Selimiye Camisi minarelerine ramazan mahyası asıldı

Selimiye Camisi minarelerine ramazan mahyası asıldı

Edirne’deki Selimiye Camisi’nin minareleri arasına “Şifa senden ya Şafi” yazılı mahya asıldı. Vakıflar Genel Müdürlüğün İstanbul’daki atölyesinde hazırlanarak Edirne’ye getirilen “Şifa senden ya Şafi” yazılı mahya, ustalarca caminin minareleri arasına asıldı. ( Gökhan Balcı – Anadolu Ajansı )

Vakıflar Genel Müdürlüğü, selatin camilere mahya asma geleneğini bu yıl da sürdürdü.

Kovid-19 salgını nedeniyle geçen yıl olduğu gibi bu yıl da sağlığa vurgu yapan mahyalar asılmasına karar verildi.

Bu kapsamda İstanbul’daki camilerde mahya asma işlemleri tamamlandıktan sonra mahya ekibi Edirne’ye geldi.

Genel Müdürlüğün İstanbul’daki mahya atölyesinde hazırlanarak Edirne’ye getirilen “Şifa senden ya Şafi” yazılı mahya, ustalarca caminin minareleri arasına asıldı.

Yaklaşık 4 saat süren çalışmada önce mahya asılacak minareler arasına halatlar çekildi.

Daha sonra mahya bu halat yardımıyla asıldı. Son aşamada ustalardan biri caminin dışından mahyayı minareler arasında hizaladı.

“Son mahyacı” olarak anılan Vakıflar Genel Müdürlüğü mahya ekibi şefi Kahraman Yıldız, AA muhabirine, mahyacılığın Osmanlı’dan bu yana devam eden bir sanat olduğunu söyledi.

Bu yılki mahya temasının “Şifa ayı ramazan” olduğunu belirten 66 yaşındaki Yıldız, Selimiye Camisi’ne ramazan ayında 2 ayrı mahya asılacağını ifade etti.

Yıldız, ramazan ayının 15’inde ikinci bir yazı yazacaklarını belirterek “Yazı henüz beyan edilmedi. Ona istinaden yazımızı uygulayacağız. Bu yazımızı biz İstanbul’dayken yazdık. Dün halatlarımızı asıp düzeneğimizi kurduk. Bugün de yazımızı astık. Yazı yazmasıyla hepsi 1,5-2 gün sürüyor.” dedi.

Yıldız, zahmetli bir iş olması nedeniyle çırak yetişmediğini belirtti.

Kendisinin de bir ustadan öğrendiği geleneksel sanatını emanet edeceği bir çırak yetiştirmek istediğini ifade eden Yıldız, “İnşallah çırak yetişir. Zor bir meslek olduğu için çırak yetişmiyor. Zorlukla minareye çıkıyorsunuz. Malzeme taşımak zor yukarıya, rüzgar zor. Herkes minarede çalışmayı yapamıyor. İnşallah biz son olmayız. Bu ata yadigarı 400 küsur senelik bir sanat devam etmeli.” diye konuştu.

Çalışmalarını tamamlayan ustalar, diğer kentlerdeki camilerin mahyalarını asmak üzere Edirne’den ayrıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

EDİRNE (AA) – Edirne genelinde kuraklık ve sıcak hava yaşamı zorlaştırıyor. Sıcaklığın 40 derecelere ulaştığı kentte uzun süredir doyurucu yağış alamazken bu durumdan en çok tarımsal üretim etkileniyor.

Türkiye’nin ayçiçek ihtiyacının yaklaşık yüzde 15’inin karşılandığı Edirne’de üreticiler, kuraklığın etkisinin hissedilmeye başladığını belirtti.

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, AA muhabirine, son haftalarda beklenen yağmurların olmaması ve etkili sıcak havanın ayçiçeğin gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi.

