Sanatçılar MESAM'da “adaletli” çözüm istiyor

İSTANBUL (AA) – Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliğinde (MESAM) son dönemde yaşanan süreçle ilgili basın toplantısı düzenlendi.

MESAM üyelerinden oluşan "Değişim ve Adalet Grubu", Taksim The Green Park Hotel'de bir araya geldi.

Üzerinde "MESAM'da Adalet İstiyoruz" yazılı dövizler taşıyan grup adına sanatçılar Recep Ergül ve Coşkun Sabah açıklama yaptı.

Aynı zamanda Müzik Sanatçıları Platformu Başkanı olan halk edebiyatı araştırmacısı ve halk müziği sanatçısı Recep Ergül, MESAM'ın yaklaşık 10 yıldır Arif Sağ ve onun belirlediği grup yönetildiğini söyledi.

– "2 yıldır bir hukuk savaşı veriyoruz"

Arif Sağ ile şahsi bir sorunları olmadığını belirten Ergül, "Her türlü gayrimeşru, birtakım entrikalar, usulsüzlükler, görevi kötüye kullanma, 109 sahte üye yapmak gibi suçlamalar ve iddialarla Arif Sağ ve grubu bugüne kadar 4 kez görevden alındı. 2013 yılında genel kurul tarafından azledildiler. 2014 yılında İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından görevden alındılar, yerlerine geçici yönetim atandı. 2018'e kadar 'Bunlar sanatçı, kendi sorunlarını kendileri çözsün.' gibi bir yaklaşım içinde olan Bakanlık, yaklaşık 500 MESAM üyesinin imzası üzerine harekete geçti. Mali ve idari açıdan kendi denetimine tabi olan MESAM'da yapılan incelemeler sonucunda, 109 sahte üye tespit edildi." ifadelerini kullandı.

Ergül, bu gelişmelerin sonrasında geçici yönetim tarafından sahte üyeliklerin düşürüldüğünü, üyelikleri yapanlar hakkında da çeşitli yaptırımlar uygulandığını dile getirdi.

Buna rağmen 31 Mayıs 2018'deki olağanüstü genel kurulda yönetmelik ve mevzuatlara aykırı faaliyetler yapıldığını iddia eden Ergül, 109 üyenin tekrar oy kullandığını anlattı.

Ergül, bunun üzerine arkadaşlarıyla birlikte dava açtıklarına dikkati çekerek, "2 yıldır bir hukuk savaşı veriyoruz. Bu savaş, geçen hafta İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin MESAM'a geçici bir yönetim atamasıyla sonuçlandı ama dava devam ediyor. Bu kişiler Şenel Önaldı, Sadettin Dayıoğlu ve Salih Turhan. Bu arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz." dedi.

– "Biz adaleti herkes için istiyoruz"

Geçici yönetimin, genel kurulun huzur ve güven içerisinde geçmesi için atandığına işaret eden Ergül, şöyle devam etti:

"Arif Sağ'ın basın açıklamasını büyük bir ibretle ve hayretle okuduk. Mahkemeyi taraf tutmakla suçluyor. İktidarla ilişkilendiriyor. Algı operasyonunu 2018'de de yapmışlardı. Evrakta sahtecilik, usulsüzlük, görevi kötüye kullanma, 109 sahte üye yapmak ama algı operasyonunda 'Bu iktidar bizi istemiyor, yerlerine kendi adamlarını atadı.' İktidarın adamları kim? Bizler miyiz? Bu sanatçı topluluğu öyle kolay mı buldu ismini ki hemen bir tarafa angaje olsun? Biz adaleti herkes için istiyoruz."

Ergül, meselenin basında yer aldığı gibi "Orhan Gencebay- Arif Sağ kavgası" olmadığı yorumunu yaptı.

Görevden alınan yönetim hakkında birçok suçlamanın olduğunu söyleyen sanatçı, 2010'da dönemin sayman üyesinin uzaktan erişimle MESAM'ın bilgisayarlarına bağlanıp veri tabanını ele geçirdiğini, bunun da MESAM'daki telif paralarının manipüle edilebileceği anlamına geldiğini ifade etti.

Recep Ergül, savcılığın raporlar üzerine delilleri toplayıp ilgili kişi hakkında dava açtığını, yönetimi elinde bulunduran Arif Sağ ve grubunun ise görevi kötüye kullanarak bu davayı geri çektiğini belirtti.

