Sabiha Gökçen Havalimanı'ndaki uçak kazasına ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı

İSTANBUL (AA) – İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda meydana gelen uçak kazasına ilişkin kusur durumunun tespit edilmesi amacıyla bilirkişilerden istenen rapor tamamlandı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5 Şubat’ta 177 yolcu ve 6 mürettebatın bulunduğu İzmir-İstanbul seferini yapan Pegasus Havayollarına ait yolcu uçağının pistten çıkması sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında, sanıkların kusur durumunun belirlenmesi için bilirkişilerden istenen rapor tamamlandı. İnşaat Yüksek Mühendisi, Uçak Yüksek Mühendisi, Meteoroloji Yüksek Mühendisi, Kaptan Pilot, A Sınıfı il Güvenliği Uzmanı ve bir hukukçu bilirkişiden oluşan 6 kişilik heyet tarafından oy çokluğu ile hazırlanan rapor, soruşturma dosyasına sunuldu.

Raporda, Sabiha Gökçen Havalimanı 06 pistinin yüzey sürtünme özelliklerinin kaza sırasında kabul edilebilir seviyede olduğu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesi bağlamında yüzey kaplamasında sorun bulunmadığı, fakat RESA (pist sonu emniyet alanı) bulunmamasının kazanın vahametini artırdığı anlatıldı.

Rüzgarın kuvvetli ve hamleli olmasının sürüklenmeye sebebiyet vermiş olabileceği belirtilen raporda, özellikle hamleli rüzgarların görüldüğü anlarda anlık rüzgar verileri göz önüne alınarak daha dikkatli bir biçimde pist seçiminin yapılması, bu durumlarda kullanılan uçağın savrulma potansiyelinin de pilot tarafından göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulandı.

Raporda alçak rüzgar kayması, rüzgar yönü ve şiddetindeki değişimin pilot tarafından anlık olarak yakalanamaması, kaza öncesi raporlanan gök gürültülü sağanak yağış sebebiyle zeminin kayganlaşmış olması ile fren mesafesinin artması sebeplerinin birleşimi sonucu kazanın meydana gelmiş olabileceği görüşü aktarıldı.

Kusur durumları

Şüpheli kaptan pilot M.A’nın olay günü rüzgarın istikameti ve şiddeti, pist zemininin ıslak oluşu, limit üstü şiddetli kuyruk rüzgarı nedeniyle durma mesafesinin olumsuz etkilenebileceği ve pist dışına çıkma olasılığının olduğu ihtimallerini göz önüne alması gerektiği aktarılan raporda, ancak Yalova dolaylarında uçağa yıldırım isabet etmesinin verdiği stres ile mevcut meteorolojik koşulların kötü olması ve yolcuların bu hava koşullarından olumsuz etkilenmesinin önüne geçmek amacıyla bir an önce uçağı güvenli bir şekilde indirmeye odaklanması nedeniyle bunu yapamadığının tespit edildiği vurgulandı.

Raporda, şunlar kaydedildi:

“Kaptan pilot M.A. stabil yaklaşma kriterlerinden hıza uymayarak yaklaşmaya devam ettiği, uçağı indirdikten belli bir süre sonra 57 kt hızında pist içinde durabilecek seviyede yavaşladığını düşünerek hız freni (speed brake) ve otomotik freni (auto brake) kapatmıştır. Uçak 6 saniye boyunca pist üzerinde yavaşlamadan ilerlemiş ve pilotlar tarafından yavaşlamak amacıyla manuel olarak maksimum frenleme yapılmış, fakat pist üzerinde birikmiş olan su nedeniyle hydroplaning meydana gelmiş, sürati düşmeye başlamış olan uçak yerde kuvvetli kuyruk rüzgarı etkisiyle yavaşlayamamış ve söz konusu kaza meydana gelmiştir.”

Bilirkişi raporunda, bu nedenlerle kaptan pilot M.A’nın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu belirtildi.

