Sigorta Haberleri

Antalya Sigorta Acenteleri Derneği (ANSAD) öncülüğünde, sektör profesyonellerini bir araya getirmek ve iş birliklerini artırmak amacıyla düzenlenen Uluslararası Sigortacılık Fuarı ve Kongresi’nde Maher Holding sigorta şirketleri Quick Sigorta ve Corpus Sigorta da yerini aldı.

Quick Sigorta‘dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen Uluslararası Sigortacılık Fuarı ve Kongresi Antalya’da sigorta şirketleri, acenteler ve sektör paydaşlarının katılımı ile başladı.

ANSAD öncülüğünde, sektör profesyonellerini bir araya getirmek ve iş birliklerini artırmak amacıyla düzenlenen Uluslararası Sigortacılık Fuarı ve Kongresinde Maher Holding Sigorta Şirketleri Quick Sigorta ve Corpus Sigorta da yerini aldı. Fuar ve kongreye sigortacılık, reasürans, hayat ve emeklilik şirketlerinin yanı sıra sigorta acenteleri, sigorta ve reasürans brokerları, sigorta eksperleri, tedarikçi firmalar ve insurtech firmaları da katılıyor.

Sigorta sektörü ile kamu ve özel sektör başta olmak üzere ulusal ve uluslararası tüm tarafları bir araya getiren kongrenin açılış konuşmasını ANSAD ve Uluslararası Sigortacılık Fuarı ve Kongresi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Düzenli yaptı.

Organizasyonun ilk gününe Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan konuşmasıyla online olarak katıldı. Antalya Vali Yardımcısı Aydın Abak, SEİK Başkanı Ahmet Nedim Erdem, SAİK Başkanı Levent Korkut, Türkiye Sigortalar Birliği Başkanı Atilla Benli, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Ülken katıldı.

“İklim Değişikliği ve Katastrofik Riskler”, “Dijital Sigortacılık” ve “Finansal Sigortacılık” olmak üzere üç ana başlığa odaklanılacak kongrede, Maher Holding Sigorta Grup Başkanı ve Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar “Finansal Sigortacılık”, Quick Sigorta Bütünleşik Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Pınar Güzey ise “Dijital Sigortacılık” panelinde konuşmacı olarak yer alacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Maher Holding Sigorta Grup Başkanı ve Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar, ANSAD öncülüğünde düzenlenen Uluslararası Sigortacılık Fuarı ve Kongresi için teşekkürlerini iletti.

Yaşar, “Ayrıca bu organizasyon sayesinde salgın döneminde birbirimizle uzaktan iletişim kurduğumuz bir dönemi sonlandırmış olduk. Sigortacılık sektörüne dair önemli konuların görüşüldüğü bu toplantıda paydaşlarımızla ve acentelerimizle yüz yüze bir araya gelmenin heyecanını yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ray Sigorta Genel Müdürü Koray Erdoğan, “Son 4 yılda elde ettiğimiz istikrarlı başarı sayesinde, 2022 yılına güçlü bir başlangıç yapıyoruz. Marka yatırımlarımızı artıracak, yenilikçi ürünlerimizi genişletecek, müşteri memnuniyetini kullanıcı deneyimi ile şekillendirecek ve iş ortaklarımıza özel projelerimizi derinleştireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ray Sigorta‘dan yapılan açıklamaya göre, kurum tecrübesini geleceğin sigortacılığıyla buluşturan Ray Sigorta, sektörde attığı adımlarla sigorta şirketleri arasında öne çıkmaya devam ediyor.

2021 yılı prim üretimi rakamlarının açıklanmasıyla beraber son 4 yıldır üst üste sektör ortalamasının üzerinde büyüyor olmasının gururunu yaşıyor. Yüzde 30,65’lik bir büyüme ile sigorta sektörünün 2021 yılı ortalamasını geride bırakan Ray Sigorta, bu performansıyla beraber 2018 yılından bu yana her yıl sektörün üzerinde büyüyerek pazar payını ve sıralamasını da artırmış oldu.

Türkiye sigorta sektörünün yüzde 27,5 ortalama ile büyüdüğü bir yılda elde ettiği başarılı finansal sonuçların yanı sıra uluslararası marka derecelendirme kuruluşu Brand Finance tarafından çok sayıda kriter dikkate alınarak hazırlanan “Türkiye’nin En Değerli Markaları Raporu”nda, 2018 yılından sonra bir kez daha 2021 yılında da ilk 100 içerisinde yer alan Ray Sigorta, listede yüzde 32,1 değişim ile tüm sektörler içinde marka değerini en çok artıran 6. şirket oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Ray Sigorta Genel Müdürü Koray Erdoğan, 2021 yılının, dünya genelinde hem ekonomik hem de sosyal hayatın Kovid-19 salgınının etkisinde kaldığı bir yıl olduğunu, geleceğe dair endişelerin artmasının kişilerin gündelik yaşantılarındaki ve iş hayatlarındaki risklere karşı bakışlarını da değiştirdiğini belirtti.

Salgın ve beraberinde getirdiği risklerin, değer verilenleri korumak için sigortanın hayati bir rol oynadığını ortaya koyduğunu ifade eden Erdoğan, Ray Sigorta olarak merkezlerine aldıkları yenilikçi sigortacılık anlayışı ile Türkiye’deki sigorta penetrasyonunu ve risklere karşı direnci artırmak için büyük bir çaba gösterdiklerini vurguladı.

Erdoğan, bu yıl elde ettikleri rakamların şaşırtıcı olmadığını, uzun yıllar süren titiz ve gayretli bir çalışmanın sonucu olduğunu aktararak, 2021 yılında elde ettikleri performans hakkında şunları kaydetti:

“Ray Sigorta olarak yaşanan tüm zorluklara rağmen önemli ticari başarılar elde ettiğimiz bir yılı geride bıraktık. 2021 yılında sektör ortalamasının üzerinde bir performansla yüzde 30,65 büyüme gösterdik ve toplam prim üretimimiz 2,22 milyar TL’ye ulaştı. Son dört yıldır hiç fire vermeden sektör ortalamasının üzerinde büyüdük, pazar payımızı artırdık, sıralamamızı yükselttik ve tüm bunları yaparken kârlılığımızı da devam ettirerek sektörde bu başarıyı elde eden tek sigorta şirketi olduk. Güçlü konumumuzu daha da sağlamlaştırdık. Kısa süreli başarılar tesadüfi olabilir, biz hiç yerimizde saymadık. Temel hedefimiz ise her yılı bir önceki yılın üzerinde kapatmak oldu. İstikrarlı bir başarıya imza atmanın gururunu yaşıyoruz.”

– “En büyük rakibimiz biziz, bunun bilinciyle her geçen yıl yaptıklarımızın üzerine yenilerini koyuyoruz”

Salgın ile mücadeleye yönelik atılan adımlar ve yaşanan doğal afetler ile zor bir yılın geride bırakıldığının altını çizen Erdoğan, sigortacılığın sadece rakamlardan ibaret olmadığının hatırlandığı bir yıl olduğunu belirtti.

Erdoğan, yeri geldiğinde yardımlaşmanın, ihtiyacı olanın yanında yer almanın, iş ortaklarına zor günlerinde nefes olmanın önemini benimsemiş bir şirket olarak 2021 yılında da dağıtım kanalları için ellerinden gelen tüm destek kampanyalarını devreye aldıklarını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gerekli tüm sağlık önlemlerini alarak imkânlar dâhilinde bölge bölge, il il acetenlerimizi ziyaret ederek sorunlarını dinledik, taleplerini değerlendirdik. 1.600’ü aşkın acentemiz ile birlikte yürümeye ve birlikte büyümeye devam ettik. Dönemin ihtiyaçlarına uygun yeni çözümler oluşturarak, kişiselleştirilmiş ürünlerimiz ile sigortanın daha çok kişiye ulaşmasına ve sektörümüzün büyümesine katkı sağladık. Müşterilerin Ray Sigorta’nın geniş ürün portföyünde yer alan tüm ürünleriyle ilgili merak ettiklerini vakit kaybetmeden bulabilmesi için, yepyeni bir tasarım anlayışı ve en son global trendlere uygun olarak yenilediğimiz web sitemizi canlıya aldık. Başarılarımızı ödüllerle taçlandırdık. En büyük rakibimiz biziz, bunun bilinciyle her geçen yıl yaptıklarımızın üzerine yenilerini koyuyoruz. İş ortaklarımızın ve müşterilerimizin de desteğiyle adım attığımız çoğu alanda aldığımız sonuçlar bir bütünün fazlası olmayı başardığımızı gösteriyor.”

2022 yılına dair şirketin hedef ve planlarına değinen Koray Erdoğan, “Son 4 yılda elde ettiğimiz istikrarlı başarı sayesinde, 2022 yılına güçlü bir başlangıç yapıyoruz. Marka yatırımlarımızı artıracak, yenilikçi ürünlerimizi genişletecek, müşteri memnuniyetini kullanıcı deneyimi ile şekillendirecek ve iş ortaklarımıza özel projelerimizi derinleştireceğiz. Finansal gücümüz, teknolojik altyapımız ve işini gönülden yapan çalışanlarımızla hem Türk sigorta sektörünün gelişimini desteklemeye hem de ülkemizin büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Sigortam.net, çağrı merkezi çalışanlarına yönelik “Benim Kariyerim” projesini başlattı.

Sigortam.net’ten yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında, aday sigorta danışmanından kıdemli uzman sigorta danışmanına uzanan süreç için bir kariyer haritası oluşturuldu.

Çalışanlar, kariyerlerini şekillendirebilecekleri bu yol haritasında, Sigortam.net’te kendilerini bekleyen fırsatları, eğitim ve gelişim imkanlarını şeffaf bir biçimde görüp ilerleme şansına sahip oluyor. İşe ilk başlayanlar çalışan buddy desteğiyle güç bulurken, ilerleyen dönemlerde kariyer koçluğu ve takım liderliği gibi gelişmelerle de tanışıyor.

– “Çağrı merkezimizin kasları artık daha da güçlü”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sigortam.net İnsan Kaynaklarından Sorumlu Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Barış Açarı, insan kaynakları süreçlerini “mutlu çalışanlar paralelinde gelen müşteri memnuniyeti” bakış açısıyla oluşturduklarını belirterek, “Dünyadaki en ileri teknolojiyi kullandığımız çağrı merkezimizde büyük bir ekip görev yapıyor. Sigortam.net olarak ‘müşterinin şampiyonu’ olma vizyonumuz doğrultusunda, çağrı merkezimizdeki çalışanlarımızın öncelikle mutlu bir çalışma ortamına sahip olmalarına ve sonrasında da sigorta konusunda nitelikli danışmanlık verecek seviyede uzmanlaşmış kişiler olmalarına oldukça önem veriyoruz. Bu kapsamda, kariyer yolculuklarını destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Açarı, “Benim Kariyerim” projesiyle Sigortam.net’in müşterileriyle en önemli temas noktalarından biri olan çağrı merkezinin kaslarını daha da güçlendirdiklerini vurguladı.

Projeyle ulaşmak istedikleri pek çok hedef olduğunu aktaran Açarı, şunları kaydetti:

“Öncelikle çağrı merkezi çalışanlarımızın kariyer yolculuğunu uzun soluklu hale getirmek, eğitim ve gelişim fırsatlarıyla önlerini açmak istiyoruz. Çalışanlarımızın mesleklerini sosyal hayatlarıyla uyumlu biçimde sürdürebilmelerini istiyoruz. Bunun için uzmanlık seviyelerine göre esnek çalışabilecekleri, daha yüksek hedeflerle performans gösterebilecekleri kurgular düşündük. Yüksek hedef-yüksek prim, esnek çalışma, part-time çalışma gibi seçenekler sunarak, ekip arkadaşlarımızın çalışma sistemlerini kendilerinin seçebileceği bir platforma dönüştük. Çalışanlarımızın geri bildirimlerinden yola çıkarak şekillendirdiğimiz proje, ekiplerde ilk andan itibaren pozitif bir motivasyon yarattı. Bundan sonraki süreçte de çağrı merkezi birimimize yatırım yapmayı sürdüreceğiz.”

Koru Sigorta Genel Müdür Vekili Kasım Yılmaz, Koru Sigorta ve TÜV SÜD D-Expert’in kasko sigortası iş birliğine ilişkin, “Bu proje, ekspertizle sigortalıların araçlarındaki mevcut durumu kendilerinin de görmesine, sigorta şirketlerinin de bu belirsizlik ortamında araç üzerindeki kusurları veya sürüş güvenliğine engel olabilecek hususları tespit ederek doğru fiyatlama yapmasına, doğru sigortalıyı doğru tarife ile seçmesine imkan tanıyacaktır.” dedi.

Yılmaz, Koru Sigorta ve TÜV SÜD D-Expert’in kasko sigortasına yönelik iş birliğine ilişkin düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Koru Sigorta olarak sigorta sektörünün büyümesi, sigortalı sayısının artması amacıyla yeni bir projeyi hayata geçirdiklerini bildirdi.

Projenin dayanağının kasko sigortası olduğunu belirten Yılmaz, çözüm ortaklarının, uluslararası deneyime sahip, bağımsızlığına ve tarafsızlığına güvendikleri, IT altyapısı güçlü, Alman-Türk ortaklığıyla Türkiye’de faaliyet gösteren TÜV SÜD D-Expert olduğunu kaydetti.

Yılmaz, ilk defa kasko sigortası yaptıracak veya sigorta yaptırmaya ara vermiş sigortalıların araçlarının durumu hakkında sigorta şirketlerinin yeterli bilgiye sahip olamaması ve doğru fiyatlama yapamamasından dolayı fiyatlardaki artış veya teminat vermeme gibi durumlarla karşı karşıya kalındığını, sektörün bir parçası olarak bu bilinmezliği görünür kılmak, sigortalı sayısını artırmak ve sektörü büyütmek adına TÜV SÜD D-Expert ile sigortalılara daha uygun, rekabetçi primler sunarak kasko sigortasındaki büyümeyi pekiştirmek istediklerini ifade etti.

Bu projeyi tamamen kazan-kazan modeliyle devreye aldıklarını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

“Bu proje, ekspertizle sigortalıların araçlarındaki mevcut durumu kendilerinin de görmesine, sigorta şirketlerinin de bu belirsizlik ortamında araç üzerindeki kusurları veya sürüş güvenliğine engel olabilecek hususları tespit ederek doğru fiyatlama yapmasına, doğru sigortalıyı doğru tarife ile seçmesine imkan tanıyacaktır. Bu, hem sigortalı ile sigorta şirketi arasındaki güveni pekiştirecek hem de oto sigortalarındaki teminat açığını kapatmış olacaktır. Projemiz, Koru Sigorta üzerinden yürütülecek ve kasko poliçesi satın alınmak suretiyle D-Expert firması üzerinden araçların ekspertiz yapılma zorunluluğu bulunmaktadır.

Ekspertiz firmasından geçen araçların raporları şayet olumlu sonuçlanır ise rekabetçi fiyatlarla müşterilerimize uygun kasko poliçesi verilerek teminat almaları sağlanacaktır. Şayet araçta güvenliği tehlikeye sokabilecek kusurların bulunması halinde sigortalımıza belli bir süre verip bunu onartıp yeniden ekspertiz firmasından geçerek teminatını tam ve eksiksiz olarak almasına imkan veriyoruz. Daha basit bir örnek vermem gerekirse, arabada herhangi bir sorun yok ancak airbag ve emniyet kemerlerinde bir kusur var. Sigortalılarımıza ferdi kaza dışındaki tüm teminatlar tam, eksiksiz verilirken, ferdi kaza teminatını vermiyoruz. Eğer sigortalımız emniyet kemeri veya airbag’teki kusurları giderirse burada ek belgeyle ferdi kaza teminatını da alabilmektedir. Aynı şekilde cam hasarları için de bu geçerlidir.”

Bu projenin kendileri için bir hayal olduğunu, bir yıldır üzerinde çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, bu projenin; sektörün önünü açacağını, kasko sigortasındaki büyümeyi pekiştireceğini ve sektör ile sigortalı arasındaki güveni pekiştirecek bir uygulama olduğunu söyledi.

Yılmaz, tamamen sistemlerin kendi arasında dijital altyapı ile raporların firmadan firmaya entegre olduğu, sigortalıya, acenteye dijital olarak bilginin aktığı, teminatların şekillendirilmesinin sistem üzerinde kurgulanmış algoritmalar üzerinden rapor edildiği, gelen raporun içeriğine göre sistemin karar verdiği ve daha sonrasında yeniden bir ekspertiz ihtiyacı olması halinde sigortalının bilgilendirildiği bir sistem olmasının projenin diğer güzel yanları olduğunu anlattı.

Son bir aydır projeyi yoğun bir test sürecinden geçirdiklerini ifade eden Yılmaz, 15-20 dakika gibi sürelerde, aracın çok da fazla beklemeden ekspertizinin yapıldığını, müşterilerin de memnun olduğunu ve dijital dünyada dijitale yapmış oldukları yatırımın meyvesini aldıklarını söyledi.

