Sabancı Üniversitesi'nin profesyonellere yönelik yüksek lisans programlarına son başvurular 6 Ağustos'ta

İSTANBUL (AA) – Sabancı Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nün Siber Güvenlik Programı’nın da aralarında bulunduğu Enerji Teknolojileri ve Yönetimi, Bilgi Teknolojileri, Veri Analitiği, Executive MBA, Profesyoneller için MBA, Finans, Profesyoneller için İş Analitiği yüksel lisans programlarına başvurular 6 Ağustos’ta sona erecek.

Sabancı Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre, dünyanın birçok ülkesinde son yıllarda siber suçların artması, bu alandaki saldırılara karşı herkesi hazırlıklı olmaya yöneltiyor. Bu durum özellikle siber güvenlik açığına karşı donanımlı profesyonellere olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırıyor. Siber güvenlik açığına karşı mücadele için sadece Avrupa ülkelerinde 2022 yılı itibarıyla 350 bin kişilik siber güvenlik uzmanına ihtiyaç duyulacağı hesaplanıyor.

Siber güvenlik alanındaki istihdam ihtiyacını göz önüne alan Sabancı Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nün düzenlediği profesyonellere yönelik Siber Güvenlik Tezsiz Yüksek Lisans Programı ekim ayında başlayacak. Siber Güvenlik Program’ının da aralarında bulunduğu Enerji Teknolojileri ve Yönetimi, Bilgi Teknolojileri, Veri Analitiği, Executive MBA, Profesyoneller için MBA, Finans, Profesyoneller için İş Analitiği programlarına başvurular ise 6 Ağustos 2021 tarihinde sona erecek.

Uluslararası yayınlarda yer alan haberlere göre, siber suçların küresel maliyetinin saniyede 190 bin dolar, saatte 684,9 milyon dolar, günde 16,4 milyar dolar, ayda 500 milyar dolar, yılda 6 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Siber suçların küresel maliyetinin 2025 yılında ise 10,5 trilyon doları bulması bekleniyor. Böyle bir ortamda, 2021 yılı itibarıyla siber güvenlik alanında küresel ölçekte 3,5 milyonluk istihdam açığı olması hesaplanıyor.

– "Yeni dünya düzeni profesyonel donanımı zorunlu kılıyor"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Siber Güvenlik Programı Akademi Direktörü Erdinç Öztürk, dünyada yükselen uzmanlık alanı olarak değerlendirilen siber güvenlik alanında profesyonellere yönelik düzenlenen eğitim programlarına ilişkin şunları kaydetti:

"Salgın sonrası ve gelecekte hayatın her alanı gibi iş hayatı ve süreçlerinin dijitalleştiği dünyanın yeni düzeninde kritik önemi son derece netleşen siber güvenlik alanında hızlı değişen bilgi ve teknolojiler çerçevesinde uzmanlaşmak, yeni dünya düzeninin gerektirdiği profesyonel donanımı kazanmak zorunluluğu ortaya çıkıyor. Siber saldırı ve suçların ciddiyetini giderek artırdığı günümüzde siber güvenlik, bilgisayar bilimleri, elektronik mühendisliği ve matematiğin kesişimindeki konumuyla önemli bir disiplin olarak ortaya çıkıyor. Diğer yandan bu konudaki gereksinimleri karşılayabilecek nitelikte araştırmacı, akademisyen ve uygulayıcı personelin eksikliği göze çarpıyor."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BAĞDAT (AA) – 1959 doğumlu Ebu Selam’ın, Bağdat’ın tarihi Reşit Caddesi’nin bir köşesinde küçük ama yüzlerce tarih kitabı ve eski dergileri barındıran bir kütüphanesi bulunuyor.

“Tarihi Ebu Selam Kütüphanesi”, aynı zamanda sosyal bilimler alanında eğitim gören yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin kaynak aramada uğrak yeri. Ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkaran kütüphane sahibi Ebu Selam’ı mesai saati dışında bulamayan öğrenciler ona, kütüphane kapısına astığı cep telefonu numarası üzerinden ulaşıyor.

