Serbest Ticaret Anlaşması sonrası Türkiye'nin Birleşik Krallık'a ihracatı yaklaşık yüzde 50 arttı

İSTANBUL (AA) – AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin ihracatı geçen ay 2020’nin aynı dönemine kıyasla yüzde 65,5 artışla 16 milyar 480 milyon 210 bin dolara, ocak-mayıs döneminde de yüzde 38,3 yükselerek 85 milyar 219 milyon 653 bin dolara çıktı.

Türkiye’nin Birleşik Krallık’a yaptığı ihracat da ocak-mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45,2 artarak 4 milyar 796 milyon 420 bin dolara yükseldi. Bu dönemde Birleşik Krallık’a en fazla otomotiv endüstrisi, elektrik elektronik, hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri ihracatı yapıldı.

Söz konusu dönemde Birleşik Krallık’a 1 milyar 93 milyon 903 bin dolarlık otomotiv endüstrisi ihracatı gerçekleşirken, 803 milyon 489 bin dolarlık elektrik elektronik ve 731 milyon 534 bin dolarlık hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı yapıldı. Birleşik Krallık’ın Türkiye’nin ihracatından aldığı pay yılın ilk beş ayında yüzde 6,20 oldu.

Birleşik Krallık’a en fazla ihracat bu dönemde İstanbul’dan gerçekleşti. İstanbullu şirketlerin Birleşik Krallık’a dış satımı bu dönemde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27,8 artarak 1 milyar 580 milyon 430 bin dolardan 2 milyar 20 milyon 522 bin dolara yükseldi. Türkiye’nin Birleşik Krallık’a ihracatında İstanbul’un payı yüzde söz konusu dönemde yüzde 42,12 olarak gerçekleşti.

Mayıs ayı ihracatı ikiye katlandı

Türkiye, mayıs ayında miktar bazında en fazla dış satımı Birleşik Krallık’a yaptı. Birleşik Krallık’a yapılan ihracat, mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 104 artarak 554 milyon 565 bin dolardan 1 milyar 86 milyon 101 bin dolara çıktı.

Bu dönemde, miktar bazında ihracat artışında Birleşik Krallık’ı ABD, Almanya, İspanya ve İtalya takip etti.

Mayıs ayında Türkiye’nin dış satımı ABD’ye 504 milyon 774 bin dolar artarak 1 milyar 979 bin dolara, Almanya’ya 442 milyon 93 bin dolar artışla 1 milyar 289 milyon 336 bin dolara, İspanya’ya 429 milyon 329 bin dolar yükselişle 680 milyon 352 bin dolara, İtalya’ya 388 milyon 259 bin dolar artarak 761 milyon 512 bin dolara ulaştı.

Mücevher sektörü ön plana çıktı

Türkiye’nin Birleşik Krallık’a gerçekleştirdiği dış satımda mücevher sektörü ön plana çıktı. Mücevher sektörünün Birleşik Krallık’a ihracatı mayıs ayında 229 milyon 9 bin dolar tutarında gerçekleşti.

Bu sektörü, 166 milyon 591 bin dolarla elektrik-elektronik, 154 milyon 382 bin dolarla hazır giyim ve konfeksiyon, 116 milyon 526 bin dolarla otomotiv endüstrisi, 74 milyon 807 bin dolarla çelik sektörleri izledi.

Gemi ve yat 177 bin dolar, zeytin ve zeytinyağı 471 bin dolar, diğer sanayi ürünleri 901 bin dolar, süs bitkileri ve mamulleri 928 bin dolarla ülkeye 1 milyon doların altında dış satım gerçekleştiren sektörler olarak kayıtlara geçti.

Bu dönemde tütün sektörü ise Birleşik Krallık’a ihracat gerçekleştirmedi.

İller bazında bakıldığında ise Birleşik Krallık’a en fazla dış satımı 593 milyon 314 bin dolarla İstanbullu şirketler gerçekleştirdi. İstanbul’u 71 milyon 709 bin dolarla İzmir, 71 milyon 362 bin dolarla Manisa, 64 milyon 504 bin dolarla Denizli, 57 milyon 424 bin dolarla Bursa izledi.

En fazla ihracat Almanya’ya gerçekleşti

Mayıs ayında en fazla ihracat Almanya’ya gerçekleşti. Mayıs ayında ihracat artışı şampiyonu olan Birleşik Krallık da Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ikinci ülke oldu.

