Selimiye'nin kapsamlı restorasyonu bu yıl başlayacak

EDİRNE(AA) – Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, AA muhabirine, Selimiye Camisi’nin Türk-İslam eserlerinin çok önemli bir başyapıtı olduğunu söyledi.

Mülkiyeti, Sultan Selim Han-ı bin Sultan Süleyman Han Vakfına ait olan, Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği caminin zamana direnerek ve iyi korunarak bugüne geldiğini ifade eden Ersoy, caminin geçmişte dönem dönem restorasyondan geçtiğini anımsattı.

Rölöve, restitüsyon, restorasyon projelerinin Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylandığını, restorasyon için bilim kurulu oluşturulduğunu vurgulayan Ersoy, “Restorasyon çalışması 2021 yılı programına alındı, çalışmanın takriben 3-4 yıl içinde tamamlanması düşünülüyor.” dedi.

Neler yapılacak

Yapıtın kubbe ve revaklarının kurşun kaplamalarının kaldırılıp kontrol edileceğini ifade eden Ersoy, şunları aktardı:

“Kubbelerinin strüktürü (taşıyıcı sistem) kontrol edildikten sonra eğer yapısal bir hasar varsa ilgili raporları doğrultusunda müdahale edilecek. Strüktürde herhangi bir sorun yoksa yeniden kurşun kaplanacak. Cephelerde çalışma iskelesi kurulduktan sonra taşlar yerinde tek tek incelenecek ve genel olarak görülen niteliksiz imitasyon onarımlar, yüzey kaplamalarında taş aşınmaları, kırık ve çatlaklar, derz boşalmaları ve kısmen korozyon hasarlarının onarım kararları bu incelemeden sonra verilecek, hangi yöntemlerle müdahale edileceği ilgili raporlar doğrultusunda uygulama esnasında belirlenecek.”

Kurulacak çalışma iskelesinden sonra başta büyük kubbe olmak üzere, diğer tüm kubbe ve tavanların iskele üzerinden bir kez daha yakından inceleneceğini kaydeden Ersoy, “Mevcut tüm bezemelerin 1/1 ölçekli rölöveleri alındıktan sonra, gerekli görülen yerlerde sıva ve bezeme raspaları yapılacak, raspalar sonucu ortaya çıkacak tüm çimentolu sıva ve bezemeler mekanik yöntemlerle yapıya zarar vermeden sökülecek ve uzaklaştırılacaktır.” diye konuştu.

Geçmişteki bazı restorasyon uygulamaları yapıdan uzaklaştırılacak

Caminin cam ve ahşap pencere doğramalarının tamamen yenileceğini de belirten Ersoy, şöyle devam etti:

“Uygulamada bütün caminin mdf yer döşemeleri sökülerek, özgün yer döşemeleri kontrol edilecek ve döşeme taşlarında herhangi bir hasar varsa ilgili raporlar doğrultusunda hasarlar giderilecek. Mahfil katı zemininde kullanıldığı tespit edilen çimentolu şap mekanik yöntemlerle sökülerek yapıdan uzaklaştırılacak ve orijinal zemin (küfeki) açığa çıkarılacak. Cami içinde yer alan 264 alçı içlikten 1983 onarımlarında düz cam veya pleksiglas yapılanlar, yeniden paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dibi camlı olarak yenilenecek. Tüm beyaz çimentolu dışlıkları ise suya dayanıklı alçı (anhidrit veya şeker alçı) ile paslanmaz teçhizatlı ve şişe dipli olarak yenilenecek. Cami ana mekanın tüm pencerelerindeki özgün ahşap kepenkler ile ahşap kapılar özellikle alt eteklerinden kontrol edilerek çürüme, malzeme kaybı ve eksik parça onarımları yapılacak. Caminin atmosferik etkilerle çürümüş olan tüm ahşap pencere doğramaları restorasyonda yeniden yapılacak.”

Kalem işleri elden geçecek

Vakıflar Genel Müdürü Ersoy, caminin kalem işlerindeki bozulmaların da restorasyon çalışmalarında giderileceğini kaydetti.

Geçmiş onarımlarda dönemin restorasyon anlayışı olarak kabul gören ancak bugün sakıncaları nedeniyle tümüyle tarihi yapıya zarar verici olarak kabul edilen kubbelerdeki sıvalar, derz tamirleri, döşemelerdeki çimentolu şap, beton dışlıklar gibi portland çimentolu uygulamaların restorasyon çalışmaları sırasında yapıdan uzaklaştırılmasının planlandığını anlatan Ersoy, “Ayrıca daha önce yapılan onarımlar sırasında üzerinde çalışma yapılmayan minareler ve arka revaklardaki strüktürel hasarların restorasyon esnasında ele alınması düşünülmekte.” diye konuştu.