Yardımcı pilot az tecrübeli

Şüpheli yardımcı pilot F.P’nin de, meterolojik koşullar hakkında kaptan pilotu bilgilendirme görevi olduğu aktarılan raporda, yol boyu telsiz teması sağlayıp uçuşun güvenle sürmesini temin etme, alınan meteorolojik bilgiler dahilinde performans hesaplaması yaparak uçağın bu veriler ışığında ilgili piste inip inemeyeceği konusunda kaptana yardımcı olma yükümlülükleri bulunduğu kaydedildi.

Yardımcı pilotun Pegasus Havayollarında 1 yıldan kısa süredir görev aldığı bildirilen raporda, yaklaşık 400 saatlik az bir tecrübesi bulunduğundan kendisinden daha tecrübeli kaptan pilotun gerçekleştirdiği yaklaşma ve iniş aşamalarında belli noktalarda, yüksek sürat ve glide slope farkları olduğu zaman yerinde sesli uyarıları yapmadığının görüldüğü aktarıldı.

Yardımcı pilotun ayrıca bu uyarıları yaptıktan sonra kaptan pilot tarafından herhangi bir düzeltme yapılmıyorsa önce “pas geç” sesli ikazı, hala tepki gelmiyorsa da kontrolleri alıp uçağı pas geçirmesi gerektiği kaydedilen raporda, yardımcı pilotun hem şirketteki hem de uçak içindeki düşük tecrübesinin etkisiyle bu görevleri tam olarak yerine getiremediği, bu nedenlerle tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirildi.

Kule görevlilerinin kusur durumu

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) C Ekip Şefi, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda hava trafik kontrolörü olan S.K’nın da uçağın inmesinin riskli olabileceği konusunda kendisinde kanaat oluştuğunu ifade etmesine rağmen, bu konuda ilgili trafiğe yaklaşmaya devam ve iniş için izin verdiği, pas geçmesi ile ilgili uyarı ve tavsiyede bulunmadığı, hatta yaklaşmakta olan trafiğin bu meteorolojik koşullarda nasıl olsa pas geçeceği düşüncesiyle trafiğin güvenliğini sağlamak için gereken önlemleri almadığı kaydedildi.

Raporda bu nedenle kule şefi olan S.K’nın meydana gelen kazada asli kusurlu bulunduğu açıklandı.

Yeşilköy Havalimanı Yaklaşma Hava Trafik Kontrolörü C Ekip Şefi N.B.nin de, kaza günü ilgili tarfikten önceki iki uçağın pas geçmesine ve meteorolojik şartların pistin iki yönünde de anlık değişim göstermesi nedeniyle tehlikeli durumlar oluşabileceğinin farkında olmasına ve hatta yaklaşan trafiğin bu koşullarda nasıl olsa pas geçeceği düşüncesine rağmen ilgili trafiği “course” den çıkartmaması nedeniyle asli kusurlu bulunduğu ifade edildi.

Raporda, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda hava trafik kontrolörü olan E.A’nın ise meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı belirtildi.

HEAŞ’ın kusur tespiti

Bilirkişi raporunda Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri AŞ’nin (HEAŞ) kusur durumunun anlatıldığı bölümde, Sabiha Gökçen Havalimanı 06 pistinin sonunun 20 metre kot farkı olan yaklaşık 100 metre uzunluğunda, içinden iki adet yol, tali yol ve yeni yapılan pist için yakın zamanda inşa edilmiş bir istinat duvarı bulunan bölge olduğu kaydedildi.

DHMİ’nin raporlarının tamamında bu bölgeye havalimanı dışından acil durum müdahale yollarının uygun olmadığının belirtildiği aktarılan raporda, bu durumun gerçekleşen kazadan 24 dakika sonra acil müdahale araçlarının uçak başına ulaşabilmesine neden olduğu vurgulandı.

Raporda, kaza günü pistin 06 pist tarafından bulunan J-K arasında lastik izi temizleme çalışmasının yapıldığının raporlandığı, ancak HEAŞ tarafından 6 Mart’ta yazılan yazıda yer alan Apron Yönetim Şefliği görev formu incelendiğinde bu pistin sonu olan K-E arasında herhangi bir lastik izi temizleme çalışmasının yapıldığının raporlanmadığı bilgisi verildi.