Almanya ve Birleşik Krallık’ı ABD, İtalya ve İspanya takip etti.

Böylece ihracat artışında ilk 5 sırada bulunan ülkeler, en fazla ihracat gerçekleştirilen ülke sıralamasında da ilk 5 sırayı paylaştı.

“Türkiye’deki güçlü üretim sektörü, Birleşik Krallık’ın da dikkatini çekiyor”

Türkiye’de İngiliz Ticaret Odası (BCCT) Üst Yöneticisi Emrah Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık ve Türkiye arasında geçen aralık ayı sonunda imzalanan ve Nisan 2021’de iki ülkede resmi olarak yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) ilk etapta iki ülke arasındaki ticaretin korunması üzerine tasarlandığını söyledi.

Öz, “Her iki ülkede ticaret yapan şirketlerin zarar görmemesi ve ticaretlerini devam ettirebilmesi adına imzalanan STA, iki ülke tarafından ileriye dönük, sağlam temelli bir ticaret geleceğinin hazırlanmasına yardımcı olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Mevcut olan STA’nın, Türkiye ve Birleşik Krallık’ın birbirlerinden yaptığı ithalat ve ihracat rakamlarının korunmasını da amaçladığını aktaran Öz, “Aynı zamanda her iki devletin karşılıklı göstermiş olduğu ileriye dönük mutabakat, mevcut ticaret hacmini daha ileri taşıyarak, firmaların motivasyonlarını artırdı. Özellikle pandemi döneminde Türkiye’deki güçlü üretim sektörü, tüm dünya ülkelerinin olduğu gibi Birleşik Krallık’ın da dikkatini çekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Öz, Türkiye’nin, özellikle Asya’da bulunan üretim alanlarının Avrupa’ya daha yakın konumda olması, uygun maliyet ve kalitede hizmet sunabilmesi ile ilgi odağı olmaya devam ettiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Diğer taraftan Birleşik Krallık ise teknoloji alanında dünya lideri konumunda olması nedeniyle, Türkiye gibi ülkelere teknoloji ve dijital dönüşüm alanlarında know-how ve dijital transformasyon imkanı sunuyor. Bu çerçevede iki ülkenin karşılıklı olarak, ticaret anlamında birbirinden öğrenebileceği ve destek alabileceği çok şey olduğunu göz önüne alırsak, imzalanan ve daha da genişleyecek olan Serbest Ticaret Anlaşması, her iki ülke için de hedeflenen ticaret hacmine ulaşmada en önemli araç olacaktır.”

Birleşik Krallık, AB’nin ardından ilk ticaret anlaşmasını Türkiye ile yaptı

Bu arada, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği ile vardığı anlaşmanın ardından ilk serbest ticaret anlaşmasını 29 Aralık’ta Türkiye ile imzalamıştı. İmza öncesinde bir açıklama yapan İngiltere Uluslararası Ticaret Bakanı Liz Truss, “Türkiye’yle birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Söz konusu anlaşmanın Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ikinci ülke konumunda olan Birleşik Krallık’la ticaretin gelişiminin en büyük teminatı olması beklenirken, uzmanlar, anlaşmanın etkisiyle gelecek dönemde Birleşik Krallık’ın, Almanya’yı geçerek en fazla ihracat yapılan ülke konumuna gelebileceğinin altını çizmişti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

LONDRA (AA) – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını süresince güçlü küresel talebin gelişmekte olan ekonomilerdeki ihracatçılara yardımcı olduğunu belirtti.

Fitch’ten yapılan açıklamada, geçen yıl küresel ürün talebindeki artışın bazı gelişen ekonomilerin cari açıklarının kapatılması için destekleyici olduğu ancak salgın sonrasında talep kalıplarının normalleşmesiyle bu durumun devam etmeyebileceği belirtildi.

Salgın süresince güçlü küresel talebin gelişmekte olan ekonomilerdeki ihracatçılara yardımcı olduğu aktarılan açıklamada, ABD’deki teşvik desteğinin, ABD’nin mal talebini orantısız bir şekilde artırdığı, Kovid-19 sosyal mesafe önlemlerinin ise ABD’nin hizmet tüketimini kısıtladığı kaydedildi.

