Sakaryalı iş adamından hastaneye 5 bin siperlikli maske bağışı

SAKARYA (AA) – Yeni tip koronavirüs (Kovid- 9) ile mücadelede fedakarca çalışan sağlık personeline destek olmak isteyen Sakaryalı iş adamı, kentteki hastaneye 5 bin siperlikli maske bağışında bulundu.

SATSO'dan yapılan açıklamaya göre, hem halk sağlığını korumak hem de koronavirüsün ekonomiye olası zararlarını en aza indirmek için çalışma yürüten SATSO Yönetim Kurulu, hastanelerin bu süreçteki ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çözüm geliştirdi.

SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ öncülüğünde yapılan istişare toplantıları neticesinde 32. Meslek Komitesinden Yönetim Kurulu Üyesi Semih Çokay'ın sahibi olduğu fabrika bünyesinde siperlikli maske üretimine başlandı.

Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin acil ihtiyaçları arasında yer alan koruyucu siperlikten 5 bin adet üretilerek hastaneye hibe edildi.

– "Desteğimizi vermeye devam edeceğiz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen SATSO Yönetim Kurulu Üyesi Semih Çokay, maddi kazanç elde etmenin ötesinde yaşanan zorlu süreçteki mücadeleye katkı sağlamak amacıyla başladıkları koruyucu siperlik üretiminde önceliğin Sakarya'nın ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu belirtti.

Seri şekilde üretilen 5 bin siperlikli maskeyi Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağışladıklarını aktaran Çokay, "Biz sıcak evimizde, sonsuz imkanlarımızla dahi evde kalmaktan yakınırken, onlar sevdiklerinden, ailelerinden ayrı, büyük risk altında ve zorlu bir mücadele içindeler. Sizler bizler için çok çok değerlisiniz. Sağlığınız sağlığımızdır. Üreten kesim olarak desteğimizi vermeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

TSO Yönetim Kurulu Başkanı Altuğ da sürecin birlikte hareket etme ve birbirlerini düşünerek yaşamanın önemini bir kez daha gösterdiğini vurguladı.

İş dünyasının, bu süreçte maddi getiriden çok bu dönemi en az yarayla atlatmak için ülkenin ve insanların geleceğini gözeterek çalıştığını belirten Altuğ, "Çok değerli iş insanı Semih Çokay, bu dönemin en önemli ihtiyacı haline gelen koruyucu siperlik üretti. Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağışta bulunduk. Kendi imkanlarıyla ilk defa tecrübe ederek önemli bir açığı kapatmak üzere yaptığı girişimden dolayı kendisini tebrik ediyor, camiam adına teşekkür ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, yüz yüze eğitime ilişkin yol haritasının açıklanmasının ardından birim amirleri ve il milli eğitim müdürleriyle toplantı yaptı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, toplantıya, Bakan Yardımcıları Petek Aşkar, Ahmet Emre Bilgili ve Sadri Şensoy, ilgili birim amirleri ve 81 il milli eğitim müdürü katıldı.

Toplantıda, tam zamanlı olarak yüz yüze eğitime 6 Eylül’de başlanacağını, 1-3 Eylül günlerinde ise okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için uyum eğitimleri yapılacağını hatırlatan Bakan Özer, tek tek tüm illerdeki son çalışmalar hakkında bilgi aldı.

“Okulum Temiz Belgesi” koşullarının takip edildiğini, sınıf, kantin, yemekhane ve varsa pansiyon her türlü kapalı alanın her gün dezenfekte edilerek gerekli hijyenin sağlanacağını belirten Özer, şunları kaydetti:

“Okullarda yüz yüze eğitimin bir kez daha aksamaması için maske, mesafe ve hijyen kurallarından asla taviz vermeyeceğiz. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve diğer eğitim çalışanlarımız okula maske takarak gelecekler. Öğrenci ve personelimizin okul içinde maskeye ihtiyaç duymaları durumunda okul idarelerimiz ücretsiz maske temin edecek. Kurum personeli ve öğrenciler dışındaki kişilerin okula giriş ve çıkışları okul yönetimleri tarafından sınırlandırılacak.”

Özer, Bakanlık bünyesinde yeni kurulan elektronik takip sisteminin de devreye girdiğini bu yolla il, ilçe, kurum ve okul düzeyinde tüm süreçlerin anlık olarak takip edildiğini belirtti.

Toplantıda, hijyen koşullarına ilişkin hazırlıkların yanında kısa süre önce yangın ve sel felaketlerini yaşayan illerdeki son hazırlıklar da gündeme geldi.

Okulların onarım çalışmalarının hızla devam ettiğini kaydeden Bakan Özer, il yöneticilerine okulların açılış tarihine kadar hazırlıkların tamamlanması talimatı verdi.

İSTANBUL (AA) – İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadelede aşılamanın önemine dikkati çekerek, belki de aşılamadan bile önemli bir konunun da “sosyal mesafenin korunması” olduğunu söyledi.