“Osmanlı tarihi eserlerine olan ilgi büyük”

AA muhabirine konuşan Bağdatlı tarihçi ve sahaf Ebu Selam, Irak’taki Osmanlı dönemine sık sık vurgu yaparak günümüz Türkiye’sinin de hayranı olduğunu ifade etti.

Ebu Selam, “Irak’taki devlet müessesesi ve idaresi Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edildi. Kütüphanemdeki Osmanlı-Türk tarihiyle ilgili kitaplar (Arapça yazılı) çabuk tüketilen kaynakların başında geliyor. Bu tür kaynaklar geldiği gibi satılıyor. Türkiye tarihi ve Irak-Türkiye ilişkilerini çalışan çok sayıda yüksek lisans öğrenci tezleri için kaynak sağladım. Osmanlı-Türk tarihine ilişkin ilgi son dönemde artıyor.” dedi.

25 yıldır sahaflık mesleğini ilk günkü özveri ve sevgiyle sürdüren Ebu Selam, şöyle devam etti:

“Tarihçi olduğum için tarih kitaplarına ilgim büyük ve bu mütevazı kütüphaneyi de o yüzden kurdum. Kütüphanemde kitapların yanı sıra dergiler de mevcut. Bunlar yabancı ve Arapça Mısır, Suriye, Lübnan ve Irak’ta çıkan dergiler. Ağırlıklı olarak Irak’ta Abbasiler, Moğol ve Osmanlı dönemine ait kitaplar var. Osmanlı Irak’ta 4 asır hüküm sürdü. Irak’ta devlet müessesesi ve idaresini Osmanlı kurdu.

Osmanlı’nın Irak’ta Mithat Paşa gibi valileri reformist insanlardı. Mithat Paşa, Enbar (Ramadi) şehrini inşa etti ve askeri okul açtırdı. Irak’ta ilk gazete olan Zevra gazetesi de 1865 yılında onun döneminde çıktı. Osmanlı tarihine ilişkin çok sayıda kitap vardı, hepsi satıldı. Özellikle Osmanlı Türkçesi Sözlüğü gibi eserler geldiği gibi satılıyor.”

“Türkler, kültüre önem veren bir toplum”

62 yaşındaki Ebu Selam, internetin yaygınlaşmasıyla kitaplara olan ilginin eskisi gibi olmadığını dile getirerek, Reşid Caddesi’ndeki kütüphanesinin alana ilgi duyan gençlerle yaşı büyük kitapseverlerin uğrak yeri olduğunu söyledi.

Ebu Selam, Ankara’daki kütüphaneleri gezerek, oradaki sahaflara uğradığını ve kitapların diziliş şekline hayran kaldığını anlatarak, “Türkiye’de şehirlerarası yolculuklar sırasında mola verilen tesislerde bile kitapların satıldığını gördüm. Türkler, kültüre önem veren bir toplum. Türkiye çok güzel bir ülke bir daha gidip görmek isterim.” diye konuştu.

Iraklı sahaf, Türkçede gündelik hayatta kullanılan bazı sözcükleri de öğrendiğini anlattı.

Günümüze meydan okuyan ve tozlu kitapların düzensiz şekilde üst üste ve yan yana yer aldığı kütüphanesinin amacını, “günümüz konjonktüründen kaçış” şeklinde nitelendiren Ebu Selam, Bağdat’ta 2006-2008 yılları arasında yaşanan mezhep savaşı döneminde kepenk kapattığını söyledi.

Irak’ta düşünce ve basın özgürlüğünün en çok Cumhurbaşkanı Abdusselam ve Abdurrahman Arif kardeşler döneminde (1963-1968) olduğuna işaret eden Ebu Selam, ülkede kitap basım işlerinin de o dönem yayıldığını belirtti.

Kemal Ebu Selam, 2003 sonrası basın, basım ve düşünce özgürlüğü olsa da bunun “düzensiz ve kaotik bir şekilde” olduğu düşüncesini dile getirdi.

“Benim hayatım bu kütüphane, onsuz yapamam.” dediği kütüphanesinin her gün saat 08.00 ila 15.00 arasında açık olduğunu aktaran Ebu Selam, en çok cuma günleri satış yaptığını sözlerine ekledi.

