Sağlık Bakanlığından 'kurban etini 24 saat buzdolabında dinlendirin' uyarısı

ANKARA (AA) – Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Yeni kesilmiş kurban etinin buzdolabının üst rafında 24 saat boyunca dinlendirilmesi önerilir. Özellikle mide ve bağırsak rahatsızlığı olan kişiler dinlendirilmiş et tüketmelidir.” uyarısında bulunuldu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KAYSERİ (AA) – Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış, Türkiye’nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı TURKOVAC’ın üniversitelerinde geliştirilmesi sürecine ilişkin, “Aykut Özdarendeli ve ekibi çok çok etkin ve yetkin bir ekip hem de 2013’ten beri devam eden fiziki altyapımız buna uygundu. Bu bizim hızlı olmamızı gerektirdi. Tecrübe olduğu için neyin ne zaman gerekeceğini bildiği için Aykut hoca ve ekibi, onunla ilgili önce tedbir aldı, bize sundu, biz de gereklerini yaptık.” dedi.

Aşı Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezinde AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Rektör Çalış, salgının ortaya çıktığı ilk günden itibaren ekiplerinin büyük bir gayretle çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Yerli aşı adayının tüm çalışmalarının ERÜ bünyesinde yapıldığını hatırlatan Çalış, TURKOVAC’ın Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı tarafından desteklendiğini vurguladı.

“Çok şükür hem preklinik çalışması hem de Faz-1 ve Faz-2 çalışması çok başarılı geçti.” diyen Çalış, birkaç gün önce de Faz-3 çalışmasına geçildiğini ve aşının uygulamasının yapıldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından aşıya “TURKOVAC” isminin verildiğini hatırlatan Çalış, “İnşallah Faz-3 de başarılı geçer, bir an önce yerli aşımız hem vatandaşlarımıza hem tüm dünyaya hem de mazlumlara uygulanır.” dedi.

Çalış, Faz-3 aşamasını Sağlık Bakanlığının koordine ettiğini belirterek, “Dolayısıyla Sağlık Bakanımız da açıkladı, 20 bine yakın ve üzerinde gönüllüde uygulanacağını ifade ettiler. Faz-3 aşaması yeni başladı.” diye konuştu.

ERÜ’nün araştırma üniversitesi olduğunu vurgulayan Çalış, şunları kaydetti:

“Araştırma üniversitelerinin, asla eğitim öğretimden taviz vermeden Ar-Ge’ye yoğunlaşması gerekiyor. Biz Erciyes Üniversitesi olarak da birçok alanda çok büyük başarılar elde ediyoruz. Aşı örneğini verecek olursak, belki Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir üniversitede Faz-2’yi başarılı bir şekilde bitirmiş çok az örnek vardır. Biz preklinik çalışmayı burada yaptık ve burada geliştirdik. Faz-1 ve Faz-2’yi yine Erciyes Üniversitemizdeki İyi Klinik Araştırma ve Uygulama Merkezinde yaptık. Faz-1 ve Faz-2 de başarılı bir şekilde geçti. Bir üniversitede Faz-2’nin sonuna gelip her aşamayı başarılı geçiren güzel bir örnek, tek örnek diyebiliriz. Bununla gurur duyuyoruz. Erciyes Üniversitesi olarak ülke olarak gurur duyuyoruz. Daha birçok çalışmalar devam edecek. Şunu ifade etmek isterim; yeni aşı uygulama araştırma merkezimiz yapılıyor. Gelecek yıl inşallah bitecek. Orası bittiğinde bir aşının Faz-1, Faz-2, Faz-3’teki gönüllülere uygulama dozunu da biz orada üreteceğiz, bu çok önemli. Hiç kimseye ihtiyaç kalmadan üniversitemiz Faz-3’ü tamamlayıp aşıyı ticari hale getirip insanlığa sunmuş olacak. İnşallah 2022’de aşı merkezimiz bittiğinde onu başaracak düzeye geleceğiz.”

“3. doz olarak yerli aşımız yetişir diye ümit ediyoruz”

Araştırma üniversitesi olarak yeni çalışmalarının olduğuna değinen Çalış, “Tabii sadece Kovid-19 değil bizim birçok projemiz var, şu anda çeşitli enfeksiyon hastalıklarına karşı, kanser hastalıklarına karşı aşı geliştireceğimiz projelerimiz var. İleride birçok aşının Erciyes Üniversitesinden çıkacağını söyleyebilirim.” dedi.

Çalış, yerli aşının Türk ismiyle anılmasının gurur verici olduğunu belirterek, bundan dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

“Yani Türk isminin burada olması Türkiye’de geliştirilen bir aşının insanlığa, mazlumlara ulaşacağını düşünecek olursak geçekten müthiş bir isim, hayırlı, uğurlu olsun.” diyen Çalış, bulunan ismin birçok kesim tarafından beğenildiğini de kaydetti.