MESAM'da 10 yıldır yapılan bütün dağıtımların hileli olduğu değerlendirmesinde bulunan Ergül, "Değişim ve Adalet" grubu olarak bu konunun peşini bırakmayacaklarını ve MESAM'ın bütün üyelerini birleştireceklerini aktardı.

– "Hepsi birer kesin tespittir. Bir ihtimal ya da tahmin değildir"

Ergül, MESAM'da din, dil, ırk, inanç farkı gözetilemeyeceğini, eserleri milyonlarca kişiye ulaştığı halde evini geçindiremeyen, kirasını ödeyemeyen sanatçıların sorunlarıyla MESAM'daki ve diğer meslek kuruluşlarındaki yöneticilerin ilgilenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Coşkun Sabah ise 2 yıl önce Bakanlık tarafından atanan geçici yönetimde yer aldığı bilgisini vererek, şunları kaydetti:

"Recep (Ergül) kardeşimin söylediklerine bizzat şahitlik yaptım. Bunu yaşamış bir insan olarak konuşuyorum. Söylediklerinin hepsi birer kesin tespittir. Bir ihtimal ya da tahmin değildir. Ben bunun birinci derecede şahidiyim. Yapılması gerekenler; önümüzdeki seçimde, özlemle umuyorum bu düzenin değişmesi ve MESAM'ın gerçek sahiplerine iadesi. Biz MESAM'ın gerçek sahibine, gerçek müzisyenlere iadesini istiyoruz."

– Süreç hakkında

Daha önce de benzeri konularla gündeme gelen MESAM yönetimine Recep Ergül ve arkadaşları farklı iddialarla dava açmıştı.

Davanın 26 Şubat tarihli duruşmasında, mahkeme mevcut yönetimin görevden alınmasına, yerlerine 1 aylık geçici süreyle yönetim atanmasına hükmetmişti.

Mahkeme, tarafların uzlaşması halinde ortak olarak belirlenecek 3 MESAM üyesinin atanabilmesi için 3 gün süre vermiş, sürenin dolmasının ardından, mahkeme tarafından akademisyen sanatçılardan oluşan geçici yönetim kurulu dün resmen atanmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Son devir musikişinasları arasında önemli bir yer edinen bestekar, opera sanatçısı ve gazeteci Muhlis Sabahattin Ezgi’nin vefatının ardından 74 yıl geçti.

Sanatçı, başmabeyinci Hurşit Bey ve Sinesaf Hanım’ın çocuğu olarak, Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesinden sonra gönderildikleri sürgün yeri olan Adana’da 1889’da dünyaya geldi.

Müzik zevkini ve eğilimini çağının büyük alaturka sanatçıları düzeyinde keman, ut ve lavta çalabilen babası Hurşit Bey’den alan Ezgi, evlerindeki sazlı sözlü sohbetlerde kulağına dolan alaturka müziğin yanına, okul yıllarında piyano hocasının katkısıyla alafranga müzik kültürünü de ekledi.

İlk bestesini 11 yaşındayken yaptı

Ezgi, henüz 11 yaşındayken Selanik’te “Etme eza, etme cefa aşıkını” diye başlayan hicazkar makamındaki şarkısıyla ilk bestesine imza attı.

Çocukluk yıllarını Yunanistan’ın Drama ve Selanik kentlerinde geçiren Ezgi, 1904’te İstanbul’a geldi ve eğitimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladı.

Galatasaray Lisesi’nde okurken müzik hocasından piyano ve Batı müziği dersleri alan usta bestekar, mezun olduktan sonra Fransızca bilgisini, yeteneklerini ve birikimini de kullanarak, İttihat ve Terakki Partisi muhalifi olarak basın hayatına atıldı.

Muhlis Sabahattin Ezgi, İkinci Meşrutiyet’in ateşli yıllarında gazeteciliğe başladı. Aynı zamanda Osmanlı Demokrat Fırkası’nın da genel sekreterliği görevini üstlendi.

Birbiri ardınca kapatılan “Türkiye”, “Selamet-i Umumiyye”, “Hakimiyyet-i Milliyye”, “Yeni Ses” ve “Muahede” adlı gazetelerinde 1910’da çalışan Ezgi, Bezmi Nusret Kaygusuz ve Suphi Nuri İleri ile “Genç Türk” gazetesini çıkardı.

Gazetecilik yıllarında hükümete karşı yazıları yüzünden hakkında kovuşturma başlayınca Avrupa’ya giden sanatçı, burada Türk müzisyenlerle bir araya gelerek müzik grubu kurdu. Kurdukları grupla çıktıkları Avrupa turnesinin ardından ABD’ye göç etti.