– “Ekspertize gidenlerin yüzde 90’ı olumlu sonuçlandı”

Kasım Yılmaz, aracını sigorta yaptırmak isteyenlerin Koru Sigorta acentelerine gidip kasko poliçesi yaptırması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

“5 iş günü içinde D-Expert’te arabalarını ekspertizden geçirmesini bekliyoruz. D-Expert firmasının sitesinden alınan randevu ile gidilebilir. Randevu yerine gidilip ortalama 15-20 dakika içinde ekspertiz tamamlanıyor, rapor hem sigortalıya hem sigorta şirketine sunuluyor. Ardından sigorta şirketi kendisine rapor ulaştıktan sonra sistemindeki algoritmanın çalışmasıyla yaklaşık yarım saat içinde sigortalısına poliçeyi tam kasko olarak teminat süresince teminatını alacaktır bilgisini veriyoruz, eğer ekspertizde araç ile ilgili sorun çıkmazsa… Şayet arabanın güvenlikle ilgili kusuru varsa sigortalılara arabalarını onartmak için imkan tanıyoruz ve bunu yapar yeniden ekspertize giderse tam teminatla, süresince şirketimizden teminat alabilir.”

Maliyetin önemli bir husus olduğuna işaret eden Yılmaz, uygun ve rekabetçi bir fiyat verdiklerini, ekspertize gidenlerin yüzde 90’ının olumlu sonuçlandığını söyledi.

Ocak ayı prim üretimine ilişkin soru üzerine Yılmaz, kasko sigortalarında ocak ayında yüzde 8-10, adet bazında küçülme olduğunu bildirdi.

– “Kaskonun önemi daha da arttı”

Koru Sigorta Genel Müdür Vekili Yılmaz, sigortanın ekonomiden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade ederek, “Araçların değeri, yedek parça maliyetleri, servis kira ve işçi maliyeti artarken, bunların bize yansımasını düşünmemek söz konusu olamaz. Artan maliyetleri fiyat unsuru olarak değerlendirirken bunları da dikkate almak durumundayız.” diye konuştu.

Tahkim süreçlerine ilişkin soru üzerine Yılmaz, alınan primin zaman zaman ödenen hasarlara yetmediğini aktararak, “Sektörün fazladan hasar ödediğini düşünüyorum. Tahkim sürecinde en çok açılan dosyalardan biri aracın değer kaybı. Bunun net hesaplanabilir bir metodunun olması gerekiyor.” dedi.

Yılmaz, kasko için bir handikapın oluştuğuna dikkati çekerek, “Bugün 300 bin TL’lik bir araç, mesela bir ay sonra kaza yaptığında, pert olduğunda 400 bin TL ödeyebiliyorum. Arada prim farkı alamıyorum. Normal şartlarda bir arabayı aldığınızda bir yıl sonra değer kaybetmesi lazım. Son 2-3 yıldır bir arabaya kasko poliçesi teminatı verdiğimde ocak ayında 300 bin TL olan araba, yıl sonunda 500 bin TL oluyor. Yıl sonunda 500 bin TL üzerinden hasar ödüyorum. Buradaki rekabet de ister istemez yavaşlıyor.” şeklinde konuştu.

Araç kullanılamaz hale geldiğinde yenisini almanın artık zor olduğunu belirten Yılmaz, böylelikle kaskonun öneminin daha da arttığına işaret etti.

Yılmaz, Koru Sigorta olarak oto sigortaları dışında da hizmet verdiklerini belirterek, “PCR ve antikor hizmeti veriyoruz. Gördüğümüz kadarıyla 2021 yıl sonu itibarıyla PCR ve antikor poliçesinde 190 bin kişiye ulaşmış durumdayız.” dedi.

– “Eşsiz bir proje olduğunu düşünüyorum”

TÜV SÜD D-Expert Üst Yöneticisi (CEO) Emre Büyükkalfa ise projenin çok özel olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Doğru bir işi beraber yapacağız. Özellikle tüketicinin farkındalığının artırılması, gerçek bilginin, teknik kondisyonun kusursuz bir şekilde ortaya çıkmasıyla ilgili eşsiz bir proje olduğunu düşünüyorum. İş birliği başarılı şekilde tecelli edecektir ve kasko dışında diğer alanlarda da çalışmak isteriz. Günün sonunda daha çok bilgiye sahip olmak hem ticari olarak hem de trafik güvenliği anlamında sürdürülebilir bir dünyaya daha çok katkı sunacaktır. İş birliği süreci içerisinde ufuk açan, ilham veren öncü yaklaşımınız için kurum olarak teşekkür ediyoruz.”

Konuşmaların ardından Kasım Yılmaz ile Emre Büyükkalfa, Koru Sigorta ve TÜV SÜD D-Expert iş birliği anlaşmasını imzaladı.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Atilla Benli, “Sigorta sektörü olarak, üzerimize düşen görevleri eksiksiz yerine getirmek için her türlü olumsuzlukta sigortalılarımızın yanında olduk.” ifadelerini kullandı.

TSB’den yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Benli, prim üretiminde önceki yıla göre gerçekleşen yüzde 27,5 artışa ve özellikle sağlık sigortası ile finansal sigortalara olan ilgiye dikkati çekti.

Benli, pek çok zorluğun bir arada yaşandığı 2021 yılında sigorta ve özel emeklilik sektörünün başta vatandaşlar olmak üzere devlet yönetiminden büyük teveccüh görmesinin haklı gururunu yaşadığını açıkladı.

Salgının yanı sıra sel felaketleri ve orman yangınlarının da etkisiyle 2021’in Türkiye için zor bir yıl olduğunu belirten TSB Başkanı Benli, şunları kaydetti:

“İyi günde ve kötü günde, uzun süreli bir paydaş olarak sigortayı vatandaşımıza daha görünür kıldığımız için mutluluk duyuyoruz. Sigorta sektörü olarak üzerimize düşen görevleri eksiksiz yerine getirmek için her türlü olumsuzlukta sigortalılarımızın yanında olduk. Pandeminin yanında sel felaketleri ve orman yangınları nedeniyle ülke olarak büyük acılar yaşadık. Sektör olarak bu süreçlerde hızla aksiyon aldık, 4 bine yakın dosya için toplamda 510 milyon TL’yi aşan hasar ödemesi gerçekleştirdik. 2021 yılı üçüncü çeyreğinde toplam üstlenilen tazminat 2020 yılının aynı dönemine göre yüzde 36 yükselişle 42,8 milyar TL’yi aştı.”

Benli, sigortalıların mağduriyetlerini gidermek için tazminat ödemelerini en hızlı şekilde yaptıklarını, bu hızlı aksiyonların vatandaşın takdirini kazandığını belirtti.

Sigorta farkındalığındaki artışın yıl sonu prim üretimi sonuçlarına da yansıdığını belirten Benli, sektörün prim üretiminin 2021 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 27,5 artış ile 105,3 milyar liraya yükseldiğini açıkladı.

Atilla Benli, “Toplam içerisinde hayat dışı sigortacılık branşında prim üretimi yüzde 28,5 artışla 87 milyar 580 milyon lira, hayat sigortacılığı branşında prim üretimi yüzde 22,8 artışla 17 milyar 726 milyon lira oldu. Gelecek dönemin en önemli büyüme alanlarından biri olarak görülen katılım sigortacılığı tarafında ise prim üretimi 2020 yılına göre yüzde 28,2 artış ile 5 milyar 468 milyon liraya ulaştı.” açıklamasında bulundu.

Özel Emeklilik Sistemi’nin başarı hikayesini sürdürdüğünü ifade eden Benli, emeklilik yatırım fonlarının hızla büyümeye devam ettiğinin altını çizerek, “Devletimizin sisteme olan güveni ve desteği artarak devam ediyor. Devlet katkısının yüzde 30’a çıkması ve sistemi daha da cazip hale getiren yeniliklerle 2022’yi BES yılı olarak adlandırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

– “Bireysel Emeklilik Sistemi’nde devlet katkısı dahil toplam fon büyüklüğü 227,9 milyar TL’ye ulaştı”

TSB Başkanı Benli, Emeklilik Gözetim Merkezi’nin 2021 yıl sonu verilerine göre, katılımcı sayısının 7,1 milyon olduğu Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) devlet katkısı dahil toplam fon büyüklüğünün 227,9 milyar TL’ye ulaştığını kaydetti.

Emeklilik Gözetim Merkezinin 2021 yıl sonu verilerine göre katılımcı sayısının 6,2 milyon olduğunu kaydeden Benli, Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) ise fon büyüklüğünün devlet katkısı dahil 16,5 milyar TL’ye ulaştığını belirtti.

2021 yılı sonu itibarıyla gönüllü BES ve OKS dahil olmak üzere sistemdeki toplam katılımcı sayısı 13,3 milyon kişi olurken bu katılımcılara ait toplam fon büyüklüğünün ise devlet katkısı dahil 244,4 milyar TL’ye ulaştığını kaydeden Benli, 11 Şubat 2022 tarihi itibarıyla ise katılımcı sayısının 13,4 milyona, fon büyüklüğünün de 256,1 milyar TL’ye yükseldiğini açıkladı.

Tüm dünyayı derinden etkileyen salgın nedeniyle sağlığın öneminin daha iyi anlaşıldığını ifade eden Benli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zor günler, sağlık hizmetini en doğru şekilde almanın ne denli önemli olduğunu hepimize hatırlattı. Bu noktada özel sağlık sigortasına olan ilginin arttığını görüyoruz. Bu ilgiyle birlikte devletimizin üstündeki sağlık kaynaklı ekonomik yükün sektörümüz tarafından karşılanma oranı da artıyor. 2021 yılında sağlık sigortasında toplam prim üretimi yüzde 29,5 yükselişle 13 milyar lirayı geçti. Bu branş içinde Özel Sağlık Sigorta prim üretimi yüzde 20 artışla 9,5 milyar liraya ulaşırken son yıllarda büyük ilgi gören ‘Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda ise prim üretimi yüzde 73,3 artışla 2,6 milyar liranın üzerine çıkma başarısı gösterdi. Sektör olarak bu alanda yaşanan olumlu trend heyecanımızı daha da katlıyor.”

– “Finansal sigortaların önemi hızla artıyor”

Atilla Benli, salgın ile birlikte işletmelerin varlıklarını ve ürünlerini koruma ihtiyacının öneminin daha da arttığını kaydederek, bu kapsamdaki sigorta ürünlerine yönelik talepte de artış olduğunu belirtti.

Benli, şunları kaydetti:

“Devlet destekli alacak sigortalarının da içinde yer aldığı kredi sigortalarında 528 milyon lirayı aşan bir prim üretimi ve yüzde 32,4’lük bir büyüme yakalandı. Öte yandan özellikle kefalet sigortalarının öneminin daha iyi anlaşıldığını görüyoruz. İçinde doğrudan kefalet, dolaylı kefalet, bina tamamlama ve emniyeti suiistimal gibi hizmetlerin yer aldığı branşta prim üretimi bir önceki yıla göre yüzde 79’a yakın oranda bir büyüme ile 221,5 milyon lira oldu. İçinde kar kaybı, gelir yetersizliği gibi riskleri barındıran Finansal Kayıp Sigortaları’nda da bir önceki yıla göre yüzde 110’u aşan oranda bir büyüme ile 1 milyar 154 milyon liralık prim üretimi gerçekleşti. Bu branşlardaki prim üretimi ve büyüme oranları gösteriyor ki bu alanlar sağlık sigortaları gibi önümüzdeki dönemin öne çıkacak branşları olacak.”

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu ile Türkiye Sigorta arasında sponsorluk anlaşması imzalandı.

Türkiye Sigorta, anlaşmaya göre, bir yıl boyunca Ampute Milli Futbol Takımı’nın sponsoru oldu.
Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’ndeki Voyage Belek Otel’de gerçekleştirilen imza törenine Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Muaz Ergezen, Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Bilal Türkmen ile Ampute Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Osman Çakmak ve futbolcular katıldı.

Federasyon başkanı Muaz Ergezen, yaptığı açıklamada, tüm sporseverlerin yakından tanıdığı, bünyesinde 21 branşı barındıran, dünya çapında başarılarıyla spor kamuoyunun dikkatlerini üzerine çeken büyük bir camiaya dönüştüklerini söyledi.
Bu dönüşümün en büyük mimarının sporcular olduğunu vurgulayan Ergezen, “Ampute Milli Takımımız, bu sporcular arasında özel bir yere sahip. Her birinin azim, fedakarlık ve başarı dolu hikayeleri var. Onlardan bahsederken cesaret, tutku, emek, asalet, özveri ve umut gibi kelimeleri kullanmaya özen gösteriyorum. Çünkü onların başarıları bugün milyonlarca gencimizin daha fazla hayal edebilmesine olanak sağlıyor.” diye konuştu.
Ergezen, aldıkları her bir desteğin çok anlamlı olduğunu belirterek, “Başarımızda pay sahibi olan destekçilerimizin her geçen gün arttığına şahit oluyoruz. Bundan dolayı da büyük mutluluk içerisindeyiz. Türkiye Sigorta‘yı ‘Ben de varım’ diyerek yanımızda oldukları için kutluyorum.” ifadelerini kullandı.

Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Bilal Türkmen ise Ampute Milli Futbol Takımı’nın yaşattığı gururlarla çok farklı bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

Türkiye Sigorta‘nın 6 şirketin bir araya gelmesiyle oluşmuş, Türkiye’nin lider kuruluşu olduğunu ifade eden Türkmen, şunları kaydetti:

“Dünya üzerinde 6 şirketin birleşmesi örneği yoktu. Zor koşullara rağmen kısa sürede bunu başarabildik. Biz vizyonumuzda gücümüzü iyilik için kullanma ifadesini getiriyoruz. Bir olma ve birlik olma ifadelerini geçiyoruz. Ampute Milli Takımı’nın Türk halkına yaşattığı bu birlik olma duygusu bizim vizyon ve hayat felsefemizle de uyuşuyor. O yüzden bizim için çok farklı bir öneme sahip. Bu yolda sizlerin destekçisi olmak ve sizlerle birlikte yürüyebilmek bizim için çok kıymetli. Önümüzde bir Dünya Kupası var. İnşallah bu kupayı bizlere armağan edeceğinize inanıyoruz. Yenseniz de yenilseniz de biz sizlerle birlikte yürümek istiyoruz.”

Oyak Grup Sigorta ve Reasürans Brokerliği, küresel reasürans piyasasındaki yaygın erişimini, Türkiye sigorta sektörünün hizmetine sunmaya başladı.

Oyak Grup Sigorta ve Reasürans Brokerliği açıklamasına göre, şirket, 2020’nin nisan ayı itibarıyla aldığı Lloyd’s brokeri unvanını takiben 2021 yılından başlayarak Londra’dan sağladığı çözümler ile uluslararası arenadaki yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Ulaştığı prim hacmi ile Türkiye’de faaliyet gösteren 100’den fazla küresel ve yerel sigorta brokerleri arasında ilk 5’te yer alan Oyak Grup Sigorta, bugüne kadar çeşitli sektörlerden kurumsal müşterilerine sunduğu küresel reasürans çözümlerini artık Türkiye sigorta pazarında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin de hizmetine sunuyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Oyak Grup Sigorta ve Reasürans Brokerliği AŞ Reasürans İş Geliştirme ve Risk Danışmanlığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Almula Aslan, Avrupa, Uzak Doğu ve Orta Doğu reasürans piyasası bağlantılarına Lloyd’s piyasası ağını dahil etmelerinin küresel piyasalardaki yerlerini önemli derecede güçlendirdiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Oyak Grup Sigorta olarak, tüm endüstriyel alanlarda ve özellikli risklerde optimum sigorta ve reasürans çözümlerini uluslararası yetkinliğimiz, farklı coğrafyalardaki tecrübemiz ve alanında uzman ekibimizle yerel ve uluslararası faaliyet gösteren müşterilerimize sunuyoruz. Bu gücümüzü Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketleri ile de 2022 yılı itibarıyla paylaşmayı hedefliyoruz. Müşteri odaklı anlayışımız ile ekibimizin küresel reasürans piyasalarındaki tecrübe ve birikimini Türk sigortacılık sektörünün faydasına sunmaya hazırız. Sigorta şirketlerinin sermaye yapısını destekleyecek, sektörde rekabet gücünü arttıracak ihtiyari ve zorunlu reasürans çözümleri ile piyasa gelişimine destek vermekten dolayı mutluluk duyuyoruz.”

Türkiye Sigorta, dijital ortamdaki risklere karşı verileri güvence altına alan Finansal Siber Koruma Sigortası ürününü piyasaya sundu.

Türkiye Sigorta açıklamasına göre, salgın ve onun sonuçlarından birisi olan uzaktan çalışma ile dijitalleşmenin hızlanması siber riskleri de beraberinde getiriyor.

