RTÜK'ten sağlığı tehdit eden yanıltıcı yayınlarla etkin mücadele

ANKARA (AA) – Resmi Gazete’de 2017 yılında yayımlanan 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’da önemli değişiklikler yapıldı.

Buna göre, takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dahil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak, sağlık beyanıyla satışına yer verilmesi yasaklandı.

Bu kapsamda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından söz konusu kanuni değişikliğin yürürlüğe girdiği 29 Nisan 2017’den günümüze kadar medya hizmet sağlayıcılara toplam 26 milyon 934 bin 246 lira tutarında 1081 kez idari para cezası verildi.

Ayrıca ilgili yayıncı kuruluşlara 696 program durdurma, 1527 geçici yayın durdurma ve 154 lisans iptali müeyyidesi uygulandı.

“Yayınlar yoluyla halkımızın aldatılmasına müsaade edemeyiz”

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle çocuk ve gençlerin ruhsal ve fiziksel gelişimlerine olumsuz etki edebilecek yayın içeriklerine karşı son derece hassas olduklarını söyledi.

Genel halk sağlığının “kırmızı çizgilerinden” olduğunun altını çizen Şahin, sağlık beyanıyla sahte ürün ve bitkisel ilaç satan “sözde yayıncılara” geçit veremeyeceklerini vurguladı.

Çoğu uydudan yayın yapan bu tip radyo ve televizyon yayıncılarının vatandaşları, pazarladıkları sahte ürünlerle kandırdığını aktaran Şahin, vatandaşların televizyonlara güvendiği için yanılabildiğine dikkati çekti.

Şahin, şunları kaydetti:

“Bilhassa ileri yaşlarda olan vatandaşlarımız daha kolay kandırılabiliyor. RTÜK olarak, yayınlar yoluyla halkımızın aldatılmasına ve kandırılmasına müsaade edemeyiz. Sattıkları sahte bitkisel ve cinsel ürünlerle halk sağlığıyla oynayan, dini duygularını istismar eden radyo ve televizyon kanallarına karşı çok sıkı tedbirler alıyoruz. Halkımızı kandıran ve dolandıran sözde yayıncılar kalmayana dek azimle ve kararlılıkla düzenleme ve denetleme faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Bu vesileyle aziz vatandaşlarımıza bir çağrı yapmak istiyorum. Lütfen televizyonda gördüğünüz her bilgiye inanmayınız, ekranlar yoluyla pazarlanan ve satılan ürünleri araştırınız. Televizyonlarda sağlık beyanıyla satılan ürünler gerçek olmayabilir. İrdeleyiniz ve gerekirse tanıdıklarınızdan yardım isteyiniz, sahtekarların ağına düşmeyiniz.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – RTÜK’ten yapılan yazılı açıklamada, Üst Kurulun Hazine ve Maliye Bakanlığınca mücbir sebep hali ilan edilen Bartın, Kastamonu ve Sinop illerinde yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar için harekete geçtiği belirtildi.

Üst Kurulun oy birliğiyle söz konusu üç ildeki medya kuruluşlarının Üst Kurul payı ödemelerini 5 ay ötelediği vurgulanarak, şu ayrıntılar paylaşıldı:

“Buna göre, Mayıs 2021’de elde edilip 2021 Haziran sonuna kadar beyan edilen ve son ödeme tarihi 20 Ağustos 2021 olan Üst Kurul payının son ödeme tarihinin 20 Ocak 2022’ye, Haziran 2021’de elde edilip 2021 Temmuz sonuna kadar beyan edilen ve son ödeme tarihi 20 Eylül 2021 olan Üst Kurul payının son ödeme tarihinin 20 Şubat 2022’ye, Temmuz 2021’de elde edilip 2021 Ağustos sonuna kadar beyan edilen ve son ödeme tarihi 20 Ekim 2021 olan Üst Kurul payının son ödeme tarihinin 20 Mart 2022’ye, ağustos 2021’de elde edilip 2021 eylül sonuna kadar beyan edilen ve son ödeme tarihi 20 Kasım 2021 olan Üst Kurul payının son ödeme tarihinin 20 Nisan 2022’ye, Eylül 2021’de elde edilip 2021 Ekim sonuna kadar beyan edilen ve son ödeme tarihi 20 Aralık 2021 olan Üst Kurul payının son ödeme tarihinin 20 Mayıs 2022’ye ötelenmesine karar verildi.”

