Rahim naklinin sağlık turizmine ilgiyi artıracağı öngörülüyor

ANTALYA (AA) – Uluslararası Antalya Sağlık Turizmi ve Eğitim Derneği (UASTED) Başkanı Mehmet Kanpolat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle yeni tip koranavirüs (Kovid-19) sürecinden sonra Türkiye’nin sağlık turizmi açısından ön plana çıktığını söyledi.

Dünyada birçok ülke Kovid-19 sürecinde çaresiz kalırken, Türkiye’nin aldığı tedbirler ve sağlık uygulamaları ile herkese güven verdiğini anlatan Kanpolat, salgınının yayılma hızı ve tedavideki başarısının herkesin dikkatini çektiğini dile getirdi.

Böyle zorlu bir süreçte kadavradan rahim nakli yapılan kişinin bebeğinin sağlıklı dünyaya gelmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Kanpolat, rahim, yüz ve kol nakillerinin özellikli ameliyatlar arasında bulunduğunu ifade etti.

Her merkezde yapılamayan bu ameliyatları gerçekleştiren ülkelerin her zaman bir adım önde olacağını aktaran Kanpolat, Türkiye’de bu ameliyatların yapılmasının sağlık altyapısının gücünü gösterdiğini bildirdi.

Kanpolat, özellikli ameliyatların sağlık turizmine katkısının büyük olacağını belirterek, ‘Rahim ve yüz naklinin Türkiye’de yapılması dünyaya güven verecektir. Türkiye tercih edilen bir ülke haline gelecektir. Saç ekimi, diş ve estetik gibi küçük işlemlerle ön plana çıkan Türkiye, bu tür zor ameliyatlarla da adından söz ettirmeye başlayacak.” diye konuştu.

“Dünyanın birçok bölgesinden rahim nakli için başvuru aldık”

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, tıbbın her alanındaki küçük bir gelişmenin, ülkenin sağlık sektörüne olan ilgiyi artıracağını dile getirdi.

Türkiye’nin sağlık konusunda dünyanın öncü ülkelerinden olduğunu belirten Özkan, rahim nakli gibi ameliyatların Türkiye’nin sağlıktaki prestijini ve güveninin artırdığını kaydetti.

Türkiye’ye güvenin oluşmasıyla sağlık turizmi için gelen kişi sayısının da artacağına işaret eden Özkan, şunları kaydetti:

“Sağlık alanında iş gücümüz, altyapımız, tecrübemiz var. Yapılmayan işler yapılıyor. Rahim nakliyle Derya’nın anne olmasının ardından Türkiye’ye çok fazla akın olacağını düşünüyorum. Dünyanın birçok bölgesinden rahim nakli için başvuru aldık. Beklediğimizden çok daha fazla bir ilgiyle karşılaştık. İlgili mevzuatın çıkmasıyla Türkiye’ye bu anlamda çok sayıda hasta gelecektir. Ameliyatın klinik ortamda yapılmaya başlanmasıyla Avrupa’dan ve farklı ülkelerden hastalar gelecek.”

Rahmi olmadığı için hamile kalamayan Derya Sert’e 23 yaşındayken, Prof. Dr. Ömer Özkan’ın başkanlığındaki ekip tarafından 8 Ağustos 2011’de 7 saat süren operasyonla kadavradan rahim nakledilmişti. Sert, uzun süren tedavilerin ardından 4 Haziran 2020’de hamileliğin 28. haftasında 760 gram ağırlığında bir erkek bebek dünyaya getirmişti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Afganistan’da Taliban’ın başkent Kabil’i kontrol altına almasının ardından ülkeden tahliyeler devam ederken kent merkezinde mahsur kalanların güvenli bölgeye getirilmesi için de çalışmalar yürütülüyor.

Saç ekim kliniğinde çalışmak üzere 23 gün önce Afganistan’a gelen 2’si kadın 5 Türk sağlık çalışanı, Kabil’de çalıştıkları sağlık tesisinde mahsur kaldı. Sosyal medya üzerinden yardım çağrısı yapan sağlık çalışanları Türk güvenlik güçleri tarafından mahsur kaldıkları kent merkezinden kurtarılarak tahliye edilmeleri için Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’na getirildi.

“Devletimiz bizi burada bırakmadı”

Sosyal medyada videolu paylaşım yaparak yardım çağrısında bulunmanın ortak fikirleri olduğunu söyleyen sağlıkçılardan Aleyna Tıkı, AA muhabirine yaşadıkları tahliye sürecini anlattı.

Çok korktuklarını dile getiren Tıkı, “Burada Türk askeri ve özel harekat polisleri bize destek oldu. Devletimiz bizi burada bırakmadı. Yayınladığımız videodan sonra hemen bizimle iletişime geçerek yardım elini uzattı. Bizi özel harekat polisleri kurtardı, onlara minnettarız. Her şey için teşekkür ediyoruz. Sosyal medyadan video paylaşarak yardım istemek ortak fikrimizdi, böyle bir yola başvurduk.” diye konuştu.