Dijitalleşen dünyayla birlikte internette her an daha fazla iz bırakırken, kötü amaçlı yazılımlar da günden güne etki alanını genişletiyor.

Finansal Siber Koruma Sigortası, dijital ortamdaki risklere karşı koruma sağlarken, geniş kapsamlı bir güvenceyi de sigortalılarına sunuyor. Kimlik hırsızlığı sebebiyle oluşabilecek gelir kaybı ve zorunlu olarak yapılacak hukuki masraflarla müşteri adına açılacak banka hesaplarında oluşacak zararlar yanında, dolandırıcılık kapsamında ödeme araçlarının hileli kullanımı ve ATM hırsızlığı ile ödeme kartı kullanılarak ATM’den çekilen paralar da Finansal Siber Koruma Sigortası güvencesi altına alınıyor.

Tüm bunların yayında cüzdan kaybolması veya çalınması durumunda şahsi belgelerin, kredi veya banka kartı ile finansal kurumlara ait internet şifrelerinin ele geçirilmesi kapsamında oluşacak zararlar da belirlenen limitler dahilinde güvence kapsamında olacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Sigorta Strateji, Dijital Dönüşüm ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Bilal Türkmen, dijitalleşen dünyada müşteri beklenti ve taleplerinin de değiştiğini ifade ederek, önümüzdeki dönemde özellikle siber koruma sigortalarına olan talebin artacağını aktardı.

Yapılan araştırmaların siber güvenlik ihlallerinin özellikle uzaktan çalışma ve salgın döneminin de etkisiyle 2021 yılında katlanarak arttığını gösterdiğini belirten Türkmen, şunları kaydetti:

“Bu noktada Türkiye de dünyadaki siber saldırılardan en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Fidye yazılımları, kimlik avı hırsızlıkları, web tabanlı saldırılar, zararlı APT ve oltalama saldırıları, günümüzde en sık karşılaştığımız siber saldırılar. Bu saldırılar itibar ve para kaybına neden oluyor. Biz de müşterilerimizi bu saldırılardan korumak ve dijital dünyadaki verilerini güvence altına almak için Finansal Siber Koruma Sigortası ürünümüzü hayata geçiriyoruz.”

– Siber Devriye hizmeti

Türkiye Sigorta, tüm kişisel ve finansal bilgilerin güvenliği için dijital dünyanın risklerine karsı web üzerinden tarama yapan ve herhangi bir risk tespit edildiğinde kişilere haber veren Siber Devriye hizmetini de ücretsiz olarak sigortalısına sunuyor. siberdevriye.turkiyesigorta.com.tr adresi üzerinden üyelik aktivasyonu sonrasında hizmetten faydalanılıyor.

Türkiye Sigorta Finansal Siber Koruma Sigortası’yla birlikte virüsler, korsanlar, online sahtecilik, kimlik hırsızlığı gibi tehditlerden koruyan Bitdefender Total Security ürünü de hediye ediliyor. Ürün ile ilgili detaylı bilgiye, turkiyesigorta.com.tr internet sitesi, anlaşmalı bankalar ve Türkiye Sigorta acentelerinden ulaşılabiliyor.

Türkiye Sigorta, 2021 yılındaki başarılı hasar yönetimine paralel, meydana gelen doğal afetler nedeniyle 50 milyon TL hasar ödemesi gerçekleştirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye Sigorta’nın Kovid-19 tanısı nedeni ile ödenen tazminat tutarı ise yaklaşık 10,2 milyon TL olarak kaydedildi.

Türkiye Sigorta, 2021 yılı güçlü finansal tablosundaki başarısını hasar yönetiminde de sürdürüyor. Süreçlerin dijital ortamda yönetilmesi ve teknoloji desteği ile yaptığı çalışmalarla hasar süreçlerinde optimizasyon sağlayan Türkiye Sigorta, sektörünün öncüsü olmaya devam ediyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Sigorta Hasar ve Sağlık Genel Müdür Yardımcısı Kürşat Pedis, “Sigortacılığın asli görevlerinden biri olan hasar yönetiminde sadece doğal afetlerde değil her durumda sigortalılarımızın yanındayız. 2021 yılında 300 bin sigortalımızın yaşadığı hasarlarda zararlarının karşılanması için gereken aksiyonları aldık. Adımızdan aldığımız sorumlulukla sel, deprem, yangın, fırtına gibi doğal afetlerde vatandaşlarımızın yanındaydık; olmaya da devam edeceğiz. Etkin hasar yönetimimiz ile 2021 yılında meydana gelen doğal afetler nedeniyle 50 milyon TL hasar ödemesi gerçekleştirdik” dedi.

Pedis sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yangın ve sel bölgelerinden Artvin, Kastamonu, Antalya ve Muğla’da yerel mobil hasar irtibat noktaları oluşturarak bölgedeki sigortalılarımıza destek olduk, tecrübeli hasar personelimizi afet bölgelerine sevk ettik. Sigortalıların mağduriyetini azaltmak için asgari düzeyde evrak talep ederek dosyaları hızlıca sonuçlandırdık. Konut hasarları yönetiminde, sigortalılarımıza en kısa sürede tazminat ödemelerinin yapılması için Hızlı Hasar Ödeme Projesi’ni devreye aldık.

Elektronik cihaz hasar başvurularında da hızlıca müdahale ederek servis hizmeti desteği sağladık. İnsan sağlığını önde tutan ekspertiz yöntemlerimiz ile yaygın hizmet vermeye devam ettik. Sigortalılarımızın Kovid-19 bağlantılı tedavi giderlerini, poliçelerinde aksi belirtilmemiş olması koşuluyla, poliçe teminat limitleri ve iştirak oranları dâhilinde ödüyoruz. Salgının başlangıcından bu yana Kovid-19 tanısı nedeni ile ödediğimiz tazminat tutarı ise yaklaşık 10,2 milyon TL.”


ÖzserNeo Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Üze, ÖzserNeo’nun, dijipol.com markası ile Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiğini belirterek, “Bunun adı hibrit sigortacılık. dijipol.com markası hem dijitalden hem şubelerinden hem de çağrı merkezlerinden hizmet veren ve ulaşılması çok kolay olan bir platform.” dedi.

ÖzserNeo Sigorta ve Reasürans Brokerliği’nin yeni yatırımı, dijital sigortacılık platformu dijipol.com’un tanıtım toplantısı İstanbul’dda gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan ÖzserNeo Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetim Kurulu Başkanı Üze, ÖzserNeo’nun, 40 yılı aşkın süredir sigorta sektörünün içinde olduğunu hatırlattı.

ÖzserNeo’nun yurt içinde ve yurt dışında olmak üzere 180’in üzerinde satış noktası ve şubesi bulunduğunu, 450’nin üzerinde çalışanları olduğunu bildiren Üze, şunları kaydetti:

“ÖzserNeo olarak, bugünlere gelişimizi teknolojiyi etkin kullanmamıza ve pazarda yaşanan değişimlere hızlı adapte olmamıza borçluyuz. Ben her zaman iş hayatını bir motora benzetirim. Bizim şirketimizde de ‘motor’ ekibimizdir. Motor sağlıklı çalışıyorsa hedef doğru, motivasyon iyi ise doğru yoldayız diye düşünürüm.

ÖzserNeo, dijipol.com markası ile Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor. Bunun adı hibrit sigortacılık. Şu anda Türkiye’de uygulaması yok. dijipol.com markası, hem dijitalden hem şubelerinden hem de çağrı merkezlerinden hizmet veren ve ulaşılması çok kolay olan bir platform. Poliçe dijitalden alınmış olsa bile hasar anında hemen bir müşteri temsilcisine ulaşmak ve ayağa hizmet almak mümkün olacak. Kurumsal işlerde, sağlık sigortalarında ve özellikli işlerde konuya tam hakim teknik adamlardan hizmet alınabilecek.”

– “Türkiye’de sigorta sektörüne bazı düzenlemelerle ciddi bir sıçrama yaptırmak mümkün”

Necmi Üze, Türkiye’de yeni hayata geçen bu sistemin dünyada birçok ülkede “hibrit sigortacılık” adıyla uygulandığını, ana amaçlarının dijitalde tanınır olmak ve Türkiye’de sigorta sektörünün büyümesine katkıda bulunmak olduğunu söyledi.

Türkiye’de sigorta sektörüne, yapılacak bazı düzenlemelerle ciddi bir sıçrama yaptırmanın mümkün olduğunu vurgulayan Üze, sektörü yavaşlatan bir mekanizma olduğunu, bazı mevzuatların değişmesine ve sektörde insanların birbirini desteklemesine ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.

Üze, ÖzserNeo’nun, yeni yatırımıyla hem dijitalde hem de yüz yüze hizmet vereceğini, çağrı merkezi aracılığıyla da alışveriş yapılabileceğini bildirdi.

– “Sigorta dağıtım kanallarına yeni bir soluk getirdiğimizi düşünüyoruz”

ÖzserNeo Sigorta ve Reasürans Brokerliği Genel Müdürü Ramazan Ülger de 2 yıldır bu proje üzerinde çalıştıklarını belirterek, şubelerin başarısının, bugünkü dijipol.com altyapısının kendi içlerinde daha önce uygulanması olduğunu kaydetti.

Salgının etkisiyle tüketici alışkanlıklarının değişmeye başladığını ifade eden Ülger, “Daha hesaplı harcayan, daha çok araştıran, daha az hareket eden, online kanalları daha fazla kullanan tüketici alışkanlığı gelişiyor. Kuşak da değişiyor. Sigorta dağıtım kanallarının bu kuşağa hazır olması gerekiyor.” dedi.

Ülger, yıllardır sigorta müşterisine hizmet verdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“dijipol.com’da sattığımız poliçe için sigortalımız, istediği anda ona en yakın şube ile doğrudan iletişim kurabilir, hizmet alabilir. Klasik satış kanallarından kopmuyor. Bundan dolayı hibrit sigortacılık diyoruz. Farklı bir hizmet organizasyonuyla sigorta dağıtım kanallarına yeni bir soluk getirdiğimizi düşünüyoruz. Bireysel sigortalıların en az yüzde 50’si online platformlardan fiyat araştırıyor, ürün ile ilgili bilgi alıyor ve klasik taraftan da satın alıyor. Diğer taraftan online satın alma hızı da artıyor.”

Kısa sürede dijipol.com gibi oyuncuların pazara girebileceğini ifade eden Ülger, böylesine yatırım için dijital altyapı ve sermaye gerektiğini söyledi.

Sigorta sektöründe talebin arzı değil, arzın talebi yarattığını aktaran Ülger, “Dijital satış platformumuzdan veya çağrı merkezimizden poliçe alan sigortalılarımız, istemeleri halinde kendilerine yakın olan bir şubemizden telefon veya yüz yüze hizmet alabilecektir. dijipol.com’dan poliçe alan sigortalılarımızın lokasyon ağırlıklarına göre yeni şubeler açmaya devam edeceğiz.” dedi.

Ülger, dijital gelişime yatırım yapan dağıtım kanalları ile küçük orta boy dağıtım kanallarının iş birliği yapmasının önünü açacak mevzuat düzenlemelerine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Verilen bilgiye göre, dijipol.com, 30 sigorta şirketinden 10 farklı bireysel sigorta branşında online olarak teklif alıp karşılaştırma ve anında satın alma işlemini gerçekleştirme olanağı sağlıyor.

 

Sigorta sektöründeki teknolojik girişimlere destek olmayı amaçlayan Insurtech Ödülleri’ne başvurular, 18 Şubat’ta sona erecek.

Insurtech Hub’dan yapılan açıklamaya göre, Yıldız Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren ve sigorta sektöründe teknoloji üretenler ile teknolojiye ihtiyaç duyanları bir araya getiren Insurtech Hub, sektöründeki teknolojik çözüm üretenleri desteklemeye devam ediyor.

Bu kapsamda Yıldız Teknopark desteğiyle düzenlenen ve başvuruların çevrim içi alınabildiği Insurtech Ödülleri’ne başvuru süresinin bitmesine 2 gün kaldı.

Sigorta sektöründe dijital dönüşümü hedefleyen ve alanında Türkiye’de ilk olan organizasyona, sigorta sektöründeki tüm şirketler, acenteler, brokerler, bankalar, eksperler ve dijital dönüşüm sağlayan şirketler insurtech.org sitesinden başvuru yapabiliyor.

Sektörünün önde gelen isimlerinden oluşan jüri tarafından gelen tüm başvurular yapay zeka, blockchain, robotik süreç otomasyonları, nesnelerin interneti alanlarında değerlendirilecek. “En Insurtech Sigorta Şirketi”, “En Insurtech Banka”, “En Insurtech Acente/Broker” gibi alanlarda ödüller verilecek.

Ödül almaya hak kazanan inovatif ve güncel fikirler, teknolojiler, ürün ve projeler 3-5 Mart’ta Antalya’da gerçekleştirilecek Uluslararası Sigortacılık Fuarı ve Kongresi’nde açıklanacak.

– “Sigortacılığa değer katacak çözümler ödüllendirilecek”

Insurtech Hub Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Acer, konuya ilişkin değerlendirmesinde, sektörde teknoloji kullanımının her geçen gün arttığını belirterek, sigortacılığa değer katacak girişimleri ödüllendireceklerini bildirdi.

Acer, özellikle hasar tespitinde gelecekte yüksek teknolojilerin kullanılmasının beklendiğini aktararak, “Ancak henüz istenilen seviyeye ulaşılamadığı için bu senenin başvurularında beklentimiz basit seviyede teknoloji kullanımı olacak. Teknolojiyi, inovasyonu en çok kullanan sigorta şirketlerini tespit etmeye çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

Bu organizasyon sayesinde sigorta sektöründeki sorunlara çözümler geliştirileceğini bildiren Acer, “Bu farkındalıkla birlikte hem çözüm önerileri hem de bu girişimlere yönelik destekler artacak.” değerlendirmesinde bulundu.

InsurTech Hub Program Lideri Ebru Sakine Şevli ise sigorta sektörü ile start-up’ların iç içe olması halinde sektörün çok ileriye gidebileceğini belirterek, organizasyonun da buna katkı sunacağını kaydetti.


Türkiye’nin en büyük tamamlayıcı mesleki emeklilik fonu OYAK’ın, son altı yılda oluşturulan vizyon çerçevesinde gerçekleştirdiği atılımlarla stratejik sektörlerdeki varlığını güçlendirmeyi devam ettiği ve üç unicorn hedefine odaklandığı bildirildi.

OYAK, İngiltere’nin başkenti Londra’da büyüme ve yatırım planlarını paylaşmak amacıyla basın toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıya OYAK Finans Sektörü Grup Başkanı Emrah Silav, OYAK Genel Müdürü Süleyman Savaş Erdem, OCR Labs Üst Yönetcisi Jhon Myers, OCR Labs Kurucusu ve Üst Teknoloji Yöneticisi (CTO) Matt Adams, OCR Labs Kurucusu ve Üst Ürün Yöneticisi (CPO) Daniel Aiello ve OCR Labs EMEA Genel Müdürü Russ Cohn katıldı.

OYAK’ın son dönemdeki teknoloji hamleleriyle ilgili konuşan OYAK Finans Sektörü Grup Başkanı Emrah Silav, “OYAK Genel Müdürümüz Süleyman Savaş Erdem liderliğinde, son altı yılda değişen yönetim ve organizasyon anlayışıyla globaldeki gücümüzü ve etkimizi artırmaya odaklandık. Finans ve sigorta teknolojileri alanlarına yaptığımız yatırımlarla küresel değişimi yönetiyoruz. OYAK Grup Sigorta’nın Londra ofisi ile hizmet alanını genişletirken, diğer iştiraki OYAK Portföy’ün Girişim Sermayesi Yatırım Fonları üzerinden yaptığımız yatırımlarla da finansal teknoloji ve sigorta teknolojisi şirketleriyle entegre iş modelleri üretiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tüm dünyada yatırımcıların gözdesi haline gelen finans ve teknolojiyi birleştiren fintek sektöründe geçen yıl önemli bir hamle yaptıklarını söyleyen Silav, “OYAK Portföy Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarımız ile Türkiye’nin ilk elektronik para lisansı alan fintek şirketlerinden Birleşik Ödeme’ye yatırım desteği sunduk. Bizimle birlikte sektörde güçlenen Birleşik Ödeme, bir yandan yurt dışına açılmayı sürdürürken, bir yandan da unicorn olma hedefinde ilerliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

OYAK’ın bu yatırım ile hem bir finansal teknoloji açılımı yaptığı, hem de Türkiye’de girişim sermayesi ekosisteminin geliştirilmesinde örnek olduğunu belirten Silav, “Birleşik Ödeme, OYAK Grup Şirketleri’nin yanı sıra birçok önemli firmanın da dijital finansallaşma projelerinin stratejik iş ortağı olacak.” dedi.

– OYAK, çevik ve teknolojiyi iyi kullanan şirketlere yatırıma odaklanıyor

Toplantıda verilen bilgilere göre, OYAK, iş yapma modellerinin hızla değiştiği dünyada çevikliği ve teknolojiyi iyi kullanmalarıyla öne çıkan şirketlere yatırım yapılmasına odaklanıyor.