“Yerel yayıncılarımıza ne kadar destek versek az”

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, selde etkilenenlere geçmiş olsun dileklerini ileterek, şunları kaydetti:

“Felaketin ardından Üst Kurul olarak üç ilimizdeki yayıncılarımızla temasa geçerek elimizden gelen maddi ve manevi her türlü desteği vereceğimizi açıkça beyan ettik. Üst Kurul toplantımızda bölge halkıyla birlikte selzede yayıncılarımızı nasıl rahatlatabileceğimizi istişare ettik. Sonuçta, sağ olsunlar bütün RTÜK üyelerimizin destekleriyle bu üç ilimizde yayın yapan radyo ve televizyonların ödedikleri Üst Kurul paylarının 5 ay ertelenmesine karar verdik. Zor şartlarda fedakarca çalışarak yayın yapan yerel yayıncılarımıza ne kadar destek versek azdır. Onların azimli ve başarılı çalışmalarını takdir ediyoruz. Yerel yayıncılığı çok önemsiyor ve daha fazla destek olmak için var gücümüzle gayret gösteriyoruz. RTÜK olarak zor günde de iyi günde de yayıncılarımızın destekçisiyiz. Kapılarımız sonuna kadar açık. Birlik ve beraberlik içinde yayıncılık alanımızı güçlendirmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz.”

RTÜK’ten yapılan yazılı açıklamada, “RTÜK’ün, AB’den 3,6 milyon avro fon alacağı ortaya çıktı” ve benzeri başlıklarla bazı internet sitelerinde haberler yer aldığı bildirildi.

Türkiye’nin üyelik sürecinde çeşitli projelerde kullanılmak üzere, AB’ye üzerine düşen oranda kaynak aktardığının herkesçe bilindiği vurgulanan açıklamada, “AB tarafından da Türkiye’ye, kendi maddi katkılarından doğan hakları doğrultusunda, resmi ya da özel kuruluşların hayata geçirdiği projelerde kullanılmak üzere çeşitli kaynaklar sağlanmaktadır.” bilgisine yer verildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Hal böyleyken, maksatlı bir şekilde Üst Kurulumuzu hedef alan ilgili haberlerde yer verilen rakamlar da haberin içeriği de yine gerçeği yansıtmamaktadır. Bahse konu proje, AB’nin karşılanmaz talepleri sebebiyle AB Başkanlığı ile görüşülerek bir süre önce tarafımızdan askıya alınmıştır. Haberlerde geçen rakamın yarısı zaten Konseyin kendi masrafları için ayrılacakken, Üst Kurulumuzun kasasına girecek bir tutarın olmadığı açıktır. Uygulama aşamasına geçmeyen mezkur projede elde edilecek kaynağın değerli yerli ve milli medyamızın yalan haber ve dezenformasyonla mücadelesi dahil birçok alanda eğitim giderleri için kullanılması planlanmıştı.

Söz konusu proje ortada bile yokken, art niyetli bir şekilde AB gibi meşruiyeti belli olan bir uluslararası örgütün fonları ile belirli amaçlara hizmet eden dış menşeili çeşitli kuruluşların diğer ülkelerin iç politikalarını dizayn etme çabasıyla o ülkedeki bazı medya organlarına para aktarımının aynı kefeye konulması, en basit tabirle aymazlıktır, dezenformasyondur, yalan haberdir. Yalan haber ve dezenformasyonla mücadelemiz bundan önce olduğu gibi bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir.”​​​​​​​