İSTANBUL (AA) – Sabancı Üniversitesi'nin 19. dönem lisans ve 22. dönem lisansüstü mezuniyet töreni üniversitenin kampüsünde fiziksel olarak gerçekleştirildi.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Rektör Prof. Dr. Yusuf Leblebici'nin katılımı ile gerçekleşen 2021 mezuniyet töreninin onur konuşmacıları olan BioNTech'in kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci, mezuniyete video mesajla katıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, bazı üniversitelerden farklı olarak normalleşme ve aşı süreçlerinin hızlanmaya başlamasını göz önünde bulundurarak ve gerekli tüm önlemleri alarak 2021 mezuniyet törenini Sabancı Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirdiklerini belirtti.

Mezunların pandemi sonrasındaki dünyaya Sabancı Üniversitesi'nde aldıkları eğitimle hazır bir şekilde başlayacağını aktaran Sabancı, "Bu zorlu şartların üstesinden geleceğinize inancım sonsuz. Sizler, yeni dünyanın yeni sorunlarına çözüm üreten ve topluma katkı sağlayan liderler olacaksınız. Her şeyin yeniden düşünüldüğü, bütün kurum ve kuruluşların rollerinin yeniden belirlendiği, değişim döngülerinin hızlandığı ve stratejik bakış açılarının çeviklik gerektirdiği bu dönemde başarılı olmak, çok yönlü ve akıcı bir liderlik yaklaşımı gerektiriyor. Zorlukları aşabilmek için hızlı ve akılcı çözüm bulma becerisi, yani beceriklilik ve de duygusal dayanıklılık çok önem kazanıyor. Değişime ayak uyduran, değişimi kucaklayan, şikayet etmek yerine çözüm üreten bireyler olmak önemli. Unutmayın ki değişikliğe uyum sağlamak bir zeka göstergesidir." ifadelerini kullandı

Sabancı, Sabancı Üniversitesi'nin çağın her zaman ilerisinde olmayı hedeflediğini belirterek, şunları kaydetti:

"Bugün sizler, başarılı bir 'dünya vatandaşı' olabilmeniz için gereken tüm yetkinliklere sahipsiniz. Eğitim hayatınız boyunca Türkiye'nin en güçlü akademik kadrosundan en üst düzeyde imkanlarda eğitim aldınız. Sizler, evrensel değerler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi, 'Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür' dünya vatandaşı gençler olarak yetiştiniz. Hayatınızın bundan sonrasını, bu sahip olduğunuz temeller üzerinde, sahip olduğunuz donanımla, bilgiyle ve kendi seçimlerinizle inşa edeceksiniz. Seçtiğiniz yolda ülkesine, çevresine ve insanlığa fayda sağlayan bireyler olarak hayatta yer almanız, bizim için en büyük ödül olacaktır."

– "Tevazu gösterin, merakınızı yitirmeyin"

Prof. Dr. Uğur Şahin de pandeminin, her şeyden önce bilim ve araştırmanın nasıl bir fark yaratabileceğini tüm dünyaya gösterdiğini aktararak, birer bilim insanı olarak, eğitimleri ve 10 yılı aşkın araştırmaları sayesinde meslektaşları, uzmanlar ve güvenilir bilim insanları ile bir fark yaratmayı başardıklarını vurguladı.

Sabancı Üniversitesi mezunlarını diplomaları için tebrik eden Şahin, "Bugün başardıklarınız, geleceğinizi doğrudan etkileyecek. Bugünü asla unutmayın. Çünkü bugün 3 sebeple sizin için çok önemli bir gün. Birincisi, bugün sizin için bir kutlama günü. Gösterdiğiniz yoğun çalışmayı ve sizi buraya getiren merak duygusunu kutlama günü. Bu merakı hiç kaybetmeyin. Önemsediğiniz konuları daima savunun. Böylece durmadan devam edebilir, asla bıkmadan usanmadan işinize sarılabilirsiniz. Sizi nereye götüreceğini bilmeseniz dahi yeni yollar, yeni hedefler keşfetmekten geri durmayın. İşimle ilgili en çok sevdiğim şey, her gün bilimsel makalelerden, haberlerden, verilerden, eşimden, meslektaşlarımdan, hatta yabancılardan bir şeyler öğrenebiliyor olmam. Daima yeni fikirlere açık olun." değerlendirmesinde bulundu.

