Pandemi online oyuncak satışını ikiye katladı

Oyuncakçılar Derneği (OYDER) Başkanı Esin Yürür, oyuncak sektöründe online satışların geçen yılın iki katı düzeyinde olduğunu söyledi.

Yürür, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle evlerinde çocuklarıyla daha fazla zaman geçirme şansı bulan ebeveynlerin, bu süreci değerlendirebilmek için eğitici oyuncaklara yöneldiklerini belirtti. Koronavirüs günlerinde en çok puzzle’ların tercih edildiğini ifade eden Yürür, ayrıca lego ve benzeri yapım oyuncakların da yoğun talep gördüğünü anlattı.

Pandemi sürecinde sağlığı koruyabilmek için hijyenin her kurum ve bireyin öncelikli konusu haline geldiğinin altını çizen Yürür, “Hijyen konusuna, özellikle çocuklara hitap eden bir sektör olduğumuz için olanca dikkati gösteriyoruz. Bu konuda dernek olarak denetim yapabilecek bir altyapımız yok ama tüm üyelerimizi bilgilendirmek ve bilinçlendirmek yönünde çalışmalar yapıyoruz.” dedi.

Oyuncak satışlarının pandemi sürecinden olumsuz etkilendiğini de vurgulayan Esin Yürür, “2020 yılına başlarken çocuk başına yıllık oyuncak harcamamız yaklaşık 25 dolar düzeyindeydi. Bu yıl içinde bulunduğumuz olumsuz koşullar nedeniyle pazar büyümemiz çok sınırlı kaldı. Özellikle dövizde bu yıl önemli artışlar yaşandığı için yıl sonunu bunun altında bitirme olasılığımız yüksek gözüküyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Online satışlar geçen yılın iki katı düzeyinde”

Alışveriş yapmak üzere evlerinden çıkmak yerine online satışları tercih edenlerin sayısındaki artışın oyuncak sektöründe de gözlendiğinin altını çizen Yürür, şunları kaydetti:

“Bu yıl başında online satışların tüm perakende satışlardaki genel oranı yüzde 2,5-3’ler düzeyindeydi. Pandemi ile online satışlara yönelimi sektörümüzde de gördük. Özellikle herkesin evde olduğu nisan ve mayıs aylarında online satışlarda büyük patlama yaşandı. Ancak daha sonra perakendenin açılımı ile bu hareket biraz yavaşladı. Ancak yine de geçen yılın iki katı düzeyinde gidiyor. Yıl sonunda ortalamada online satışların toplam satışların yüzde 7-8’i olmasını bekliyoruz.”

“Koronavirüs Çin’ten ithalatı etkilemedi”

Esin Yürür, oyuncak üretimi konusunda söz sahibi olan Çin’in, koronavirüsün dünyaya ilk yayıldığı ülke olmasının, bu ülkeden ithal edilen oyuncaklara talebi azaltmadığının da altını çizdi.

Çin’in, arasında oyuncağın da bulunduğu birçok sektörün tüm dünyadaki ana üretim üssü olduğunu belirten Yürür, şunları kaydetti:

“Teknolojiye yapmış oldukları yatırımlarla üretimde yaratmış oldukları büyük kapasite ve geniş yelpazeyi eğitimli iş gücü ile destekleyerek önemli fiyat avantajları yaratabildikleri için bu duruma geldiler. Bu nedenle Çin’de üretilen ürünleri, özellikle bizim sektörümüzde göz ardı edebilme ihtimali yoktur. Çin’de bu imkanlar sayesinde her kalitede mal üretilmektedir. En kaliteli mal da kalitesiz ve sağlığa zararlı mallar da bunun içindedir. Bu nedenle Çin’den gelen her mal problemlidir diye düşünmemeliyiz. Toplumda bu konuda yanlış bir algı var. Çin’den gelen her malı değil, standardı düşük ve kalite sorunu olan malları hayatımızdan çıkartmalıyız. Bu konuda da diğer ülkelere göre çok sıkı olan ithalat mevzuatımız sayesinde yasal yollardan yapılan ithalatlarda gümrüklerde yapılan kontroller sayesinde düşük standarttaki ürünlerin ülkemize girişi mümkün değildir. Bu nedenle bu konuda talep düşüşü değil ama yapılan çok sıkı kontroller, ithal ürünlere konulan ekstra vergiler ve döviz kuru artışı nedeniyle ürünlerin fiyatının çok artması nedeniyle piyasada arzda azalma vardır.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İzmir’de 6,5 yaşında hayatını kaybeden Gizem’den yadigar kalan kalpli bebek resimleri, İzmir İş Kadınları Derneğinin projesiyle oyuncak bebek ve hediyelik eşyalara dönüştürülüp satılarak üniversiteli genç kızlara burs oldu.

Fatih ve Özden Erten çiftçinin kızları Gizem, 2014’te dünyaya geldi. Küçük yaşlarda spor ve sanattaki yeteneğiyle dikkati çeken Gizem, 5 yaşına geldiğinde ise tedavisi olmayan bir tür beyin tümörü olan Diffuse İntrinsic Pontine Glioma’ya (DIPG) yakalandı.

Tedavi sürecinde küçük kızın sürekli kalp şeklinde gülen yüzler çizmesinden etkilenen annesi, kukla sanatçısı Nazlı Selin Akçay’dan bu tasarımla bir oyuncak yapmasını istedi. Bebeği beğenen Gizem, ailesinin ve doktorların çabalarına rağmen temmuzda hayata gözlerini yumdu.

