RTÜK'ten 'AB'den 3,6 milyon avro fon alınacak' haberlerine ilişkin açıklama

RTÜK’ten yapılan yazılı açıklamada, “RTÜK’ün, AB’den 3,6 milyon avro fon alacağı ortaya çıktı” ve benzeri başlıklarla bazı internet sitelerinde haberler yer aldığı bildirildi.

Türkiye’nin üyelik sürecinde çeşitli projelerde kullanılmak üzere, AB’ye üzerine düşen oranda kaynak aktardığının herkesçe bilindiği vurgulanan açıklamada, “AB tarafından da Türkiye’ye, kendi maddi katkılarından doğan hakları doğrultusunda, resmi ya da özel kuruluşların hayata geçirdiği projelerde kullanılmak üzere çeşitli kaynaklar sağlanmaktadır.” bilgisine yer verildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Hal böyleyken, maksatlı bir şekilde Üst Kurulumuzu hedef alan ilgili haberlerde yer verilen rakamlar da haberin içeriği de yine gerçeği yansıtmamaktadır. Bahse konu proje, AB’nin karşılanmaz talepleri sebebiyle AB Başkanlığı ile görüşülerek bir süre önce tarafımızdan askıya alınmıştır. Haberlerde geçen rakamın yarısı zaten Konseyin kendi masrafları için ayrılacakken, Üst Kurulumuzun kasasına girecek bir tutarın olmadığı açıktır. Uygulama aşamasına geçmeyen mezkur projede elde edilecek kaynağın değerli yerli ve milli medyamızın yalan haber ve dezenformasyonla mücadelesi dahil birçok alanda eğitim giderleri için kullanılması planlanmıştı.

Söz konusu proje ortada bile yokken, art niyetli bir şekilde AB gibi meşruiyeti belli olan bir uluslararası örgütün fonları ile belirli amaçlara hizmet eden dış menşeili çeşitli kuruluşların diğer ülkelerin iç politikalarını dizayn etme çabasıyla o ülkedeki bazı medya organlarına para aktarımının aynı kefeye konulması, en basit tabirle aymazlıktır, dezenformasyondur, yalan haberdir. Yalan haber ve dezenformasyonla mücadelemiz bundan önce olduğu gibi bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir.”​​​​​​​

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB) Belgrad-Priştine Diyaloğu Özel Temsilcisi Miroslav Lajcak, Kosova’nın 20 Eylül’de Sırbistan plakalı araçların geçişlerine izin vermemesiyle başlayan gerginliğin azaltılması amacıyla AB’nin ara buluculuğunda Sırp ve Kosovalı yetkililer arasında iki gündür süren müzakerelerin, anlaşmayla sonuçlandığını duyurdu.

Lajcak’ın sosyal medyadan paylaştığı 3 maddelik anlaşma metnine göre, Jarinje ve Bernjak sınır kapılarına gönderilen özel polis birlikleri 2 Ekim’den itibaren karşılıklı ve eş zamanlı çekilecek.

Çekilme öncesinde bu iki sınır kapısına NATO’nun Kosova Gücü (KFOR) konuşlandırılacak. KFOR, güvenli bir ortamın ve hareket özgürlüğünün sağlanması amacıyla burada yaklaşık iki hafta kalacak.

Ayrıca kalıcı bir çözüm bulunana kadar geçici tedbir olarak 4 Ekim’den itibaren araçlara “çıkartma” yapıştırılacak.

Araç plakası meselesine AB standartları ve uygulamalarına uygun kalıcı bir çözüm bulunması için AB başkanlığında, Kosovalı ve Sırp yetkililerin dahil olacağı bir çalışma grubu oluşturulacak. Çalışma grubu ilk toplantısını 21 Ekim’de Brüksel’de yapacak ve 6 ay içinde kalıcı çözüm için ilk bulgularını bir rapor olarak sunacak.

Kosova ile Sırbistan arasındaki “plaka” sorunu

Kosova İçişleri Bakanlığı, 20 Eylül’de yaptığı açıklamada, ülke sınırlarından geçmek isteyen Sırbistan plakalı araçların geçişlerine izin verilmediğini ve ülkeye giren araçlara geçici Kosova plakası verileceğini duyurmuştu.

İki ülke arasında 2016’da imzalanan serbest trafik dolaşımı anlaşmasının 15 Eylül’de süresinin dolduğuna işaret edilen açıklamada, ülkede sadece Kosova Cumhuriyeti plakalı araçların dolaşımının mümkün olacağı kaydedilmişti. Açıklamada, geçici plakaların araçların ön ve arka camına yerleştirildiği, gerçek plakaların ise söküldüğü ifade edilmişti.

Sırbistan, Kosova’nın plaka kararına oldukça sert tepki gösterdi ve ordu birliklerini Kosova sınırına konuşlandırdı. Kosova’nın da polis birlikleri sınırda konuşlanmıştı. Jarinje ve Bernjak sınır kapılarına giden yol Kosovalı Sırp protestocular tarafından kurulan barikatlarla kapatılmıştı.

Gerginliğin artması üzerine AB ve NATO’dan diyalog ve tansiyonu düşürme çağrıları gelmişti.

BRÜKSEL (AA)- AB Konseyinin Afganistan hakkında bugün kabul ettiği kararda, AB’nin Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanmasına bağlılığını sürdürdüğü, ayrıca Afgan halkını desteklemek istediği belirtildi.

AB’nin Afganistan’da yakın gelecekteki hareket tarzını belirleyen kararda, Birliğin ülkenin başkenti Kabil’deki güvenlik durumuna bağlı olarak asgari bir mevcudiyet bulundurma niyeti ifade edildi.

Bu mevcudiyetin insani yardımların ulaştırılmasıyla insani durumun gözlemlenmesini kolaylaştıracağı, ayrıca yabancılar ve ülkeden ayrılmak isteyen Afganların Afganistan’dan güvenli şekilde çıkışının koordine edilmesini sağlayacağı belirtildi.

AB’nin Afganistan ile “operasyonel ilişkisinin” Taliban tarafından atanan geçici hükümetin eylemlerine ve politikalarına göre belirleneceği ifade edilen kararda, Taliban’a meşruiyet tanınmayacağı vurgulandı.

AB Konseyi, Taliban ile ilişkinin özellikle kadınların ve kız çocuklarının haklarının göz önünde bulundurulacağı 5 şarta bağlı olarak şekilleneceğini bildirdi.

AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının eylül başında yaptıkları toplantıda üzerinde uzlaşılan 5 şart, Taliban’ın diğer ülkelere terör ihraç etmemesi, insan haklarına, hukukun üstünlüğü ve medya özgürlüğüne saygı göstermesi, insani yardımın teslimini kolaylaştırması, ülkeyi terk etmek isteyen yabancı uyrukluların ve risk altındaki Afganların gitmesine izin vermesi, Afganistan’daki siyasi güçler arasında müzakereler yoluyla kapsayıcı ve temsili bir geçiş hükümetinin kurulması şeklinde sıralanmıştı.

Başta BM olmak üzere uluslararası toplum ile Afganistan konusunda iş birliğinin vurgulandığı kararda, AB’nin Afganistan’ın doğrudan komşularıyla “bölgesel siyasi iş birliği platformu” kuracağı, bunun yüksek öncelik taşıdığı kaydedildi.

Muhabir: Ömer Tuğrul Çam