Yaşanan kargaşadan kendilerini Türk güvenlik güçlerinin çıkarttığını söyleyen Hatice İncekara da “Türk polisine, askerine minnettarım. İşleri gerçekten çok zor. Sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Bizlerle çok iyi ilgilendiler. Buradaki kargaşadan bizleri çıkarttılar.” dedi.

Sağlık çalışanlarının, ilk tahliye uçağı ile önce Pakistan’a daha sonrasında da Türkiye’ye dönmeyi bekliyor.

Türk Sağlık Turizm Derneği (TÜSATDER) Başkanı Dr. Servet Terziler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2019’da 3 milyar dolar ekonomik büyüklüğe ulaşan sağlık sektörünün, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde doğal kayıplar yaşadığını ifade etti.

Terziler, “2020 yılına aşıların bulunması ve hızlı bir şekilde uygulanması sayesinde pozitif girdik ancak maalesef beklentilerimizi karşılamadı. Hem aşının dünya ekonomisinde alt liglerde olanlara adil bir şekilde ulaşmaması hem de aşının üretildiği Almanya’da bile aşılama programlarının hızlı yürütülememesi, bazı ülkelerin de işi ağırdan alması kafa karışıklığına yol açtı.” dedi.

Türkiye’nin, aşılama programına en hızlı başlayan ülkelerin başında geldiği ancak uygulamanın dünyada ağır işlemesinin Türkiye’yi de olumsuz etkilediğini ifade eden Terziler, “İnsanların evlerinde kalması, yurt dışı seyahatlerinin kısıtlı olması, döndükleri zaman gerçekleşen 14 gün karantinalar ve sigorta şirketlerinin kırmızı işaretli ülkelere seyahat halinde sigorta ödemelerini yapmaması gibi durumlar yılın ilk 6 ayında dünyadaki dolaşımı minimize etti.” diye konuştu.

“Niceliğe değil, niteliğe oynamalıyız”

Servet Terziler, Türkiye’nin sağlık turizminde liderliğe oynayan ilk 3 ülkeden biri olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bu zamana kadar hep niceliğe oynadık. Ne kadar çok satarsak, ne kadar çok hasta bakarsak o kadar iyi olacağını düşündük ancak artık ne kadar çok hasta değil, ne kadar kaliteli tedavi yarışının başlamasıyla daha da ileriye gideceğimizi düşünüyorum. Güneş ve deniz turizminde de, sağlık turizminde ve diğer turizmlerde de bu hususun önemi salgın ile tekrar gün yüzüne çıkıyor. Çok yapmak yerine farklı ve en kalitelisini yapmak çok önemli. Bu konuda dünya markası olarak yükselecek ve bayrağı elimizde tutacaksak en farklısını ve en kalitelisini biz yapacağız. Bu bizim için değişmez bir mantık ve iş anlayışıdır. Sağlık turizmi, salgının etkileriyle düşüşte olduğu gibi ülkemizde de sancılı bir ikinci yıl geçiriyor. Özellikle İtalya, İspanya ve İngiltere gibi yakın coğrafyamız olan ülkelerden hasta alma noktasında hüsrana uğradık. İngiltere, varyantlar nedeniyle kapılarını açmak konusunda tedirgin durumda. Bu karışıklık, deniz ve güneş turizmini ülkemizde etkilediği gibi sağlık turizmini de çok ciddi bir şekilde etkiledi.”

Terziler, 2019 yılında 1 milyon 400 bin sağlık turistinin ülkeye geldiğini, geçen yıl ise sektörde yüzde 60’lara varan düşüş yaşandığını ifade etti.

Yılın ilk yarısında gelen rakamlara göre 2019’un üzerine çıkılamadığını belirten Terziler, “Yılın ikinci yarısı oldukça kritik. Kayıpları 2019 rakamlarına göre yüzde 30’lara düşürebilirsek bu büyük bir başarı olur. Yüzde 55 kaybımız varsa bu geriye kalan yüzde 45’in her şeye rağmen Türkiye’ye gelmek istediğini gösteriyor. Yakın kıta Avrupa’sına odaklanmalıyız. İngiltere’ye 4,5 saatlik bir mesafemiz var. Çoğu Avrupa ülkesine 1,5 saatlik, 2,5 saatlik şehir içi uçuşu gibi kısa mesafelerdeyiz. Bu nedenle Avrupa bölgesi sağlık turizminde bana göre can damarımız. Avrupa’da her kıtadan insan yaşıyor. Bu nedenle burada marka olursanız dünyada marka oluyorsunuz.” değerlendirmesinde bulundu.