Ramazanın ilk cuma namazını Diyanet İşleri Başkanı Erbaş kıldırdı

ANKARA (AA) – Hacı Bayram Camisi’nde cuma namazı kıldıran Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, cuma hutbesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 100 yıl önce yine Hacı Bayram Camisi’nde kılınan cuma namazının ardından açıldığını hatırlattı.

Ramazanın mübarek olması dileğinde bulunan Erbaş, “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennemden kurtuluş vesilesi olan bir ramazan ayına daha kavuşmanın sevincini yaşıyoruz.” dedi.

Kulluk bilinciyle geçirilen her anın değerli olduğunu söyleyen Erbaş, “Bazı vakitler vardır ki ilahi rahmete mazhar olmuş, duaların kabulüne ve günahların affına vesile kılınmıştır. İçinde bulunduğumuz ramazan ayı da Allah Teala’nın kullarına sonsuz merhametinin tecellisi olan mübarek bir aydır. Ramazan-ı Şerif, gecesiyle gündüzüyle her anı değerlendirilmeye layık eşsiz bir hazinedir.” ifadelerini kullandı.

“Ramazan Kur’an ayıdır”

Ramazanın “Kur’an ayı” olduğunu kaydeden Erbaş, Kur-an’ı Kerim’in bu ayda indirilmeye başlandığını hatırlattı.

Kur’an-ı Kerim’den ramazanla ilgili bir ayetin mealini aktaran Erbaş, “O sayılı günler insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayrımanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği ramazan ayıdır. Öyleyse içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin.” ifadelerini kullandı.

Son Peygamber Hazreti Muhammed’in her ramazanda vahiy meleği Cebrail ile Kur’an-ı Kerim’i hatmettiğini belirten Erbaş, ramazanda mukabele okumanın da sünnet olduğunu söyledi.

Koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle camilerin toplu ibadetlere kapatıldığını hatırlatan Erbaş, bu ramazanda vatandaşlara aile bireyleriyle evlerinde Kur’an-ı Kerim okumaları ve anlamını öğrenmeleri tavsiyesinde bulundu.

“Virüslerin sebebi pislik ve kirlilik”

İslam dininin sağlığa zarar veren şeyleri haram kıldığını kaydeden Erbaş, “İslam neyi haram kıldıysa onda kötülük ve insana zarar, helal kıldığı şeylerde de temizlik ve insana fayda vardır.” diye konuştu.

Küreselleşen dünyanın herhangi bir yerindeki kötülüğün bütün dünyayı etkileyebileceğine dikkati çeken Erbaş, koronavirüs salgınının da temizliğe önem verilmemesi sebebiyle ortaya çıktığını ve yayıldığını söyledi.

Temizliğe önem verilmesi konusunda bütün insanlığa seslenen Erbaş, şu ifadeleri kullandı:

“Ey insanlar, canımıza, aklımıza, inancımıza, malımıza ve neslimize zarar veren şeylerden uzak duralım. Ey insanlar, sağlığımıza zarar veren şeylerden uzak duralım çünkü bundan sadece bu kötülüğü işleyen ya da zararlı maddeyi kullanan kimse değil, sadece çevresindeki insanlar değil, binlerce kilometre uzaklardaki insanlar da zarar görüyor. Dünya tarihinin daha önce bu çapta şahit olmadığı bir hadiseyi 21. asrın insanı dünyanın her yerinde yaşıyor. Koronavirüs salgını, bu asra kadar bölgesel, yöresel salgınlar olmuş ama böyle bir durumu dünya ilk defa yaşıyor.

Bu bağlamda şu müşahhas örnekler üzerinden tüm dünyaya çağrıda bulunmak istiyorum. Bu ve benzeri virüslerin sebebinin pislik ve kirlilik olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır. İslam, temizliği imanın yarısı saymaktadır.”

“Sigara virüsüyle topyekun ne zaman mücadele edeceğiz?”

Koronavirüsten can kaybı yaşanmaması için herkesin seferber olduğunu belirten Erbaş, buna karşın sadece Türkiye’de bir günde 300’ü aşkın, dünyada ise 20 bini aşkın kişinin sigara nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti.

Sigara içenlerin koronavirüse yakalanma riskinin diğer insanlardan 14 kat fazla olduğuna işaret eden Erbaş, “Sigara virüsüyle topyekun ne zaman mücadele edeceğiz? Bu ölenler insan değil mi? Koronavirüs kapma riski 14 kat daha fazla olan bir sigara içicisinin, sadece kendisine değil, daha kaç kişiye bulaştıracağı belli değil bu virüsü. Gelin, İslam’a göre haram olan sigara ile topyekun mücadele edelim. 1,5 milyara yakın insanı bu virüsten kurtaralım. Sigaranın hem kendi bulaşıcılığına hem de bu ve benzeri virüslerin bulaşıcılığını arttırmasına da son vermiş olalım.” diye konuştu.