Şahin, ikincisinin, bugün "minnet duyma günü" olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Sizleri bugünlere getiren, size inanan, sizi destekleyen, eğiten, daima yanınızda olan ve gözyaşlarınızı silen insanlara teşekkür etmek için önemli bir gün. Sizlerle aynı motivasyonu paylaşan insanlara yakın olun. Hep birlikte daha büyük başarılara imza atacaksınız. Hep birlikte bir fark yaratacaksınız. Üçüncüsü, bugün derinlemesine düşünme günü. Bugün, hayatınızda bir devrin sona erişini ve yeni bir devrin başlangıcını temsil ediyor. Şimdi kendinize şu soruları sormanın tam zamanı; 'Benim için önemli olan ne?', 'Yaptıklarımla topluma nasıl katkıda bulunabilirim?' Kendi adıma, bir amaca hizmet etmek, çalışmalarımı pek çok insanın hayatını iyileştirmeye adamak, içimi mutluluk ve minnetle dolduruyor. Araştırmalarımız ve çalışmalarımız sayesinde pandemiyle mücadeleye katkıda bulunabildiğimiz, insanlara yardım edebildiğimiz için çok minnettarım. Bugün ise sizin çalışmalarınızın bir sonucu. Kendiniz için, aileleriniz için ve gelecek nesiller için yepyeni bir sayfa açmaya hazır olun. Ama her şeyden önce fark yaratarak faydalı olmaya çalışın. Hayatta çok küçük şeyler, çok büyük şeylere vesile olabilir. Tevazu gösterin, merakınızı yitirmeyin, inandıklarınızdan taviz vermeyin. Ben kendim için hep bunu dilemişimdir. Şimdi ise mezun olduğunuz ve hayatınıza yeni bir sayfa açtığınız bu günde aynısını sizler için diliyorum."

– "Aşılamanın pandemiyi kontrol altına alma konusunda yardımcı olduğunu görüyoruz"

Uğur Şahin, araştırmalarının odak noktasının kanser hastaları için hastaya özel ilaç geliştirmek olduğunu vurgulayarak, geliştirdikleri teknolojinin yalnızca kanser hastaları için ilaç geliştirmede değil, tüm insanlığa faydalı olabilecek bir aşı geliştirmede de kullanılabileceğini fark ettiklerini aktardı.

Yarattıkları etkinin boyutunun önemli olmadığını, tek bir kişiye bile yardım ettiklerinde de, geliştirdikleri aşının tüm insanlığa fayda sağlayarak normal hayata dönmelerine vesile olduğunda da aynı oranda mutlu olduğunu belirten Şahin, şunları kaydetti:

"Normal hayatlarımıza döneceğimizden eminim. Aşılamanın pandemiyi kontrol altına alma konusunda yardımcı olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla herkesin aşılanması çok önemli. Bu muhtemelen 3-4 ay içinde Türkiye'de de gerçekleşecek. Böylece hem enfeksiyonu kontrol altına alabileceğiz hem de hastaneye yatış oranlarını azaltabileceğiz ve normal hayatımıza devam edeceğiz. Pandeminin bize öğrettiklerinden ders çıkarmamız çok önemli, bunlardan biri de bilim ve iş birliğinin ne denli büyük bir fark yaratabileceği oldu. Dolayısıyla geleceğe iyimser bir şekilde bakmalı ve bilime, eğitime, araştırmaya yatırım yaparak iş birliğine daima açık olmalıyız."

Dr. Özlem Türeci de mezuniyet töreni vesilesiyle dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan Sabancı Üniversitesi'nde mezunlara seslenmekten dolayı gurur duyduğunu aktararak, "Sabancı Üniversitesi'nde son birkaç yılda edindiğiniz beceriler sizi geleceğe taşıyacak, bilimde ve toplumda bir etki yaratabilmeniz için sizlere destek olacak. Üstelik bu yolda yalnız değilsiniz. Canan Dağdeviren gibi birçok Sabancı Üniversitesi mezunu bugün toplum için bir fark yarattı." ifadelerini kullandı.