Bahsi geçen bu bölgede uçağın pistin üzerinde maksimum fren yapmasına rağmen yeterli seviyede yavaşlayamalarak pist sonunda dışarı çıktığı ve kazanın meydana geldiği anlatılan raporda, bu nedenlerle HEAŞ’ın meydana gelen kazada asli kusurlu bulunduğu anlatıldı.

Bir bilirkişiden kusur durumuna ilişkin “kişisel görüş”

Bilirkişi heyeti içinde yer alan hukukçu Necmi Demir, bilirkişi raporunun katılmadığı bölümlerine ilişkin kişisel görüş raporu hazırladı.

Kişisel görüş raporunda, uçak kazasının meydana gelmesine neden olan kişilerin kusur durumu ile ilgili nihai değerlendirme yapabilmek için uçak kazası ile ilgili Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Başkanlığı tarafından hazırlanacak nihai raporun beklenmesinin uygun olacağı savunuldu.

Söz konusu nihai raporun hazırlanmadan, bilirkişi heyet raporunun düzenlenmesinin uygun olmayacağı aktarılan kişisel görüş raporunda, eldeki verilerle kaptan pilot M.A. ile yardımcı pilot F.P’nin uçuş ekibi olarak birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle her ikisinin de asli kusurlu oldukları sonucuna varmanın daha doğru olacağı anlatıldı.

Kişisel görüş raporunda, diğer bilirkişi heyeti tarafından gerekçe olarak DHMİ’nin 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait denetim raporlarının tamamında bu bölgeye havalimanı dışından acil durum müdahale yollarının uygun olmadığı ve benzeri bulguların raporlanmış olmasına rağmen, HEAŞ tarafından herhangi bir düzeltici işlem yapılmamış olmasının gösterildiği ifade edildi.

Eğer söz konusu kazanın meydana gelmesinde HEAŞ’ın da asli kusurlu olduğu kabul edilecekse, öncelikle DHMİ’nin de kusurlu olduğunun kabulünün zorunlu olduğu savunulan kişisel görüş raporunda, “Zira DHMİ’nin yalnızca bir bulguyu yazması yetmez, bulgunun gereğinin derhal yapılmasını sağlayacak önlemleri de süratle alması gerekir.” ifadelerine yer verildi.

Kişisel görüş raporunda, eldeki verilerle Yeşilköy Havalimanı Hava Trafik Kontrolörü olan N.B.’nin kusurunun olmadığı, Sabiha Gökçen Havalimanı Kontrolörleri S.K. ile E.A’nın da tali derecede kusurlu olduğu görüşü bildirildi.

Raporda, kaptan pilot M.A. ve yardımcı pilot F.P’nin pilot yeterliliğinin bulunup bulunmadığı konusunda Pegasus Hava Yolları’nın sorumluluğunun da değerlendirilmesinin yerinde olacağı belirtildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, yolcularına terminalde alışveriş yaparken kazanmaları için geniş katılımlı bir kampanya başlattı.

Havalimanı işletmecisi İSG'den yapılan açıklamaya göre, terminal içindeki yiyecek ve içecek mağazalarının yanı sıra Duty Free mağazaları, PPG lounge alanları, Kepler uyku kabinleri, İSG Airport Otel ve havalimanı kapalı otoparkını kapsayan kampanya, 31 Aralık'a kadar devam edecek.

Kampanyaya katılan yolcular, terminal içinde bulunan yiyecek ve içecek mağazalarından yapacakları 150 TL ve üzeri alışverişlerde 20 TL indirim şansı yakalıyor ve bu indirimi kampanyaya katılan tüm markalara ait noktalarda kullanabiliyor. Yine kampanya dahilinde gelen yolcu katı Duty Free mağazasında en az 100 avro alışveriş yapan yolcular, anında 10 avro indirim fırsatı elde ediyor.

Öte yandan havalimanı dış hat giden katında bulunan Duty Free mağazasında alışveriş yapan yolcular ise 300 avro üzeri alışverişleri sonucu terminalde bulunan PPG Lounge'lara ücretsiz girme şansı yakalıyor. Yine dış hat giden katındaki Duty Free mağazasından 150 avro üzeri alışveriş yapan yolcular ise terminaldeki Kepler uyku kabinlerini kullanmaları halinde 20 TL indirim şansı kazanıyor.

