QNBEYOND Hızlandırma Programı'nın yeni dönem girişimleri belli oldu

İSTANBUL (AA) – QNB Finansbank bünyesindeki QNBEYOND Hızlandırma Programı'nın 3. dönemine kabul edilen 8 girişim açıklandı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, 6 ay süreyle güçlü bir mentor ağı, onlarca iş ortağı, QNB Finansbank'ın c-level bir yöneticisiyle beraber çalışma ve hibe desteği gibi çok sayıda olanaktan yararlanacak girişimler, eylül ayındaki Demo Day ile programdan mezun olacaklar.

QNBEYOND Hızlandırma Programı'nın 3. dönem girişimleri arasında hem fintech hem de fintech dışında perakende, lojistik ve yapay zeka gibi alanlara odaklanan girişimler yer alıyor.

QNBEYOND üçüncü dönem girişimlerinde global odaklı SaaS iş modelleri, yapay zeka teknolojisini kullanan veya kullanımını kolaylaştıran ürünler, şirket içi eğitim platformları, perakende çözümleri, fintech'ler ve online reklamcılığa verimlilik getiren araçlar göze çarpıyor.

2020'de tamamlanan ikinci dönemde 11 girişim QNBEYOND mezunu olurken, bu girişimlerden biri olan ikas, QNBEYOND Ventures'dan yatırım aldı. Ayrıca 8 girişim QNB Finansbank'la büyük çaplı iş birliğine gitti.

Sektör profesyonelleri ve QNB Finansbank çalışanlarından oluşan 100 kişiyi aşkın ve güçlü bir mentor ağına sahip olan QNBEYOND, girişimcilerin ihtiyaç duyabileceği neredeyse tüm konular için alanında uzman bir mentora sahip. Ayrıca, hızlandırma programına katılan girişimlere Amazon Web Services, Google Cloud, Microsoft Azure ve Oracle gibi servis sağlayıcılar, Hubspot, Notion, Segment ve Zendesk gibi yabancı servisler ve Kolay İK, Pisano ve TeamGram gibi şirketlerden on binlerce dolar değerinde indirim fırsatı da sunuluyor.

Diğer yandan QNB Finansbank c-level yöneticilerinden biriyle eşleşen QNBEYOND girişimleri, düzenli olarak görüşme ve beraber iş geliştirme şansına erişiyor.

QNBEYOND Hızlandırma Programı 3. dönem girişimleri şöyle:

"Ango AI, yapay zeka destekli yazılım platformu ve nitelikli iş gücü ile global yapay zeka takımlarına ekspres veri etiketleme servisi sunuyor. AssistBox, finans, sigorta, perakende ve sağlık sektörlerinde müşterilere uzaktan hizmet verilebilmesi için geliştirilmiş bir online iletişim platformu. Hedgeblue, gelişmiş algoritmalar ile hazineleri risk yönetimi konusunda destekliyor, riskten korunma muhasebesi yazılımı ile raporlama ihtiyaçlarını karşılıyor. Infoset, şirketlerin tüm destek ve satış kanallarını tek bir yerden yönetmelerini, operasyonlarını kolaylaştırmalarını sağlıyor. Magnetic, hazır reklam şablonları ile tüm dijital reklamların yönetimini tek bir arayüzden gerçekleştiriyor. ParkPalet, şirketlerin depolama hizmeti ve e-ticaret lojistiği ihtiyaçlarını hızlı, esnek ve verimli bir şekilde tek platformdan çözmelerini sağlıyor. Playbook, mavi yakalı ve gig-ekonomisi çalışanları için mobil bir eğitim ve iletişim aracı. Spiky.ai, eğitim için ilk modüler yapay-zeka tabanlı ileri analitik platformu, eğitimi yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Aksigorta'nın, Yapay Zeka ile Risk Fiyatlandırma Projesi, IDC European Data Strategy & Innovation Awards tarafından ödüle layık görüldü.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Sabancı Holding iştiraki Aksigorta'nın, müşteri deneyimini üst sıralara taşıyan Yapay Zeka ile Risk Fiyatlandırma projesi, IDC Data Strategy & Innovation Awards 2021'de Avrupa'dan katılan 58 şirket arasından Yapay Zeka ile İnovasyon kategorisinde genel kategori birincisi seçildi.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel, konuya ilişkin olarak şunları kaydetti:

"2020'de bütün bireysel trafik portföyümüzü yapay zeka ile fiyatlamaya başlamamız Aksigorta'yı Türkiye'de bunu yapan ilk şirket, dünyada da sayılı şirketlerden biri haline getirdi. Bu ödüllü proje ile artık yapay zekayı trafik ve kasko ürünlerinin fiyatlamasında kullanıyoruz. Özellikle markette çok önemli yeri olan kasko ve zorunlu trafik sigortalarında yapay zekayla fiyatlama yapıyoruz bunun etkilerini de pazar payımızdaki artışta hemen görmeye başladık. Bu bizi rekabette öne geçirirken müşterilerimize de en uygun ve adil fiyatı vermemizi sağlıyor."

