Rusya'nın 'yol haritasını' reddeden Dera halkı, Esed rejiminin bombardımanı altında

TEL ABYAD/DERA (AA) – Suriye’nin güneyindeki Dera ilinde, Rusya’nın ara buluculuğunda 14 Ağustos’ta Esed rejimi heyeti ile Dera’daki Uzlaşı Merkezi (Deralı Merkezi Komite) arasında varılan anlaşmayla iki hafta daha uzatılan ateşkesi hiçe sayan rejim güçleri, bölgeye yığınak yaprak Rusya’nın önerdiği “yol haritasını” reddeden bölge halkının yaşadığı yerleri bombalarla hedef alıyor.

Rusya’nın ara buluculuğunda Temmuz 2018’de varılan uzlaşmayla kent merkezindeki muhaliflerin hafif silahlarıyla kalmalarını kabul ederek Dera ilini büyük ölçüde eline geçiren Esed rejiminin il merkezinde kontrolü tamamen almak için başlattığı saldırıların üzerinden yaklaşık 3 hafta geçti.

Esed rejimi ordusu ve İran destekli yabancı terörist gruplardan oluşan rejim güçleri, Dera’da 15 Ağustos’ta iki hafta uzatılan ateşkesi hiçe sayarak yerleşim yerlerini tank ve havan atışlarıyla hedef alıyor.

Rusya’nın önerdiği yol haritasında bölge halkından ellerindeki bütün silah ve mühimmatı teslim etmeleri, tüm evlerin aranmasına izin vermeleri, asker kaçaklarının teslim olarak rejim ordusuna katılmaları, rejimin bütün müdürlüklerini Dera el-Beled’de aktif edilmesine izin verilmesi, rejim ve Rus askerlerinden oluşan ortak konvoyla Dera el-Beled çevresinde ve içinde devriye ataması gibi konuları kabul etmeleri isteniliyor. Ancak bölge halkı bu isteklere karşı çıkıyor.

Rejim güçleri yığınak yapıyor

Deralı aktivist ve gazetecilerin kurduğu Horan Özgürleri Topluluğunun Sözcüsü Eymen Ebu Nokta, AA muhabirine yaptığı açıklamada, rejim güçlerinin Dera ilinin batısındaki Acemi beldesini, Tafas ilçesini Yadoda beldesine bağlayan yolu ile il merkezindeki Dera el-Beled ve Sed yol mahallelerine tank ve havan saldırıları düzenlediğini söyledi.

Ebu Nokta, rejim güçlerinin ateşkesi ihlal ettiğini kaydederek son iki haftada rejim güçlerinin Dera el-Beled Mahallesi’nde yer alan Sa’d Bin Ebi Vakkas ile Doktor Gassan Aba Zeyd camilerine saldırı düzenlediğini belirtti.

AA, hasar gören her iki camiyi görüntüledi.

Esed rejiminin son haftada Dera’nın kuzey ve batı kırsallarına askeri yığınak yaptığını ifade eden sözcü, rejim güçlerinin bölgede gerginliği tırmandırdığını dile getirdi.

Rejim güçlerinin Dera il merkezinin kapısı niteliğinde olan ve Dera el-Beled ile Dera el-Mahatta mahallelerini bağlayan Menşiyye Mahallesi’nde karadan ilerlemeye çalıştığını ifade eden Ebu Nokta, bu yüzden kent merkezinde yer yer çatışmaların yaşandığını söyledi.

Ablukadaki mahallede temel gıda ürünlerine erişim sıkıntısı sürüyor

Ebu Nokta, söz konusu mahallelerde yaşayan yaklaşık 50 bin sivilin yüzde 80’inden fazlasının ağustosun ilk haftasında il merkezinde nispeten daha güvenli mahallelere göç ettiğini belirtti.

