“Savunma Sanayii-Balıkesir Buluşması”

BALIKESİR (AA) – Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sahada yüreğini ortaya koyan kahraman Mehmetçikleri teknolojik imkanlarla desteklemenin görevleri olduğunu söyledi.

"Savunma Sanayii-Balıkesir Buluşması" programı kapsamında Balıkesir'deki bir otelde iş insanlarıyla bir araya gelen Demir, burada yaptığı konuşmada, yerli ve milli teknolojinin önemini vurguladı.

Yalnızca savunma sanayideki yerlilik ve milliliğe ağırlık vererek Türkiye'yi teknolojide bir yere getirmenin zor olduğunu belirten Demir, "Savunma sanayi dediğimizde teknolojinin üst katmanlarında yer alan faaliyetlerin olması, oradaki Ar-Ge faaliyetlerinin diğer sanayi alanlarına da öncülük yapacak şekilde yeniliklere yol açması, inovatif çalışmalar yapması beklenir. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz." diye konuştu.

Savunma ve havacılık cirosunun bugün 9 milyar dolara yaklaştığını belirten Demir, 2002'de 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatının bugün 2,7 milyar doları geçtiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Aynı yıllarda firma sayımız 56'dan bin 500'e ulaşmış. Yine 2000'li yıllarda sadece 66 savunma sanayi projesi varken bugünkü proje sayımız 700'ü aşmış durumda. 2002 yılında yaklaşık 5,5 milyar dolar bütçeli savunma projeleri yürütülürken bugün geldiğimiz noktada toplam proje hacmimiz 70 milyar dolara yaklaşmış bulunmaktadır. Bu süre zarfında Ar-Ge'ye ayırdığımız kaynak da katbekat arttı ve neredeyse yok düzeyinde olan Ar-Ge harcamaları şu anda Savunma Sanayi Başkanlığındaki takip edilen projeler çerçevesinde baktığımızda alt ve bağlı şirketlerle beraber 1,5 milyar dolar civarında bulunmaktadır."

Dünyanın en iyi 100 savunma sanayi şirketleri arasında 5 Türk firmasının bulunduğunu ifade eden Demir, "Bunları söylerken iyi bir yürüyüşümüz olduğunu ama koşmamız gerektiğini unutmamamızı da özellikle vurgulamak istiyorum." dedi.

Demir, sözlerine şöyle devam etti:

"Bugün Türkiye artık sahada da masada da 'Ben varım' derken, sahada olmadan masada da olunamayacağını çok daha net görürken, sahada ne kadar etkili olunacağının ana parametreleri bellidir. Kahraman Mehmetçiğimiz sahada yüreğini koyup, canını ortaya koyup her zamanki kahramanlığıyla sahada destanlar yazarken, onları teknolojik imkanlarla desteklemek de bizlerin görevidir. Teknolojide ne kadar ilerideyseniz, silah gücünüz ne kadar fazla ise çeşitli savunma ürünlerinde ne kadar üstünseniz, sahada da o kadar üstünsünüz. Bugün artık savaşlar elektronik ortamlarda, elektronik harpler, insansız sistemler, çeşitli uzaktan kumandalı araçlar, mühimmatlarla yapılırken geri kalma şansımız ve lüksümüz yok."

Demir, Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP) ve Yetenek Envanteri (YETEN) projeleriyle savunma sanayi alanında faaliyet gösteren firmaları desteklemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Demir, Twitter hesabından “HİSAR Hava Savunma Sistemleri”nde gelinen son duruma ilişkin bilgi verdi.

“HİSAR’dan iki müjde birden.” ifadesini kullanan Demir, “HİSAR A+ sistemi tüm unsurlarıyla teslim edildi. Harp başlıklı atışında yüksek hızlı hedefi uzak menzil ve yüksek irtifada imha eden HİSAR O+ ise seri üretime geçiyor. Hayırlı olsun. Durmak yok yola devam.” değerlendirmesinde bulundu.

Menzilleri 15 ve 25 kilometre

Savunma Sanayii Başkanlığından yapılan açıklamada da konuya ilişkin detaylara yer verildi.

Buna göre, HİSAR Hava Savunma Sistemleri, SSB projesi olarak, Aselsan-Roketsan iş birliğinde yerli ve milli şekilde yürütüldü. Harp başlığı ise TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirildi. 360 derece etkinliğe sahip sistem, 6 hedefe aynı anda angajman ve ateşleme yapabiliyor.

HİSAR A+ sisteminin önleme menzili 15 kilometre iken HİSAR O+ sistemininki 25 kilometreyi buluyor.

Her türlü hava koşulunda çalışma yeteneğine sahip HİSAR, savaş uçakları, helikopter, havadan karaya füzeler, seyir füzeleri ve silahlı/silahsız insansız hava araçlarına (İHA/SİHA) karşı etkili oluyor.

Stratejik ve kritik tesislere sahip Türkiye’de mevcut ihtiyaç ve tehditlere uygun olarak tasarlanan HİSAR, ülke hava savunmasında ciddi bir güç çarpanı olacak.