Uğur Şahin'le beraber çıktıkları yolculuk boyunca sonuçlarını ve neticelerini kestiremedikleri pek çok karar almak zorunda kaldıklarına işaret edenTüreci, bu yolda kendilerine 3 erdemin (cesaret, tevazu, sebat etmek) yol gösterdiğini vurguladı.

Sabancı Üniversitesi mezunlarına yaptıkları her şeyde cesaret ve tevazu ile hareket etmeyi öneren Türeci, başarısızlıktan korkmamalarını gerektiğini kaydetti. Türeci, "Potansiyelinizi ve size has özel güçlerinizi açığa çıkarmak için hiç durmadan gayret etmeniz gerekli. 20 kere başarısız olup, 21. denemede başarıya ulaşabilirsiniz. Evet, bu Uğur ile hayatımızda hep tekrar eden bir tema oldu. Kariyerimin başında, büyük başarılar elde etmek istiyorsam yalnızca başarıyla değil, başarısızlıkla da başa çıkabilmem gerektiğini anladım. Enerjinizi başarısızlığınızı saklamaya çalışarak harcamayın. Başarısız olmadan gelişemezsiniz." değerlendirmesinde bulundu.

Türeci, kendi hayat tecrübelerini de göz önünde bulundurarak Sabancı Üniversitesi mezunlarına verdiği mesajda önlerine açılan en kolay ve en engebesiz yolun her zaman onları hedeflerine yaklaştıracak doğru yol olmayabileceğini, onları asıl hedefine taşıyacak olanın ise gerektiğinde bu yoldan sapma cesaretini gösterebilmek olduğunu vurguladı. Kendilerini hedeflerine taşıyan yolun bu olduğunu vurgulayan Türeci, "Hedefimiz, bilimi bir hayatta tutma becerisi ve insanlık için daha iyi bir yaşam oluşturmak için kullanabilmekti." ifadesini kullandı.

– "Sabancı Üniversitesi, ülkenin en iyi üniversitelerinden biri"

Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici ise gerek eğitim programlarının kalitesi ve özgünlüğü gerekse bilim dünyasına yapılan katkıları simgeleyen araştırma çıktıları ile Sabancı Üniversitesi'nin ülkenin en iyi üniversitelerinden biri olduğunu belirtti.

Aklın ve bilimin ışığını her zaman kendilerine rehber aldıklarını ve almaya devam ettiklerini aktaran Leblebici, hedeflerinin sadece Türkiye'nin değil, tüm dünyanın tanınan ve takdir edilen bir araştırma üniversitesine dönüşmek olduğunun altını çizdi. Yürütülmekte olan araştırma çalışmalarına proje katkısı boyutunda Sabancı Üniversitesi'nin, Türkiye'nin en önde gelen ilk 3 üniversitesi arasında yer aldığını, pandemi süresince eğitim ve araştırma altyapısını daha da zenginleştirecek adımları atmaya hiç ara vermeden devam ettiklerini belirten Leblebici, modern uzaktan eğitim altyapısı ile donatılan ana kampüslerinin önümüzdeki akademik yılda gerçek anlamda hibrit eğitim verilmesine olanak sağlayacak duruma getirildiğini ve tüm öğrencilerini yeniden kampüse kabul etmeye hazır olduklarını bildirdi.

2021 mezuniyet töreninde, her yıl Sakıp Sabancı'nın vasiyeti üzerine tamamı Sakıp Sabancı Fonu'ndan karşılanan özel bir ödüle layık görülen fakülte birincileri de açıklandı. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Birincisi Deniz Şahin, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Birincisi Selin Alara Dalgıç, Yönetim Bilimleri Fakültesi Birincisi Orkan Mamado oldu. Lisansüstü mezunları adına Şevval Özkaymak, lisans mezunları adına Alara Buyuran birer konuşma yaptı.

Törenin başlangıcında başta "onur konuşmacıları" olarak mezunlara mesajlarını ileten Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci ile tüm sağlık çalışanları, salgın sürecinde topluma yapmış oldukları katkılardan dolayı tüm mezunlar tarafından ayakta alkışlandı.