ANKARA (AA) – ODTÜ URAP Koordinatörü Prof. Dr. Ural Akbulut, yapay zeka alanında Türkiye kaynaklı bilimsel makalelerin sayısını dünyadaki 136 ülke ile kıyaslayan araştırmanın sonuçlarını AA muhabirine açıkladı.

Çalışmalarında, Türkiye’de yüksek öğretimde yapay zeka araştırmalarının dünyada olduğu gibi genel bilgisayar bilimleri alt alanları arasında öne çıkan bir alan olduğunun görüldüğünü dile getiren Akbulut, şöyle devam etti:

“Türkiye’de yapay zeka araştırmaları gelişmiş ülkelere benzerlikler göstermekle birlikte farklılıklar da sergilemektedir. Örneğin, birçok ülkede araştırmacılar yayınlarını dergilerde olduğu gibi çalıştay, konferans, sempozyum gibi etkinliklerde bildiri olarak da yayınlamaktadır. Günümüzde üniversite sıralamaları çoğunlukla dergi yayınlarına ağırlık vermekle birlikte bilgisayar bilimleri gibi bazı alanlarda konferans bildirileri de dergi yayınları kadar önemlidir. Yapay zeka alanındaki araştırma çıktılarına bakıldığında, dünya genelinde, indislenen yayınların yüzde 36,9’u dergi yayını, yüzde 58,6’sı ise konferans bildirisi olarak yayınlandığı görülmektedir. Türkiye’de ise bu oran yüzde 58 dergi yayını, yüzde 39 konferans bildirisi olarak gerçekleşmiştir. Dergi makalesi oranının yüksek olduğu ülkelere bakıldığında bu durum sadece İran ve Türkiye’de yüksek farklılık olarak göze çarpmaktadır. “

URAP’ın her yıl dünya alan sıralaması yaptığını, bu yılki sıralamayı da yakında açıklayacaklarını belirten Akbulut, “Bu yılki dünya alan sıralamalarında, Türkiye’nin yapay zeka alanındaki bilimsel makale sayısında dikkat çekici sonuçlara ulaştık. Dünyada yapay zeka alanında bilimsel makale üreten ülkeler ile Türkiye’yi kıyaslayan bir sıralama yaptık. Buna göre, Türkiye yapay zeka alanındaki bilimsel makalelerin sayısı açısından 137 ülke arasında 13’üncü sırada yer aldı. Türkiye’nin sıralamadaki yeri itibarıyla gelişmekte olan ülkeler arasında en başarılı ülkelerden birisi olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.

YÖK’ün çalışmaları önemli

Akbulut, yapay zeka alanında konferans bildirilerinin önemine işaret ederek, “Türkiye’deki araştırmacıların bu alanda önde gelen bilimsel toplantılara katılması, uluslararası çalışmalarda daha aktif rol almasını sağlayarak yapay zeka alanındaki yayınlarımızın güçlenmesini sağlayacak, bu da etki değeri olan yayın sayısının artmasına yol açacaktır.” dedi.

Ural Akbulut, yapay zeka araştırmacılarının bir kısmının akademik araştırmacı değil bilişim firması çalışanı olmasının, yapay zeka araştırmalarına özgü bir diğer boyut olduğuna dikkati çekti.

Yapay zekanın bilgi ve iletişim teknolojileri ile entegre olarak gelişmesi sonucunda bilişim firmalarının bu alanda yapılan yayınlarda, halen ağırlığı elinde tutan akademik kurumların yanında varlık göstermeye başladığını anlatan Akbulut, son 10 yıldaki yayınlara bakıldığında ABD’de bilişim firmaları tarafından yapılan yayınların yapay zeka alanındaki tüm yayınların yüzde 7,4’ünü oluşturduğunu aktardı.

Bu oranın Japonya’da yüzde 8.3, Almanya’da yüzde 8,4, Güney Kore’de yüzde 4,9, Türkiye’de ise yüzde 2.2 olarak gerçekleştiğini dile getiren Akbulut, şunları kaydetti:

“Akademik yayın ağırlığına bakıldığında Türkiye’de akademik kökenli yayınların payı yüzde 94,1’i bulmaktadır. Türkiye’de yapay zeka araştırmalarının üniversiteler yanında bilişim firmaları, kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri tarafından yürütülmesi ülkenin yapay zeka alanında global ölçekte söz sahipliğini artıracaktır. Bu doğrultuda YÖK’ün Türkiye genelindeki üniversitelerde yapay zeka bölümleri kurmasına yönelik atılımların sürdürülmesi ve veri bilimi araştırmaları ile zenginleştirilmesi Türkiye için bu alanda çalışabilecek insan kaynağının yaratılması için önemli bir fırsattır.

Yapay zeka alanındaki bilimsel araştırmalar için en kısa sürede bu konuda başarılı olan üniversitelere ek araştırma bütçeleri verilmesi çok yararlı olacaktır. Üniversitelerde yapay zeka alanında çalışan akademisyenlerin uluslararası sempozyumlara katılarak uluslararası iş birlikleri geliştirmeleri için ek bütçe ayrılması önem taşımaktadır. Benzer şekilde bu alanda başarılı olan bilişim şirketlerine de teşvikler verilmesi ve mali kolaylıklar sağlanmasında büyük yarar vardır.”