Paletli Yüzme Genç Milli Takımı dünya şampiyonu oldu

ANKARA (AA) – Türkiye Sualtı Sporları Federasyonundan (TSSF) yapılan açıklamaya göre, İtalya’da devam eden şampiyonada 4×50 metre su üstü bayrak yarışında Türkiye’yi Kaan Kahraman, Beril Ülker, Zeynep Elbir ve Emir Yiğit’ten oluşan takımın temsil etti.

Elemeleri 1.09.80 dakikalık dereceyle geçen milli sporcular finalde ise 1.08.99’luk zamanla dünya şampiyonu oldu. Türkiye’nin ardından İtalya ikinci, Yunanistan ise 3. sırayı elde etti.

Şampiyonada kadınlar 400 metre su üstü final yarışlarında Hazal İrem Ateş ise sekizinci oldu.

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Başkanı Şahin Özen, yaptığı açıklamada, antrenör ve sporcuları yürekten kutladığını belirterek, “4×50 metre su üstü bayrak yarışında dünya şampiyonu olduk. Ayaklarımız yerden kesildi, mutluyuz ve gururluyuz. Ülkemize bu başarıyı armağan eden genç milli sporcularımızı alkışlıyoruz. Uzun bir pandemi molasının ardından formunu koruyarak dünya şampiyonu olmak gerçekten büyük bir başarıdır.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Yüzmek için dalgalı ve akıntılı deniz, dalgaların ve girdapların etkili olduğu sular ile akıntıların güçlü olduğu nehirlerin tercih edilmesi, riskleri beraberinde getiriyor. Özellikle çocukların ve yüzme bilmeyenlerin önlem almadan bu sulara girmesi boğulma olaylarında artışa neden oluyor.

Eski milli yüzücü Hasan Emre Musluoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışlarında 5 kez birinci olduğunu dile getirerek, yetişkinlerin yüzme seviyesi ne kadar iyi olursa olsun hiçbir zaman akıntıların etkili olduğu denize açılmamaları gerektiğini söyledi.

Yüzerken herhangi bir rahatsızlık geçirildiğinde “paniğe kapılmadan sakinliği korumak” gerektiğine işaret eden Musluoğlu, “Boğazda dibe ve ortalara çeken akıntılar var. Bundan kaçmanız pek mümkün olmuyor. Bu çok daha tehlikeli bir durum arz ediyor. Boğazda, Kilyos’ta, Şile’de yüzerken akıntılara karşı kıyıya paralel yüzmemiz gerekiyor. Sizi açığa çeken akıntılar oluyor ancak kıyıya paralel yüzerek bu tür durumlardan kurtulabilirsiniz. Mümkün olduğunca kıyıya yakın yüzmekte her zaman fayda var.” dedi.

Musluoğlu, şunları söyledi:

“4 yaşımdan beri yüzüyorum. Eski milli sporcuyum, Türkiye şampiyonluklarım var. Çok sayıda birinciliklerim var. Boğaz yarışmalarında akıntıları bilmeme rağmen yarış olmadığı zaman denize açılmıyorum. Yüzme seviyem gerçekten iyi, kendime güvenim de tam ama ben şimdi açılmıyorken normal vatandaş niye açılsın? Ne kadar tecrübeli olursa olsun boğazın şakası olmuyor. Boğazda yüzmeyi tavsiye etmiyorum. İnsanlar giriyorlarsa da bu çok güvenli olmayabilir. O yüzden boğazda yüzmenin tehlikeli olduğunu söylüyorum.”

“Akıntının olduğu yerde akıntıya direnmek yanlış bir seçim”

Yüzme eğitmeni Ata Türk ise denize girilen bölgelerde ve havuzlarda mutlaka can kurtaran olması gerektiğine işaret ederek, “Bunun dışında durgun sular, akarsular, dereler gibi alanlar da kullanılıyor. Durgun sularda da çok büyük tehlikeler var. Durgun sularda sert zemin bir adım sonrasında yumuşağa dönebilir ve toprak çekilebilir. Bu toprak çekilmesinde de çırpınmalar yaşanabilir, çırpınmalarla yaşanan panikle boğulma vakaları çok görülüyor.” dedi.

Ailelerin, yüzme bilmiyorlarsa çocuklarını tek başına havuza yönlendirmemesi gerektiğinin altını çizen Türk, şu bilgileri verdi:

“Zaman zaman simit ve benzeri gibi kullandığımız malzemeler de çocukların kontrolünden çıkıp boğulmalara sebebiyet veriyor. Aileler uzmanlardan çocuklarının yüzmelerini geliştirmeleri için destek almalı. ‘Ben yetişkinim, çok iyi yüzüyorum.’ diyen arkadaşlar bile problem yaşıyor. Ne kadar iyi yüzücü olursanız olun akıntının olduğu yerde akıntıya direnmek yanlış bir seçim. Kıyıya paralel gidip kendimizi kurtarmaya çalışmamız lazım, aksi takdirde çok profesyonel olsak bile boğulma tehlikesi yaşayabiliriz.’’

