Propolisten koruyuculuk düzeyi yüksek cerrahi maske geliştirildi

SAMSUN (AA) – Prof. Dr. Nisbet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalıklarla mücadele ve tedaviyi destekleyici alternatif ürünler geliştirmek amacıyla çalışma yürüttüklerini söyledi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle kişisel koruyucu önlemlerin başında gelen maskeye talebin arttığını ancak hangi tür maskelerin virüslere karşı daha koruyucu olduğunun da gündeme geldiğine işaret eden Nisbet, piyasada kullanılanların çoğunun virüslere karşı koruyuculuğu bulunmayan, havada asılı partiküllere karşı koruyuculuk sağlayan ve genelde işçi güvenliği amacıyla kullanılan toz maskeleri olduğunu anlattı.

Fakülte olarak hem viral risklere karşı korumayı sağlayacak hem de günlük hayatta kullanımı konforlu bir yüz maskesi geliştirmek istediklerini dile getiren Nisbet, birçok alanda insan sağlığına faydası bulunan propolisten (arıların, bitkilerin tomurcuk ve gövdelerinden topladığı reçinemsi maddeleri işlemesiyle ürettikleri bir ürün) tamamen doğal ve sağlıklı tıbbi maske geliştirdiklerini söyledi.

“Seri üretim için çalışmalarımızı sürdürüyoruz”

OMÜ Veteriner Fakültesi laboratuvarında yaklaşık 6 ay sürdürülen çalışma sonucunda propolisi kumaş haline getirdiklerini belirten Nisbet, “Propolisi işleyerek üç katmanlı maske yaptık. Propolisten yaptığımız maskenin filtreleme özelliği var. Maskenin pestisit ve ağır metal açısından analizleri yapıldı, sağlık açısından da faydalı bir ürün. Propolis ekstraksiyonunu başka bitkinin ekstrasiyonu ile kombine ederek geliştirdik. Maskenin seri üretimi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

Tıbbi veya cerrahi maskelerin hava yolu ile hastalık bulaşma riskini düşürmek, hava kirliliği nedeniyle oluşan toz partiküllerini solumaktan korunmak için sıklıkla kullanıldığına dikkati çeken Nisbet, şöyle devam etti:

“Özellikle Kovid-19 sürecinde kullanılması önerilen maskelerin seçimi büyük önem taşımaktadır. Medikal maskeler, bakteri filtrasyon etkinliğine ve koruma seviyelerine göre ‘tip I’ ve ‘tip II’ olarak iki ana grupta toplanmakta. Tip I tıbbi yüz maskeleri, özellikle epidemik veya pandemik durumlarda toplumda enfeksiyonların yayılma riskini azaltmak için hastalar için kullanılır. Tip II maskeler ise esas olarak ameliyathane veya benzer gereksinimleri olan diğer tıbbi ortamlarda sağlık profesyonelleri tarafından kullanılmak üzere tasarlanmıştır ancak her maske uygun değildir. Antioksidan ve antimikrobiyal özelliği bulunan propolisi işleyerek maske haline getirdik. Sağlık açısından çok sayıda özelliği bulunan propolis, artık maske olarak virüslerden koruyacak.”

Nisbet, propolisten elde ettikleri maskenin orta katmanında partiküller ve patojenlerin her iki yönde nüfus etmesini önleyen bir fitre özelliği bulunduğuna dikkati çekerek bu maskenin yüksek düzeyde antibakteriyel ve antiviral özelliğe sahip olduğunu belirtti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ROMA (AA) – Bakan Speranza, Twitter hesabından akşam saatlerinde yaptığı paylaşımda, “Koronavirüs Bilim-Teknik Kurulu tarafından belirlenen ihtiyati tedbirlere uygun olarak 28 Haziran’dan itibaren beyaz (düşük riskli) kategorili bölgelerde açık havada maske takma zorunluluğunu aşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ülkede bir süredir tartışma konusu olan açık alanda maske kullanımı zorunluluğu iktidar ortağı bazı siyasi partilerce son günlerde kamuoyunda tartışma konusu haline getirilmişti.

Salgında günlük vaka sayılarının, son dönemde 1000’in altına, günlük ölüm sayılarının ise 50’nin altına kadar gerilediği İtalya’da Sağlık Bakanı Speranza’nın talimatıyla Koronavirüs Bilim-Teknik Kurulu, açık havada maske zorunluluğunu değerlendirmeye almıştı.

Kovid-19 salgınının Batı ülkeleri arasında ilk ve en sert şekilde etkilediği ülke olan İtalya’da geçen yıl yaz aylarında vaka sayılarının düşmesiyle açık havada maske kullanım zorunluluğu kaldırılmış, sonbaharda günlük vakaların artmasıyla açık alanda maske kullanımı yeniden zorunlu hale getirilmişti.

İSTANBUL (AA) – Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Söğütözü Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Doç. Dr. Pınar Öztaş, "Maskenin sık ve uzun kullanıldığı günümüzde, cilt temizliği ve yağlandırmayan su bazlı bir nemlendirici ile cildin bakımı oldukça önemli." ifadesini kullandı.

Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Bayındır Söğütözü Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Doç. Dr. Pınar Öztaş, salgın döneminde maske kullanımına bağlı olarak yaşanabilecek problemler hakkında bilgi verdi.

Maske kullanımı cilt bakımının önemini artırdığını belirten Öztaş, cilt sağlığı için maskenin altına makyaj yapılmaması tavsiyesinde bulundu.

Öztaş, güneşli günlerin gelmesi ile birlikte hem terlemeye hem de güneş ışığına bağlı dermatolojik hastalıklarda artış görüldüğünün altını çizerek, şunları kaydetti:

"Ancak diğer yandan güneş cildimizden D vitamini sentezlenmesine yardımcı olurken, bilinen en kuvvetli antidepresan olarak da görev alıyor. Güneş ile olan ilişkimizde orta yolu bulmamız gerek. Pandemi döneminde maske kullanımına bağlı olarak yaşanabilecek problemlere de dikkat etmek gerek. Güneş en önemli ultraviyole kaynağı. Cildimizden D vitamini sentezini sağlıyor ve bilinen en kuvvetli antidepresan olarak rol alıyor. Tüm olumlu etkilerine karşın yaz aylarına adım attığımız şu günlerde güneşten faydalanırken dikkatli olmamız gerek, güneş altında uzun süre korumasız kalmak cildimize zarar verir.

Yaz aylarında güneş ile temasımızın daha fazla olması sonucunda cildimiz tepki verebiliyor. Güneşin temasıyla öncelikle vücutta kızarıklık başlıyor, temasın uzamasıyla birlikte ise bronzlaşma meydana geliyor. Bazı cilt tiplerinde ise kızarma olmaksızın da bronzlaşma gerçekleşiyor. Bronzlaşma aslında cildin kendini korumak için geliştirmiş olduğu bir tepkidir, cilt adeta korunmak için bir perde çekmeye çalışır. Mavi göz, açık renk veya kızıl saç, beyaz ten, güneş ile kolayca güneş yanığı olabilen cilde sahip olmak, vücutta çok sayıda benlerin olması ve yüksek dozda UV ışınına maruz kalmak cilt kanserlerinin gelişimi açısından önemli risk faktörleridir."

– "Mutlaka güneş kremi kullanılmalı"

Güneşe çıkmadan yarım saat önce yüksek koruma faktörlü güneş kreminin mutlaka sürülmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Pınar Öztaş, "Ancak krem sürdüm diye güvende hissedilerek uzun saatler güneş altında kalınması son derece yanlış bir durum. Bu kremlerin özellikle yaz aylarında 3-4 saatte bir tekrarlanması gerekiyor." uyarısında bulundu.

Öztaş, özellikle güneş hassasiyeti olanların, romatizmal hastalığı bulunanların, güneş duyarlılığını artırdığı bilinen ilaç kullananların, hamilelerin ve önceden deri kanseri geçmişi olanların güneşten daha fazla korunması gerektiğini aktardı.

Bazı kozmetiklerin, parfümlerin, kolonyaların ya da ilaç içeren kremlerin de güneş ile temas etmesiyle kızarıklık ve leke yapabileceğini bildiren Öztaş, şu bilgileri verdi:

"Bu ürünler güneşli günlerde mümkün olduğunca kullanılmamalı. Eğer gerekiyorsa güneş koruyucu ile beraber kullanılmasını öneriyoruz. Güneş ve etkilerinden bahsederken dikkat edilmesi gereken bir diğer konunun ise benler ve melanoma olarak isimlendirilen 'ben kanserleri.' Benlerin vücutta nerede, ne boyutta ve ne şekilde olduğunun dikkatle gözlemlenmesi, yeni çıkanların ise farkında olunması gerekiyor.

Ayrıca benlerin şekilleri açısından da değerlendirilmesi gerekir. Asimetrik, kenar düzensizliği olan, siyah, kahverengi, gri, kırmızı gibi farklı renkler içeren, çapı genellikle 5 mm'den büyük olan benler kanser öncüsü olabilecek ben olarak tanımlanır ve melanoma gelişimi açısından risk grubuna girer. Doğuştan, özellikle 1.5 cm'den daha büyük olan benlerin de takip edilmesi gereklidir. Ancak, ben boyutundan bağımsız olacak şekilde, yeni beliren lezyonların da melanom olma riski vardır."

– "Maske kullanımı sivilce ve alerjiye yol açıyor"

Maskenin sık ve uzun kullanıldığı günümüzde, cilt temizliğinin ve yağlandırmayan su bazlı bir nemlendirici ile cildin bakımının oldukça önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Pınar Öztaş, şu ifadeleri kullandı:

"Aksi takdirde maske altında kendi nefesimizle bile ısınan, ıslanan cildimizde sivilce ve alerji daha kolay ortaya çıkabiliyor. Maske altına fondöten gibi örtücü makyaj uygulanması da bu durumu kolaylaştıracaktır. Maske altına örtücü makyaj yapmamak ve maskelerin sık sık değiştirilmesi önemlidir. Yazın böcek ısırıkları, siğiller ve mantar enfeksiyonları da sık izlenebilir. Cildinizde fark ettiğiniz her türlü değişiklik için dermatoloğunuza başvurmalısınız."