Avdagiç, “Kovid-19 salgını etkisinden ve gücünden hiçbir şey kaybetmedi. Sadece bizler ona biraz daha alışıp, yol açtığı tahribatlara ve ölümlere alıştık. Maalesef gördüğümüz manzaralar, sosyal mesafeyi korumanın ikinci plana atıldığını gösteriyor. Bu konuya, tekrar kısıtlı günlere dönmemek için, üretimin kesintiye uğramaması için çok dikkat etmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Ödenen onca bedele rağmen maskeye hala yeterince önem verilmediğini ifade eden Avdagiç, “İş yerlerimiz, işletmelerimiz ve insanımız maske takmayanların ve maskesini burnunun altına tutanların ciddi tehdidi altında. Neredeyse ‘maske karşıtlığı’na dönüşen yaklaşım ve uygulamalar var. Sosyal mesafe karşıtlığı, aşılama karşıtlığını geçmiş durumda.

Kovid-19 aşısı, ‘Maskeni niye doğru takmıyorsun?’ diyenlere ‘Ama ben aşımı oldum’ cevabını vermeleri için yapılmıyor. Maske takmamak için mi aşı olduklarını sanıyorlar, gerçekten anlamakta zorluk çekiyoruz. Maskesini burnunun altında takanlar, sosyal mesafeye dikkat etmeyenler bana göre maske karşıtıdır. Çünkü, uzmanların da dediği gibi, sadece aşılama ile pandemiyi bitirmek mümkün değil.” diye konuştu.

Avdagiç, Kovid-19’un resmen duyurulmasının üzerinden 20 ay, ülkemizde ise ilk vakanın görülmesinin üzerinde 17 ay geçtiğini hatırlatan Avdagiç, “Maalesef pandemi hepimizden bir adım önde gidiyor. Ona çelme takmak, ancak aşıyla, gerçek anlamda maske takmakla, sosyal mesafeye dikkat etmekle ve hijyenle mümkün olacaktır. Salgını o zaman durdurup biz öne geçeceğiz. Bunun bir kez daha vurgulamak istiyorum.” diye konuştu.

“Enflasyonla topyekun mücadeleye odaklanmış bir para ve maliye politikası başarının ön koşulu”

Şekib Avdagiç, Türkiye’nin ihracatta iki eşiği birden aştığını belirterek, 12 aylık toplam ihracatın temmuzda yıllık ilk kez 200 milyar dolar sınırını geçerek 201 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Avdagiç, “Dünya toplam mal ihracatının 19 trilyon dolar olması halinde, mevcut yıllık ihracat tutarıyla bile Türkiye’nin küresel ihracattan aldığı pay, yıl bitmeden ilk kez yüzde 1’in üzerine çıkacak görünüyor. 2020 yılında yüzde 0,96 seviyesindeydi. Bu da ikinci önemli eşik. Psikolojik eşiği geçtik. Şimdi tüm ihracatçılar olarak kısa vadeli ilk hedefimiz bu payı, yüzde 1.5’a çıkarmak olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Avdagiç, emtia ve navlundaki yüksek artışlar ile küresel faiz oranlarının yeniden yükselişe geçeceği beklentilerinin, Türkiye’de enflasyon rakamlarına etki yapacağını belirterek, şunları kaydetti:

“Türkiye olarak enflasyonla mücadelede gerekli tedbirleri şimdiden almalıyız. Enflasyonla topyekun mücadeleye odaklanmış bir para ve maliye politikasının oluşturulması ve kararlılıkla uygulanmasını, başarının ön koşulu olarak görüyoruz. Tüm toplum kesimlerinin desteğini almış böylesi bir program, sorunun daha az maliyetle daha kısa sürede çözüme kavuşturulmasının da anahtarı olacaktır”

Girişimcilerin, iş dünyasının sanayide katma değerli üretimi önceleyen politikaları hayata geçirmeleri gerektiğini kaydeden Avdagiç, “Eğitimde gelişen teknolojileri önceleyen altyapıyı oluşturmalıyız. Ülke olarak vergide adaleti, enerjide dışa bağımlılığı azaltmayı ve tarımda yüksek verimliliği, sosyal güvenlik sisteminde sürdürülebilirliği gözeten yapısal reformları yürürlüğe koymalıyız. Tüm bunlar, emin olun ki, Türkiye’nin sürdürülebilir, kaliteli ve kapsayıcı büyümesinin önünü açacaktır.” diye konuştu.

“2022 İTO’nun yeni projeleri için de açılım yılı olacak”

İTO Başkanı Avdagiç, 2022 yılının İTO’nun yeni projeleri için açılım yılı olacağını ifade ederek, “İTO eski merkez binamızı aslına uygun olarak yeniden inşa çalışmalarımız sürüyor. Kasım 2022’de tüm inşaat bitmiş olacak. Tarihi Liman Han projemizde çalışmalarımız, zorlu zemin şartlarına rağmen gayet iyi gidiyor. Ocak 2022’de alanı teslim alacağız. Merkez Bina Yanı Ek Bina’yı da Kasım 2022’de teslim almış olacağız. Merkez binamızın yanındaki arsaya da Türkiye’nin önde gelen mimarlarından oluşan bir heyetimizin nezaretinde, şehrin tarihsel dokusuna ve İTO’ya yaraşır mimari projeler hazırlatıyoruz. Hedefimiz, göz bebeğimiz projelerimizden biri olan BTM’yi buraya taşımak.” diye konuştu.