Japonya’dan ABD’ye tüm zaman dilimlerinde, farklı sektörlerde 24 saat kesintisiz üretim yaparak büyüyen şirket, maden metalürji, gıda, tarım, hayvancılık, çimento, beton, kâğıt, inşaat, otomotiv, lojistik, enerji, kimya ve finanstan sonra teknolojiye yaptığı yatırımlarla portföy çeşitliliğini daha da artırdı.

OYAK, teknoloji alanında attığı adımlarla, yerli girişim sermayesi ekosisteminin desteklenerek küreselleşmesine ve Türkiye’nin teknoloji ihraç eden ülke vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyor.

Bu amaç doğrultusunda Türkiye’de ilk elektronik para lisansı alan şirketlerinden biri olan ve fintek dünyasının güçlü oyuncularından Birleşik Ödeme’den sonra bir başka Türk girişimi yazılım ve teknoloji geliştiren Innovance’a yatırım yapan OYAK, OCR Labs yatırımıyla da global öneme sahip kimlik doğrulama sektörüne girdi.

OYAK’ın önümüzdeki dönemde hedefinin ise yatırım yaptığı bu ve benzeri şirketlerden üç unicorn oluşturmak olarak açıklandı.

– Birleşik Ödeme, yurt dışı açılımını sürdürüyor

İlk yurt dışı ofisini Bakü’de ikincisini Romanya’da açan Birleşik Ödeme, 2022’de Gürcistan ve Özbekistan ofislerini açmayı planlıyor. Birleşik Ödeme, OYAK Portföy Girişim Sermayesi Yatırım Fon’undan aldığı stratejik yatırımla 2023’e kadar 10 ülkede 10 ofis açmayı hedefliyor. 88,9 milyon TL ile Türkiye’nin ödenmiş sermayesi en yüksek elektronik para şirketi olan Birleşik Ödeme, son üç yılda yüzde 300 büyüme sağladı. 2021 yılı sonunda Türkiye’de işlem hacmini 20 milyar TL’ye, kullanıcı sayısını da 16 milyona çıkaran Birleşik Ödeme, 2022’de işlem hacmini 60 milyar liraya çıkarmayı hedefliyor.

Para transferi, akıllı kasa, sanal POS, dijital kart/cüzdan hizmetleri ve sadakat programları gibi servisler sunan Birleşik Ödeme, son olarak Hopi’ye HopiPay projesi kapsamında dijital cüzdan ve dijital kart hizmeti vermeye başlayarak ödeme sistemleri ve altyapı teknolojisi ile projeye katma değer sağladı. Birleşik Ödeme, yeni iş birliği ile Türkiye’nin en büyük sadakat platformlarından birini de cüzdana çevirmiş oldu.

– Yeni girişim hikayesi: Innovance

OYAK Portföy’ün Girişim Sermayesi Yatırım Fonları üzerinden gerçekleştirdiği bir başka teknoloji yatırımı ise bünyesinde 250 yazılımcının görev yaptığı Türk şirketi Innovance oldu. Bankaların dijitalleşme süreçlerine ve mobil uygulamalara yön veren teknolojiler geliştiren Innovance, OYAK Portföy Girişim Sermayesi Yatırım Fon’undan aldığı yatırımla önce Almanya ofisini ardından Romanya ofisini açmaya hazırlanıyor. Innovance’ın hedefi unicorn olarak küresel lige çıkmak.

– OCR Labs, son 12 ayda yeni müşteri sayısını yüzde 500 artırdı

OYAK, 2026 yılında 53 milyar dolar büyüklüğe ulaşması beklenen kimlik doğrulama sektörüne de girerek Avustralya’nın lider dijital kimlik doğrulama şirketi OCR Labs’in ilk yatırım turuna liderlik etti. OCR Labs, önümüzdeki 2 yıl içerisinde unicorn olmayı hedefliyor.

Bankacılık, finans, sigorta, e-ticaret, gayrimenkul gibi alanların yanı sıra kamu kurumları tarafından da kullanılan OCR Labs, her yıl üç haneli büyüyerek sektördeki yerini sağlamlaştırdı. OCR Labs iyi amaçlı kullanımı hızlandırarak, dolandırıcılardan uzak kalmak için gelişmiş görüntü analizini ve derin öğrenme teknolojisini işliyor. OCR Labs, diğer kimlik doğrulama hizmeti sağlayan kuruluşların üzerinde bir performansla, 230’dan fazla ülke ve bölge yönetimindeki 13 binden fazla belgenin doğruluğunu kanıtlıyor. Bu alandaki birçok rakibinin aksine, tamamen otomasyona dayalı teknoloji, manuel müdahaleye veya dış teknoloji kullanımına ihtiyaç duymuyor.

– OYAK Grup Sigorta, öz sermayesini 40 kat artırdı

OYAK Yatırım’ın 2017 yılında 1,5 milyon Türk lirası sermaye ile kurulan iştiraki OYAK Grup Sigorta ve Reasürans Brokerliği AŞ, ulaştığı prim hacmi ile Türkiye’de faaliyet gösteren 100’den fazla küresel ve yerel sigorta brokerleri arasından sıyrılarak sektörde ilk beşte yer alıyor. OYAK Grup Sigorta, 2017’den 2021 yıl sonuna kadar öz sermayesini 40 katına çıkarma başarısını gösterdi. OYAK Grup Sigorta için bir başka önemli adım Lloyd’s ile katıldığı ağ oldu. 2020 yılı Nisan ayı itibarıyla 300 yıllık geçmişiyle dünyada sigortacılığın en köklü, lider sigorta ve reasürans piyasası Lloyd’s’un yetkili brokeri olarak global oyuncular arasına giren OYAK Grup Sigorta, küresel piyasalardaki pozisyonunu da güçlendirmiş oldu. Tüm bu fırsatları değerlendirerek, çıtayı daha yukarıya taşımayı hedeflediklerini söyleyen OYAK Finans Sektörü Grup Başkanı Silav “Geçen yıl Londra’daki ofisimiz OYAK Global Risk Services’i kurarak, yaygın şekilde hizmet vermek üzere çalışmalarımızı başlattık. Böylece yerel ve uluslararası faaliyet gösteren Türk ve yabancı kurumsal ve bireysel müşterilerimize tüm alanlarda, özellikle de risklerde küresel sigorta ve reasürans çözümlerini bizzat yerinden sunmaya başladık” diye konuştu.


 

ING Türkiye, 2021 yılında 1,2 milyar TL net kar elde etti.

ING Türkiye’nin Kamuyu Aydınlatma Platformunda yer alan (KAP) açıklamasına göre, banka 2021 yılında 1,2 milyar TL net kara ulaşırken, 2020 yılında 768,1 milyon TL konsolide net kar elde etmişti.

Öte yandan, ING Türkiye, 2021 yıl sonu konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 2021 sonunda ING Türkiye’nin konsolide aktif toplamı 88,6 milyar TL, vergi öncesi karı ise 1 milyar 592 milyon TL oldu. Yıl sonu itibarıyla konsolide öz kaynakları 10,8 milyar TL, konsolide sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 19,22 olarak gerçekleşen ING Türkiye, 2021 yıl sonunda ekonomiye 53,6 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 63,2 milyar TL’lik kredi desteği sağladı. ING Türkiye’nin mevduat hacmi ise 52,6 milyar TL’ye yükseldi. ING Türkiye, 2021 yılında dijital liderlik, tasarrufun artırılması, ihracatın desteklenmesi ve sürdürülebilirlik konularını odağına alarak faaliyetlerini sürdürdü.

Açıklamada görüşlerine yer verilen ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, aşılamada yaşanan hızlanmayla birlikte dünyada ve Türkiye’de normalleşmeye yönelik atılan adımlar olumlu etkiler yaratırken, bu süreçte ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam ettiklerini belirtti.

Gökgöz, şunları kaydetti:

“Normalleşmeye adaptasyonun öne çıktığı bu dönemde, müşterilerimize, işletmelere ve ülke ekonomisine katkı sağlamak amacıyla uygun koşullarda kredi paketleri ve kampanyalar hazırladık, güçlü sermaye yapımız ile finansmana erişimlerini destekledik. Bununla beraber 2021 yılında kaydettiğimiz finansal performans sonuçları, ING Türkiye’nin bilanço yönetimindeki başarı ve etkinliğini de bir kez daha teyit etti. Önceki seneye göre vergi öncesi karımızda yüzde 61, mevduatta ise yüzde 31 oranında büyüme sergiledik. Ayrıca, ülke ekonomisine sağladığımız kredi desteğini bir önceki seneye göre yüzde 22 oranında artırmaktan dolayı mutluyuz.”

– “Kalıpların dışında, hayatın içinde çözümler üretiyoruz”

Türkiye’nin lider dijital kurumu olma hedefinde sağlam adımlarla ilerlediklerini ifade eden Gökgöz, şunları aktardı:

“Dijital gücümüzle kalıpların dışında, hayatın içinde çözümler geliştirerek müşterilerimizin bir adım önde olmasını sağlamak ve onlara kolay, akıllı ve kişisel bir müşteri deneyimi sunmak için inovatif ürün ve hizmetler geliştiriyoruz. Bu kapsamda, 2021 yılında da dijital liderlik hedefimizde önemli adımlar attık. ING müşterilerinin ING Mobil üzerinden uzmanlarla görüntülü görüşme yaparak, yatırım, birikim, sigorta ve kredi ile ilgili konularda bilgi alabileceği ve işlem yapabileceği bir hizmet olan Cebimdeki Danışman’ı hayata geçirdik. Aynı zamanda, uzaktan müşteri edinimi uygulamasını stratejimizde önemli bir yere konumladık ve mayıs ayından sene sonuna kadar ING’li olan 10 kişiden 3’ü, uzaktan müşteri edinimi yoluyla ING müşterisi oldu. Müşteri memnuniyetini stratejimizin merkezine alarak daha kolay bir bankacılık deneyimi sunmak için ING Mobil’i de geliştirmeyi sürdürdük.”

Gökgöz, dijitalleşmeyi stratejilerinin merkezine aldıklarını belirterek, “Bu dönemde ihracatçı müşterilerimizi de dijital yolculuklarında destekledik. İhracat işlemlerinde dijital kolaylık sağlamak için geliştirdiğimiz hizmet ile ING müşterileri, İhracat Bedeli Kabul Belgesi taleplerini artık ING Kurumsal İnternet Şubesi ile gerçekleştirebiliyor. İhracatın ülkemiz ekonomisinin itici gücü olduğuna inanıyoruz, ihracatçılarımızın büyümelerini desteklemeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Sürdürülebilirlik deneyimimizi Türkiye’ye aktarmaya devam ettik”

Sürdürülebilirliği tüm iş yapış biçimine yön veren bir anlayış olarak gördüklerini bildiren Gökgöz, “Sürdürülebilirlik alanında öncü bir grubun parçası olan ING Türkiye olarak, bu alandaki uluslararası deneyimimizi Türkiye’ye aktarmaya devam ettik. Dış ticaretin finansmanında kullanılmak üzere toplam 300 milyon avro tutarında sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyon kredisi anlaşmasına imza attık. Bununla beraber ING, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından uluslararası Çevresel, Sosyal ve Yönetişim tahvil piyasasında borçlanma işlemleri gerçekleştirilmesi amacıyla hazırlanan Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Dokümanı’nın hazırlık ve yayımlanma sürecinde danışman olarak görev aldı.” açıklamasını yaptı.

ING’nin böylesine önemli bir görevle yetkilendirilmesinden dolayı gurur duyduklarını vurgulayan Gökgöz, ING’nin yer aldığı iki finansman işleminin, Bonds & Loans Türkiye Ödülleri 2021 kapsamında iki ödüle layık görülmesinden de mutlu olduklarını aktardı.

– ING, toplumsal yatırımları ile değer yaratmayı sürdürdü

Tasarruf alanında öncü uygulamalara imza atan ING Türkiye, 2021 yılında müşterilerinin alışverişlerinde küsuratlı ödemelerin üstü ile birikim yapmalarını kolaylaştıran Koy Kenara özelliğini hayata geçirdi. ING, aynı zamanda Youtube kanalı üzerinden yayınladığı, finansal okuryazarlık alanında farkındalığa katkı sağlamayı hedefleyen Para Mevzuları video serilerine, Prof. Dr. Emre Alkin ile “Turuncu Sorular” ve Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması” adında iki yeni seri daha ekledi.

ING Türkiye, ilkokul ve ortaokul öğretmenlerine dijital okuryazarlık becerileri kazandırmak amacıyla Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle hayata geçirdiği Dijital Öğretmenler projesi ile 3 bin öğretmene eğitim verdi. ING aynı zamanda, çocuklara teknoloji ile üretme kültürü kazandırmak hedefiyle başlattığı ING Gelecek için Teknoloji Akademisi’ni Ağrı’ya taşıyarak 700 çocuğa daha ulaştı. Çocuklarda erken yaşta tasarruf bilinci oluşturma amacıyla gerçekleştirilen Turuncu Damla projesi ile 2013 yılından bugüne kadar yaklaşık 46 bin çocuğa ulaşıldı. Toplumsal cinsiyet eşitliğini faaliyetlerinin merkezine alan ING’nin Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi iş birliği ile hayata geçirdiği ING Olimpik Kızlar Projesi kapsamında desteklediği 10 kadın sporcudan 9’u Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda Türkiye’yi başarı ile temsil etti.


 

 

Türkiye Sigorta’nın 2021 yılı toplam brüt prim üretimi, 11 milyar 750 milyon TL’ye ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 32 arttı.

Şirketin KAP’a açıklamış olduğu 2021 yılı rakamlarına göre, Türkiye Sigorta, ürün bazında değerlendirildiğinde genel zararlar branşında geçen yıla göre yüzde 19 büyüyerek 3 milyar 914 milyon TL’yi aşan bir prim üretimi kaydetti.

Yangın ve doğal afetler branşında ise yüzde 29 büyüyerek 2 milyar 220 milyon TL’yi aşan prim üretimi elde ederken, kara araçları sorumluluk branşında yüzde 51 büyüme ile 2 milyar 118 milyon TL’nin üzerinde prim üretimi gerçekleştirdi.

Türkiye Sigorta’nın en yüksek prim elde ettiği branş ise yüzde 242’lik büyüme ile kefalet oldu. Hava araçları sorumluluk branşında yüzde 114’lük bir büyüme elde ederken, nakliyatta bir önceki yıla göre yüzde 91, su araçları branşında ise yüzde 92 büyüme yakaladı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Sigorta Genel Müdürü Atilla Benli, “2021 yılı güçlü prim üretimimizle 2022’ye hızlı bir giriş yapıyoruz. Üretim ve sürdürülebilir karlılık odaklı stratejimiz doğrultusunda, hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. Gücünü adından alan Türkiye Sigorta olarak, milli sorumluluğumuz çerçevesinde ülkemize ve milletimize sunabileceğimiz yenilikçi çözümlere odaklanmaya ve sektörümüzü geliştirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.


Allianz Türkiye, Mastercard iş birliğiyle yeni bir ödeme deneyimi sunuyor.

Allianz Türkiye’den yapılan açıklamaya göre, şirket, kullanım alışkanlıklarını ve dijital gelişmeleri yakından takip ederek, müşterilerinin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor.

Geleceğin Allianz’ını dijital teknolojiyle inşa eden Allianz Türkiye, müşterilerini kullanıcı dostu bir ödeme deneyimiyle bir araya getiriyor. Mastercard’ın kart saklama çözümü Masterpass ile iş birliği yapan Allianz Türkiye, müşterilerine ödemelerini Allianz’ım mobil uygulaması üzerinden “hızlı, kolay ve güvenli” şekilde tamamlama imkanı sunuyor.

Sigorta sektöründe ödeme sistemlerine Masterpass’i entegre eden “ilk” kurum olan Allianz Türkiye müşterilerine, istedikleri takdirde, farklı uygulamalardaki Masterpass altyapısında kayıtlı olan kartlarını Allianz’ım uygulamasında da görüntüleyip, ödemelerini tek adımda tamamlayabilme kolaylığı getiriliyor.

Allianz müşterileri ödeme yaparken birçok kayıtlı kart arasından seçim yapabiliyor veya yeni kartlarını Allianz’ım uygulamasına kaydedip sonraki poliçe ödemelerinde de tek adımda ödemelerini tamamlayabiliyorlar.

İlk aşamada hayat dışı ürünlerin ödemelerinin yapılabileceği Masterpass altyapısı kısa süre içerisinde diğer poliçelerin ödemeleri için de kullanılabilecek.

