Siirt'te tedavisi yapılan atmaca doğaya bırakıldı

SİİRT (AA) – Siirt'te yaralı hade bulunan atmaca, tedavisinin ardından doğal yaşam alanına bırakıldı.

Siirt'in Şirvan ilçesi yol ayrımında vatandaşların bulduğu yaralı atmaca, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi.

Koruma altına alınan atmaca, veteriner kontrolünden geçirildi.

Tedavisinin ardından uçabilecek duruma gelen atmaca, görevliler tarafından doğal yaşam alanına bırakıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Siirt’in Tillo ilçesinde, İbrahim Hakkı Hazretleri’nin 257 yıl önce yaptırdığı ışık düzeneğiyle güneşin ilk ışınlarının hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’nin başucunu aydınlatması hadisesi büyük bir ilgiyle izlendi.

Siirt Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun himayelerinde, Tillo Kaymakamlığı ve Tillo Belediyesince ilçe meydanında düzenlenen programda, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyuldu.

Programa, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve eşi Hamdiye Soylu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir, Siirt Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ve AK Parti Siirt Milletvekili Osman Ören katıldı.

Vatandaşların da ilgi gösterdiği programda UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne 2015 yılında dahil edilen, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin hocası İsmail Fakirullah’ın vefatı üzerine “Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyim?” diyerek 257 yıl önce türbesinde yaptırdığı ışık düzeneğiyle güneşin ilk ışınlarının hocasının başucunu aydınlatması hadisesinin gerçekleşmesi beklendi.

Tekbir ve salavatlar eşliğinde bekleyen vatandaşlar, güneşin doğmasıyla saat 06.17’de gerçekleşen ve 5 dakika süren hadiseyi meydanda kurulan dev ekranlardan takip etti.

Bakan Soylu beraberindekilerle ışık hadisesini türbeden izledi.

Soylu, hadisenin izlenmesinin ardından türbe çıkışında Pervari ilçesinde 10 Kasım 2012’de meydana gelen helikopter kazasında şehit olan 17 askerden Uzman Çavuş Kürşat Güneş’in eşi Hatice Güneş ve kızı İrem Güneş ile bir süre görüştü.

Daha sonra programa katılan vatandaşlarla görüşen Soylu, onlarla fotoğraf çektirdi.

Tillo Belediyesince programa katılan vatandaşlara çay, çorba ve simit ikramında bulunuldu.

Işık hadisesi

Siirt’in Tillo ilçesinde hocası İsmail Fakirullah’ın 1734’te vefatının ardından çok üzülen İbrahim Hakkı Hazretleri, “Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyim?” diyerek arayışa girmişti. İbrahim Hakkı Hazretleri, hocası için yan tarafında kule bulunan bir türbe ve Tillo’nun yaklaşık 3 kilometre uzağında tepe üzerinde taş duvar yapmıştı.

Her yıl ekinokslarda doğan güneşin, duvarın ortasında bulunan pencereden süzülen ilk ışınları, kuledeki aynaya yansıdıktan sonra ışığın kırılması yöntemiyle pencereden türbeye ve oradan da İsmail Fakirullah Hazretleri’nin başucuna doğuyor. 1960’lı yıllarda yapılan restorasyonda, pencerenin yerinin değişmesi sonucu düzenek izlenemez hale gelmişti. 2011’de değişik üniversitelerinden bilim adamlarının yaptıkları çalışmayla yeni bir pencere açılarak olayın tekrar izlenmesi sağlanmıştı.

ADIYAMAN (AA) – Adıyaman’ın Besni ilçesinde bitkin halde lokantaya sığınan atmaca yavrusu, kendisine sahip çıkan iş yeri sahibinin yanından bir an olsun ayrılmıyor.

Atmalı köyünde lokanta işleten Bülent Dilki, bir süre önce sabah iş yerini açtığında yerde baygın halde yatan atmaca yavrusunu gördü.

Atmacayı besleyen ve su veren Dilki, tam olarak uçamadığı için kuşu doğaya bırakamadı.

İşletmesine aldığı ve adeta bebek gibi ilgilendiği atmacaya giderek alışan Dilki, kuşa “Dost” adını verdi.

Lokantaya gelen müşterileri omzuna konan Dost ile karşılayan ve onunla servis yapan Dilki, biraz daha büyümesinin ardından atmaca yavrusunu doğaya bırakmayı planlıyor.

Bülent Dilki, AA muhabirine, Dost adını verdiği atmacanın çok akıllı olduğunu ve kendisine kısa sürede alıştığını söyledi.

Kuşu etle beslediğini anlatan Dilki, “Buraya gelen müşterilerimiz önce tedirgin oluyor ama daha sonra kendisinin fotoğraflarını çekerek, sevgi gösteriyorlar.” dedi.

Dilki, Dost’u kafese koymadığını, lokantada kendi doğal ortamındaymış gibi serbest dolaştığını dile getirerek, “Kendisi istediği gibi gezip dolaşıyor. Sürekli omzumda ya da kafamda. Beraber müşterilere yemek hazırlıyoruz. Beni bir an olsun yalnız bırakmıyor. Ben de ona alıştım ve bir dostum gibi. Bu yüzden ona Dost ismini koydum. Biraz büyüdükten sonra doğal ortamına salmayı düşünüyorum.” diye konuştu.

Müşterilerin ilgisini çekiyor

Müşterilerden Mehmet Toprak ise atmacayı gördüğünde önce tedirgin olduğunu, daha sonra uysallığını görünce şaşırdığını söyledi.

İlk defa böyle bir durumla karşılaştığını anlatan Toprak, “Dost, Bülent ağabey ile sipariş almaya geliyor sonra da siparişlerimizi beraber getiriyorlar. Hiç ayrılmıyorlar. Bir yırtıcı hayvan bile insanlara zarar vermiyor, onlarla dost oluyor. Bizler de onlara zarar vermeyelim. Onlar Allah’ın dilsiz kullarıdır. O yüzden doğaya ve canlılara daha saygılı davranmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Orhan Pehlül