Ersoy, caminin restorasyon esnasında ibadet ve ziyarete açık tutulacağının altını çizdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL(AA) – Milli Saraylar Başkanlığı’nın halı koleksiyonunda yer alan 119 yıllık Dolmabahçe Sarayı’nın halısı restore ediliyor.

Sarayda merasimlerin tertip edildiği Muayede Salonu’na ait olan halı, 1902 yılında II. Abdülhamid Han döneminde Hereke Dokuma Fabrikası’nda Muayede Salonu’na özel olarak üretildi. Üzerinde kabartma desenlerin bulunduğu halı Türk düğümü ve pamuk çözgü tekniği ile dokundu. Avrupai tarzda dokunan halıda daha çok rokoko desenler bulunuyor.

Yıldız Şale Köşkü’nde oluşturulan özel atölyede restore edilen halı üzerinde 8 kişi çalışıyor.

“Halının ağırlığı bir tona yakın”

Yıldız Şale Köşkü Halı Atölyesi sorumlusu Mustafa Köksal, halı hakkında şu bilgileri verdi:

“119 yıllık tarihe tanıklık etmiş bir halı. Bazı kısımlarda güneşten dolayı aşınmalar oluşmuş. 4 ay önce bir kadro ile çalışmalara başladık. Toplamda 8 ayda tamamlamayı düşünüyoruz. Buradaki ipler, halının numarası tespit edilerek renkleri burada boyanır. Şu anda onarımının yüzde 50’sini tamamladık sayılır. Hasır işlemleri sürüyor. Onarım bittikten sonra tesfiye aşamasına geçilecek. Daha sonra da yerine sereceğiz. Halının ağırlığı bir tona yakın.”

EDİRNE(AA) – Doğu Roma İmparatorluğu tarafından 12. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen “Enez Ayasofyası” olarak da bilinen yapı, Fatih Sultan Mehmet’in 1456’da Taşoz, Limni, Semadirek adalarının yanı sıra Cenevizliler’e ait Enez’i fethetmesi sonrası camiye dönüştürüldü.

Yapının güneydoğusunda mihrap, batısında minber yapıldı, dış tarafına da kesme taştan minare inşa edildi. Osmanlı döneminde 1700’lü yıllarda birkaç kez onarımdan geçirilen caminin bir kısmı, 1965’teki depremde yıkıldı. Bu süreçte onarımı yapılmayan cami, bir müddet sonra büyük ölçüde zarar gördü.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, camiyi 2015 yılında restorasyon programına aldı. Edirne ​Vakıflar Bölge Müdürlüğünün yürüttüğü restorasyon kapsamında veri teşkil etmesi için sonik, sismik testlerin yanı sıra, lazer tarama, malzeme analizleri ve dönemlemeleri yaptırarak, detaylı araştırmalar yürütüldü.

Caminin rekonstrüksiyona dayalı restorasyon projesi Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanması sonrası restorasyon çalışmalarına 2016 yılında başlandı.

Eylül ayında hem ibadete hem ziyarete açılması planlanıyor

Caminin, 1. derece arkeolojik sit alanı olan Enez Kalesi içerisinde yer alması nedeniyle çalışmalar büyük bir titizlikle yürütüldü.

Restorasyonun başında caminin temellerini açılarak güçlendirildi. Temel enjeksiyonlarından sonra sağlam beden duvarlarından başlamak üzere inşa çalışmalarına başlandı. Caminin tavanı ve kubbesi tamamen kapatıldı. Ayrıca caminin içerisindeki ısıtma ve soğutma sistemleri kuruldu, zeminin mermer döşemesi yapıldı.

İmalata başlamadan önce caminin harim kısmında yerde bulunan ve numaralandırılarak çıkarılan özgün döşeme taşları da yerlerine döşendi. Geri kalan açık yerlerde de yeni mermerler kullanılarak döşeme yapıldı.

Caminin çevresinde yıllar içerisinde oluşan toprak kotu da temizlendi.

1965 yılından bu yana 56 yıldır kapalı olan caminin vakfiyesine uygun şekilde eylül ayında hem ibadete hem de ziyarete açılması planlanıyor.