 


Allianz Türkiye, The ONE Awards’Ta sigorta sektörü kategorisinde “Yılın İtibarlısı” seçildi. Allianz Türkiye açıklamasına göre, “Allianz Seninle” mottosuyla müşterilerine, ihtiyaç duydukları her an yanlarında olma sözü veren şirket, Marketing Türkiye ve Akademetre tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenen organizasyonda, sektöründe itibarını en fazla artıran marka oldu. The ONE Awards’ta, 70’e yakın kategoride itibarını en çok artıran markalarla bu başarının paydaşları olan reklam, medya planlama, dijital ve halkla ilişkiler ajansları ödüllendirildi. Sonuçlar, 12 ilde toplam 1.200 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda belirlendi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Allianz Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Tolga Gürkan, “Allianz Türkiye olarak, var oluş amacımız ‘Allianz Seninle’yi, sürdürülebilirliğin çevresel, sosyal ve yönetişimsel katmanlarına taşıyarak iyi bir kurumsal vatandaş olma, tüm paydaşlarımız için değer yaratma hedefiyle çalışıyoruz. ‘Önce insan’ odağımızla, bizlere sağlığını, geleceğini emanet eden müşterilerimize her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmek bizim için çok kıymetli. Büyük bir emeğin ürünü olan çalışmalarımızın takdir görmesiyle sektörümüzde ‘Yılın İtibarlısı’ seçilmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu güvenin sorumluluğuyla, aynı disiplinle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

Sompo Sigorta’nın Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminde yer almak amacıyla hayata geçirdiği startup destekleme programı DOJO, hem sigorta hem girişimcilik sektörüne yeni bir soluk getirecek çözümler sunmaya hazırlanıyor.

Sompo Sigorta açıklamasına göre, şirket, sektördeki girişimci ve startupların hayatını kolaylaştıracak yeni bir projeye imza attı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sompo Sigorta Bilişim Teknolojileri ve Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Kemal Beceren, DOJO programı ile sigorta sektörüne yönelik çözüm üretmek isteyen startupları destekleyeceklerini ifade etti.

Beceren, sigorta teknolojileri anlamına gelen “insurtech” sektörünün ciddi bir hızla büyüdüğünü belirterek, “Willis Towers Watson’ın yayınladığı verilere göre 2020 yılında 377 işlemle toplam 7,1 milyar dolar olan küresel insurtech yatırımları, 2021 yılında muazzam bir büyüme göstererek 2021 üçüncü çeyrek itibarıyla 421 işlemle 10,5 milyar dolara ulaştı.” İfadelerini kullandı.

Sigorta pazarının inovatif ve öncü bir oyuncusu olarak büyümeye devam eden insurtech sektörüne yönelik fikri olan girişimci ve startupların yanında olmak için yola çıktıklarını aktaran Beceren, “Türkiye sigorta pazarı, startuplar için büyük bir potansiyel taşıyor. DOJO programı ile sigortacılıkta ihtiyaç duyulan yeni fikirleri, inovasyonu ve teknolojiyi start-up ekosistemi ile buluşturmayı ve daha ileriye götürmeyi hedefliyoruz. Genç girişimcilerle ve startuplarla yapacağımız iş birlikleri sayesinde onların ihtiyacı olan her türlü desteği sağlamanın yanı sıra sektöre fayda sağlayacak inovatif fikirleri de pazara kazandırmış olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Beceren, DOJO isminin Japonca’dan geldiğini belirterek, “DOJO, dövüş sporlarının çalışıldığı oda veya salonları tanımlamak için kullanılan Japonca bir kelime. Kelimenin ‘do’ kısmı aksiyonu, ‘jo’ kısmı ise yeri ifade ediyor. Yani DOJO, işi yeni öğrenenlerin temel hareket yeteneklerinin, gerçek üretim hattına geçmeden önce sınandığı yer anlamına geliyor.” açıklamasında bulundu.

– “Kolektif çalışmaya inanan tüm girişimciler, DOJO’nun hedef kitlesini oluşturuyor”

İnsurtech programı DOJO ile sigortacılık sektörüyle ilişkili girişimleri destekleyerek girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi amaçladıklarına işaret eden Beceren, “Pazarımız, iş ortaklarımız ve müşterilerimiz için yüksek katma değer yaratacak yenilikçi ürün, hizmet, süreç ve iş modellerine ulaşmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

DOJO’nun hedef kitlesi hakkında da bilgi veren Beceren, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Teknoloji ürün ve servisleri tasarlamaya ilgi duyan; yenilikçi, yaratıcı, proaktif ve içsel motivasyona sahip; sigortacılık sektörü problemlerini çözmeye hevesli; çözüm üretebilecek teknolojik becerilere ya da takıma sahip; mentorluğa açık, kolektif çalışmaya inanan tüm girişimciler, DOJO’nun hedef kitlesini oluşturuyor.

Programa kabul edilen startuplarımız ile çeşitli iş birlikleri geliştirerek, onların ürünlerini kullanarak, ihtiyaç duydukları durumlarda alanında uzman isimlerden mentorluk desteği sağlayarak ilerleyeceğiz. Onlara önemli bir ekosistemin ve fırsat dünyasının kapılarını açmış olacağız. Sektörümüze ve şirketimizde katma değeri olacağına inandığımız projeleri farklı iş birlikleri yaparak değerlendirmeyi düşünüyoruz.”


Türkiye Sigorta, ilk yerli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın fırlatma öncesi operasyon risklerini kapsayan poliçe düzenledi.

Türkiye Sigorta açıklamasına göre, Türkiye’nin varlıklarını güvence altına almayı sürdüren şirket, Türksat 6A’yı sigortaladı.

Türksat 6A için düzenlenen poliçenin imzası için TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nde (TÜBİTAK UZAY) tören düzenlendi.

Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Bilal Türkmen, TÜBİTAK UZAY Enstitü Müdür Vekili Doç. Dr. Mesut Gökten ve TÜBİTAK UZAY yetkililerinin katıldığı törende Türksat 6A’nın sigortalanması için imzalar atıldı. Daha önce Türksat 3A, 4A ve 4B için teminat sağlayan şirket, Türksat 6A için de fırlatma öncesi operasyon risklerini kapsayan poliçe düzenlemiş oldu.

Şubat 2024’e kadar geçerli olacak poliçe; uydunun montaj, entegrasyon ve test, depolama, nakliye ve fırlatma öncesi operasyon risklerini içeriyor.

– “Ülkemize ait stratejik varlıkları sigortalamak milli sorumluluğumuz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Bilal Türkmen, adını Türkiye’den alan bir kurum olarak, ülkeye ait stratejik önemdeki varlıkları sigorta altına almanın milli sorumlulukları olduğunu bildirdi.

Bu kapsamda ilk poliçelerini Tuna-1 kuyusu için düzenlediklerini anımsatan Türkmen, şu bilgileri verdi:

“TÜRKSAT uyduları, Fatih, Yavuz ve Kanuni sondaj gemileri, Amasra 1 Kuyusu ve Oruç Reis Gemisi de tüm gücümüzle destek olmaktan mutluluk duyduğumuz diğer teminatlarımız. Şimdi bunlara, bizler için değeri ve anlamı çok büyük olan, ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı eklemekten dolayı gururluyuz. Böylesine önemli bir projede, fırlatma öncesi operasyon risklerini teminat altına alan poliçeyi düzenlemekten övünç duyuyoruz.”

Türkmen, bu proje için talep edilen sigorta poliçesini ortaya koyabilmek adına çalışmaları TÜBİTAK UZAY ile birlikte yürüttüklerini bildirdi.


Allianz Türkiye’nin, inovatif startup’larla iş birliğini güçlendirmek, startup’ların girişimlerini hızlandırmak ve sigorta sektöründe inovasyonu desteklemek hedefiyle Hackquarters iş birliği ile hayata geçirdiği HackZone Scale Up Accelerator programı tamamlandı.

Allianz Türkiye açıklamasına göre, 6 aylık hızlandırma programı ile sigorta sektöründe bir ilke imza atan Allianz Türkiye, program ortağı Hackquarters ile birlikte hem startup’ların girişimlerini hızlandırmayı hem de sigorta sektörüne ve girişimcilik ekosistemine katkıda bulunmayı hedefledi. 87 başvuru arasından öne çıkan B2Metric, Co-one, OtoKonfor, Diyetkolik, Uservision programa kabul edildi. Program süresince girişimler, yurt içi ve dışından toplam 750 bin dolarlık yatırım topladı.

Programda, kullanıcı deneyimini iyileştirme ve müşteri bağlılığını artırma, oyunlaştırma teknolojisinin sigorta sektörüne uyarlanması ile dijital sağlık çözümleri alanlarında inovatif çözümleri olan girişimcilerle iş birliği yapıldı. 6 ay süren HackZone Scale Up Accelerator ile startup’lara, Allianz profesyonellerinin yanı sıra yurt içinden ve dışından alanında uzman 49 mentor ve eğitmen tarafından toplam 88 saatlik mentorluk desteği verildi. Girişimcilere ayrıca, Allianz’ın ağından faydalanma ve Allianz API’larına (Uygulama Ara Yüz Programları) erişim imkanı sunularak toplam 200 bin TL nakit destek sağlandı. Startup’lar; Allianz ile iş birliği yapma, Allianz’ın uluslararası yatırım network’üne ve büyük yatırım network’lerine de erişim fırsatı buldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı, şunları kaydetti:

“Sektörümüze yenilikçi iş modelleri kazandırmayı ve startup’ların girişimlerini hızlandırmayı amaçladığımız HackZone Scale Up Accelerator programımızla girişimcilik ekosistemini desteklemeye devam ettik. Programda, startuplara nakit fon desteği ile eğitim, mentorluk, uluslararası yatırım ağına ve Allianz’ın alanında uzman çalışma arkadaşlarımıza erişim imkanı sunduk. Ayrıca, programın bizim için en değerli kısmı olan startup’larla iş birliği fırsatını yakaladık. Bundan sonra da girişimcilik ekosistemini desteklemeye ve startup iş birliklerine devam edeceğiz.”


AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, sadece bulunduğu bölgeyi değil, ülkeyi de ekonomik olarak sarsabilecek şiddette bir afet türü olan deprem, Türkiye’de en sık rastlanan afet türü olarak biliniyor.

Devletin güvence olarak sunduğu Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), konutları depreme ve depremin doğrudan neden olduğu yangın, infilak, yer kayması ve tsunami gibi afetlere karşı güvence altına alıyor.

Zorunlu Deprem Sigortası uygulamasının başladığı 27 Eylül 2000’den itibaren gerek kurum gerekse sigorta şirketleri, toplumda sigorta bilincini artırmak amacıyla çok sayıda kampanya düzenledi.

Türkiye’de her 10 konuttan 6’sı deprem sigortalı

Sigortalılık oranının istenilen düzeye çıkması için çalışmalar devam ediyor.Hasar sahiplerine 1 milyar 128 milyon lira ödeme yapıldı

DASK verilerine göre, ülkede en yoğun kentleşmenin yaşandığı ve 6 milyon 14 bin 550 konutun yer aldığı Marmara, deprem sigortasına en fazla ilgi gösteren bölge oldu. Bölgede yüzde 71’lik oranla 4 milyon 272 bin 889 konutun Zorunlu Deprem Sigortası bulunuyor.

Marmara Bölgesi’ni yüzde 59,60 ile Ege, yüzde 55,30 ile İç Anadolu, yüzde 52,30 ile Güneydoğu Anadolu, yüzde 51,80 ile Doğu Anadolu, yüzde 51,20 ile Akdeniz ve yüzde 48,40 ile Karadeniz izledi.

Bugüne kadar Türkiye genelindeki 17 milyon 682 bin 80 konuttan yüzde 59,80’i, yani 10 milyon 572 bin 114 konut için deprem sigortası yaptırıldı. Henüz 7 milyonu aşkın konutun Zorunlu Deprem Sigortası bulunmuyor.

DASK’ın kurulduğu Eylül 2000’den bu yana meydana gelen depremler sonrasında hasar sahiplerine 1 milyar 128 milyon lira ödemede bulunuldu.Sigortalılık oranının en düşük olduğu iller Hakkari, Gümüşhane, Muş

Büyükşehirlerin sigortalılık oranları, İstanbul’da yüzde 70,30’a, İzmir’de yüzde 63,80’e, Ankara’da yüzde 63,40’a, Bursa’da yüzde 62,30’a ve Antalya’da yüzde 59,60’a ulaştı.

Zorunlu deprem sigortalılık oranı en yüksek iller yüzde 99,30 ile Bolu, yüzde 93,90 ile Yalova ve yüzde 92,30 ile Sakarya olurken, sigortalılık oranının en düşük olduğu iller yüzde 14,50 ile Hakkari, yüzde 33 ile Gümüşhane ve yüzde 34,50 ile Muş olarak belirlendi.

Büyük depremlerin yaşandığı illerde sigortalı konut oranı Malatya’da 53,90, Elazığ’da yüzde 55,20, İzmir’de yüzde 63,80, Van’da ise yüzde 65,10 civarında bulunuyor.Sigortalı konutların yarısından fazlası 15 yaş ve altında

Zorunlu Deprem Sigortası bulunan konutların yüzde 44,56’sını 2007 ila 2019 yılları arasında inşa edilen yapılar oluştururken, 2020 ve sonrası yapılan konutların oranı yüzde 9,01’i buluyor. 15 ve altı yaşa sahip bu iki gruptaki konutların toplamdan aldığı pay yüzde 53,57’ye ulaşıyor.

Sigortalı konutların yüzde 25,71’ini 1976-1999’da, yüzde 16,49’unu 2000-2006’da, yüzde 4,23’ünü ise 1975 ve öncesinde inşa edilen yapılar oluşturuyor.


Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Serpil Günal, tarım sigortalarında 2021 değerlendirmeleri ve 2022 hedeflerine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yılın, iklim değişikliğinin de etkisiyle şiddetini artıran yangın, sel, kuraklık ve deprem gibi afetler ile salgının gölgesinde geçtiğini belirtti.

Türkiye’nin, gerek coğrafi yapısı gerekse deprem bölgesinde yer alması gibi sebeplerle doğal afetlere çok açık bir ülke olduğunu ifade eden Günal, geçen yıl meydana gelen afetler karşısında devletin tüm imkanlarını kullanarak, büyük bir özveriyle mücadele ettiğini, TARSİM olarak kendi alanlarında yaraları sarmak üzere ne gerekiyorsa yaparak, tarım sektörünün güvencesi olmaya devam ettiklerini kaydetti.

Günal, TARSİM olarak teknolojik gelişmeler ve dijitalleşmenin her zaman öncelikleri olduğunu aktararak, “Üreticilerimizin ve paydaşlarımızın memnuniyetini artırmak üzere teknolojik tabanlı uygulamaları ardı ardına TARSİM sistemine kazandırmaya odaklandık. Salgın, bizlere işlerimizi hızlı bir şekilde yeniden inşa etme ve süreçlere ivme kazandırma açısından fayda sağladı. İş süreçlerimizde inovasyonu odak alarak, pek çok iyileştirme yaptık.” diye konuştu.

Türkiye’de 2021 yılında 124 milyar TL’lik tarımsal varlık sigortalandı

Yeni ürünler geliştirerek, hizmete sunduklarını, 4 farklı noktada hizmete giren yeni bölge müdürlükleriyle hizmet ağlarını genişlettiklerini ve toplamda 16 bölge müdürlüğüne ulaştıklarını anlatan Günal, öneriler çerçevesinde, tarım sigortalarındaki sigortalanabilir nitelikteki risklerin kapsama alınmasına, mevcut teminatların kapsamının genişletilmesine, tarife ve talimatların sigorta prensipleri doğrultusunda geliştirilmesine yönelik çalışmaları sürdürdüklerini dile getirdi.”2021’de üretici ve yetiştiricilere 2,4 milyar TL hasar ödemesi yapıldı”

Serpil Günal, TARSİM sisteminin 2021 yılında önceki yıllarda olduğu gibi istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü belirterek, “Türkiye genelinde, tüm tarım sigortası branşlarında 2,5 milyon civarında poliçe üretildi ve 124 milyar TL’lik tarımsal varlık sigortalandı. Çeşitli nedenlerden ötürü zarar gören üretici ve yetiştiricilere 2,4 milyar TL hasar ödemesi yapıldı.” dedi.

Sistemin kuruluşundan itibaren ise 9,8 milyar TL hasar ödemesi gerçekleştirildiğini bildiren Günal, tüm tarım sigortası branşlarında çeşitli nedenlerle 550 bin hasar ihbarı alındığını, 2 bine yakın TARSİM eksperinin, risk inceleme, hasar ve verim tespit işlemlerinde bulunduğunu söyledi.