Kış ve bahar yağışlarının iyi olmasına karşın yaz aylarında istenen yağışın olmadığına dikkati çeken Arabacı, “Ayçiçeğinin gelişimi güzeldi ancak bugünlerde yağış yok. Ayçiçeğinin yağışa ihtiyacı var. Eğer istenen yağmurlar olmazsa ayçiçeğinde verim düşer. Ayçiçeği şu anda tam tane doldurma aşamasında.” dedi.

Arabacı, yağışların az olmasından dolayı Tunca ve Meriç nehirlerindeki su seviyesinin tarımsal sulama için kritik seviyelerde seyrettiğini ifade etti.

Nehirlerdeki su seviyesinin artması için bol yağış beklediklerini aktaran Arabacı, “Şu an çok kritik bir noktada. Çeltik sulamasında şu an için bir sıkıntı yok ama biraz daha azaldığında dönem dönem sulama pompaları hava alma konumuna gelebilir. İnşallah sezon bitimine kadar sorun yaşamayız.” diye konuştu.

Üretici yağış bekliyor

Ayçiçeği üreticisi Nebil Eyikeyf ise sıcaklık ve kuraklığın ekili mahsulü etkilediğini dile getirdi.

Bölge üreticilerinin verimli bir dönem için yağmur beklediğini vurgulayan Eyikeyf, şunları kaydetti:

“Son zamanlarda nehirlerimizde su seviyesi aşırı düştü. Yer altı sularından faydalandığımız yerler hep nehirlerin havzaları. Nehirlerdeki su seviyesi düşünce yer altı sularında da azalma oluyor ve sıkıntı çekiyoruz. Ayçiçeğinden verim alabilmemiz için zamanında yağmurlar gelmesi gerekli. Tane besleme safhasında ayçiçeği, yağmur alamazsa yüzde 30’a yakın bir verim kaybı yaşanır.”

Üretici Levent Sar da küresel ısınmanın etkilerinin her geçen gün daha çok hissedildiğine dikkati çekti.

Ayçiçeği başta olmak üzere çeltik ve mısır üretiminde kuraklığın etkilerinin görüldüğünü belirten Sar, “Nehirlerin debileri aşırı düştü. Yer altı sularımız istenen seviyede değil. İmkanımız olduğu sürece tasarruflu bir şekilde sulama yapıyoruz. Son zamandaki kuraklık ve sıcaklar ayçiçeğini etkileyecek gibi duruyor. Bugünlerde yağış almazsak rekolte düşer.” dedi.

Meriç ve Tunca nehirlerinin su seviyeleri dip yaptı

Edirne’den geçen Meriç ve Tunca nehrinin debisi, sıcak havaya bağlı buharlaşma ve tarımsal sulamanın artmasıyla düştü, nehirlerin ortasında kum adacıkları oluştu.

Kaynağını aldığı Bulgaristan ve Edirne’de doyurucu yağışların olmaması ve nehir suyunun tarımsal sulamada kullanılması nedeniyle Meriç Nehri’nin debisi 50 metreküp/saniye seviyelerine kadar indi.

Debinin düşmesi ve su seviyesinin azalmasıyla Meriç Nehri yatağında kum adacıkları oluştu. Kum adacıkları nehirden beslenen kuşların uğrak mekanı oldu.

Tunca Nehri’nin debisi de 7 metreküp/saniyelere kadar inerken nehirdeki su seviyesi dip seviyeye geriledi. Nehir yatağında adacıklar belirdi, su akışının yavaşlaması nedeniyle su üstünde yosun tabakaları oluştu.

İSTANBUL (AA) – Kurban Bayramı’nın birinci günü şehit aileleri ve yakınları Edirnekapı’daki kabirleri ziyaret etti.

Edirnekapı Şehitliği’ne gelen şehit yakınları mezarların başında dua etti, Kur’an-ı Kerim okudu.

Şehit çocukları da mezarlardaki çiçekleri suladı.