Sağlık görevlisi Büşra, Türk insanını hem duygulandırdı hem gururlandırdı

EDİRNE (AA) – Avrupa'ya gitmek için sınırda beklerken Yunanistan tarafından atılan gaz bombasına maruz kalanlara şefkatle müdahale eden acil tıp teknisyeni Büşra Durmaz'ın merhameti duygulandırdı.

Pazarkule Sınır Kapısı'nda yüzlerce düzensiz göçmen, Yunanistan'a geçmek için bekliyor.

Yunanistan güvenlik güçleri ise jiletli telle tahkim edilmiş barikat kurduğu tampon bölgede bekleyen göçmenlere sık sık gaz bombası atıyor.

Üç gün önce atılan bir gaz bombasından, aralarında bebek ve çocukların da olduğu yüzlerce göçmen etkilendi.

Nefes almakta güçlük çeken pek çok bebek, annelerinin kucağında ambulanslara yetiştirildi.

Bu ambulanslardan birinde müdahaleyi gerçekleştiren acil tıp teknisyeni Büşra Durmaz'ın, nefes almakta güçlük çeken bebek ve çocuklara oksijen vermesi, çikolata dağıtması Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Salih Baran tarafından görüntülendi.

Bu görüntüler, sosyal medyada paylaşılmasının ardından çokça beğeni, paylaşım ve tebrik aldı.

– "Bu olaylarda en çok etkilenen çocuklar oluyor"

İstanbul 112 Pendik 7 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda acil tıp teknisyeni (ATT) olarak görev yapan Büşra Durmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekibinin gönüllü olarak bu görevi istediğini söyledi.

112 ekibinin alandan çıkışı sırasında Yunan askerlerinin düzensiz göçmenlere biber gazı ile müdahale ettiğini anlatan Durmaz, "Bu alanda çok fazla çocuk ve bebek vardı. Ambulansın etrafını çevreleyerek bizi durdurdular. Yetişkin vakalar da vardı. O sırada ekip arkadaşım Tansu durumu kötü olan bir bebekle ilgilendi. Diğer ekip arkadaşım Murat yetişkin hastalarla ilgilenirken, ben de hızlı bir şekilde bütün bebek ve çocukların müdahalelerini tamamladım." diye konuştu.

Durmaz, bu tür görevlere giderken çocukları sevindirebilmek adına her zaman yanlarında çikolata götürdüklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Ağladıkları ve üzüldükleri için mutlu olsunlar, yüzlerinde tebessüm olsun diye hepsine birer çikolata ikramında bulundum. Bu meslek vicdan ya da merhamet duygusu olmadan yapılabilecek bir meslek değil. Allah'a şükür biz bunları barındırıyoruz. Burada çalışan bütün gönüllü arkadaşlarım aynı duygudalar. Polis olsun, asker olsun… Bu olaylarda en çok etkilenen çocuklar oluyor. Dünyanın neresine gidersek gidelim çocuk her yerde çocuktur. Onları mutlu, huzurlu edebilmekti amacımız. Çocuklar bir taneler, sevimliler."

Yunan askerlerinin gaz saldırısından kendilerinin de etkilendiğini vurgulayan Durmaz, "Ama sağ olsun Başhekimimiz Uzman Dr. Yusuf Uğurlu bize hemen ertesi sabah gaz maskeleri ulaştırdı. Şu an daha sağlıklı şekilde müdahalede bulunabiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile 2. Ordu İleri Komuta Yeri’nde dün yaptığı inceleme ve denetlemeler kapsamında, harekat merkezini ziyaret etti, 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Esas Komuta Yeri’nde görevli personelle bir araya geldi.

Bakan Akar, burada yaptığı açıklamada, Yunanistan’ın Fransa’dan aldığı 18 Rafale savaş uçağı ile Yunan yetkililerin son dönemdeki söylemlerine değindi.

Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’ta hak, alaka ve menfaatlerin korunması için kendilerine düşen görevleri kararlılıkla yerine getirmeye devam ettiklerini dile getiren Akar, “Anlaşmalar çerçevesinde barış, huzur, diyalogla sorunlara siyasal çözümler bulunmasından yana olduğumuzu Yunan komşularımıza her zaman söylüyoruz. Yunan komşularımız ise provokatif açıklamalardan, saldırgan söylemlerden bir türlü vazgeçmedi, vazgeçmiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin hukuktan, diyalogdan ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu bir kez daha vurgulayan Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu samimi olarak söylüyoruz. Bir tarafta Lozan diğer tarafta Paris antlaşmaları söz konusu. Yunan komşularımız bunları dahi yok saymak, göz ardı etmek gibi bir eğilime giriyor. Bunları kabul etmemiz mümkün değil. Anlaşmalarla gayri askeri statüde olan adalar var. Taraflar bu anlaşmayı yapmış ve ‘Şu adalar silahlandırılamaz, bunlar gayri askeri statüde olacak’ demiş, bunda mutabık kalmışız. Bunlar şimdi silahlandırılıyor. ‘Tehdit var’ diyorlar. Tehdit asla söz konusu değil. Türkiye’nin şu anda Yunanistan’a karşı herhangi bir saldırgan tutumu söz konusu değil. Biz ‘diyalog, uluslararası anlaşmalar, hukuk, teamüller’ diyoruz. Fakat her seferinde provokatif açıklamalarla bizim bu barışçıl yaklaşımımız ters yüz edilmektedir.”