Muhsin Ertuğrul’un yönetmenliğini yaptığı filmlerin müziklerini yaptı

Hakkındaki sürgün kararı İstanbul’a uzak bir köyde yaşaması ve siyasetle uğraşmaması şartıyla kaldırılan Ezgi, gurbet yıllarının ardından 1918’de vatanına döndü.

Sanatçının, “Muhlis’in Çocukları” adıyla kurduğu operet topluluğu, 1930’lu yıllarda büyük başarı kazandı. Bu topluluk bir süre sonra da “Süreyya Opereti” adını aldı ve temsillerini Kadıköy’deki Süreyya Operası’nda sürdürdü.

Kadrosunda, Suzan Lütfullah, Lütfullah Sururi, Celal Sururi, Muammer Karaca, Toto Karaca, Avni Dilligil ve Ömer Aydın’ın aralarında yer aldığı topluluk, “Ayşe”, “Asaletmaap”, “Gülfatma” ve “Monbey” gibi operetleri sahneye koydu.

Muhlis Sabahattin Ezgi, Muhsin Ertuğrul yönetmenliğini yaptığı ilk Türk müzikal filmleri “Karım Beni Aldatırsa”, “Milyon Avcıları” ve “Söz Bir Allah Bir” gibi yapımların müziğine de imza attı.

Usta sanatçı, tedavi gördüğü Heybeliada Sanatoryumu’nda 10 Şubat 1946’da 57 yaşındayken hayatını kaybetti. Sanatçının cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

“Gül Fatma” ve “Ayşe” operetleri çok beğenildi

Daha geniş bir musiki öğrenimi yapabilseydi ulaştığı seviyenin çok üzerinde bir bestekar olacağına muhakkak nazarıyla bakılan Muhlis Sabahattin Ezgi, 25 yıl içerisinde 27 adet operet, revü ve orkestra eseri besteledi.

Sahne eserlerini 1917-1920, 1921-1935 ve 1936-1942 yılları arasında olmak üzere üç devreye ayıran usta bestekarın ilk dönem eserlerinden “Çaresaz” ile ikinci dönemde bestelediği “Gül Fatma” ve “Ayşe” operetleri çok beğenildi.

Usta bestecinin babası Hurşit Bey, oğlunun müzik eğilimini ve yeteneğini çok erken yaşında sezmişti. Bu konuda eşine, “Sinesaf, sana esefle bir şey söyleyeceğim, öyle seziyorum ki Muhlis, mızıkacıdan başka bir şey olmayacak. Bu sebeple onu tabiatın seyrine bırakmaya karar verdim. Eğer ömrüm vefa ederse, Muhlis’i 12 yaşında Moskova’ya göndereceğim. Orada konservatuvarı bitirsin ve bir daha da Osmanlı topraklarına dönmesin.” sözlerini sarf etmişti.

ANKARA (AA) – Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde yaşlılara motivasyon sağlamak için yeni adımlar atıldığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Kuruluşlarda bakım altındaki yaşlılarımızın psikolojilerinin güçlendirilmesi, bu süreçten en az düzeyde etkilenmelerini sağlayarak iyilik halinin sürdürülebilmesi amacıyla dini ve manevi rehberlik programları hazırlanıyor. Programlar bugün başlayacak, her ay birer oturum düzenlenecek.”

Programların Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün resmi YouTube kanalı üzerinden yayımlanacağı bildirilerek, şu bilgiler verildi:

“Her program Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünden bir yetkilinin açılış konuşmasıyla başlayacak. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam eden programın en büyük bölümünü öğretici konulardan oluşan sohbet kapsayacak. Sohbetin ardından tasavvuf musikisi dinletisi gerçekleştirilecek. 45 dakikalık program dua ile sona erecek.

Bu ayki programın sohbet konusu ‘İnsanın Yaradılış Gayesi ve Kulluk Bilinci’ olarak belirlendi. Program kapsamında şubatta ‘Regaib Kandili ve Allah’a ve Resulüne Gönülden Bağlanmak’, martta ‘Berat Kandili ve Hazreti Peygamber’, nisanda ‘Ramazan ve Zikir’, mayıs ayında ‘Kadir Gecesi ve Kur’an-ı Kerim Okuma/Dinlemenin Faziletleri’, haziranda ise ‘İslam’da Ahlakın Anlamı ve Güzel Ahlak’ konuları işlenecek.”