Siirt, Batman, Mardin ve Bingöl'de sağlık çalışanlarına alkışlı destek

DİYARBAKIR (AA) – Siirt, Batman, Mardin ve Bingöl'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede görev alan sağlık çalışanlarına alkışla destek verildi.

Sosyal medyadan yapılan duyurular ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın çağrısı üzerine saat 21.00'de evlerinin pencere ve balkonlarına çıkan vatandaşlar, alkış tutarak sağlık çalışanlarına desteklerini gösterdi.

Siirt, Batman, Mardin ve Bingöl'deki vatandaşlar, 1 dakika süren alkış ve ıslıklarla sağlık çalışanlarına moral verdi.

Kimi sürücüler de korna çalarak sağlık personellerine desteklerini gösterdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BATMAN(AA) – Batman’ın Gercüş ilçesine 3 kilometre uzaklıkta bulunan, tarımsal ve hayvansal üretimde sulama amaçlı kullanılan, olta balıkçılığı yapılan Kırkat Göleti, çevresinde bulunan mesire alanıyla da ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor.

Gercüş Tarım ve Orman İlçe Müdürü Metin Kaplan, gölette yaşanan su çekilmesine ilişkin AA muhabirine, 1985 yılında yapılan yapay göletin ilçenin bitkisel üretim ve hayvancılığa katkı sunduğunu söyledi.

Kaplan, yağışların azalması ve sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle göletteki su seviyesinin düştüğünü ifade ederek, “Gölet normalde her yıl taşıyordu. Bu yıl ise yağışların az olması nedeniyle taşmayı bırakın neredeyse derinliği 8 metre azaldı.” dedi.

Bu durumun bitkisel üretim ve hayvancılığı olumsuz etkilediğini dile getiren Kaplan, Köylerimiz göleti sulama amaçlı kullanıyor. Özellikle sebze, meyve sulamasında kullanıyordu. Besiciler de hayvanlarına buradan su veriyordu. Gölette olta balıkçılığı da yapılıyordu. Ancak su seviyesinin düşmesiyle göletteki balık sayısı da azaldı. Kuraklık nedeniyle olta balıkçılığı da yapılamıyor.” diye konuştu.

Kaplan, göçmen kuşların geçiş güzergahında bulunan göletin çevresinde bulunan mesire alanı ile de görsel bir güzellik oluşturduğuna işaret ederek, su seviyesinde yaşanan düşüş ile göçmen kuşların da bölgeye uğramadığını aktardı.

“Vatandaşlarımız yeterince sulama yapamadığı için sebze ve meyve verimi iyice düştü. Verimin düşmesi ekonomik olarak çiftçilerimizi etkiledi. Umudumuz yağışların sonbaharda artması.” diyen Kaplan, sonbahar aylarında beklenen yağış ile su kaynaklarının eski seviyesine gelmesini ümit ettiklerini kaydetti.

BİNGÖL(AA) – Bingöl Sürdürülebilir Kalkınma, Çevre, Gençlik ve Sivil Toplumu Geliştirme Derneği (BİNÇEVDER) Başkanlığını da yürüten Karaaslan, ömrünü doğal yaşamın sürdürülebilmesine adadı.

Yıllardır TEMA Vakfı gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalışma yapan 57 yaşındaki Karaaslan, son dönemde kentte üretimi nadiren süren, adını ilk ürünün üretildiği yörede Zazaca “Guldar” olarak bilinen Akdurmuş köyünden alan asırlık domatesin üretimi için uğraş veriyor.

4 yıl önce köy sakinlerinden Hacı Yaşar’dan temin ettiği bir avuç tohum ve ondan kiraladığı Akdurmuş köyünde ve Karşıyaka Mahallesi’ndeki toplam 10 dönüm arazide üretime başlayan Karaaslan, büyük emeklerle 100 milyon tohum, 50 milyon fide, 70 ton domates elde etti.

Tohumlardan elde ettiği fidelerin büyük bölümünü domates üretiminin yaygınlaşması için bölgedeki çiftçilere ücretsiz dağıtan Karaaslan, önümüzdeki aylarda tohum satışına, ilkbaharda ise fide satışına başlamayı hedefliyor.

Sos ve salça yapımında da kullanılan Guldar” cinsi domatesin coğrafi işaret tescili için Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Bingöl Üniversitesince başlatılan çalışmalar ise sürüyor.

“Tohum deposu oluşturduk”

Karaaslan, AA muhabirine, Guldar cinsi domatesin ürün alma potansiyelinin yüksek olduğunu belirtti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele sürecinde doğal beslenmenin öneminin bir kez daha önem kazandığını ifade eden Karaaslan, “4 yıldır bu tohumu kurtarabilmek için tohum deposu oluşturduk. 100 milyonun üzerinde tohum üretimi gerçekleştirdik. Tohumların bir kısmını dağıtarak bir kısmını da yeniden ekerek bu zincirin güçlü şekilde devam etmesine katkı sunduk.” dedi.

Karaaslan, iyi koşullarda bir fidenin 1 kilograma yakın domates verebildiğini dile getirerek, endüstriyel domateslere göre hem tohum verebilen hem de tekrar tohum elde edilebilen, kurutulabilen, salça, sos yapılabilen, vatandaşların sağlıkla tüketebileceği bir ürün olduğunu aktardı.

“Sağlık açısından tercih edilmesi gereken bir ürün”

“Sağlık açısından tercih edilmesi gereken bir ürün. Çünkü besin gen kaynaklarımızda yeri olan bir ürün.” diyen Karaaslan, bazı okullarda öğrencilere bu domatesin üretim aşamalarıyla ilgili uygulamalı eğitim çalışması yaptıklarını belirtti.

Karaaslan, bu domatesin üretiminin Türkiye’de yaygınlaşmasını hedeflediklerini anlatarak, çok nemli bölgeler hariç tüm bölgelerde üretiminin uygun olduğunu kaydetti.

Bu yıl tohum, fide ve domates satışına başlayacağını ifade eden Karaaslan, “Tavsiyem tohumsuz domatesin yenmemesi. Mutlaka içerisinde tohumu olan domatesin yenmesi lazım. Asırlık Guldar domatesi her türlü yemeğe uygun. Meyve niyetine dahi yiyebilirsiniz.” diye konuştu.

​​​​​​​