Egemenliği Anlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalıklar’a (EGEAYDAAK) da değinen Akar, “Yunan komşularımız bunlara da sahip çıkmak gibi bir saldırgan tutum içinde.” dedi. Yunanistan’ın son dönemdeki silahlanma politikalarını da eleştiren Akar, şunları kaydetti:

“Bir silahlanma yarışı tutturmuş, gidiyorlar. Uçak, silah, araç gereç alıyorlar. Üç-beş kullanılmış uçakla güç dengelerinin değişmesi mümkün değil. Dolayısıyla Yunan komşularımızın saldırgan çözümler değil, barışçıl, siyasal çözümler için uğraşmalarını, buradaki sorunlara yönelik çözüm gayretimize katkı sağlamalarını bekliyoruz. Biz bir taraftan istişari görüşmeleri yaparken diğer taraftan NATO’da ayrıştırma usulleri görüşmelerini yapıyoruz. Ayrıca güven artırıcı önlemler çerçevesinde ikisi Atina’da biri Ankara’da olmak üzere üç toplantı yaptık. Dördüncü toplantının da Ankara’da yapılması için kendilerini samimi şekilde davet ediyoruz. Yunan komşularımızın barışçıl çözümleri desteklemelerini ve bu şekliyle Ege ve Akdeniz’in barış denizi olmasını, tarafların refahına katkı sağlamalarını bekliyoruz. Aksi halde bu kadar borcun içindeki Yunanistan’ın ilave birtakım harcamalarla halkının refahına darbe indirmesinin anlamı yok. Çünkü biz iki ülke halklarının iyi komşuluk ilişkileri içinde, refah, barış içinde yaşamalarından yanayız. Tüm çalışmalarımız da buna yöneliktir.”

“Herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceğiz”

Yunanistan tarafından yayımlanan NAVTEX’lere yönelik ise Akar, “Turizm döneminde, iki tarafın milli günlerinde, bayramlarında herhangi bir şekilde tatbikat yapılmaması konusunda mutabık kalmamıza rağmen maalesef Yunan komşularımız bunu da göz ardı ederek bunu da ihlal ediyor.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin “barış, uluslararası hukuk, iyi komşuluk” söylemlerinin zafiyet olarak anlaşılmaması gerektiğini de belirten Akar, şöyle devam etti:

“Biz Ege’deki, Doğu Akdeniz’deki ve Kıbrıs’taki hem kendi hem de Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını ve menfaatlerini korumakta ve kollamakta kararlıyız. Bu konuda yapılması gereken ne varsa azimle, kararlılıkla bunları yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Bundan kimsenin tereddüdü olmasın. Herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceğimizi de herkesin bilmesini istiyoruz. Bugüne kadar haklarımızı çiğnetmedik, bundan sonra da çiğnetmeyeceğiz. Biz barışçıl yolların esas olması gerektiğini, barış için karşılıklı iş birliğine hazır olduğumuzu tekrar tekrar muhataplarımıza söylemeye devam ediyoruz. Yunan komşularımızdan beklentimiz bu. Olumlu cevap vermelerinin zamanının geldiğine ve bu şekilde sorunlara siyasal çözümler bulunabileceğine inanıyoruz. Bunu sadece biz değil, Yunanistan’daki akademisyenlerin, emekli askerlerin, diplomatların da aynen söylediğini görüyoruz. Bunun, Yunan yöneticiler tarafından da görülmesini ve buna göre tavırlarını belirlemelerini bekliyoruz.”

“50 senedir denenmiş yollarla çözüm olmaz”

Bakan Akar, Kıbrıs konusuna ilişkin ise “50 seneden beri denenmiş yollarla çözüm olmadığı ortada. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Annan Planı’nı reddetmiş bir toplum. Geldiğimiz noktada aynı yerde tekrar zaman kaybetmenin manası yok. Bu konuda KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kararını verdi. Egemen, bağımsız iki eşit devlet. Bunu herkesin sindirmesi, özümsemesi lazım.” diye konuştu.

Hidrokarbon başta olmak üzere tüm zenginliklerin eşitçe, hakça bölüşülmesinin önemine değinen Akar, “Siz Kıbrıs’taki Türkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yok sayarak bir yere varamazsınız. Türkiye, anlaşmalarla garantör bir devlettir. Diğer garantörler ne yapar ne yapmaz onu kendileri bilir ama biz garantör olarak hak ve sorumluluklarımızı yerine getirmekte bugüne kadar olduğu gibi kararlıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

MUĞLA (AA) – Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Kızılağaç açıklarında can salı içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisi üzerine bölgeye hareket etti.

Ekipler, Yunan unsurlarınca Türk kara sularına itildiği belirlenen can salındaki 26 düzensiz göçmen ile yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmaya çalışan 2 Türk’ü bota alarak karaya çıkardı.

Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

Can salındaki 2 Türk hakkında ise işlem başlatıldığı öğrenildi.