Prof. Dr. Erbaş, uyuşturucu, alkol ve eş cinselliğin de İslam dinince haram kabul edildiğini, bunların insan sağlığına zararlarının bulunduğunu sözlerine ekledi.

“Oruçla sıhhat bulalım”

Hazreti Muhammed’in, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” hadisini hatırlatan Erbaş, dünyada her 3-4 saniyede bir kişinin açlıktan, aynı sürede de bir insanın fazla yemekten hayatını kaybettiğini söyledi.

Ramazanın paylaşma ayı olduğunu vurgulayan Erbaş, şunları dile getirdi:

“Geliniz ibret alalım, ders alalım. Ahlaka sarılalım, temizliğe sarılalım, adalete sarılalım, ilimle ve irfanla, bilgi ve hikmetle, bilim adamlarının insanlığın faydasına yönelik ortaya koyduğu hakikatlerden istifade ederek barış ve kardeşlik içinde yaşamaya çalışalım. Ramazanın mübarek günlerinde oruçla sıhhat bulalım. Namazla, zekatla, fitreyle, sadakayla, yardımlaşmayla, dayanışmayla arınalım.”

Hutbenin ardından cuma namazı kılındı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Erbaş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu yıl düzenlediğimiz yaz Kur’an kurslarımızda 1 milyon 906 bin 615 evladımız Kur’an-ı Kerim ile buluştu. Kurslarımıza katılan evlatlarımızı tebrik ediyor, değerli velilerine ve büyük özveri gösteren hocalarımıza en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.” ifadelerini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, paylaşımında kurslara ilişkin sayısal verilerin bulunduğu görsele de yer verdi. Buna göre, 4-9 yaş grubu öğrencilere yüz yüze eğitim verilirken, 10-15 yaş grubundakilere yüz yüze ve çevrim içi, 16-22 yaş grubundakilere ise yüz yüze eğitim verildi.

68 bin cami ve 13 bin Kur’an kursu olmak üzere toplam 81 bin noktada gerçekleştirilen kurslarda, 110 bin din görevlisi görev yaptı.

Kurslarda 1 milyon 32 bin 615’i erkek, 874 bini kız olmak üzere toplam 1 milyon 906 bin 615 öğrenci, Kur’an-ı Kerim ile itikat, ibadet, ahlak ve siyer derslerinden oluşan temel dini bilgiler eğitimi aldı.

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Kanal 7’de yayımlanan “Prof. Dr. Mustafa Karataş’la Sahur Vakti” programına video konferans yoluyla katıldı.

Erbaş, programda Kovid-19 tedbirleri kapsamında bayram namazının kılınıp kılınmayacağının sorulması üzerine, şu cevabı verdi:

“Bayram namazı da cuma namazı gibi kısa bir namazdır. İki rekatlı bir namazdır. Biz kılınacak bir şekilde hazırlıklarımızı yapıyoruz. Cuma namazını nasıl kılıyorsak bayram namazını da aynı şekilde kılabiliriz. Milletimizin camiye gelip bir hutbe ve iki rekat namazdan sonra dua yapıp camiden ayrılma imkanı var. Dolayısıyla bayram namazında herhangi bir sıkıntı olacağını şu an itibarıyla düşünmüyorum, fevkalade bir durum olmazsa.”

Diyanet İşleri Başkanlığının ramazan ayında yürüttüğü din hizmetleriyle ilgili bilgi veren Erbaş, “Beş vakit ve cuma namazlarımızda cemilerdeki irşat çalışmalarımız devam ediyor. Dijital ortamı çok iyi kullanmaya başladık. Diyanet TV’den irşat programları yapılıyor. Ayrıca Türkiye genelinde 90 bin kadar camimizde, imkanlar nispetinde, tedbirlere riayet ederek irşat hizmetlerine devam ediyoruz.” diye konuştu.

Yurt dışında 100’den fazla ülkede de Diyanet görevlilerinin irşat çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Başkan Erbaş, “Türkiye Diyanet Vakfının hizmetleri yoğun bir şekilde devam ediyor. Yurt içinde 81 ilimiz 922 ilçemizde, Diyanet Vakfının hayır hasenat hizmetleri, ramazan paketleri, zekat dağıtımı sürüyor. Yurt dışında ise 78 ülkede fakir fukara, garip gureba insanların yanında mümkün oldukça olmaya çalışıyoruz. Ülkemizin cömertliğini, milletimizin büyüklüğünü bu şekilde hem yurt içinde hem de yurt dışında insanlarımızla paylaşmaya gayret ediyoruz.” dedi.