“Boğulma tehlikesi yaşayan kişiler kendilerini suyun üstüne bırakmalı”

Yaz aylarında boğulma vakalarının sık yaşandığı Şile’de cankurtaran şefliği yapan Ahmet Akçin de emniyet bariyerlerinin olduğu bölümde denize girilmesini tavsiye ederken, boğulma vakalarının bariyerlerin geçildiği yerlerde görüldüğünü kaydetti.

Akçin, denizin dalgalı olduğu zamanlarda yüzülmemesi gerektiğini belirterek, “Denizin sakin olduğu zamanlar tercih edilmeli. Genelde bizim vatandaşlarımızın yüzde biri yüzme biliyor, bu rakam yüzde 10 bile değil. Yüzmeyi bilmeyenler nedeniyle de boğulma vakaları yaşanıyor.” dedi.

Boğulma tehlikesi yaşayan kişilerin kendilerini suyun üstüne bırakmaları gerektiğini anlatan Akçin, bu durumlarda cankurtaranların bariyer içindeki kişiye rahatlıkla müdahale edebildiğini söyledi.

“Çok iyi yüzme bildiği halde burada boğulanlar oldu”

Sarıyer’de oturan ve 40 yıldır burada denize girdiğini kaydeden Muhittin Zengin, dipte ve yüzeyde akıntı olduğunu söyledi.

Denize girmek için tehlikeli bir yer olduğunu dile getiren Zengin, “Polisler uyarıyor ama kimse pek aldırış etmiyor. Hafta sonları burası çok yoğun oluyor.” dedi.

Kuzguncuk’ta 40 yıldır yüzdüğünü anlatan Cengiz Demirkesen de “Çok iyi yüzme bildiği halde burada boğulanlar da oldu. Çünkü akıntı bir anda terse dönüyor, çok hızlanabiliyor, çok dikkat edilmesi gerekiyor. O yüzden tavsiye etmiyorum boğazda denize girilmesini.” diye konuştu.

ANKARA (AA) – İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen şampiyonada 400, 800 ve 1500 metre serbestte 3 altın madalya kazanan Merve Tuncel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şampiyonaya 3 altın madalya hedefiyle gittiğini belirterek, “İstediğim gibi de sonuçlar aldım. Sadece 800 metre serbestte Avrupa gençler rekoru benim için de sürpriz oldu. Bu kadar iyi bir derece beklemiyorduk. 1500 metre serbest Avrupa gençler rekoru için aralık ayından beri çok yoğun bir antrenman temposuyla çalışıyoruz, dolayısıyla hedeflediğim bir sonuç aldım.” diye konuştu.

Antrenörü Gjon Shyti ile yaklaşık 6 yıldır beraber çalıştıklarını vurgulayan Merve “Gerçekten çok yoğun bir antrenman tempomuz var ve bunu biz küçük yaştan beri yaptığımız için başarı da geliyor. Haftada 11 antrenmanımız oluyor, sabah 2 saat akşam 2 saat olmak üzere 6 gün çift antrenman yapıyoruz. Sabah saat 06.00’da suya giriyoruz, akşam saat 16.00’da tekrar suya giriyoruz. Günde yaklaşık 14 kilometreye yakın yüzüyoruz dolayısıyla çok ağır bir antrenman tempomuz var.” ifadelerini kullandı.

Merve Tuncel, genç sporcular olarak Avrupa’da tarihi başarı elde ettiklerini vurgulayarak, “Şu an yüzdüğüm derecelerle dünya çapında ilk 10 derecenin arasındayım. Dolayısıyla yüzme tarihinde bir ilki gerçekleştirmek için Tokyo Olimpiyatları’nda finale kalmak şu anki hedefim.” şeklinde konuştu.

Erkan Yalçın: “48 ülke, 780 sporcu arasında ikinci sırayı başardılar”

Türkiye Yüzme Federasyonu (TYF) Başkanı Erkan Yalçın da Merve Tuncel ve diğer milli yüzücülerin Türkiye’ye kazandırdığı tarihi başarılardan dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Genç yüzücülerimiz, bugüne kadar Avrupa gençler oldu olalı tarihin en büyük başarısını elde ettiler, 15 madalya kazandılar. 48 ülke, 780 sporcu arasında ikinci sırayı başardılar. Önümüzde Rusya vardı 100 yıllık bir geleneği var, orada ikinci sırada bu şampiyonayı tamamladılar. Bayrağımızı göndere çektirdiler, İstiklal Marşı’mızı dinlettiler. Bundan daha büyük bir gurur yoktur. Biz burada vesileyiz, asıl bu işin emektarları bu çocuklardır, bunların aileleridir, antrenörleridir. Merve Tuncel’i de bütün sporcularımızı da tebrik ediyorum.”

Yüzme Milli Takım Antrenörü Deniz Er Ayvacı da “Biz öncelikle Gjon Shyti hocamızın önderliğinde onun dediklerini, sistemini harfiyen uygulayarak, onun deneyiminden faydalanarak elimizden gelen desteği vermeye çalıştık, hem ona hem sporculara. Bugün insan inanamasa bile skorboardda o dereceleri görmek, bizim sporcularımızın o madalyaları aldığını görmek izlerken insanın gözünü dolduruyor gerçekten. Onun bir parçası olmak çok mutluluk vericiydi.” ifadelerini kullandı.