Papa: Kiliseler cinsel istismar olayları yüzünden krizde

PARİS (AA) – Fransız La Croix gazetesinin haberine göre Papa, istifasını kabul etmediği Almanya’nın Münih Başpiskoposu Kardinal Reinhard Marx’a 10 Haziran tarihli 3 sayfalık mektup gönderdi.

Papa, mektubunda, herkesin kiliselerdeki cinsel istismar olaylarını reddettiği ancak bunları kabul etmekten başka yol olmadığını belirtti.

Bu suçlar karşısında kayıtsız kalınamayacağını aktaran Papa, Marx’a hitaben, “Kriz sürecinden geçtiğini söylüyorsun. Bu süreçten sadece sen geçmiyorsun. Kiliseler, cinsel istismar olayları yüzünden krizde. Bugün kiliseler bu krizi üstlenmeden ileriye doğru gidemez.” ifadesini kullandı.

Papa, her piskoposun bu konuda sorumluluğunu üstlenmesi ve yapması gerekenler üzerinde düşünmesi gerektiğini vurguladı.

Cinsel istismar olayları karşısında kiliselerin reforme edilmesi gerektiğini ifade eden Papa, bu krizi kabul etmemenin tehlike oluşturacağını dile getirdi.

Papa, kilisenin çocuklara yönelik cinsel istismar skandallarının ortaya çıkmasının ardından istifasını sunan Almanya’nın Münih Başpiskoposu Kardinal Reinhard Marx’ın bu isteğini kabul etmemişti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – Yargısal süreçlerde başta mağdur çocuk ve kadınların “ikincil örselenmesi”nin önüne geçilmesi amacıyla adliyelerde hizmet veren adli görüşme odaları (AGO) ile hazırlanan özel ortamlarda ifade işlemlerinin tamamlanması sağlanıyor.

“Mağdur odaklı adalet” anlayışı çerçevesinde hizmete sunulan AGO’lardaki ifade işlemleri, tüm kırılgan grupların adalete erişimlerinin güçlendirilmesi ve maddi hakikatin ortaya çıkarılabilmesi için, kişilerin mevcut fiziksel, zihinsel ve psikolojik durumlarına uygun olarak uzmanlar eşliğinde yürütülüyor.

Adalet Bakanlığınca, bugüne kadar 100 adliyede toplam 105 AGO hizmete sunuldu. AGO’larda 3 Nisan 2017’den bu yana mağdur ile fail yüz yüze gelmeden 32 bin 862 görüşme yapıldı.

Yargı Reformu Stratejisi kapsamında ülke genelindeki AGO’ların yaygınlaştırılması da planlanıyor. Bakanlıkça, 2021 sonuna kadar 105 olan AGO sayısının ülke genelinde 140’a çıkarılması hedefleniyor.

AGO’lar özel olarak tasarlanıyor

“Onarıcı adalet hizmetleri” kapsamında oluşturulan AGO’lar, suç mağduru kadınlar ile çocukların adli süreçlerde daha fazla yıpranmaması için özel tasarlanıyor.

“Bekleme”, “görüşme” ve “gözlem” amacıyla 3 ayrı tarzda hazırlanan AGO’larda, soruşturma ya da kovuşturma aşamasında fail ile yüz yüze gelmek istemeyen mağdurların ifadeleri, cumhuriyet savcısı ve hakimler olmadan uzmanlar eşliğinde alınıyor.

AGO’larda hakim ya da savcı tarafından sorulması istenen sorular ise kulaklık vasıtasıyla uzmana iletiliyor.

Uzmanlar sorularını mağdurların psikolojik durumlarını göz önüne alarak uygun dille aktarıyor. Mağdurdan alınan cevaplar sesli ve görüntülü olarak kayıt altına alınıyor. Uzmanın yaptığı ön görüşme ile kaygı düzeyi düşürülen mağdurun verdiği ifadenin kalitesinin arttırılması hedefleniyor.

Ayrıca mağdurun, suçlu ya da sanıkla tekrar yüz yüze getirilmemesi sağlanıyor.

Mağdurlar için internet sitesi üzerinden bilgilendirme yapılıyor

Öte yandan Adalet Bakanlığı, mağdurlara yönelik kurduğu internet sitesinden de süreçle ilgili bilgiler veriyor. Bakanlık söz konusu site üzerinden mağdur vatandaşları, hakları konusunda bilinçlendiriyor.