Günal, 2021 yılında Türkiye’de kuraklığın etkili olduğuna dikkati çekerek, “Kuraklık nedeniyle üreticilerimize 215 milyon TL hasar ödemesi gerçekleştirdik. Öte yandan Manisa’da don, dolu ve fırtına gibi sebeplerden ötürü zarar gören üzüm üreticilerimize 600 milyon TL hasar ödemesi yaptık. Fındık ürünü zarar gören 11 bin civarındaki sigortalı üreticimize ise 210 milyon TL hasar ödemesi gerçekleştirdik. Buğdayda 170 milyon TL ve kayısıda 142 milyon TL hasar ödemesi yaptık. Yangın sebebiyle zarar gören sigortalılarımızın işlemlerini de hızlıca tamamladık ve 12 milyon TL hasar ödemesi gerçekleştirdik.” diye konuştu.”Türkiye tarımda küresel piyasada ciddi bir aktör”

Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Günal, Devlet Destekli Tarım Sigortaları çerçevesinde 2021 yılında 13,5 milyon baş hayvan sigortalandığını aktararak, “Bir önceki yıl ise sigortalanan hayvan sayısı 10,3 milyon baş civarındaydı. 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 31 oranında bir artış söz konusudur. 2021 yılında sigortalanan alan ise 29 milyon dekara yaklaştı.” ifadelerini kullandı.

Dünya nüfusunun 7,7 milyarı aşmış durumda olduğunu, artan dünya nüfusuna paralel olarak insanlığın en temel ihtiyaçlarından biri olan gıda talebinde artışların söz konusu olduğunu ifade eden Günal, şunları kaydetti:

“Maalesef iklim değişikliğinin etkilerine bağlı olarak hiç beklenmedik anlarda ve şiddette meydana gelen doğal afetlerin tarımsal faaliyetler üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır. Üreticilerimizin ve yetiştiricilerimizin emeği bir anda yok olmakta ya da kesintiye uğramaktadır. İnsanlığın doğaya karşı tek başına karşı koyabilmesi mümkün olmadığından; afetlerin sonunda ortaya çıkacak zararların azaltılması ve risklerin yönetilmesi, modern tarımın ayrılmaz bir parçasıdır. Ayrıca küresel çapta yaşanan salgın da gıda ve tarım sektörlerinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.

Bu süreçte vatandaşlara kesintisiz ürün tedarikini sağlayabilen nadir ülkeler arasında yer alan Türkiye’nin salgınla mücadelesi diğer aktörlere kıyasla daha iyi bir gelişme göstermiş ve bu anlamda salgınla rahatlıkla mücadele edilebilmiştir. Netice itibarıyla, Türkiye tarımda küresel piyasada ciddi bir aktör ve ürün çeşitliliğinde de güçlü bir konumdadır. Her ne kadar ülkemizdeki üreticilerin, tarım sigortasına olan ilgisi yıllar itibarıyla artsa da ülkemizin tarım anlamındaki potansiyelini göz önünde bulundurduğumuzda, daha gidilecek bir yol olduğu görülmektedir.””2021’de en çok Manisa, Konya, Giresun ve Ordu’dan hasar ihbarı alındı”

Serpil Günal, TARSİM sistemi çerçevesinde, 2021 yılında, en çok sigortalanan bitkisel ürünlerin, buğday, arpa, ayçiçeği, fındık, üzüm, mısır, çeltik, zeytin, nohut ve yonca olduğuna işaret ederek, “En çok tarım sigortası yaptıran iller ise, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Yozgat, Konya, Ankara, Manisa, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kırşehir’dir.” dedi.

Geçen yıl Türkiye genelinde, tüm tarım sigortası branşlarında 550 bin ihbar alındığını ifade eden Günal, Bitkisel Ürün Sigortası branşının 300 bin adet ile ilk sırada yer aldığını, söz konusu branşı, toplamda 240 bin adet ile küçükbaş ve büyükbaş hayat sigortalarının takip ettiğini söyledi.

Günal, 2021 yılında en çok Manisa, Konya, Giresun ve Ordu illerindeki sigortalı üreticilerden hasar ihbarı alındığına dikkati çekerek, ürün bazında bakıldığında ise en çok fındık, buğday, üzüm ve arpa için ihbar alındığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Kararına istinaden, 2022 Yılı Devlet Destekli Tarım Sigortaları Genel Şartlar ile Tarife Talimatları’nın, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yayınlandığını anımsatan Günal, yeni uygulamaların 1 Ocak 2022’den itibaren yürürlüğe girdiğini bildirdi.


Aksigorta’da, yeni dönemin ihtiyaçları ve şirketin stratejik hedefleri doğrultusunda 2022 yılı itibarıyla organizasyon yapısı ve üst yönetim değişimleri gerçekleşti.

Aksigorta’dan yapılan açıklamaya göre, Genel Müdür Uğur Gülen yönetiminde, organizasyon yapısında bazı değişiklikler yapıldı.

Buna göre, Kurumsal Teknik, Satış, Hukuk ve Reasürans Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütmekte olan Fahri Altıngöz, 2022 yılı itibarıyla “genel müdür vekili” unvanına sahip olacak.

Fahri Altıngöz’ün yönetimindeki acente, kurumsal banka, broker ve sağlık satış bölümleri, Genel Müdür Yardımcısı Tolga Tezbaşaran’ın sorumluluğu altında “satış kanalları yönetimi ve sağlık” fonksiyon adıyla birleştirilmiş oldu.

Yeni organizasyon yapısı ile yine Fahri Altıngöz’ün yönetimindeki “reasürans, teknik ve risk mühendisliği” bölümlerinin sorumluluğunu “teknik, reasürans ve müşteri deneyimi” fonksiyon adıyla Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel üstlenirken, Metin Demirel’den boşalan “teknoloji ve operasyonel mükemmellik” fonksiyonu genel müdür yardımcılığı görevine ise uzun yıllardır Aksigorta’da Yönetişim ve Servis Yönetimi Bölüm Müdürü olarak görev yapan Kaan Konak atandı.

Yine Fahri Altıngöz yönetiminde bulunan “hasar hukuk ve bedeni hasar ile kurumsal hukuk ve uyum” bölümleri “hukuk ve bedeni hasar” bölümü olarak “hasar ve hukuk” fonksiyonu altında Genel Müdür Yardımcısı Soner Akkaya’nın sorumluluğunda birleştirildi.

2022 itibarıyla çevik dönüşüm yapısına kavuşan Aksigorta’da insan kaynakları çatısı altında “Agile yönetim” bölümü kurulmuş olup, halihazırda “kanal yönetimi” altında konumlandırılan “kurumsal iletişim ve marka iletişimi” birimlerinin sorumluluğunu, “insan kaynakları ve sürdürülebilirlik” fonksiyonu Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale üstlenmiş oldu.


Ray Sigorta’nın tasarladığı yeni web sitesi, müşteri deneyimini odağına alarak, ziyaretçilerin sigorta ihtiyaçlarını hemen anlayarak uygun ürünleri ve ipuçlarını anında ekrana getiriyor.

Ray Sigorta’dan yapılan açıklamaya göre, ihtiyaca yönelik ve kişiselleştirilmiş sigorta ürünleri sunan şirket, ürün portföyündeki yenilikçi yaklaşımını web sitesine de taşıyor.

Yeni bir tasarım anlayışı ve en son global trendlere uygun olarak yenilenen web sitesinin odağında müşteri deneyimi bulunuyor. Herkese hitap edecek tek bir format yerine, müşteriyi tanıyan ve önerilerini buna göre şekillendiren kapsamlı bir portal olarak kurgulanan web sitesi, ziyaretçilerine çok daha hızlı ve kolay kullanım imkanı sağlıyor.

Tüm mobil cihazlara uyumlu olacak şekilde geliştirilmiş olan yeni arayüzü ile ziyaretçiler bilgisayar, cep telefonu ya da tabletleri üzerinden siteye giriş yaptıklarında aynı deneyimi yaşama imkanına sahip oluyor. Müşterilerin Ray Sigorta’nın geniş ürün portföyünde yer alan tüm ürünlerle ilgili merak ettiklerini vakit kaybetmeden bulabileceği yeni web sitesinde, sigorta müşterisinden acenteye, hatta kariyerine Ray Sigorta’da devam ettirmek isteyen adaylara kadar tüm ziyaretçiler için çözümler ve öneriler yer alıyor.

– Sigorta ihtiyacını anlıyor, uygun ürünü sunuyor

Ray Sigorta’nın dijital dönüşüm yatırımlarından bir yenisi olan yenilenen kurumsal web sitesinde, ziyaretçilere yol gösterici anahtar özellikler sunuluyor.

Müşterilerin sigorta ihtiyaçlarını anlamak ve kişiye yönelik en doğru çözümü sunmak için geliştirilen “Ürün Seçme Sihirbazı” sayesinde, ziyaretçinin seçtiği risklere uygun teminatlar ve bu teminatları içeren ürünler sadece birkaç “tık” ile bulunabiliyor.

Sadeleştirilen içeriği ve dinamik tasarımıyla dikkati çeken web sitesi, “Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?” sayfası ile bütün sigorta ihtiyaçları hakkında en ince detayına kadar bilgiler içeriyor. Yaşam evrelerine göre kategorize edilen başlıkları sayesinde müşterilerin aradıkları bilgilere kolay ve hızlı erişmesine imkan veren web sitesinde, sigorta seçimlerinde nelere dikkat edilmesi gerektiği gösteriliyor.

Yeni mezun olmuş bir genç ya da yeni çocuk sahibi olan bir ailenin yaşantılarının da, sigorta tercihlerinin de aynı olmayacağı dikkate alınarak oluşturulan içerikler, kolay kullanımı ve detaylı bilgi paylaşımı ile sektördeki uygulamalardan ayrışıyor.

– “Hem müşterilerimizin hem de acentelerimizin memnuniyetini odağımıza alıyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Ray Sigorta Genel Müdürü Koray Erdoğan, herkesin hayattaki öncelikleri ve tutkularının birbirinden ayrı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Yaşam döngüsünün kaçınılmaz bir parçası olarak hayatımızın farklı anlarında önceliklerimiz de farklıdır. Uzun zamandır profesyonel hayatın içinde, evli ve çocuklu bir kişi ile ilk kez kendi evine çıkan bir gencin öncelikleri de, sigorta ihtiyaçları da aynı olamaz. Web sitemizde yer alan ‘Yaşam Evreleri’ bölümü tam da bu bakış açısından doğdu. Biz sigorta konusunda hiçbir fikri olmayan kişilere bile yardımcı olabilecek bir site kurmaya çalıştık. Müşteri, kendisi için hangi ürünün daha doğru bir tercih olacağını bilmek zorunda değildir. Müşteriyi doğru yönlendirmek ve ihtiyacını tam olarak karşılamak biz sigortacıların görevidir.”

Dijital dönüşümün, günün dünyasında bütünsel bir gelişimi yakalamak adına oldukça kritik olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Dijital dönüşüm, müşterilerin değişen ihtiyaçlarını karşılamak için en kritik süreçlerden biri. Bu alanda kapasitesini artırmış, yatırımlarını doğru planlamış ve yeniliklere hazır olan kurumların sahip olduğu avantajlar salgın döneminde sigortacılar ve sigortalılar tarafından çok daha net bir şekilde anlaşıldı.” ifadelerini kullandı.

Ray Sigorta olarak daha dijital ve daha verimli olmak adına yaptıkları yatırımların meyvelerini toplamanın gururunu yaşadıklarını aktaran Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Adımlarımızı atarken hem müşterilerimizin hem de acentelerimizin memnuniyetini odağımıza alıyoruz. Örneğin, yenilenen web sitemizde, acentelerimiz için de özel içeriklerimiz var. İş ortaklarımıza yönelik duyurularımıza, şirketimizden haberlere artık bir tık ile kolayca ulaşabiliyorlar. ‘Ürün Sihirbazı’ ve ‘Yaşam Evreleri’ bölümleri, acentelerimiz adına da müşterilerini daha iyi tanımaları ve daha iyi öneriler sunabilmeleri için oldukça faydalı. Diğer yandan sitemizde en yakın acente, en yakın sağlık kuruluşu, en yakın anlaşmalı servis bölümleri, kullanımları daha kolay olacak şekilde yeniden tasarlandı. Yenilenen web sitemizde tüm iş ortaklarımız için modern, hızlı ve pratik çözümlerimizle sektördeki farkımızı ortaya koyduk.”

Erdoğan, yeni web sitesini hazırlarken kurumsal bir görünümden ziyade, müşterilerin hayatına dokunacak organik içerikleri tercih ettiklerini, yeni web sitesi ile ilgili olarak mevcut ve potansiyel sigortalılara yardımcı olmayı ve Türkiye’deki sigorta bilinirliğini geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Hedeflerinin faydalı içeriklerle sigorta bilincinin yayılmasına destek olmak ve sektöre katkı sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, “Müşteriler, ürünlerimizi almasa da içeriklerimizden faydalanarak sigorta ihtiyaçları hakkında bilgi sahibi olabilir. Kişisel ihtiyaçlara uygun terzi işi ürünler sunan dinamik bir şirket olarak, sigortalı adaylarına risklerini en doğru şekilde anlatmak ve bunları tam olarak karşılayacak ürünler sunmak birinci görevimiz.” ifadelerini kullandı.

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından düzenlenen “TARSİM Poliçe Uygulamaları Bilgilendirme Toplantısı”nda konuşan MTSO Başkanı Sadıkoğlu, komisyon oranları başta olmak üzere sigorta sektörünün sorunlarını Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye ilettiklerini belirterek, konunun takipçisi olduklarını söyledi.   

  MTSO binasında düzenlenen toplantıya, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, TARSİM Bölge Müdürü Bülent Zelyurt, sektör temsilcileri ve oda üyeleri katıldı. 

 

  “Komisyon oranları yükseltilmeli” 

  Sigortacılık sektöründe yaşanan komisyon miktarının azlığı sorunundan bahseden Başkan Sadıkoğlu, “Her sektörde olduğu gibi Sigortacılık sektöründe de rekabet var. Sizler rekabetinizi fiyat kırma ile değil, hizmet kalitesini yükseltme notasında gerçekleştirerek, nitelikli eleman sayısının artırılması ve kaliteli mekânlarda hizmet verilmesine önem veriyorsunuz. Yapılan bunca çabaya karşın, sizlere verilen komisyon miktarları çok düşük. Sigortacılık Sektörünün gelişmesi ve sorunların giderilmesi noktasında sizlerin yanındayız. Hazine Bakanımız Sayın Nureddin Nebati ile en son yaptığımız görüşmede sigorta acentelerine verilen komisyon miktarının düşük olduğunu kendilerine bilgi olarak aktardık. Sigorta firmaları ile bu konunun görüşülüp komisyonların yükseltilmesi gerektiğini de ifade ettik. Bunun da takipçisi olacağımızı aktarmak istiyoruz” dedi. 

 

  “Evrak odacılığından, bilgi odacılığına” 

  Konuşmasında üyelerin bilgilendirilmesi amacıyla göreve geldikleri günden bu yana 130’a yakın program gerçekleştirdiklerini vurgulayan Başkan Sadıkoğlu, “Birlikte hareket etme kültürü, problemlerin çözüme kavuşturulması için bizlere iletmeniz bizlere şevk veriyor. Malatya ticaret ve Sanayi Odası olarak en çok önemsediğimiz konu üyelerimizin sektörleri ile ilgili yeni gelişmeler hakkında bilgi edinmesi. Bu kapsamda göreve geldiğimiz günden bugüne, toplam 130’a yakın seminer, konferans ve program gerçekleştirdik. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasında göreve geldiğimiz günden bu yana sadece evrak odacılığı değil, yol gösterici, bilgilendirici, sizlerin problemlerini çözmeye yönelik hamleler gerçekleştiren, risk alabilen, farklı birimler ile sizlerin önünü açmaya gayret gösteren bir yapıya ulaşsın istiyoruz. Bu noktada yaptığımız birçok çalışmalarımınız var. Özellikle hizmet katlarımızı şeffaflık ilkesine göre düzenliyoruz. Oradaki oda sistemini kaldırıp bankalardaki şeffaf yapıya dönüştürmek suretiyle üyelerimizin burada beklemesinin önüne geçiyoruz” ifadelerini kullandı. 

 

  “Ticari anlaşmazlıklarda üyelere destek için hukuk departmanı kuruluyor” 

  MTSO bünyesinde hizmet verecek Hukuk Departmanının kısa süre içinde faaliyete geçeceği bilgisini paylaşan Sadıkoğlu, “Hukuk ile ilgili bir departman kuruyoruz. Önümüzdeki süreç içerisinde üyelerimizin ticari uyuşmazlıklarda rahatlıkla bilgi alabileceği bir hukuk departmanımız olacak. Üyelerimizi bilgilendirmenin bizlerin görevi olduğunu biliyoruz. Bu noktada üyelerimizin ufkunu açmak bizim sorumluluğumuz” diye konuştu. 

