Silah ticareti yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı

İSTANBUL (AA) – Ataşehir'de silah ticareti yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı.

Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçede "İbo" lakaplı bir kişinin cep telefonu aracılığıyla silah ticareti yaptığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Polis, şüpheli kişiye cep telefonu üzerinden ulaşarak 3 silah satın almak istediğini ve buluşma adresini bildirdi.

Ferhatpaşa Mahallesi 29. Sokak'ta buluşma ayarlayan ve çevrede güvenlik önlemi alan ekipler, olay yerine gelen 3 şüpheliyi araç içinde yakaladı.

Şüphelilerin yapılan üst aramasında 3 ruhsatsız tabanca ve şarjörleri ele geçirildi.

Gözaltına alınan şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramada ise 5 pompalı tüfek, 5 av tüfeği, ruhsatsız tabanca ve şarjör, 8 fişek bulundu.

Şüphelilerden İbrahim T'nin (28) 14 suçtan, Kadir T'nin (26) 2 suçtan, Bekir S'nin (26) ise 2 suçtan emniyette suç kaydının bulunduğu bildirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Medicana Sağlık Grubu, 95 milyon dolarlık yatırım yaptığı 14. hastanesi Medicana Ataşehir'i hizmete açtı.

Tüm tıbbi branşlarda uzman sağlık profesyonelleri ve teknolojik altyapıya sahip Medicana Ataşehir'in, dünya çapında bir hastane olması ve sağlık turizmine öncülük etmesi hedefleniyor.

Medicana Grup Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Medicana Ataşehir Hastanesi'nin, geleceğin sağlık gereksinimleri göz önünde bulundurularak, üst düzey bir mimari ile dizayn edildiğini söyledi.

Bozkurt, sağlık işletmeciliği, hasta bakımı ve tedavisi, tıbbi teknoloji ve sağlık mimarisi alanındaki çeyrek asırlık tecrübelerini aktardıkları Medicana Ataşehir'in, İstanbul'un en kapsamlı sağlık konseptlerinden biri olacak şekilde planlandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Sadece binamızla değil, doktor kadromuzla da iddialıyız. Hastanemiz son derece üst düzey bir cihaz teknolojisiyle donatıldı ve fiziksel altyapısı çok iyi düşünüldü. Biz burayı sadece Ataşehir'e değil, tüm Türkiye'ye ve hatta Avrupa'ya hizmet verecek bir hastane olarak planladık. Havalimanına yakın konumu ve bina özellikleriyle bu hastanenin toplam cirosunun yarısını uluslararası hastalardan sağlayacağını düşünüyoruz. Ataşehir Hastanesi’nin Avrupa'da ilk 5'te olacağına inanıyoruz. Hastanemizde tıbbın bütün alanlarında hizmet vereceğiz, ancak ağırlıklı olarak kanser, organ nakli, kalp cerrahisi ve bebek kalp ameliyatları, kemik iliği nakli gibi ileri tıbbi vakalar ve tedavileri uygulanacak. Sağlık turizmi açısından da bu tarz referans gerektiren vakalarda öne çıkıyoruz. Bunlar bizim başarılı olduğumuz alanlar."

Bir hastane için en önemli konuların başında hekim kadrosu, teknik donanımı, dizaynı ve konumlandırılmasının geldiğine işaret eden Bozkurt, "Ataşehir hastanesinin altyapısını kurmak 5 yılımızı aldı. Burayı akıllı bina olarak titizlikle projelendirildik. Hastaların sağlığı ve konforu en üst düzeyde olacak şekilde dizayn ettik. Bunu yaparken estetiğe de önem verdik." dedi.

Bozkurt, 13. hastanelerini geçen yılın eylül ayında İzmir'de açtıklarını, böylece salgın döneminde sağlık sektörüne 200 milyon doların üzerinde bir yatırım yaptıklarını aktararak, personel sayılarının 8 bini aştığını bildirdi.

– "Türkiye'de sağlık sektörü, çevre ülkelerden 30 yıl önde"

Dr. Hüseyin Bozkurt, Medicana'nın gelişiminin, Türk sağlık sektörünün gelişimiyle paralel olduğunu söyledi.

Bundan 25-30 yıl önce Türkiye'de özel sağlık sektörünün hikayesinin ufak çapta ve az yerde bulunan hastanelerle başladığını anlatan Bozkurt, her geçen gün sektörün üzerine koyarak ilerlediğini ve daha donanımlı hastaneler kurduğunu ifade etti.

Bozkurt, Türkiye'de sağlık sektörünün, yatak kapasitesi, donanımı, planlaması ve cihaz teknolojisi ile bugün çevre ülkelerden 30 yıl önde bulunduğunu vurgulayarak, "Son zamanlarda yurt dışından gelen hastalar da bunun en büyük göstergesi. Sağlık sektörü geçmişten bugüne son derece başarılı bir süreç yaşadı. Bunu da tüm sağlık sektörünün paydaşları birlikte başardı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi.

Salgın sonrası Türkiye'de sağlık turizminin daha da artacağı öngörüsünde bulunan Bozkurt, şöyle devam etti:

"Çok başarılı işler yapıyoruz. Belli bir süre sonra Türk sağlık sektörü yurt dışında da yatırım yapacak. Biz de o gruplardan biriyiz. Gelecek yıl Levent ve Ataköy'deki yatırımlarımızı da bitirirsek, nasipse yurt dışında da Medicana yatırımını göreceksiniz. Onlar da 100'er milyon dolarlık maliyetle hayata geçirdiğimiz yatırımlar. Salgın, tabii ki sağlık turizmini de çok ciddi etkiledi, hasta sayımız yarılara düştü ama salgın sonrası bunu tersine çevireceğiz. Türkiye, sağlık alanında gelecekte yıldız ülkelerden biri olacak."