Rejim güçlerinin abluka altında tuttukları Dera el-Beled Mahallesi’ne insani yardımların girişini engellediğini vurgulayan Ebu Nokta, mahalledeki tek sağlık ocağının rejim saldırıları yüzünden kapandığını vurguladı.

Halkın temel yaşam maddelerinin bulunmaması sebebiyle büyük zorluk çektiğinin altını çizen Ebu Nokta, “Ev tipi tüpün fiyatı 100 bin Suriye lirasına (259,74 Türk lirası) ulaştı ve bulunmuyor. Un bulunmuyor. Varsa da çalışan fırın yok.” diye konuştu.

Süren müzakerelerde sonuca varılmadı

Güvenlik endişeleri nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen Dera Uzlaşı Merkezi (Deralı Merkezi Komite) Üyesi, Rusya’yla yapılan müzakerelerin sürdüğünü belirtti.

Üye, Rusya ve Esed rejimi bütün silahları teslim etme talebine ısrar ettiği için anlaşmaya varılmadığını kaydetti.

Dera’daki olaylar nasıl başladı?

Esed rejimi ve destekçisi Rusya, 25 Haziran’da Dera el-Beled Mahallesi’nde yaşayan halktan ve oradaki muhaliflerden, ellerindeki hafif silahların tümünü teslim etmelerini ve evlerin aranmasına izin vermelerini istemişti.

Dera’daki Uzlaşı Merkezi ve bölge halkının ileri gelenleri, bu isteğe, Temmuz 2018’de Rusya ara buluculuğunda Esed rejimiyle sadece ağır silahların teslim edilmesi yönünde varılan anlaşmaya aykırı olduğu gerekçesiyle karşı çıkmıştı.

Bunun üzerine Esed rejimi güçleri, Dera el-Beled’de yaşayan yaklaşık 40 bin sivile 25 Haziran’da abluka uygulamaya başlamıştı. 26 Temmuz’da da Esed rejimi güçleri heyeti ile Dera’daki Uzlaşı Merkezi arasında Dera el-Beled Mahallesi’nde yaşayan halktan ve oradaki askeri muhaliflerden ellerindeki hafif silahların tümünü teslim etmeleri, evlerin aranmasına izin vermeleri ve ablukanın kaldırılması konularında anlaşmaya varılmıştı.

Ancak Esed rejiminin anlaşmanın dışına çıkarak mahalledeki hakimiyetini güçlendirmek amacıyla 29 Temmuz sabahı mahalleye kara operasyonu başlatması üzerine gerginlik Dera ilinin doğu ve batı kırsallarına da sıçramıştı.

Taraflar arasında çıkan çatışmalar sonucu Dera’daki yerel silahlı muhalifler, rejim güçlerine ait çok sayıda kontrol noktasını ele geçirip bazı rejim unsurlarını esir almıştı.

Esed rejimi güçleri heyeti ile Dera’daki Uzlaşı Merkezi arasında Rusya gözetiminde yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine rejim güçleri, mahalleyi 29 Temmuz’dan bu yana aralıklarla havan topu ve tank atışlarıyla hedef alıyor.

Orta Doğu’daki “Arap Baharı” dalgasının Suriye’ye de sıçramasıyla 15 Mart 2011’de bir grup öğrencinin okul duvarına, Beşşar Esed’e hitaben, “Ey doktor (Beşşar Esed) şimdi sıra sende” yazmasıyla başlayan halk ayaklanmasının fitili Dera’da ateşlenmiş, kent yıllar içinde muhaliflerin eline geçmişti.

Muhabir: Eşref Musa, Mohamad Misto

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BRÜKSEL/MOSKOVA (AA) – AİHM, Litvinenko’nun 2006’da İngiltere’de öldürülmesi hakkında eşinin açtığı davada kararını açıkladı.

Mahkeme, Litvinenko suikastının Rus ajanlar Andrey Lugovoy ile Dmitriy Kovtun tarafından düzenlendiğinin “şüphe götürmez bir gerçek” olduğunu belirtti.

