Selimiye Camisi meydan ve çevresinde düzenleme yapılacak

EDİRNE (AA) – Edirne Belediye Meclisi, Selimiye Camisi çevresinde uygulanacak düzenleme projesinin Bakanlık ve Edirne Belediyesi arasında ortak hizmet projesi gerçekleştirilmesi kapsamında protokol esaslarının belirlenmesi amacıyla Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a yetki verilmesi maddesinin de yer aldığı gündemle toplandı.

Mecliste gündem görüşmeleri öncesinde ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelemesini kınayan, reddeden ve yok hükmünde sayılmasını içeren bildiri kabul edildi.

Belediye Başkanı Gürkan, Selimiye Camisi Külliyesi içerisinde yer alan Yemiş Kapanı Hanı kazısıyla ilgili bugüne kadar yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Selimiye çevresinin düzenleneceğini vurgulayan Başkan Gürkan, talimat doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un davetiyle durumun Ankara’da görüşüldüğünü anlattı.

Görüşmede proje uygulamasının Bakanlık uhdesinde yürütülmesine prensipte karar verildiğini ifade eden Gürkan, bu konuda destekleri ve konunun hızlandırılmasında emeği olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakan Kurum ve diğer ilgililere teşekkür etti.

Projeyi Bakanlıkla birlikte yürütecek olmaktan mutlu olduğunu dile getiren Gürkan, “Yerel yönetimle merkezi hükümetin bu anlamdaki uzlaşı içindeki çalışması her yere örnek olur. Yapılacak olan Edirne’ye yapılacaktır, kim yapacaksa başımızın üzerinde taşımaya hazırız. Yapanlara da şükran duyuyorum.” dedi.

Yapılan oylamayla meclis Gürkan’a Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla protokol imzalaması için yetki verdi.

Muhabir: Hakan Mehmet Şahin

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – AA muhabirinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığından aldığı bilgiye göre, 1900’lerde insan hayatına giren plastiğin gelişmesine bağlı olarak 1977’de alışveriş noktalarında, herkesin rahatlıkla bulabileceği, ortalama kullanım ömrü 15 dakika olan ancak doğada çözünmesi bin yılı bulan plastik poşetler verilmeye başlandı.

Her mağazada alışveriş sonrası verilen bu plastik poşetler, petrol bazlı polietilen maddesinden üretiliyor. Polietilen maddeler ise atık haline geldiğinde ekosistemdeki canlılar ve doğaya zararlı hale dönüşüyor. Dış ortam koşulları ve neme karşı direnç, esneklik ve üstün kimyasal dayanıklılık özelliklerinden dolayı tercih edilen plastik poşetlerin sadece yüzde 1’i geri dönüştürülebiliyor.

İnsan hayatına 20’nci yüzyılın başlarında giren plastiklerin, dünya genelinde 1950’li yıllarda 1,5 milyon ton civarında olan üretim değeri, bugün yıllık bazda 335 milyon tonu aştı.

Bugüne kadar üretildiği düşünülen 8 milyar ton plastik malzemenin en az yarısının, atık halinde doğaya bırakıldığı, ağırlıklı olarak denizlerde ve okyanuslarda biriktiği dikkati çekerken, bunları canlıların tüketmesiyle de zararı besin zincirinin son halkası insana kadar rahatlıkla ulaşabiliyor.

2019 öncesi Türkiye’de, plastik poşet üretimi miktarının yıllık 35 milyar adet civarında olduğu ve bir kişinin yılda ortalama 440 plastik poşet kullandığı belirtilirken, 1 Ocak 2019’da başlatılan ücretlendirilmeyle Türkiye’de plastik poşet kullanımı yüzde 75 seviyesinde azaldı ve bu sayede 354 bin ton plastik atığın oluşması engellendi.

Yaklaşık 14 bin 640 ton sera gazı salımının önüne geçildi

Ayrıca bir plastik poşetin ortalama ağırlığı 8 gram olarak alındığında, yaklaşık 14 bin 640 ton sera gazı salımının da önüne geçilmiş oldu.

Plastik poşet kullanımındaki azalma oranları ile Türkiye’de plastik poşet üretimi için gerekli plastik hammadde ithali de azaltılarak, yaklaşık 2,44 milyar lira tasarruf edildi.

Dünya’da 60’dan fazla ülkede uygulanıyor

Dünya genelinde 60’dan fazla ülkede alışveriş poşetleri ücret karşılığında satılıyor. Bunlardan İsveç, Kanada, Finlandiya, İngiltere, Almanya, Fransa ve Japonya’da plastik poşetler ücret karşılığında temin edilirken Avustralya, Kamerun, Kenya gibi bazı ülkelerde kısmi veya tamamen yasak uygulanıyor.

ANKARA (AA) – AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bakanlık tarafından ocak-eylül döneminde, tesis ve faaliyetlerin çevre mevzuatında belirtilen usul ve esaslara, sınırlama ve yasaklamalara, çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) ve çevresel izin süreçlerinde belirtilen taahhüt, izin koşullarına uygun işletilip işletilmediğinin kontrolü için 33 bin 744 çevre denetimi gerçekleştirildi.

Bu kapsamda, hava kirliliğine yönelik denetimlerde 241 idari işlem yapıldı, 18 milyon 840 bin 222 lira ceza verildi. Su kirliliği kaynaklı 413 işlemde 48 milyon 131 bin 473 lira, toprak kirliliği kaynaklı 54 işlemde 4 milyon 279 bin 403 lira ceza uygulandı. Bu denetimler sonucu hava, su ve toprağı kirletenlere toplam 71 milyon 251 bin 98 lira ceza kesildi.

Ayrıca, gürültü, egzoz ve diğer kirliliğe sebep olan tesislere verilen 136 milyon 848 bin 228 lira ceza ile Bakanlığın bu yılın 9 ayında doğayı kirletenlere verdiği toplam ceza 208 milyon 99 bin 326 lirayı buldu, 301 tesis faaliyetten men edildi.

Bakanlık tüm süreçleri online takip ediyor

Bakanlık tarafından sahada yapılan denetimlerin yanı sıra “Sürekli Atık Su İzleme Sistemleri” ile 291 atık su arıtma tesisi, “Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemleri” ile 321 sanayi tesisine ait 740 bacadaki ölçümler 7/24 online izleniyor.

Türkiye’deki 81 ilde toplam 355 hava kalitesi izleme istasyonu ile de uluslararası standartlara uygun hava kalitesi online ölçülüyor.

Bu ölçümler, tam otomatik cihazlarla yapılıyor, istasyonlardan anlık alınan ölçüm sonuçları saatlik ortalamalar halinde, “Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı”na gönderiliyor. Ölçüm sonuçları ham veri olarak “www.havaizleme.gov.tr” adresinden kamuoyunun bilgisine sunuluyor.

“Evsel ve Endüstriyel Kirlilik İzleme Programı (EKİP)” kapsamında Ergene, Küçük Menderes, Gediz, Bakırçay, Susurluk ve Sakarya havzaları ile Kahramanmaraş Aksu Çayı’nda 82 noktada düzenli izleme çalışmaları devam ediyor.

“Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı” ile de tüm denizlerdeki su kalitesi 353 noktada 2017’den bu yana izleniyor.

Hava kalitesi ölçüm istasyonları, sürekli emisyon ölçüm sistemleri, deniz kalitesi izleme istasyonları ve sürekli atık su izleme istasyonlarından gelen tüm veriler, “Sürekli İzleme Merkezi” yazılım sisteminde toplanıyor.

Bu veriler, çevreye ilişkin karar alma süreçlerinde kullanılıyor.