Yerli aşıya karşı güven olacağını anlatan Çalış, şöyle devam etti:

“Sağlık Bakanlığımızın izin verdiği tüm aşılar zaten etkili ve güvenilir aşılardır. O soru hep geliyor. Tabii yerli aşımızı bekleyen birçok vatandaşımız oldu. İnşallah yerli aşımız da ticari olarak da kullanılacağını düşünüyorum ama şu anda hangi aşıya ulaşabiliyorlarsa olmaları gerekiyor çünkü bir pandemi durumu var. Sayın Bakanımız da açıklamıştı ileriki dönemlerde takviye olarak veya 3. doz olarak yerli aşımız yetişir diye ümit ediyoruz.”

Çalış, yerli aşının antikor düzeyi ile ilgili şunları kaydetti:

“Tüm aşı olan gruptaki gönüllülerimizde yüzde 100 antikor oluştu. Bu, çok büyük bir veri. Aynı zamanda etkinlik gösteren başka parametreler de var. Onlar da çok etkin çıktı, sadece antikor değil, diğer etkinlik parametreleri de çok iyi çıktı. Bunu Sağlık Bakanlığımız da biliyor. Biz onlara gönderdik verileri. Etkinlik çok iyi tabii Faz-2’deki etkinlik değil Faz-3’teki çalışma bu amaçla yapılacak. Hem güvenlik hem etkinlik Faz-3’te de yapılacak. İnşallah onun sonucu da iyi çıkar diye ümit ediyoruz. Mutant virüslerle ilgili Aykut hocamız ve ekibimiz çalışıyor. İlk İngiliz varyantı ön plana çıktığında da hemen çalışmalara başladılar. Onunla ilgili güzel sonuçlar var ama bunu şimdiden söylemek istemiyoruz, çalışmalar devam ediyor.”

ERÜ olarak her şeyi prosedüre uygun olarak yaptıklarını vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Çalış, şöyle devam etti:

“Aslında aşılar 3-5 belki 10 yılda çıkabilecek ürünler. Bizim aşı uygulama araştırma merkezimiz 2013 yılında kuruldu ve 2015 yılında resmi olarak faaliyete geçti. Çok etkin bir merkez. Niye bu kadar hızlı sorusuna, gerçekten hem bizim ekibimiz, Aykut Özdarendeli ve ekibi çok çok etkin ve yetkin bir ekip hem de 2013’ten beri devam eden fiziki altyapımız buna uygundu. Bu bizim hızlı olmamızı gerektirdi. Tecrübe olduğu için neyin ne zaman gerekeceğini bildiği için Aykut hoca ve ekibi, onunla ilgili önce tedbir aldı, bize sundu, biz de gereklerini yaptık. 5 ay sonra gerekecek bir malzemeyi 5 ay önce temin etmeye çalıştık. Bunlar çok etkili oldu. Bazı ülkelerin SARS ve MERS virüsü ile ilgili çalışmaları vardı, dolayısıyla onların en az 6-7-8 ay bizden önce olacağını biz tahmin ediyorduk. Yani sıfırdan başlayıp 1,5 yıl içerisinde Faz-2’yi de içinde olacak şekilde tüm aşamaları çok başarılı bir şekilde geçmemiz çok büyük bir başarı, biz bununla gurur duyuyoruz Erciyes Üniversitesi olarak.”

“Kaliteden asla taviz vermedik”

Prof. Dr. Aykut Özdarendeli’nin başarılı çalışmalara imza attığını belirten Çalış, yapılan tüm çalışmaların dünya standartlarında prosedürlere uygun bir şekilde yapıldığını söyledi.

“Biz kaliteden asla taviz vermedik, prosedürden asla taviz vermedik.” diyen Çalış, İyi Klinik Uygulama ve Araştırma Merkezinin dünya çapında kuruluşlarca, Avrupa İlaç Ajansı, Kanada, ABD gibi birçok yer tarafından denetlendiğini ve kabul edilen bir merkez olduğunu ifade etti.

Dünya çapında büyük şirketlerin faz çalışmalarının yapıldığı bir merkezin aşı çalışmalarında kendilerinin hızını artırdığını vurgulayan Çalış, “Onun için araştırma üniversitelerinin misyonu Ar-Ge çalışması yapmak, ürün geliştirmek, çıktı ortaya koymak. Özellikle Erciyes Üniversitemizin bu alanda çok yetkin olması bizi çok ön plana geçirdi.” dedi.

Çalış, 17-18 merkezde aşı çalışması yapıldığını hatırlatarak, onlarda da çok iyi sonuçlar çıkacağını ümit ettiğini dile getirdi.

Yakın zamanda birden çok yerli aşının olacağına inandığını belirten Çalış, Aşı Uygulama ve Araştırma Merkezinde Aykut Özdarendeli ile beraber 8-10 kişilik çekirdek ekip tarafından aşının geliştirildiğini aktardı.

Çalış, İyi Klinik Uygulama ve Araştırma Merkezinde ise 28-30’a yakın ekibin olduğunu, orada da faz çalışmalarının bu ekip tarafından yürütüldüğünü sözlerine ekledi.