HİSAR A+ sisteminin tüm unsurları Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edildi

HİSAR A+ Projesi’nde Atış İdare Cihazı ile koordineli çalışan füze fırlatma sistemleri ve füzelerin envantere girmesinden sonra, son olarak tek başına görev yapabilmek üzere gerekli tüm alt sistemleri üzerinde bulunduran Kundağı Motorlu Otonom Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi’nin (Otonom HİSAR A+) de teslimatı gerçekleşti.

Böylece HİSAR A+ sisteminin tüm unsurlarının Türk Silahlı Kuvvetlerine teslimatı yapılmış oldu. Otonom HİSAR A+ zırhlı mekanize ve hareketli birliklerin hava savunma görevini icra edecek. Sistem, zorlu arazi şartlarında hareket etme, hızlı mevzi değiştirme, kısa reaksiyon süresi ve tek başına görev yapabilme kabiliyetiyle ön plana çıkıyor.

HİSAR O+ nokta ve bölge hava savunma görevleri yapacak

HİSAR O+ Hava Savunma Füze Sistemi, son olarak gerçekleştirdiği harp başlıklı atışında yüksek hızlı hedefi uzak menzil ve yüksek irtifada imha etmeyi başardı. Sistem böylece seri üretime geçme aşamasına geldi.

Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen HİSAR O+ sistemi dağıtık ve esnek mimari yeteneğiyle nokta ve bölge hava savunma görevleri icra edecek.

HİSAR O+ sisteminin batarya ve tabur yapılarında teşkilatlanma altyapısı bulunuyor. Sistem, Atış Kontrol Merkezi, Füze Fırlatma Sistemi, Orta İrtifa Hava Savunma Radarı, Elektro Optik Sistem, Kızıl Ötesi Arayıcı Başlıklı Füze ve RF Arayıcı Başlıklı Füze unsurlarından oluşuyor.

ANTALYA (AA) – ARES Tersanesi ve Meteksan Savunma şirketlerinin iş birliğiyle geliştirilen “ULAQ” serisinin ilk platformu olan SİDA’nın ilk atışını canlı yayında izleyen Demir, daha sonra Antalya Serbest Bölge’deki tersaneyi gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insansız sistemlerin artık Türkiye’nin savunma sanayii stratejisinin ön sıralarında yer alan bir kavram olduğunu söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçlerinin çok geniş ölçüde SİHA’ları kullandığını belirten Demir, “Harekat alanlarında tecrübeleri ve başarıları görülüyor. İnsansız sistemleri kara, deniz üstü ve deniz altı araçlarına taşımayla ilgili bir müddettir çalışmalarımız devam ediyor. Bu çalışmaların neticelerinden birisini burada gördük. Silahlı insansız deniz üstü aracımız, takılan Cirit ve UMTAS füzeleriyle seyre çıktı ve hareketliyken 5 kilometreden atış yaparak belirlenen hedefi başarıyla tahrip etti. Teknemizin hızı, manevra kabiliyeti ve vuruş mesafesiyle ilgili çok tatminkar sonuçlar aldık. Daha da geliştirilmesi için çalışılacak.” ifadelerini kullandı.

Atışın mühimmat başlığıyla yapıldığını, Roketsan’ın daha önce tecrübe edilmiş füzelerinin kullanıldığını dile getiren Demir, SİDA’lara ileride daha başka vurucu unsurlar da yerleştirilebileceğini kaydetti.

Bu sistemin grubu ve sınıfının ilk örneği olduğunu anlatan Demir, şöyle konuştu:

“Sırada başka örnekler de var. Hatta bu operasyonel kavramın çeşitlendirilerek hayata geçeceğini söyleyebilirim. Türkiye insansız harekat ortamını oluşturmak ve elde ettiği teknolojileri geliştirerek bu sınıfta üst ligde oynayan bir oyuncu olduğunu gösterecek. Nasıl SİHA’larda bunu gösterdiysek, diğer sistemlerde de adım adım geliyoruz. Başarıları görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz. Ortaya konulan başarılarla Türkiye bu ligdeki yerini yükseltecek. Dünyada bu anlamda ilgi çeken bir ülke olduğu kadar ortaya koyduğu konsept, kavram ve uygulamalarla da dikkati çekecek.”

Demir, insansız araçların gerek elektronik harp unsurları gerekse deniz altı ve üstü vuruş yapabilecek silahlarla donatılması gibi bir dizi kavramın gündemlerinde olduğunu bildirdi.

Bu konularda çalışan başka şirketlerin de bulunduğuna değinen Demir, “Onların ürünlerini de bekliyoruz. Ürün çeşitliği olacak ve onların kullanımıyla ilgili de çeşitli faaliyetler yapılacak. İnşallah bu firmamız seri üretime geçecek. İnşallah diğer faaliyetlerin de hayata geçtiğini göreceğiz.” dedi.

Demir, bu alanda kara, deniz üstü, deniz altı ve hava araçlarının çeşitli versiyonlarıyla ilgili yarışmalar düzenleyip, çağrılarda bulunacaklarını sözlerine ekledi.