Kampanya kapsamında havalimanının hemen yanında bulunan İSG Airport Otel'de ikinci kez konaklayan ve en az 150 TL harcama yapan misafirler ise otel restoranında 50 TL indirim elde ediyor. Ayrıca ikinci konaklamada aile suiti veya iki oda seçen misafirler ise ek indirim fırsatından faydalanabiliyor.

Yine İSG Airport Otel'deki restoranda 350 TL ve üzeri harcama yapan misafirler ise otel otoparkında 4 gün ücretsiz park fırsatı ve otelden havalimanına transfer imkanı kazanıyor.

Yine aynı kampanya kapsamında İSG otoparkında 4 günlük abonelik yaptıranlar, otopark içinde bulunan oto yıkama ünitesinde 20 TL indirim kullanabiliyor.

İSTANBUL (AA) – Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle seferlerini durduran yabancı havayollarının uçuşlarına yeniden başlamasının yanı sıra Anadolu Jet ve Pegasus Hava Yolları yeni dış hat uçuş noktaları açarak, frekans artışları yapıyor.

Sabiha Gökçen Havalimanı İşletmecisi İSG’den yapılan açıklamaya göre, birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de aşı programlarının devreye sokulması, havalimanları ve ülke genelinde sıkı salgın tedbirlerinin uygulanmasıyla mart ayında uluslararası uçuşlarda hareketlenmeler yeniden başladı.

Son olarak Azerbaycan’a ait Buta Airways, 14 Mart 2020’de iptal ettiği Sabiha Gökçen-Bakü uçuşlarını 18 Mart’ta tekrar başlatarak, daha önce Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan ara verdiği seferlerine yeniden yapan 9. havayolu şirketi oldu. Daha önce Air Arabia, Air Arabia Moroc, Qatar Airways, Nile Air, Salam Air, Pobeda, Flydubai ve Jazeera Airways pandemi nedeniyle Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan durdurdukları seferlerini yeniden başlatma kararıyla uçuşlarına başladı. Air Astana’nın düşük maliyetli havayolu şirketi Fly Arystan’ın da 28 Mart itibarıyla Türkistan ile Sabiha Gökçen Havalimanı arasında seferlere başlaması bekleniyor.

Anadolu Jet dış hat seferlerini arttırıyor

THY’nin alt markası olan Anadolu Jet de Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan yaptığı dış hat seferlerini artırma ve yeni noktalara uçma kararları alarak, mart ayı itibarıyla ilk adımları attı.

Öncelikle 11 Mart’ta İran’ın Urumiye kentine haftada 2 gün uçma kararı alan şirket, 19 Mart’ta da yine Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Bakü’ye haftada 2 gün uçacak. Böylece Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan İran’a, Tahran’ın ardından ikinci güzergah da açıldı.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye ise Pegasus ve Buta Airways’in ardından Anadolu Jet de uçmaya başladı. 1 Nisan’dan itibaren Türkiye ve Azerbaycan arasında yapılacak olan seyahatlerde pasaport yerine yeni tip kimlik kartları ile seyahatler yapılabilecek.

Anadolu Jet’in yaz sezonunun başlangıcına kadar Sabiha Gökçen Havalimanı çıkışlı İngiltere, Almanya, İsviçre, Bosna Hersek, Danimarka ve Fransa gibi ülkelerde yeni dış hat uçuş noktalarını açıklaması, mevcut uçuşlarında da frekans artışına gitmesi bekleniyor.

Pegasus yurt dışı ağını genişletiyor

Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan uçan yerli havayolu şirketi olan Pegasus Hava Yolları da yurt dışı ağını genişletiyor.

28 Mart’ta Ukrayna’nın Odessa kentine haftada iki gün uçmaya başlayacak Pegasus, 7 Mayıs’ta ise Gürcistan’ın Batum kentine de yine haftada iki gün sefer düzenleyecek. Pegasus’un da önümüzdeki günlerde hem yeni dış hat noktalarını açıklaması hem de mevcut dış hat sefer sayılarını artırması bekleniyor.

Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan halihazırda 37 ülkeden 117 destinasyona seferler yapılıyor. Bu seferlerin 80’i uluslararası, 37’si ise yurt içi uçuş noktasına oldu.