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından isminin “TURKOVAC” olduğu açıklanan yerli inaktif aşının çalışmaları, çalışma merkezlerinden olan Ankara Şehir Hastanesi’nde devam ediyor.

Aşı, faz 3 çalışmaları kapsamında e-Nabız üzerinden randevu alan ve gönüllülük şartlarını taşıyan vatandaşlara uygulanıyor.

Hastanede yürütülen çalışmalarına ilişkin bilgi veren Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Bircan Kayaaslan, nihayet beklenen aşamanın geldiğini, bu haftadan itibaren faz 3 çalışması kapsamında gönüllülere aşıların uygulandığını söyledi.

Gönüllülerin e-Nabız’dan üzerinden başvuru yaparak randevu aldığını belirten Kayaaslan, daha sonra hastanede yapılan ön değerlendirmelerin ardından aday olarak kabul edildiklerini anlattı.

Doç. Dr. Kayaaslan, kişiden hem kan hem de PCR testi aldıklarını belirterek, “PCR testi o anda mevcut pozitifliğinin olmaması için alınıyor. Çünkü bazen belirti göstermese de virüsü taşıyabiliyor. Bunları dahil etmiyoruz. Aldığımız kan tetkikinde de SARS-CoV-2’ye yönelik antikorlarına bakıyoruz. Kişi kendisi bilmese de geçmişte bu hastalığı geçirmişse onları da dahil etmiyoruz.” dedi.

İçinde bulunulan olumsuz koşullardan çıkabilmek için aşılama oranlarının yukarı çekilmesi gerektiğini vurgulayan Karaaslan, “Bu da yerli ve milli bir aşımız. Daha önceki çalışmalar oldukça etkin olduğunu gösteriyor. Gönüllü olan bütün vatandaşlarımızın merkezlerimize başvurmasını bekliyoruz.” diye konuştu.

“Yerli aşıya daha çok inanıyordum”

Aşı için gönüllü olan ve Ankara’da erkek kuaförü olarak çalışan 33 yaşındaki Tahsin Tunç ise şöyle konuştu:

“Mesleki önceliğim olmasına rağmen gönüllü olduğum için aşı olmadım, biraz daha bekledim. Çünkü çalışmaya katkı sağlamak istiyordum ve yerli aşıya daha çok inanıyordum. Diğer aşılar yaklaşık 7-8 aydır piyasadayken yerli üzerine hala çalışılıyor olması ve tabii ki yerli hekimlerimize güveniyor olmam bunun en büyük nedenlerinden bir tanesiydi.”

Diğer bir gönüllü 24 yaşındaki Muhammet Çelik de “Gönüllü olmamın ilk sebebi Türk aşısı olması ve güvenilir olması. Diğerlerini olacağıma Türkiye’nin ürettiği aşıyı olmam daha isabetli diye düşündüm.” dedi.

İnsanların bir an önce aşı olmasının ve sosyal hayata karışmalarının önemine işaret eden Çelik, herkese aşı yaptırmaları çağrasında bulundu.

Gönüllüler hastanede hangi aşamalardan geçiyor

e-Nabızdan gönüllülük başvurusunda bulunanlar için öncelikle hastaneden kayıt oluşturuluyor.

Yapılan bilgilendirmenin ardından Kovid-19 geçirip geçirmediğinin anlaşılabilmesi için kan ve PCR testine yönlendirilen gönüllüler, daha sonra çalışma odasına gelerek aşılarını oluyor ve yarım saat bekletiliyor.

Gönüllüler, herhangi bir yan etkiyle karşılaşmaları halinde “0850 222 00 79” numaralı telefonu arayarak sağlık ekiplerini semptomları hakkında bilgilendiriyor.

40 bini aşkın gönüllünün faz 3 çalışmasına katılması uygun bulundu

Yerli aşı “TURKOVAC”ta faz 3 çalışması için gönüllüler 18-55 yaş aralığında, Kovid-19 geçirmemiş, PCR testi pozitif olmayan, daha önce Kovid-19 aşısı yaptırmamış, ayrıca Toraks bilgisayarlı tomografisi (BT) testi veya antikoru pozitif olmayan kişiler arasından seçildi.

Ayrıca bağışıklık sistemini etkileyen kronik hastalıklardan “kelebek hastalığı” olarak da adlandırılan Sistemik veya Kutanöz Lupus Eritematozus, otoimmün hastalıklar, Romatoid Artrit, Guillain-Barre Sendromu, Sjögren Sendromu, Glomerülonefrit, Haşimato hastalığı, HIV ve dev hücreli arterit hastalıklarını taşıyanlar da çalışma dışında bırakıldı.

Belirlenen koşulları sağlayan aday gönüllüler ayrıca e-Nabız üzerinden, toplu taşıma araçlarını kullanıp kullanmadığı, çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa insanlara yakın, halka açık bir ortamda mı görev yaptığı sorularının yer aldığı ankete yanıt verdi.

Bu kapsamda, başvurular arasından gereken şartları sağlayan yurt içi ve yurt dışındaki 40 bini aşkın gönüllünün yerli aşının faz 3 çalışmasına katılması uygun bulundu.