Portland'da ırkçılık karşıtı protestocular polis merkezine saldırdı

PORTLAN (AA) – ABD’nin Oregon eyaletine bağlı Portland kentinde, Afro-Amerikalı George Floyd’un Minneapolis kentinde polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan ırkçılık karşıtı gösteriler devam ediyor.

Portland’da göstericiler, önceki gün Wisconsin eyaletine bağlı Kenosha kentinde Jacob Blake adlı Afro-Amerikalı vatandaşın polis tarafından sırtından vurularak öldürülmesini protesto etti.

Yaklaşık 200 protestocudan oluşan bir grup gece saatlerinde kentteki polis merkezine yürüdü. Caddeki bir çöp konteynırını ateşe veren göstericiler, bina etrafında tedbir alan polislere taş, şişe ve benzeri nesneler fırlattı.

Göstericilerin attığı seramik parçasının isabet ettiği bir polis memuru hafif yaralandı.

Polis ve göstericiler arasındaki gerginlik sabah saatlerine dek sürdü.

George Floyd’un 25 Mayıs’ta öldürülmesinin ardından Portland’da 29 Mayıs’ta başlayan gösteriler halen devam ediyor.

Portland Polis Bürosu 21 Ağustos’ta yayımladığı raporda, kentte o tarihe kadar 83 gece protestolar düzenlendiği, şiddet olaylarına sahne olan protestolarda 500’den fazla kişinin gözaltına alındığını bildirmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, protestolar nedeniyle kente federal güvenlik güçlerini sevk etmişti. Federal güvenlik güçlerinin kimlik ibraz etmeden göstericileri sivil araçlarla gözaltına alması, ülke genelinde tepkilere neden olmuştu.

Muhabir: Emre Aytekin

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

LONDRA (AA) – İngiltere’de Avam Kamarasında yapılan Başbakana Sorular Oturumunda, İtalya’nın penaltılarla kazandığı 2020 Avrupa Şampiyonası (EURO 2020) finali sonrasında İngiliz siyahi futbolcuların sosyal medyada ırkçı saldırılara maruz kalması gündeme geldi.

Milletvekillerin yönelttiği soruları yanıtlayan ve ırkçılığı körüklediği gerekçesiyle eleştirilen Johnson, ırkçı tacizi tamamen kınadığını belirterek, hükümetin bu tür tacizlerden suçlu olanların maçlara gitmemelerini sağlamak için adımlar attığını söyledi.

Boris Johnson, hükümetin, İngiltere’de sistemik ırkçılığın bir sorun olmadığına dair inancının arkasında durup durmadığını sorusuna, “Irkçılığın İngiltere’de bir sorun olduğunu düşünüyorum.” yanıtını vererek, bunun ele alınması ve ortadan kaldırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Johnson ile EURO 2020’de taraftarların, ırkçılığı protesto etmek için “diz çökme” eylemi yapan İngiliz oyuncuları yuhalama hakkı olduğunu söyleyen İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel, futbolcuların maruz kaldığı son ırkçı tacizleri kınadıkları için “iki yüzlü” olmakla eleştiriliyor.

Johnson, ayrıca 2018’de İngiliz The Telegraph gazetesi için kaleme aldığı makalesinde, “Bana burkanın baskıcı olduğunu söylerseniz, o zaman size katılırım. Kadınların yüzlerini örtmesini beklemenin tuhaf ve zorbalık olduğunu söylerseniz, buna da kesinlikle katılıyorum. Daha ileri gidecek olursam insanların ‘mektup kutuları gibi’ etrafta dolaşmayı seçmelerinin kesinlikle saçma olduğunu söyleyeceğim.” ifadesini kullanmıştı.

Avrupa Futbol Şampiyonası’nın finalinde İtalya ve İngiltere, Wembley Stadı’nda karşı karşıya gelmiş, normal süresi ve uzatma bölümü 1-1 sona eren maçta İtalya, penaltı atışlarında rakibine 3-2 üstünlük kurarak kupayı kazanmıştı.

İngiltere’nin son üç penaltısını kaçıran Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka, karşılaşmanın ardından ırkçı saldırılara maruz kalmıştı.

Muhabir: Zuhal Demirci

LONDRA (AA) – Prens William, kardeşi Prens Harry ve eşi Meghan Markle’ın Kraliyet ailesini ırkçılıkla suçladığı röportaj sonrası ilk kez bir etkinliğe katıldı.

Eşi Kate Middleton ile Londra’daki bir okulu ziyaret eden Prens William’a “Kraliyet ailesi, ırkçı bir aile mi?” diye soruldu.

Soruyu, “Kesinlikle ırkçı bir aile değiliz.” diye cevaplandıran Prens William, röportaj sonrası kardeşi Harry ile henüz konuşmadığını ama konuşmayı planladığını söyledi.

Çiftin iddiaları

Amerikan CBS televizyonunda yayınlanan röportajda, siyahi bir anne ve beyaz bir babanın kızı olan Markle, oğluna hamilelik süreci hakkında, “Ben hamileyken, bebeğimin prens ya da prenses olmasını istemediler. Bebeğime güvenlik tanınmayacağını söylediler. Oğlum doğduğunda ten renginin ne kadar koyu olacağına dair konuşmalar oluyordu ve bundan endişeleniyorlardı.” demişti.