Anne Özden Erten, AA muhabirine, Gizem’in resim yapmayı çok sevdiğini, resimlerinde kalp başlı bebekler çizdiğini, bunları birer kız çocuğuna dönüştürerek gülen yüzle tamamladığını söyledi.

“Bu resimler çok hoşumuza gidiyordu. Ailece en büyük hayalimiz bu bebek resimlerinin oyuncaklara dönüşüp vitrinlerde yerini almasıydı.” diyen Erten, kukla sanatçısı Akçay’ın tasarladığı oyuncağa “Gizoş” ismini verdiklerini belirtti.

Gizem’i kaybettikten sonra İzmir İş Kadınlar Derneği (İZİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Betül Sezgin’in bir teklifle geldiğini anlatan Erten, derneğin ihtiyaç sahibi kız üniversite öğrencilerine destek için oluşturduğu fonun adını “Gizem Erten – Geleceğin İş Kadınları Burs Fonu” olarak değiştirdiğini ve “Gizoş bebekler” ile fon kaynağı oluşturduklarını aktardı.

Oyuncak bebeğin yanı sıra yine Gizem’in tasarımlarıyla kupa, bardak, bez çanta, kartpostal ve ayraç gibi hediyelik eşyalar tasarlanarak satışa sunulduğunu dile getiren Erten, program kapsamında 16 üniversite öğrencisine destek sağlamayı başardıklarının bilgisini verdi.

“Gizem bizim de kızımız”

İZİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin de iş kadınlarının mesleki anlamda dayanışmasının yanında sosyal sorumluluk projeleriyle de kadınlara destek olduklarını ifade etti.

Yaklaşık 6 yıl önce dernek adına yapılan Gülence isimli biblolarla kız çocuklarına burs sağladıklarına, bunu “Gizoş Bebekler” tasarımlarıyla genişlettiklerine işaret eden Sezgin, fona ürün satın alarak ya da bağış yaparak destek olunabildiğini aktardı.

İZİKAD’ın internet sitesi üzerinden bağış ve bilgi alınabileceğini belirten Sezgin, oyuncaklara sosyal medya üzerinden gösterilen ilgiden memnun olduklarını, ayrıca bir öğrenciye yıllık burs sağlayan hayırseverlere oyuncaklardan hediye ettiklerini sözlerine ekledi.

BELGRAD(AA) – Sırbistan’ın Kovacica şehrine bağlı Crepaja köyünde yaşayan Olga Lukic, evini Eski Oyuncak Bebek Müzesi’ne dönüştürdü.

Sırbistan’da ilk olma özelliği taşıyan müzede Lukic’in eski Yugoslavya’nın farklı bölgelerinin yanı sıra Rusya’dan ve Avrupa ülkelerinden satın aldığı 700’e yakın porselen, plastik ve bez bebek sergileniyor.

Giyim tarzı, makyajı ve tavırlarıyla da oyuncak bebekleri andıran Lukic’in açtığı müze, oyuncak bebek seven herkesin beğenisini toplarken, bebeklerin yanı sıra asırlar öncesine dayanan oyuncak bebek tarihi de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

AA muhabirine konuşan Lukic, oyuncak bebeklerin tamirini de kendisinin yaptığını ve yüzlerce bebeğin tamir edilmeyi beklediğini belirterek, “200 yıl önceki bir oyuncak bebek günümüze oldukça kötü koşullarda ulaşıyor. Ya kolu olmuyor ya da saçları. Bir ressam olarak onları baştan oluşturuyorum.” dedi.

Lukic, oyuncak bebeklere “yeniden hayat verdiğini”, müzede tarihi 200 yıla kadar uzanan oyuncak bebeklerin de bulunduğunu anlattı.

Eski Yugoslavya’da çocukların vazgeçilmez oyuncak markası olan “Biserka” bebeklerinin de müzede sergilendiğini aktaran Lukic, “Vintage” terimini daha çok 50 yıldan daha eski bebekler için kullandığını, ama müzede yakın geçmişe ait bebekler bulunduğunu da söyledi.

10 yıl önce tamir ettiği oyuncak bebek her şeyi değiştirdi

Yıllarca biriktirdiği oyuncak bebeklerin tarzını görünümüne de yansıtan Lukic, Avrupa’dan aldığı birçok oyuncak bebeğin de müzede sergilendiğini anlattı.

Lukic, müzenin birkaç kısımdan oluştuğunu, hareketli olmaları, porselen ya da bezden yapılmaları veya üretildikleri ülkelere göre oyuncak bebekleri sınıflandırdığını ifade etti.

Müzenin tüm yaş gruplarına hitap ettiğini dile getiren Lukic, şunları kaydetti:

“Bir süre Rusya’nın başkenti Moskova’da yaşadım. Orada bir antika dükkanı işlettim. Takı, mobilya gibi birçok eşyanın restorasyonunu yaptım. 10 yıl kadar önce antika dükkanıma getirilen bir oyuncak bebek her şeyi değiştirdi. İlk kez o zaman ‘vintage’ dediğimiz eski oyuncak bebekle tanıştım. Sahibi bebeğin tamir edilmesini istedi. Benim için yeni bir deneyimdi. Devreye hayal gücüm girdi ve sonra oyuncak bebekleri çok sevdim.”

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle müze ziyaretlerinin kısıtlı olduğuna işaret eden Lukic, “İnsanlar ellerindeki oyuncak bebeklerin fotoğraflarını gönderiyor. Hangi yıla ait olduğunu tahmin etmemi istiyorlar. Müzeye ilgi inanılmaz.” diye konuştu.

Olga Lukic, müze bünyesinde her yıl farklı sergiler açtığını da sözlerine ekledi.