“Pelvik enfeksiyonu kısırlığa yol açabilir” uyarısı

İSTANBUL (AA) – Medipol Pendik Üniversite Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. İlknur Sayar, "Kadınlarda kısırlık oluşmasına neden olan etkenler arasında pelvik enfeksiyonlara bağlı olarak tüplerde oluşan tıkanıklık birinci sırada yer alıyor." uyarısında bulundu.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Sayar,"Pelvik enfeksiyon, idrar yolu enfeksiyonu, dış gebelik karın içi kitle komplikasyonları ve apandisit ile karışabiliyor. Muayene ve gerekli tetkikler ile bu rahatsızlıklardan ayrımı yapılmalı." dedi.

Pelvik enfeksiyonun genellikle tek bir mikroorganizmanın değil çoklu mikroorganizmaların etken olduğu iltihabi bir hastalık olduğunu dile getiren Sayar, şu bilgileri aktardı:

"Kadınlarda kısırlık oluşmasına neden olan etkenler arasında pelvik enfeksiyonlara bağlı olarak tüplerde oluşan tıkanıklık birinci sırada yer alıyor. Pelvik enfeksiyonun yumurtalık, rahim, tüpler ve bu üreme organlarının etrafını saran yumuşak doku kaynaklı enfeksiyonudur. Vajen ve rahim ağzı her ne kadar bu mikroorganizmaların iç genital organlar olan rahim, yumurtalık ve tüplere geçişini engelleyen bir bariyere sahip olsa da çoğu enfeksiyon bu bariyerin bozulması ile oluşur. Daha nadir olarak ise kan yolu ile bulaşır."

Pelvik enfeksiyona zemin hazırlayan yüksek riskli durumları açıklayan Sayar, "Daha önceden geçirilmiş pelvik enfeksiyon, korunma ya da tedavi amaçlı kullanılan rahim içi araç, çok eşlilik, küretaj, histereskopi, biyopsi alımı, vajinal duş, cinsel yol ile bulaşan hastalık öyküsü ve düşük sosyoekonomik düzey pelvik enfeksiyon için risk oluşturuyor. Bu durumlar pelvik enfeksiyon habercisi olabilir." ifadelerini kullandı. Pelvik enfeksiyon belirtilerini aktaran Sayar, "Kötü kokulu vajinal akıntı, kasık ağrısı, yüksek ateş görülebilir. Ayrıca ilişki sırasında ve sonrasında ağrı, vajinal ısı artışı da pelvik enfeksiyon bulgusu olabilir. değerlendirmesinde bulundu.

– Acil müdahale ve tedavi şart

Pelvik enfeksiyon tanısında kullanılan yöntemlere değinen Sayar, ultrason gibi görüntülenme yöntemleri, pelvik muayene, labaratuvar teknikleri ve gerekirse laparoskopi gibi cerrahi yöntemler kullanıldığını aktardı. Tedavi sürecinin hastalığın şiddeti ve bulgusuna göre ayakta ya da yatarak yapılabileceğini vurgulayan Sayar, "Tanı koyulduğunda hemen tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedavinin temelinde enfeksiyona sebep olan mikroorganizmaları hedef alan antibiyotik tedavisi vardır. Pelvik enfeksiyonlardan korunmada en önemlisi cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmaktır. Bundan dolayı çok eşlilikten, çok eşli olan cinsel partnerden kaçınılması ve ilişkide kondom kullanımı önerilir."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber