Prefabrik çelik modüler yapılar daha az atık ve daha çok verim imkanı sağlıyor

İSTANBUL (AA) – Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat, atık üretimini ve çevresel etkiyi azaltan çevre dostu yapı malzemelerini binalarında kullanırken, buna ek olarak, malzeme israfını daha da azaltmak adına halihazırda mevcut yük ve nakliye konteynırları gibi malzemelerden de yeni yapılar oluşturabiliyor.

Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat AŞ açıklamasına göre, geleneksel inşaat şirketlerinin karşılaştığı en büyük sorunlardan birisi, inşaat malzemelerinin toplam ağırlığının kaba tahminle yaklaşık yüzde 30'unun şantiyede boşa harcanması olarak görülüyor. Bu çerçevede, Dorçe'nin, prefabrik çelik modüler yapılarını bina modüllerinin saha dışında oluşturulması ve daha sonra bunları yerinde kurulumunun yapılması, üretilen atık miktarını büyük ölçüde azaltıyor.

Atık ve Kaynaklar Eylem Programı (WRAP) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, saha dışı inşaatların atık oranı 1,8 seviyesine kadar indirebiliyor. Örneğin, 2 bin 300 metrekarelik bir ofis binası yaklaşık 45 ton atık üretirken, aynı ofis binasının yapımında “çelik modüler yapı sistemi” kullanıldığı takdirde atık miktarı yaklaşık 800 kiloya kadar düşebiliyor.

– Daha yüksek geri dönüşüm imkanı

Açıklamada aktarılan bilgiye göre, geleneksel yöntemlerle inşa edilen yapılar, yıkım esnasında önemli miktarlarda atık üretiyor. ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) verilerine göre yıkım sürecinde inşaatta kullanılan malzemenin yüzde 90'ından fazlası atıklardan oluşuyor. Çelik modüler yapılar ise yeniden kurulabilir binalar yaratma imkanı tanıyor. İhtiyaç duyulması halinde yıkım sürecini ve maliyetini ortadan kaldırıyor ve kalıcı modüler yapılar geri dönüşüm konusunda da daha yüksek bir verimliliğe sahip olmasıyla öne çıkıyor.

Modüler bina inşaatının çok büyük kısmı kontrollü fabrika ortamlarında saha dışında yapıldığından, gürültü kirliliği en alt düzeyde gerçekleşiyor. Şantiyelerde meydana gelen aşırı gürültü şantiye çalışanlarının ötesinde komşular için de işitme kaybına, ani tansiyon yükselmelerine, uyku sorunlarına ve aşırı strese yol açabiliyor. Bu nedenle Dorçe çelik modüler yapı sistemi, hastane, okul ve ofisler gibi yapılar için son derece faydalı olarak görülüyor.

Modüler yapı sistemi ile şantiyede harcanan zaman geleneksel yöntemlere kıyasla en aza indirildiği için enerji israfı da azalıyor. İnşaat işçileri, geleneksel şantiyedeki gürültü ya da hava şartları gibi dikkat dağıtıcı unsurlardan etkilenmeyen Dorçe’nin üretim tesisinde işlerini yaparak daha az zaman ve enerji harcıyor. Böylece verimlilikleri önemli ölçüde artıyor. Ek olarak, fabrika veya benzeri bir ortamda modüller oluşturmak, tasarımın önceden tamamlanmasını gerektiriyor.

Firmanın bünyesinde barındırdığı Ar-Ge departmanı ile inşaat sürecinde değişiklik taleplerinin büyük ölçüde önüne geçerken, bu da zaman, para ve enerji tasarrufunu beraberinde getiriyor. Modüler yapılar, geleneksel inşaat yöntemleri kadar fazla alana ihtiyaç duymuyor. Çevredeki altyapıya yönelik düzenlemeler en alt düzeyde gerçekleşiyor. Böylece süreç daha az enerji gerektiriyor. Tüm bunlara ek olarak, Dorçe enerji tasarrufu adına ışıklar için sensör, enerji tasarruflu pencereler, güneş panelleri ve yüksek verimli HVAC gibi sistemleri modüllerine dahil edebiliyor.

– Daha az nakliye salımı

Açıklamaya göre, geleneksel inşaatta ağır makinelerin ve çok sayıda işçinin şantiyeye gidip gelmesi yüksek emisyona sebep oluyor. Modüler yapı ile işlerin büyük çoğunluğu bir fabrikada yapıldığından, sahadaki emisyon önemli ölçüde azalıyor.

Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat, atık üretimini ve çevresel etkiyi azaltan çevre dostu yapı malzemelerini binalarında kullanırken, buna ek olarak, malzeme israfını daha da azaltmak adına halihazırda mevcut yük ve nakliye konteynırları gibi malzemelerden de yeni yapılar oluşturabiliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Şirketten yapılan açıklamada, “Kamuda Enerji Performans Sözleşmelerinin Uygulanmasına İlişkin Tebliğ” çerçevesinde Sivas Kompresör İstasyonu’nun pilot bölge olarak belirlendiği ifade edildi.

Sivas’ta atık baca gazı ısısından elektrik üretimi için ihale çalışmalarına başlandığı bildirilen açıklamada, tekliflerin 11 Kasım’a kadar verilebileceği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Kompresör istasyonları doğal gaz boru hatları boyunca belirli aralıklarla kurulan tesislerdir. Proje kapsamında Sivas Kompresör İstasyonu’nda bulunan dört gaz basınçlandırma türbinlerinin atık baca gazından çıkan ısıdan, ORC (Organic Rankine Cycle) sistemi kurularak tam kapasitede yıllık yaklaşık 45 gigavatsaat elektrik enerjisi elde edilmesi planlanmaktadır. Aynı zamanda çevreye salınan atık ısı miktarının yüzde 95 azaltılacağı bu projeyle Sivas Kompresör İstasyonu’nun yıllık elektrik ihtiyacının tamamının karşılanmasının yanı sıra BOTAŞ’ın diğer tesislerinde ihtiyaç duyulan toplam yıllık elektrik enerjisinin de yaklaşık yüzde 20’sinin karşılanması ve elektrik üretiminde ülkenin toplam kurulu gücüne katkı sağlanması hedeflenmektedir.”

İSTANBUL (AA) – Tek alanda kurulu büyük kapasiteli yağ üretimi tesisine sahip olan Marsa, sürdürülebilirlik kapsamında yaptığı çalışmalar sonucu "Sıfır Atık Belgesi" aldı.

Şirket açıklamasına göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, kendi tesislerinde sıfır atık yönetim sistemini kuran ve işleten firmalara verdiği Sıfır Atık Belgesi; israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesini veya minimize edilmesini, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanması süreçlerini kapsıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yağ İş Birimi Üst Yöneticisi (CEO) Şükrü Çin, "Faaliyetlerimizin her aşamasında sürdürülebilirliği ön plana alıyor, atık yönetimi, israfın önlenmesi ve geri dönüşüm konusunda inovatif projelere büyük önem veriyoruz. Son yıllarda Marsa'da tesislerimizden çıkan toplam atıklarımızın azaltılması amacıyla geliştirdiğimiz projelerle geri dönüşüme önemli katkılar sağladık. Bu çalışmalarımızın sonucunda almaya hak kazandığımız Sıfır Atık Belgesi ile sürdürülebilirlik alanındaki başarımızı da tescillemiş olduk." ifadelerini kullandı.