uyarak çalışmalarını istedi.

Avlanmayı yasaklara uyarak yapmaları gerektiğine dikkati çeken Arslan, “Özellikle boy yasaklarına uymalarını bekliyoruz. Eğer kurallara uymazsak gelecek nesillere balık bırakamayız.” dedi.

Arslan, yeni sezondan beklentilerinin yüksek olduğunu, özellikle palamuttan yana umutlu olduklarını sözlerine ekledi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1 Eylül’de başlayacak av sezonuna ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, balıkçıların verimli bir sezon geçirmelerini diledi.

Türkiye’nin uzun sahil şeridi, yaygın iç suları ve nehirleriyle önemli balıkçılık kaynaklarına sahip olduğuna işaret eden Bayraktar, “Ancak üç tarafı denizlerle çevrili, 8 bin 333 kilometrelik kıyı şeridine sahip olan ülkemizde su ürünleri sektöründe mevcut potansiyelin tam olarak değerlendirdiğini söylemek mümkün değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, su ürünleri üretimine ilişkin istatistiklere değinerek, 2020’de yıllık bazda yüzde 6,1 azalışla 785 bin 811 ton üretim gerçekleştiği, toplam üretimin yüzde 46,3’ünün avcılık, yüzde 53,6’sının yetiştiricilik yoluyla elde edildiği bilgisini verdi.

Su ürünleri avcılığının 2010’da 485 bin 939 ton olduğunu ancak bu rakamın 2020’de yüzde 25 azaldığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Avcılık yoluyla yapılan toplam üretim 364 bin 400 ton, yetiştiricilik üretimi de 421 bin 411 ton olarak gerçekleşti. Su ürünleri avcılık üretimi 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 23,2 azalırken, yetiştiricilik yüzde 4,8 artış gösterdi. 2020’de deniz balıklarının türlerine göre dağılımı incelendiğinde, hamsi balığı 171 bin 253 ton ve yüzde 58,6 payla en yüksek miktarda avlanan balık olmuştur. Hamsi balığını 26 bin 804 ton ile çaça ve 22 bin 743 ton ile sardalya takip etmektedir.”

“Kişi başına tüketim dünya ortalamasının üzerine çıkarılmalı”

Bayraktar, Türkiye’de kişin başına düşen su ürünleri tüketiminin dünya ortalamasının altında olduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“2020 yılında hamsi avcılığı da bir önceki yıla göre yüzde 37,7 azaldı. Aynı yıl kişi başına balık tüketimimiz 6,2 kilogramdan 6,7 kilograma çıkarak yüzde 8 arttı ancak ülkemizde kişi başı su ürünleri tüketimi dünya ortalamasının altında. Balıkçılıkta arz-talep dengesi oluşturularak, sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması gerekir. Tüketimin artırılması için başta fiyat istikrarı sağlanmalı, eğitim ve tanıtım çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır. Hayvansal protein temininde önemli yeri olan balık avcılığının çevreye olumsuz etkilerinin en düşük seviyelerde tutulması önemlidir. Çünkü ekosistemdeki tahribatlar gelecek nesillerin refahını tehlikeye sokmaktadır.”

Türkiye’de su ürünleri avcılığının kıyı balıkçılığına dayandığını hatırlatan Bayraktar, altyapı yetersizliği nedeniyle açık deniz balıkçılığı yapılamadığını ve av baskısının kıyı sularda yoğunlaştığını bildirdi.

Bayraktar, son yıllarda avcılık üretim miktarının azaldığına işaret ederek, “Sektörün geleceği açısından sürdürülebilir avcılığın sağlanması şarttır. Bu amaçla stokları koruyucu ve geliştirici yönde çalışmaların ve araştırmaların yapılması ve koruma kontrol çalışmalarına öncelik verilmesi gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kurallara uyulmalı”

Su ürünleri üretiminin sürdürülebilirliği için avcıların kurallara uyması gerektiğinin de altını çizen Bayraktar, şunları kaydetti:

“Denizlerde ve iç sularda yapılacak ticari ve amatör amaçlı su ürünleri avcılığına yönelik düzenlemeleri içeren tebliğlerle Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda önemli çalışmalar yapmıştır. Su ürünleri avcılığında yer, zaman, tür, boy, ışık kullanımı ve avlanma mesafesi gibi getirilen yasaklar ve kontroller su ürünleri üretiminin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.”

Bayraktar, su ürünlerine yönelik mevzuatlarda düzenleme yapılması çağrısında bulunarak, balıkçıların av yasaklarına ve tebliğle getirilen düzenlemelere uymasının sağlanması gerektiğini ifade etti.

Sürdürülebilir su ürünleri üretimi için gerekli stratejilerle kısa, orta, uzun vadeli eylem planları ve hedefler belirlenmesi gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, şu değerlendirmelere yer verdi:

“Kaynakların verimli kullanılabilmesi için su ürünleri eğitim merkezleri kurulmalı, yetiştiricilik, avcılık ve Ar-Ge çalışmaları daha fazla desteklenmeli, sektörde örgütlenme yapısı mutlaka güçlendirilmelidir. Balıkçılık sektöründe ürünlere yönelik dondurma, tuzlama, konserve, paketleme ve işleme tesislerinin sayılarının artırılması sektöre ekonomik katkı sağlayacaktır.”

Bayraktar, yeni avlanma döneminin bol ve bereketli kazançlar getirmesi dileğinde bulundu.