 

  “TARSİM, üreticinin doğal afetlere karşı en önemli dayanağı” 

  TARSİM tarafından verilen hizmetin önemine değinen Sadıkoğlu, “Bugün Tarım Sigortası Havuzunda yapılan yenilikleri öğrenmek üzere bir aradayız. Malatya ekonomisin can damarı olan kayısımız değişen hava koşulları nedeniyle zaman zaman ciddi hasar ve zarar görüyor. Kayısı üreticilerimizin doğal afetlere karşı en önemli dayanağı elbette ki Tarım Sigortası’dır. Geçmişten bugüne TARSİM’i takip ediyoruz. Fiyatların yüksek olması bazen sıkıntılar oluşturuyor. Bu anlamda üreticinin sigorta yapmasının önünü engelliyor. Umut ediyorum ki önümüzdeki süreç içerisinde bunları da aşarız. TARSİM ile üreticilerimiz arasında köprü görevi Sigorta Acentelerine düşüyor. Çiftçi bu noktada afete maruz kalmadan önce bu tarz bir sigorta yapma gereksinimine girmiyor. Sigortacılar olarak üyelerimizi bu tarz durumları anlatmaları bu insanları ikna etmeleri büyük bir çaba istiyor” dedi. 

  Programın devamında TARSİM Bölge Müdürü Bülent Zelyurt tarafından Bitkisel ürün Sigortaları, Sera Sigortası, Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası, Küçükbaş Hayvan Hayat Sigortası, Kümes Hayvanları Hayat Sigortası, Su Ürünleri Hayat Sigortası ve Arıcılık (Arı Kovanı) Hayat Sigortası konuları hakkında detaylı sunumlar gerçekleştirilerek üyelerin soruları cevaplandırıldı.

 

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Atilla Benli, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) yapılan yeni düzenlemelerle birlikte tasarrufun merkezi haline geldiğini belirterek, “BES ve Otomatik Katılım Sistemi’ndeki (OKS) toplam katılımcı sayısının 17 milyona, toplam fon büyüklüğünün ise 500 milyar TL’ye ulaşmasını hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

Benli, yaptığı yazılı açıklamada, TBMM’de kabul edilen Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi’ne yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’ndaki değişikliklerin Meclis’te kabul edilmesiyle sistemde bulunan ve sisteme yeni katılma hakkı elde eden vatandaşlara sunulan önemli fırsatlara değinen Benli, BES’in bütünsel yapıya kavuşarak “tasarrufun merkezi” haline geldiğini vurguladı.

Benli, şunları kaydetti:

“Yüzde 25 devlet katkısının yüzde 30’a çıkarılmasının yanı sıra yeni düzenlemeyle hayatımıza giren; tek seferde toplu katkı paylarına ödenecek devlet katkısının yıllara sari verilmesi, OKS’de 45 yaş sınırının kaldırılarak talep edenlere sisteme giriş imkanı tanınması, kısmi çekiş ve temlik imkanı bir bütün olarak düşünüldüğünde sektörümüze güç katacak gelişmeler. Bu doğrultuda, yeni katılımcı sayısının artmasını, yüzde 30’a yükselen devlet katkısından yararlanmak için katkı payı ödemelerinin yükselmesini bekliyoruz. 2021’in mayıs ayında uygulanmaya başlanan 18 yaş altı BES’e olan ilginin sonucunda yıl içinde 18 yaş altı katılımcı sayımızın da 1 milyona ulaşmasını bekliyoruz. Böylece BES’teki toplam katılımcı sayısının 17 milyonu aşmasını, toplam fon büyüklüğünün de 500 milyar TL’ye ulaşmasını öngörüyoruz.”

– “Böylesine güçlü destek başka hiçbir ülkede yok”

Atilla Benli, kanundaki en önemli değişikliğin devlet katkısının yüzde 30’a yükseltilmesi olduğunu vurguladı.

“Devlet katkısının tüm katılımcılarımız için yüzde 30’a çıkarılması, sistemimize olan güvenin ve tasarrufların artırılmasına verilen önemin işaretidir” ifadesini kullanan Benli, bu gelişmenin, tüketimden tasarrufa geçişin ve sistemdeki tasarrufları ciddi oranda artırmanın bir adımı olacağını kaydetti.

Benli, 2022 yılında asgari ücretin brüt 5 bin 4 liraya yükselmesi ve devlet katkısının yüzde 30’a çıkarılmasıyla devlet katkısı üst limitinin 18 bin 14 liraya ulaşacağını, otomatik katılım sisteminde de sözleşmesi olan katılımcıların toplamda 36 bin TL devlet katkısından faydalanabileceğini aktararak, “BES’e devletin böylesine güçlü desteği dünyanın başka hiçbir ülkesinde yok. Bu desteğin tasarruf bilincine çok önemli etkisi olacağına inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

BES’te yeni dönemde diğer önemli yeniliklerden birinin de 45 yaş üzeri çalışanlara OKS’ye girme hakkının tanınması olduğuna işaret eden Benli, “45 yaş üstünde çalışanlardan OKS’ye girebilme yönünde çok talep aldık. Bu talebin karşılanması sistemin gelişmesi kapsamında çok değerli. Sektörümüzü büyütmek ve Türkiye ekonomisine katkımızı artırmak istiyoruz. Yeni düzenlemelerle sunulan tüm imkanlar bu açıdan çok önemli.” ifadelerini kullandı.

– BES, hayat boyu yanınızda olacak bir “kumbaraya” dönüşüyor

TSB Başkanı Benli, yaşam standardının emeklilik döneminde korunabilmesi için sistemde kalmanın çok önemli olduğunu vurgulayarak, yeni dönemde bu yönden en önemli yeniliğin ise katılımcılara kısmi çekiş hakkının tanınması olduğunu bildirdi.

Katılımcıların konut alımı, evlilik ve eğitim gibi durumlarda oluşacak ihtiyaçlarını karşılamak için BES’teki tüm birikimlerini almaları yerine “kısmi çekiş hakkı” ile bir hak kaybına uğramadan tasarruf edebileceklerine dikkati çeken Benli, yeni düzenleme ile sistemin hayat boyu kullanılan avantajlı bir birikim kumbarasına dönüşerek daha fazla ilgi göreceğini belirtti.


Türkiye’nin her köşesinden 10000’ni aşkın sigorta acentesi ve sigorta firmalarının iletişim bilgilerine Sigorta Index üzerinden ulaşabilirsiniz.


Bu yeni hakkın; sisteme olan ilgi ve taleple beraber sistemde kalıcılığı da önemli ölçüde artıracağının öngörüldüğünü aktaran Benli, katılımcıların BES’teki tasarruflarının kesintisiz sürmesini sağlayacak bir diğer önemli düzenlemenin de BES birikimlerinin temlik edilebilmesi olacağını kaydetti. Benli, bu düzenlemenin amacının, katılımcılara BES birikimlerini temlik ederek uygun koşullarda krediye erişim imkanı tanınması olduğunu kaydetti

 

Maher Grubu iştiraklerinden Quick Sigorta ve Corpus Sigorta, yeni binaları Quick Tower’a taşındı.

Şirket açıklamasına göre, ulusal ve uluslararası pek çok ödülün sahibi olan Quick Tower, Anadolu Yakası’nın en prestijli ve en akıllı binalarından bir tanesi olarak öne çıkıyor. Eski adıyla AND Kozyatağı olan Quick Tower’da ilaç, petro-kimya, bilişim, bankacılık, gıda gibi farklı sektörlerinden birçok ulusal ve uluslararası firmanın yönetim ofisi yer alıyor. Teknolojik altyapısıyla iş dünyasının tüm taleplerini karşılamaya hazır olan Quick Tower, 72 bin metrekarelik alanı ve modern mimarisiyle zamanın ihtiyaçlarına uygun, şehir yaşamının dinamikleriyle paralel yeni bir iş ve yaşam tarzı sunuyor.

Maher Grubu bünyesindeki Quick Finans, Qpay, MHR Gayrimenkul gibi diğer iştirakler de aynı binada faaliyetlerine devam edecek.

Quick Tower, Alman mimarlık şirketi HPP Architects tarafından denge konsepti ile tasarlandı. 72 bin metrekarelik inşaat ve 36 bin metrekarelik kiralanabilir alanıyla 25 katlık bina, A+ ofis ve perakende dükkan seçeneklerini de barındırıyor. Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından LEED Platinum sertifikası sahibi olan Quick Tower, “Şehrin Meydanı” ile insanların bir araya gelerek eğlendiği, kendini iyi ve özgür hissettiği meydanları sunuyor. Kiracıları arasında Workinton, PlazaCubes, Afiniti, Danfoss, Migros, Clariant, Caribou, Gilead, IMCD gibi pek çok ulusal ve uluslararası firma da yer alıyor.

– “2022’ye harika bir başlangıç yapmamızı sağladı”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar, AND Gayrimenkul Yatırım AŞ’nin, MHR Gayrimenkul Yatırım bünyesine geçmesinin geçen yılın en önemli başarılarından biri olduğunu belirterek, “Bu adımla birlikte Maher Grup olarak finans dünyasının şimdi ve gelecekte en önemli aktörlerinden biri olma hedefimizi biraz daha güçlendirmiş olduk. Bunu yaparken yeni binamızın, aynı zamanda iş dünyasının diğer önemli parçalarını bir araya getiren inovatif bir cazibe merkezi haline dönüşeceğine de inancımız tam. Maher Grubu dışındaki tüm katlarda tam kapasiteyle dolu olan Quick Tower’da yeni komşularımızla birlikte çalışacağımız için çok mutluyuz. Quick Tower’a taşınarak tazelenmemiz, 2022’ye harika bir başlangıç yapmamızı sağladı. Yıl boyunca bu enerjinin katlanarak artacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Maher Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Levent Uluçeçen de, “Bizim en önemli kaynağımız insan. Hepimiz çok değerliyiz. Oluşturduğumuz bu güzel çalışma ortamında bütün arkadaşlarımızın mutlu olması bizi de mutlu ediyor. Tüm çalışma arkadaşlarımızla Quick Tower’da da yepyeni başarılara imza atacağımızdan hiç şüphem yok.” değerlendirmesinde bulundu.

2021’in nisan ayında, AND Anadolu Gayrimenkul Yatırımları AŞ’nin yüzde 100 oranındaki hisselerini devralan Maher Holding Sigorta Grubu, devir işlemi sonrasında şirketin adını MHR Gayrimenkul Yatırımları olarak değiştirirken, AND Kozyatağı binasının adı da Quick Tower olmuştu.

 

Ray Sigorta, Acil Sağlık Plus ürünü ile hem acil durumları hem de bu durumların yaşanmaması için gerekli destekleyici psikolojik ve fiziksel hizmetleri tek bir pakette topluyor.

Ray Sigorta‘dan yapılan açıklamaya göre, düşük primler ile yüksek teminat veren ürün, sağladığı danışmanlık hizmetleriyle pandemi döneminde sigortalılara yardımcı oluyor.

Kovid-19 salgının etkileriyle, tüketici davranışları, ürün ve hizmet talebi başta olmak üzere birçok alanda dramatik değişimler görüldü. Tüm bu gelişmeler sigortacılık sektörü için daha farklı ürünler sunabilmek adına önemli bir fırsat oluşturdu. Bu kapsamda, Ray Sigorta, yeni bir ürünle daha sektörde fark yaratmayı amaçlıyor. Müşterilerin o anki talep ve ihtiyaçlarını odağına alarak kişiselleştirilmiş ürünlerle portföyünü genişleten Ray Sigorta, sağlık sigortalarında da alternatif üretiyor.

Kovid-19 salgınının fizyolojik ve ekonomik etkilerine yönelik korunma yöntemlerinden sıklıkla bahsedilirken, insanlarda yarattığı psikolojik ve bedensel etkilerin göz ardı edildiği düşüncesinden hareketle oluşturulan Ray Sigorta Acil Sağlık Plus ürünü, kullanışlı ve hesaplı olacak şekilde tasarlandı. Sektördeki mevcut Acil Sağlık ürünlerindeki teminat ve hizmetlerin yanı sıra, Ray Sigorta‘nın fark yaratan hizmetlerinden daha fazla yararlanmak isteyenler için zenginleştirilmiş Acil Sağlık Plus kapsamında, sağlıklı yaşama yönelik bedensel ve ruhsal çok sayıda ücretsiz ek hizmet öne çıkıyor.

Ray Sigorta‘nın yeni ürünü Acil Sağlık Plus’da Kovid-19 PCR ve antikor testi, diş sağlığı ve check-up hizmetlerinin yanı sıra online olarak, mindfulness, çift terapisi, stres ve çatışma yönetimi danışmanlığı, diyetisyen, psikolojik danışmanlık ve spor kursu gibi günün koşullarında tüm bireylerin ihtiyaç duyabileceği ücretsiz hizmetlere uzaktan erişim sağlayan olanaklar bulunuyor. Sağlık konu başlığını bütünsel bir yaklaşımla ele alan Acil Sağlık Plus; göz check-up, sigorta ve alkol bırakma danışmanlığı, yeni doğan bakım danışmanlığı, tıbbi bilgi, danışmanlık ve görüntüleme merkezlerinde indirim hizmetleri gibi sigortalılara farklı imkanlar sunuyor.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Ray Sigorta Genel Müdürü Koray Erdoğan, mevcut dönemde başta çevrim içi hizmetler olmak üzere hayata değer katacak psikolojik ya da tıbbi danışmanlık gibi desteklerin daha çok önem kazandığını belirterek, şunları kaydetti:

“Küresel çapta yapılan araştırmalar, pandeminin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini açık bir şekilde ortaya koyuyor. Daha önce benzerini tecrübe etmediğimiz böyle bir dönemde halkın çok büyük bir kesiminde, var olan psikolojik sorunların ağırlaştığı ve yeni sorunların baş gösterdiği gözlemleniyor. Özellikle anksiyete ya da obsesif davranışları bulunanlar pandemi döneminden en fazla etkilenenler olarak öne çıkıyor. Pandeminin hayatlarımıza getirdiği sınırlamalar, yalnızlık ve izolasyon hissini tetikliyor. Böyle dönemlerde Acil Sağlık Plus ürünümüze eklediğimiz online psikolojik destekler kritik bir önem taşıyor. Sağlıklı yaşama ancak ve ancak sağlıklı bir ruh ve beden ile ulaşılabilir. Sadece bir tık uzağınızda psikolojik danışmanlıktan diyetisyene, yine online olarak verilen spor kursundan tıbbi danışmanlığa ulaşımınızın olduğu bilmek bile pandeminin zorlaştırdığı hayatlarımızı bir nebze kolaylaştırabilir.”

DSÖ tarafından belirlenen ve Ray Sigorta Acil Sağlık Plus paketinde yer alan 20 acil durum arasında akut batın (şiddetli karın ağrısı), akut masif kanamalar, ani felçler, ciddi alerjiler, her türlü koma durumu, uzuv kopmaları, donma, elektrik çarpması, kalp krizi, kırık ve çıkıklar, trafik kazaları, yüksek ateş, düşme ya da zehirlenme gibi teminatlar bulunuyor.

 

Bereket Sigorta Genel Müdürü Mahmut Güngör, Boluspor ile yapılan anlaşma hakkında “Uzun soluklu bir birlikteliğin başlangıcını teminen; iş birliğimizle Boluspor’a gönül veren taraftarların, sanayicilerimizin, tüccarımızın, esnafımızın ayrıca şirketimiz ve acentelerimizin kazandığı bir modeli hayata geçirmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kollandı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Bereket Sigorta, sektörde öne çıkan başarılarının yanı sıra sorumlu marka kimliğiyle spora ve toplumsal gelişime destek çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda hem sporu desteklemek hem de sigorta bilincini artırmak için Bereket Sigorta ıle Boluspor arasında iş birliği protokolü imzalandı.

Boluspor Kulübü tesislerinde düzenlenen tanıtım toplantısına Bereket Sigorta Genel Müdürü Mahmut Güngör, Genel Müdür Yardımcısı Faruk Gökçen, Boluspor Kulüp Başkanı Abdullah Abat ve Boluspor Yönetim Kurulu üyeleri katıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Bereket Sigorta Genel Müdürü Mahmut Güngör, sporu, takımları, taraftarları ve tüm paydaşları kapsayan bir iş modeli geliştirdiklerini belirtti. Güngör, yapılan anlaşma kapsamında Boluspor’a özel geliştirilen, işyeri sigortasından kaskoya, konut sigortasından bireysel emekliliğe kadar tüm ürünleri, başta Bolu olmak üzere Türkiye’nin her noktasında Boluspor’a gönül vermiş taraftarlara ve iş insanlarına avantajlı olarak sunduklarını ifade etti.

Anlaşmadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Güngör, “Uzun soluklu bir birlikteliğin başlangıcını teminen; iş birliğimizle Boluspor’a gönül veren taraftarların, sanayicilerimizin, tüccarımızın, esnafımızın ayrıca şirketimiz ve acentelerimizin kazandığı bir modeli hayata geçirmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

– Bereketli ol, takımına destek ol

Güngör, iş birliği kapsamında “Bereketli Ol, Takımına Destek Ol” sloganı ile çıktıkları yolda taraftarlara özel tasarlanan avantajlı ve Boluspor için özel geliştirilen sigorta ürünlerinin yanı sıra, poliçe sahibi taraftarlara özel bir kulüp üyeliği de sunduklarını aktardı.

