SANKO Üniversitesi, “Güvenli Kampüs” belgesini aldı

GAZİANTEP (AA) – Gaziantep'teki SANKO Üniversitesi, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından Küresel Salgın Bağlamında Yükseköğretim Kurumlarında Sağlıklı ve Temiz Ortamların Geliştirilmesi Belgelendirme Programı çerçevesinde verilen "Küresel Salgın Bağlamında Güvenli Kampüs" belgesini aldı.​​​​​​​

SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, yaptığı yazılı açıklamada, program kapsamındaki şartları yerine getirdiklerini belirtti.

TSE'nin incelemesini geçen, sağlıklı ve temiz kampüs ortamı geliştiren, hijyen koşullarını sağlayan ve enfeksiyon kontrol önlemlerini uygulayan üniversitelerinin 28 Haziran'da belgeyi almaya hak kazandığını aktaran Dağlı, şunları kaydetti:

"Eğitim ve öğretim sürecinin sağlıklı yürüyebilmesi için Uzaktan Bilişim Komisyonu oluşturuldu. Kovid-19 salgını sürecinde uzaktan eğitim ölçme ve değerlendirmeye ilişkin usul ve esaslar hazırlandı. SANKO Üniversitesinde Kovid-19 Acil Durum Eylem Planı oluşturuldu. Ülkemizi ve dünyayı etkisi altına alan salgınla mücadelede kuruma rehberlik etmek üzere hazırlanan bu plan, korunma yöntemleri, salgın ve vaka yönetimi ile eğitim konularıyla birlikte tüm paydaşların uymakla yükümlü olduğu, SANKO COV-KOM tarafından belirlenen ve üniversite yönetimi tarafından onaylanan kuralları içermektedir. Gelecek yıllarda öğrencilerin, çalışanların ve hastaların sağlıklı ve güvenli bir ortamda hizmet almalarını sağlamak için gerekli çalışmaları sürdüreceğiz."

Dağlı, belgelinin bir yıl geçerli olduğunun altını çizerek, belgelenin alınmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – SANKO Üniversitesi Hastanesi, başparmaktan anjiyo yaparak bölgesinde bir ilke imza attı.

SANKO Üniversitesi Hastanesi'nden yapılan açıklamaya göre, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Çetin tarafından uygulanan "başparmaktan anjiyo" yöntemi hastanın konforu açısından büyük avantaj sağlıyor.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Çetin, "Bölgede ilk kez hastanemizde gerçekleştirdiğimiz 'başparmaktan anjiyo' (enfiye kutusu- snuff box) işlemi, hasta kolunu daha rahat bir pozisyonda tuttuğundan hem hasta hem de doktor açısından büyük bir konfor." ifadesini kullandı.

Başparmaktan anjiyonun birçok tıbbi avantajı olduğunu belirten Çetin, şunları kaydetti:

"Anjiyo sırasında ele kan akışı radial arterin yüzeyel dalı yoluyla devam eder.Erişim alanının hemen altındaki sert yapılar (Örneğin karpal kemikler) işlem bitiminde damara baskıyı kolaylaştırır ve kanama daha hızlı durur. İşlem sonrası kanı durdurmak için bilek çevresine baskıya gerek olmadığı için işlemden sonra bileğin serbestçe hareket etmesini sağlar, bu da elin venöz (toplardamar) tıkanıklığını azaltır ve eldeki şişmenin verdiği rahatsızlığı önler.

Girişim sırasında damarda oluşabilecek vazospazm (damar büzüşmesi) ve hematom durumunda, operatör kolaylıkla geleneksel radial yaklaşıma geçebilir. Kronik böbrek hastalığı olan hastalar için, vasküler geleneksel radial yaklaşımda damardaki olası yaralanma hemodiyaliz için bu bölgenin kullanılmamasına neden olur. Dolayısıyla, enfiye kutusu yaklaşımı gelecekteki arterio-venöz fistül ihtiyacı için damarı korumuş olur. Enfiye kutusu yaklaşımı radial damarı daha çok korur ve potansiyel koroner arter baypas cerrahisi adaylarında yedek damar olarak kullanılmasına olanak tanır."

– Koroner anjiyografi

Koroner anjiyografiye ilişkin bilgi veren Çetin, koroner anjiyografinin, kalp damarlarının görüntülenmesi veya başka deyişle kalbi besleyen damarların röntgeninin çekilmesi olduğunu söyledi.

Çetin, anjiyo işleminin lokal anestezi ile yapıldığını, anjiyo sırasında hastanın uyanık olduğunu ve ağrı hissetmediğini belirterek, bu işlemin yaklaşık 15 dakika kadar sürdüğünü kaydetti.

Koroner anjiyografinin kalp damarlarını görüntüleyebilmek için kasık damarından (femoral arter) veya el bileğinden (radial arter) girilerek yapılabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Çetin, şu bilgileri paylaştı:

"Damar giriş yerine lokal anestezi yapılır ve damar içine kılıf yerleştirilir, bu işlem hafif ağrılı olabilir. Sonraki işlemler ağrısızdır. Damar kılıfından girilen kateter (ince plastik borucuk 1.5 – 2 mm.) ile kalbi besleyen damarlara ulaşılır. Kateter yoluyla koroner damarlara opak madde (boya) verilerek koroner damarların filmi çekilir."

Çetin, farklı anjiyografi yöntemlerine ilişkin olarak şunları kaydetti:

"Kasıktan anjiyografi, kasık damarından (femoral arter) anjiyonun, işlem sonrası en az 4-6 saat yatakta kalmayı gerektirmesi ve damar sorunlarının kola göre daha fazla olması nedeniyle, hasta için daha sıkıntılı olur. Ancak bazı kompleks balon-stent işlemlerinin yapılabilmesi için kasık damarının daha büyük olması bir avantajdır. Koldan anjiyonun el bilek damarından (radial arter) girilerek yapılır.Koldan anjiyo, hasta konforu bakımından kasıktan anjiyodan daha üstündür. Koldan anjiyo sonrası hasta hemen ayağa kalkabilir.

Bilek damarında (radial arter) anjiyoya bağlı sorun çıkma ihtimali çok daha düşüktür. Bunun dışında çok yakın zamanda tanımlanan ve giderek popülerliği artan ve hastanemizde de uyguladığımız baş parmak (enfiye kutusu- snuff box) yaklaşımı, geleneksel radial (koldan) erişime göre çok sayıda avantaja sahiptir. Bu yaklaşımda hasta kolunu daha rahat bir pozisyonda tuttuğundan işlem hem hasta hem de operatör tarafından daha konforlu geçer."

Bu yöntemlerden hasta için hangisinin daha iyi olacağının yapılacak işleme göre değiştiğinin altını çizen Çetin, "Anjiyo öncesi, hastanın durumu ve yapılacak işleme göre kasıktan mı, koldan mı yapılacağına doktor ve hastanın birlikte karar vermesi gerekir." dedi.