Kararda, iki Rus ajanının zehirli maddeyi kendi başlarına temin etme imkanları olmadığı, Lugovoy ve Kovtun’un Rusya makamları tarafından yönlendirildiği ve kontrol edildiğine dair göstergeler bulunduğu kaydedildi.

AİHM, aynı zamanda Rusya’nın Litvinenko’nun ölümüyle ilgili gerçekleri ortaya çıkaracak ve sorumluları cezalandıracak etkili bir iç soruşturma yürütmediğini bildirdi.

Kremlin: AİHM’nin eski Rus casus Litvinenko hakkındaki kararı temelsiz

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) eski Rus casus Aleksandr Litvinenko’nun Rus ajanları tarafından zehirle öldürüldüğü yönündeki kararının “temelsiz” olduğunu söyledi.

Peskov, AİHM’nin eski Rus casus Litvinenko’nun öldürülmesi hakkındaki dava kararını başkent Moskova’da gazetecilere değerlendirdi.

AİHM’nin konuyla ilgili bilgi sahibi olmadığını savunan Peskov, “AİHM’nin bu konuda bilgi sahibi olmak için herhangi bir yetkiye veya teknik imkanlara sahip olduğunu zannetmiyoruz. Şimdiye dek bu soruşturmadan bir sonuç çıkmadı. Dolayısıyla, bu tür iddialar temelsizdir.” ifadelerini kullandı.

Peskov, buna benzer kararları dikkate almak istemediklerini belirtti.

Litvinenko’nun zehirlenmesi

İngiltere istihbaratı (MI6) için çalışan eski KGB ajanı Alexandr Litvinenko, Londra’da bir otelde çayına karıştırılan radyoaktif Polonyum-210 maddesinden zehirlenerek 2006 yılında, 43 yaşında hayatını kaybetmişti. Litvinenko’nun ölümünden önce 3 kez Lugoyov ve Kovtun ile görüştüğü belirlenmiş, bu iki kişinin kaldığı otel odasında ve gittikleri yerlerde zehirli polonyum maddesinin kalıntılarına rastlandığı açıklanmıştı.

Rusya, İngiltere’nin kimliklerini tespit ettiği suikastçıları İngiltere’ye iade etmeyi reddetmiş, olay iki ülke ilişkilerinde gerginliğe neden olmuştu.

Litvinenko’nun ölümüyle ilgili İngiltere’deki soruşturmayı yürüten bağımsız komisyon tarafından hazırlanan raporda, Polonyum-210’un sadece devlet imkanlarıyla üretildiğine işaret edilerek, Litvinenko’nun iki eski Rus ajanı tarafından zehirlendiği kanaatine varıldığı ifade edilmişti.

Raporda, “Litvinenko’yu öldüren FSB operasyonu, muhtemelen FSB Başkanı Nikolay Patrushev ve Başkan Putin tarafından onaylandı.” ifadesi dikkati çekmişti.

Muhabir: Ömer Tuğrul Çam, Dmitri Chirciu

Perm Üniversitesinden yapılan açıklamada, üniversite binasında bir kişinin silahla etrafa ateş açtığı, personelin ve öğrencilerin sınıflara saklandıkları kaydedildi.

Rus basınında yer alan görüntülerde, binada bulunanların camlardan atlayarak kaçmaya çalıştığı, bazılarının ise sınıf kapıları önünde sandalyelerle barikatlar kurduğu görüldü.

İçişleri Bakanlığı saldırıda ölenler ve yaralananlar olduğu bilgisini paylaşarak, olaydan kısa süre sonra saldırganın vurularak etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Rusya Soruşturma Komitesi de yaptığı açıklamada, Perm Üniversitesindeki silahlı saldırıda en az 8 kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralılar olduğunu bildirdi.

Açıklamada, okulun öğrencisi olduğu belirlenen saldırganın etkisiz hale getirildiği ve olaya ilişkin soruşturma açıldığı belirtildi.