Bereketli Kulüp üyeliği ile taraftarların seyahat ayrıcalıklarından araç kiralama hizmetine, indirimli kargo hizmetinden online eğitimlere ve cep telefonu tamirine kadar bir çok fırsat ile zenginleştirilmiş hizmetten faydalanma hakkı kazandıklarını belirten Güngör, birlikte çok daha önemli başarılara imza atacaklarını ve Boluspor camiası ile birlikteliklerinin uzun yıllar devam etmesini dilediklerini ifade etti.

Protokolde konuşan Boluspor Başkanı Abdullah Abat ise, Bereket Sigorta ile yapılan iş birliği kapsamında Boluspor taraftarlarının yaptıracakları her sigorta ürününden aldıkları indirimler ile önce taraftarların sonra Bolu halkının, kulübün ve Bereket Sigorta’nın kazanacağını ifade etti. Abat, “Yapılan bu iş birliğinin öncelikle taraftarlarımıza, kulübümüze, Bereket Sigorta’ya ve tüm halkımıza hayırlı olmasını diliyorum.” açıklamasında bulundu.

 

HDI Sigorta, Türkiye’nin güzide kulüplerinden Nurdağı Belediye Spor Kulübü ile Erkek Futbol ve Hentbol Takımları özelinde sponsorluk anlaşması imzaladı.

HDI Sigorta açıklamasına göre, uzun yıllardır birçok spor dalı ve farklı liglerde mücadele eden takımlara verdiği sponsorluk desteği ile adından söz ettiren HDI Sigorta, Nurdağı Belediye Spor Kulübü Erkek Futbol ve Hentbol Takımları ile forma sponsorluğu özelinde iş birliğine imza attı.

Taraflar arasındaki anlaşmaya göre bir yıllık süre ile THF 1. Lig’de mücadele eden Hentbol Takımı ve Gaziantep 1. Amatör Lig’de yer alan Futbol Takımının, formalarının göğüs kısmında ‘’HDI Sigorta’’ yer alacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen HDI Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu, iş birliğine ilişkin HDI Sigorta olarak popüler takım ve branş ayrımı yapmaksızın ellerinden geldiğince çok spor kulübüne dokunmaya çalıştıklarını, ülke sporuna ve sporcusuna destek sağlayacak her fırsatta yanlarında olmaya gayret ettiklerini ifade etti.

Hancıoğlu, “Bu amaç doğrultusunda, Nurdağı Belediye Spor Kulübü ile bir anlaşmaya imza atıyor olmanın mutluluğu içerisindeyiz. Bu anlaşma aynı zamanda kadim bir dostluğun başlangıcıdır. Gaziantep’in gözdesi iki takımımıza da mücadelelerinde başarılar diliyorum.” açıklamalarında bulundu.

Nurdağı Belediye Spor Kulübü Asbaşkanı Abdülkadir Yüksel de “Kulübümüze sponsor olarak gücümüze güç katan, Sayın Ceyhan Hancıoğlu başta olmak üzere tüm HDI Sigorta Ailesine teşekkürlerimizi sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yüksel, “İş hayatındaki güçlü ortaklığımızı buraya da taşımış olmak benim için çok kıymetliydi. Beraber uzun yıllar nice başarılara imza atmak dileğiyle, iki taraf için de hayırlı uğurlu olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Türkiye Sigorta Birliği’nin yeni projesi ile elektronik olarak E-Sigorta Poliçesi ve E-Sigorta Komisyon Gider Belgesi düzenlemek mümkün oluyor.

Türkiye Sigorta Birliği’nden (TSB) yapılan açıklamaya göre, TSB, “sürdürülebilir bir dünya” için dijitalleşme temelli projesini hayata geçiriyor. İklim değişikliğiyle mücadelede tasarrufun ön plana alındığı proje ile elektronik olarak E-Sigorta Poliçesi ve E-Sigorta Komisyon Gider Belgesi düzenlemek mümkün hale geliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TSB Başkanı Atilla Benli projenin sürdürülebilirlik adına atılan çok büyük bir adım olduğunun altını çizdi.

Benli, “Sigorta sektörü olarak iklim değişikliği ile mücadele konusunda üzerimize düşeni yapıyor, Paris İklim Anlaşması ve ülkemizin Yeşil Kalkınma Devrimi’nin gerekliliklerinin yerine getirilmesi için devletimize tüm gücümüzle destek oluyoruz. Bu bağlamda, tasarruf ve sürdürülebilirliğe somut katkıları olacak E-Sigorta Poliçesi ve E-Sigorta Komisyon Gider Belgesi’ni mümkün kılan projemiz sektörümüzün yüz akı olacak.” ifadelerini kullandı.

– “Kullanıcı ve çevre dostu dijital dünyaya öncülük ediyoruz”

Birlik olarak var oluş nedenleri arasında ülke ekonomisine katma değer sağlamak, sigorta sektörünü büyütmek, ürünlerini sigortalılar lehine geliştirmek ve ürünlerinin kullanımlarını yaygınlaştırmak yer aldığının altını çizen Benli, “Çalışmalarımızı bu amaçlarımız çerçevesinde şekillendiriyoruz. Şimdi E-Sigorta poliçesi ve E-Sigorta Komisyon Gider Belgesi projemiz ile bu hedeflere ulaşmak için çok büyük bir adım daha atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Gelir İdaresi Başkanlığı, E-Sigorta Poliçesi Teknik Kılavuzu Taslağı’nı yayınlayarak görüşleri topladı. E-Komisyon Gider Belgesi Teknik Kılavuzu Taslağı’nın da çok kısa bir süre içinde yayınlanmasını bekliyoruz.” açıklamasında bulundu.

Benli, hızla gelişen teknoloji ile birlikte özellikle finans sektörünü dönüşüme zorlayan bir dijital dünya ile karşı karşıya kalındığını belirterek, şunları aktardı:

“Finans sektörünün en büyük bileşenlerinden biri olarak kendimizi kullanıcı ve çevre dostu dijital dünyanın zaman ve maliyet tasarrufu sağlayan imkânlarından mahrum bırakmamız düşünülemez. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezimizle birlikte yürüttüğümüz E-Sigorta Poliçesi ve E-Sigorta Komisyon Gider Belgesi projemizin çıkış noktası da bu anlayış oldu.

Poliçe ve komisyon gider belgeleri fatura niteliği taşıdıkları için elektronik ortamda düzenlenmelerine Gelir İdaresi Başkanlığı’nın mevzuat değişikliğiyle imkân tanınması ve buna ilişkin teknik kılavuzların da yayınlanması gerekiyordu. Bu değişiklik yapıldı ve E-Sigorta Poliçesi Teknik Kılavuzu Taslağı yayınlandı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın son derece kıymetli bu hamlesiyle önce poliçeler ve çok yakın zamanda da komisyon gider belgeleri elektronik ortamda oluşturularak saklanabilecek.”

Bu projeyle kağıda basma yükümlülüğünün ortadan kalkacak olmasının hem kâğıt israfına hem de basım, dağıtım, arşivleme gibi masraflara son vereceğini aktaran Benli, “Böylece şirketlerimiz operasyonel süreçlere ayırdıkları kaynaklarını çok daha verimli alanlarda kullanabileceklerdir. Projemiz sayesinde sigortalılarımız poliçelerini, acentelerimiz ise komisyon gider belgelerini dijital ortamlar aracılığıyla görüntüleme imkânına kavuşacaklar. Tüm bu süreçlerin sonunda sektörümüzde yıllık kâğıt tasarrufu yaklaşık 155 milyon adet; kâğıt basım, dağıtım ve diğer maliyetlere ilişkin maddi tasarruf yaklaşık 50 milyon TL ve işgücü- zaman maliyeti tasarrufu ise 741 bin 916 saat olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Sigortam.net, trafik sigortası ve kasko için en önemli kapsamlardan birisi olan İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) teminatına sokak röportajlarıyla dikkati çekti.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Sigortam.net, özellikle son dönemde araç bedellerinin yükselişi ve kışın artan kazalar nedeniyle daha da önem kazanan İMM konusunda farkındalık yaratmak amacıyla sokak röportajları projesi gerçekleştirdi.

Sosyal medyada paylaşılan röportajlarda, İMM’nin açılımının ne olduğu sorulan vatandaşların çoğu, “İstanbul Meraklılar Merkezi”, “İstanbul Metro Müdürlüğü” ve “İstanbul Mahalle Muhtarlığı” gibi yanıtlar verdi. Röportaja katılan az sayıdaki kişi ise İMM’nin avantajlarından haberdar olduğunu belirtti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sigortam.net Üst Yöneticisi (CEO) Bora Uludüz, İMM’nin, kaza durumunda müşteriyi çok büyük finansal sorumluluklar karşısında koruyan önemli bir teminat olduğunu vurgulayarak, “Çok az fiyat farkıyla sınırsız limite kadar koruma sağlayabiliyor. ‘Müşterinin şampiyonu’ olma vizyonuyla bu konuda toplumumuzu bilinçlendirmeyi sorumluluğumuz olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Uludüz, “Müşterinin şampiyonu” olmak hedefiyle 22 yıldır tüketicilere en doğru danışmanlık hizmetini sunduklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Ülkemizde sigortacılığın gelişimine katkıda bulunacak adımları atarak sektörümüze değer yaratmaya odaklanıyoruz. Toplumda sigorta konusundaki farkındalığı artırmak, sigorta gibi karmaşık bir ürünü daha anlaşılır hale getirmek istiyoruz. Bu hedef doğrultusunda, son dönemde önemi daha da artan İMM konusunda bilinç yaratmayı da önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Müşterilerimizin aldıkları poliçelerde kafalarının net olması bizim için çok önemli. Ek kapsamlı trafik sigortası veya kasko ürünlerinde uygun fiyat farklarıyla yüksek limitli İMM teminatı eklenmesi konusunda toplumu daha fazla bilgilendirmek istiyoruz. Sigortam.net müşterilerine baktığımızda, verdiğimiz danışmanlık sonrası İMM teminatına dikkat ederek poliçe süreçlerini tamamlayanların her geçen gün arttığını gözlemliyoruz. Bu, sigorta farkındalığı adına olumlu bir gelişme ancak daha gidecek çok yolumuz olduğunu biliyoruz. Sigortam.net olarak her koşulda müşterinin menfaatini koruyan bir danışman olarak bu konudaki bilinçlendirme faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.”

– İMM

Verilen bilgiye göre, zorunlu trafik sigortası, standart kapsamda sadece karşı aracı koruyor ve limiti araç başına 50 bin TL ile sınırlı. Bir kaza durumunda 50 bin TL’yi aşan masraflar kişisel yükümlülük haline gelebiliyor. Ek kapsamlı trafik sigortası veya kasko ürünlerinde bulunan İMM, standart trafik sigortası teminatı dışında kalan bu kısmı güvenceye alıyor.

İMM, bir kazada hem trafik sigortası limitleri üzerinde kalan maddi hasarı öderken hem de karşı tarafa verilen zarar manevi olduğunda, açılacak bir tazminat davası sonucunda ödenecek bedeli de sigorta kapsamına alıyor. İMM, sadece karşı araçtaki hasarı karşılıyor. Araç sahiplerinin, kendi araçlarını da güvenceye almak için mutlaka kasko satın almaları gerekiyor.

 

 

Türkiye Sigorta, yüzde 32 artışla toplam prim portföyünü 11,7 milyar TL’ye yükseltirken, 2021 yılında 1 milyar 58 milyon TL net kar elde etti.

Türkiye Sigorta açıklamasına göre, şirket, 2021 yılında güçlü finansal sonuçlara imza atmaya devam ediyor.

Türkiye Sigorta 2021 yılında, önceki yıla göre yüzde 32 artışla toplam prim portföyünü 11,7 milyar TL’ye yükseltirken, teknik karlılığını ise 1 milyar 297 milyon TL olarak açıkladı. 1 milyar 58 milyon TL net kar elde eden Türkiye Sigorta, tarım, yangın ve doğal afetler, kaza gibi ana branşlarda pazar lideri pozisyonunu 2021 yılında pekiştirmeye devam etti.

– Hayat dışı sigortacılık sektöründe en yüksek pazar payı

Açıklamada konuya ilişkin değerlendirmesine yer verilen Türkiye Sigorta Genel Müdürü Atilla Benli, hayat dışı sigorta pazarında liderliğini sürdüren Türkiye Sigorta’nın pazar payını yıl sonu itibarıyla 37 baz puan artırarak yüzde 13,4’e yükselttiğini bildirdi.

Benli, ‘Türkiye Sigorta olarak ürün ve dağıtım kanalı çeşitliliğini etkin şekilde kullanmaya devam ederek 2021 yılında sektörün üzerinde bir prim artışı elde ettik ve pazar payımızı artırdık. Son beş yıllık dönemde hayat-dışı sigortacılık sektöründe bir şirketin elde ettiği en yüksek pazar payına sahip olmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye Sigorta olarak banka kanalından aldığımız güçlü katkıyla, pazar lideri olduğumuz tarım branşında yüzde 50, kaza branşında yüzde 44, yangın-doğal afetler branşında yüzde 29 büyüme kaydettik. Acente kanalındaki güçlü büyümemizle beraber oto branşlarında yüzde 46, hastalık/sağlık branşında özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortası ürünlerinde yüzde 48 prim artışına ulaştık.’ ifadelerini kullandı.

Benli, Türkiye Sigorta’nın 2022 hedefleriyle ilgili ise ‘Türkiye Sigorta 2022 yılında da atacağı dijitalleşme adımları, genişleyen ürün ve dağıtım ağı ve güçlü insan kaynağıyla beraber sürdürülebilir karlılık hedefiyle güçlü finansal sonuçlar elde etmeye devam edecek.’ dedi.

– Sektör genelinde hasar oranları arttı

Açıklamada aktarılanlara göre, Türkiye Sigorta tarım branşında yüzde 60 pazar payı elde ederken, yangın ve doğal afetler branşında yüzde 16, kaza branşında da yüzde 24’lük pazar payına erişti. Hızla genişleyen acente ağıyla beraber oto branşı altında kara araçları sorumluluk ve kara araçları branşları yüzde 51 ve yüzde 37 büyüme kaydederek yüzde 9 ve yüzde 8 seviyelerinde pazar paylarına ulaştı.

Yaz döneminde görülen normalleşmeyle beraber sektörel bazda mobilite ve hasar frekansında artışlar, salgın sebebiyle ertelenen sağlık harcamalarının dönüşü ve ek olarak yıl içerisinde gerçekleşen doğal afet, yangın ve dolu gibi doğa olaylarının etkileriyle sektör genelinde hasar oranları önemli şekilde artış gösterdi. Kur artışıyla beraber yükselen yedek parça maliyetleri, yılın son döneminde beklentilerin üzerinde gerçekleşen asgari ücret artışı ve zorunlu trafik sigortalarında yapılan genel şart değişiklikleri de özellikle oto (genel olarak kasko ve trafik) branşında sektör kârlılığını baskı altına alan ek faktörler olarak öne çıktı.

2021 yılının ikinci yarısında operasyonel ortamdaki dramatik değişimlere rağmen Türkiye Sigorta teknik karlılık performansıyla sektörden olumlu şekilde ayrışmaya devam etti. Ana branşlar bazında Türkiye Sigorta tarım, yangın ve doğal afetler, kaza ve kara araçları branşlarında teknik karını artırdı.

– Acente ağı hızla genişliyor

Banka kanalındaki güçlü pozisyonunun yanı sıra Türkiye Sigorta, dağıtım kanalı çeşitlendirme stratejisi kapsamında acente sayısında da önemli bir büyüme sağladı. 2020 yılı sonunda 2 bin 944 olan acente sayısı 2021 sonunda yüzde 35 artarak 3 bin 974’e yükseldi. 2021 yılında acente kanalıyla üretilen prim miktarı yüzde 65 arttı.

Türkiye Sigorta banka dağıtım kanalındaki etkinliğiyle tarım branşında prim üretimini önceki yıla göre yüzde 50 büyüterek 3,5 milyar TL’ye ulaştırdı ve bu üretimin yüzde 84’ünü banka kanalıyla gerçekleştirdi. Bu alanda sahip olduğu yüzde 60 pazar payıyla dominant pozisyonunu sürdürdü.

– Etkin risk yönetimiyle yangın ve doğal afetlerde lider

Türkiye Sigorta’nın yangın ve doğal afetler branşında prim büyümesi yüzde 29 seviyesinde gerçekleşirken toplam prim hacmi 2,2 milyar TL’ye ulaştı. Konut ve zorunlu deprem sigortaları etkisiyle branş prim üretiminin yüzde 63’ü banka kanalı aracılığıyla gerçekleşti. Genel branş teknik karı yüzde 44 artarak 407 milyon TL’ye ulaştı.

Banka kanalının etkin şekilde kullanımıyla Türkiye Sigorta, kaza branşında ise prim üretimini 406 milyon TL’den 582 milyon TL’ye yüzde 44 yükseltti.