Açıklamada, gelişmiş ekonomilerin salgın kısıtlamalarını azaltmasıyla gelişen ekonomilerin cari hesaplarındaki bakiyelerin iyileşmesinin zamanla gevşemesinin olası olduğu belirtildi.

Gelişmiş ekonomilerdeki kısıtlamaların azaltılmasının tüketici harcamalarının ithal ürünlerden yerli ürünlere kaymasına neden olabileceği aktarılan açıklamada, “Bu da gelecek dönemde gelişmekte olan ekonomilerin ihracat büyümesinin daha ılımlı bir hal almasına neden olabilir.” denildi.

Salgına ilişkin konuların gelişen ekonomilerdeki seyahat ve turizm gibi sektörlerdeki toparlamayı geciktirebileceği belirtilen açıklamada, gelişen ekonomilerdeki uluslararası turist sayısında son dönemde bir miktar artış görülmesine karşın sayının halen salgın öncesi dönemin altında olduğu bildirildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Fitch Ratings Ekonomi Bölümü Direktörü Robert Sierra, “Ticaret tarafındaki artışın büyük kısmı Batılı tüketicilerin elektronik ürünleri stoklaması ve hükümetlerin tıbbi ekipman satın alması nedeniyle Doğu Asya’dan yapılan ihracattan kaynaklandı.” ifadesini kullandı.

AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgiye göre, Mayıs 2020’de 61 milyon 556 bin dolar olan deri ve deri mamulleri ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 64,1 artarak 101 milyon 33 bin dolara ulaştı.

Sektörün ihracatının Türkiye’nin toplam ihracatından aldığı pay ise yüzde 0,8 olarak gerçekleşti.

En fazla ihracat Almanya’ya

Deri ve deri mamulleri sektörünün en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya olarak kayıtlara geçti. Almanya’ya geçen ay 8 milyon 474 bin dolarlık ihracat yapıldı. Almanya’yı, 6 milyon 528 bin dolar ile Rusya ve 5 milyon 661 bin dolar ile İtalya takip etti.

Sektör, 2021 yılının ilk 5 ayında toplam 640 milyon 593 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Şenocak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mayıs ayında en fazla ihracat gerçekleştirilen alt sektörün 57 milyon dolarla ayakkabı sektörü olduğunu söyledi.

AB ülkelerine ihracat arttı

Şenocak, Ayakkabı sektöründe geçen yıla göre yüzde 50’lik artış yaşandığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“2021 yılı ocak-mayıs döneminde deri ve deri mamulleri ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21’lik artışla 641 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2021 yılı ocak-mayıs döneminde deri ve deri mamulleri ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21’lik artışla 641 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde toplamda 160 ülkeye ürünlerimizi gönderdik.

Bu dönemde AB ülkelerine yüzde 11’lik bir artışla 237 milyon dolarlık ihracat sağladık. Alım gücü yüksek ve istikrarlı ekonomilerin oluşturduğu OECD ülkelerine ihracatımız ise bu yılın ilk 5 ayında 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 11 artışla 195 milyon dolar oldu​​​​​​​. Yine bu dönemde Almanya’ya 51 milyon dolar, Rusya’ya 46 milyon dolar, Irak’a 34 milyon dolar, İtalya’ya 34 milyon dolar ve İspanya’ya 29 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik.”

Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Gürkan Gözmen de, ihracat ve üretim odaklı çalışan deri ve deri mamulleri sektörünün 2021 yılı mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 64’lük artışla 101 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, “Pandeminin henüz dünyanın üzerindeki etkilerinin bitmediği bir dönemde ihracatımızın artmış olması hepimizi sevindiriyor. ‘Geçen yıl zaten pandemi yılıydı, bu yıl artış olması normal’ düşüncesinden uzak olduğumu belirtmek isterim. Keskin düşüşlerin ardından yeniden toparlamak normal dönemlere göre üç kat daha zordur.

Deri sektörü ülkemizin toplam ihracatına aralıksız katkı sunmanın gayreti içerisinde. Bizler de sektörümüzün çatı STK’sı olarak atölyelerin işlerine devam edebilmesi ve ihracatın sekteye uğramaması için var gücümüzle gayret gösteriyoruz. Bu yıl aşılamanın pandeminin etkisini azaltması ve uluslararası dolaşımın başlaması ile birlikte gerçekleşecek fiziki fuarlarla ihracatta 2019 rakamlarını yakalayabileceğimizi düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.