İnternet sitesinde, başta cinsel suç, aile içi şiddet ve terör mağdurları ile çocuk ve kadınların yaşadıkları mağduriyet türüne göre, sahip oldukları haklar, hizmet alınabilecek kurumlar ve bunlar için izlenmesi gereken yöntemlere ilişkin bilgilere yer veriliyor.

ESKİŞEHİR(AA) – Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Eskişehir Valiliği, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Mihalıççık Kaymakamlığı, Mihalıççık Belediyesi, Türk Dünyası Vakfı ve Türk Ocakları Eskişehir Şubesi iş birliğinde Osmangazi Üniversitesi Yunus Emre Araştırma Merkezi (YUMER) yürütücülüğünde çevrim içi “Uluslararası Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe Bilgi Şöleni” düzenlendi.

Etkinliğin son bölümünde söz alan Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Himmet Büke, bugüne kadar Yunus Emre ile ilgili pek çok çalışma yapıldığını belirterek, onun dil ve kültür dünyasının, Türkçe ile söylediği şiirleri defaten farklı yönleriyle ele alındığını söyledi.

“En eski nüshadan istinsah edilmiş bir yazma olma ihtimali çok güçlü”

Bu çalışmaların bugün elde bulunan mevcut nüshalara dayanılarak yapıldığını belirten Büke, şöyle devam etti:

“Yunus Emre’nin Risaletü’n-Nushiyye ve Divan-ı İlahiyat adlı iki eserini içeren divanının yurt içi ve yurt dışında farklı nüshaları bulunmaktadır. Bu nüshalar içerisinde Fatih, Karaman, Raif Yelkenci, Ritter, Nuruosmaniye gibi nüshalar en derli toplu ve muteber nüshalar olarak kabul edilmiştir. Çalışmaların önemli bir kısmı bu nüshalara göre yapılmıştır. Şimdi bu nüshalara yeni bir nüsha daha eklenmesinin sevincini ve büyük heyecanını yaşıyoruz. Akademik çalışmalarıma bağlı olarak yaptığım arşiv taramalarım esnasında Vatikan arşivinde yeni bir Yunus Emre Divanı nüshası tarafımızdan tespit edilmiştir. Bu nüsha daha önce gün yüzüne çıkmamış, tanıtımı yapılmamış ve incelenmemiş bir nüshadır. 196 varaktan oluşan Vatikan nüshasında Yunus Emre’nin her iki eseri önce Risaletü’n-Nushiyye daha sonra Divan-ı İlahiyat olarak kaydedilmiştir. Nüsha hicri 1038, miladi 1629 yılında, günümüzden yaklaşık 400 yıl önce istinsah edilmiş olup içinde Yunus Emre’ye ait 200’e yakın şiir bulunmaktadır. Şiirler Eski Anadolu Türkçesi döneminin Türkçesine uygunluk arz etmekle birlikte arkaik ögeler de barındırmaktadır.”

Büke, nüshanın dil özellikleri ve söz varlığı bakımından değerlendirildiğinde eldeki nüshalar içinde en eski nüshadan istinsah edilmiş bir yazma olma ihtimalinin çok güçlü durduğunu bildirdi.

Yaklaşık 5 aydır süren yoğun çabaları neticesinde nüshayla ilgili çalışmasının bittiğini aktaran Büke, gerekli dil ve içerik çalışmalarının yapıldığını, sözcük dizininin hazırlandığını dile getirdi.

Türk Dil Kurumu (TDK) yetkililerinin konuyla yakından ilgilendiği bilgisini veren Büke, “Çalışma iki ayrı kitap halinde TDK yayınları arasından bir iki ay içinde çıkacak ve okuyucusuyla buluşacaktır.” dedi.

Büke, Yunus Emre ve Türkçe Yılı’nda Yunus Emre ile ilgili bu güzel haberi, Yunus’un diliyle “muştu-müjde” vermek için Eskişehir’de düzenlenen bu etkinliği beklediklerini sözlerine ekledi.

Etkinliğin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal ise 3 gün süren Uluslararası Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe Bilgi Şöleni’ne 46 bilim insanının katıldığını ifade ederek, Vatikan Kütüphanesinde Yunus Emre Divanı’nın bir nüshasının tespit edilmesinden büyük mutluluk duyduklarını belirtti.