– "Türk sağlık sektörü salgından başarıyla çıktı"

Hüseyin Bozkurt, hastane yatırımlarının dünden bugüne alınacak kararlar olmadığını, 5 yıllık planlamalar sonucunda gerçekleştirildiğini anlattı.

Kadıköy, Bursa, İzmir ve Ataköy ve Levent'teki yatırımlarını planlarken, salgının olacağını öngöremediklerini aktaran Bozkurt, "Bu bir şanssızlıktı ama çok şükür Türk sağlık sektörü salgından başarıyla çıktı. Çok iyi sonuçlar aldık. Hastane ve yoğun bakım sayılarımız yeterli geldi. Kimse tedavisiz kalmadı, doktor ve ilaç ihtiyacı olup da karşılanmayan, erişemeyen kimse olmadı. Hiç kimse hastane kapısından dönmedi. Çok sağlık sektörü çalışanımız cansiperane çalıştı, hepsine teşekkür ediyorum. Türkiye'nin bu başarısı salgından sonra haneye artı olarak yazılacaktır." ifadelerini kullandı.

Bozkurt, grubun yabancı ortaklık konusuna bakışı hakkında da şu değerlendirmelerde bulundu:

"Medicana olarak yabancı ortak düşünüyoruz tabii ki, olursa çok iyi olur. Dünyada, artık ülkeler arası sınırlar kalktı, birçok sektörde şirketler iç içe girdi. Ancak yakın zamana kadar Türkiye'ye özellikle sağlık sektöründe gelen ortaklıklara baktığımızda daha çok fonların olduğunu görüyoruz. Bu fonlar da hangi işe girerlerse girsinler, en yüksek faydayı sağladıktan sonra çıkmak istiyorlar. Dolayısıyla çok hızlı bir ticaret yaparak fazla para kazanmak istiyorlar. Bunlar geldiğinde hangi şirket olursa olsun hormonal bir büyüme sağlıyor. Fonlar çıktıktan sonra da şirket darmadağın oluyor ve o enkazın altından çoğu kalkamayabiliyor. Biz de yabancı ortak konusuna sıcak bakarız, çok mantıklı bir şey ama hiçbir zaruretimiz, 'mutlaka olsun' diye bir düşüncemiz yok. Çok seçici davranıyoruz. Bize gelecekte uluslararası arenada büyüme, kaldıraç etkisi yapacak, önümüzü açacak bir grup olursa neden olmasın. Fonlardan ziyade stratejik bir ortaklığa sıcak bakarız."

– Hastanenin özellikleri

Alınan bilgilere göre, Sabiha Gökçen Havalimanı'na 30 dakikalık mesafede yer alan Medicana Ataşehir Hastanesi'nde, dijital teknolojinin sağlık hizmetlerine entegrasyonu üzerinde çalışılıyor.

Kronik hastaların evden takibi, muayene ve tedavi alanlarının salgın dönemi koşullarına uygun şekilde düzenlenmesi, steril ve dezenfekte alanlar ile havalandırma gereksinimi bulunan bölgelerin planlaması yapılan hastanede, tüm SGK'lı hastalar da tedavi imkanlarından faydalanabiliyor.

Hasta yoğunluğunun oluşmasını önleyecek şekilde tasarlanan binada çok sayıda poliklinik odası bulunuyor. Binada, renk seçimi, eşyaların tarzı, ışıklandırma ve aksesuarlar iyileşme sürecinde olumlu rol oynayabilecek şekilde dizayn edilirken, yatarak tedavi gören hastalar için standart odaların yanı sıra suit odalar da bulunuyor.

Medicana Ataşehir projesinde tıbbi onkoloji ve onkolojik cerrahiye ilişkin geniş bir yatırım ve planlama yer alıyor. Onkolojik tedavinin yanı sıra kanserden korunma, tarama ve erken tanı alanlarını da kapsayacak şekilde kanserle mücadeleyi destekleyecek bir sağlık hizmeti verilmesi hedefleniyor. Ayrıca, hastanenin Anadolu yakasındaki en gelişmiş kemik iliği nakil merkezi olması planlanıyor ve altyapı çalışmaları bu amaca uygun şekilde sürdürülüyor.

Hastanede ayrıca, robot teknolojisi de kullanılacak.

İSTANBUL (AA) – İstanbul’da 2020 yılında en çok meyvelerden karpuz ve portakal, sebzelerden domates ve patates tüketildi.

AA muhabirinin İstanbul Büyükşehir Belediyesinden aldığı bilgiye göre, İstanbulluların yaş meyve ve sebze ihtiyacını karşılayan Bayrampaşa ve Ataşehir yaş meyve ve sebze hallerine 2019 yılında 2 milyon 779 bin 355 ton ürün getirilirken, 2020 yılında bu miktar 2 milyon 619 bin 937 tona düştü.

Her iki hale 2019 yılında 1 milyon 165 bin 425 ton meyve girişi olurken, 2020 yılında bu rakam 79 bin 451 ton azalarak 1 milyon 85 bin 974 ton olarak kayıtlara geçti.

Hallere 2019 yılında 1 milyon 613 bin 930 ton sebze girişi yapılırken, bu rakam geçen sene 79 bin 967 ton azalarak 1 milyon 533 bin 963 ton oldu.

Karpuz bu yıl da ilk sırayı kaptırmadı

Hallere 2019 yılında tonaj bazında en çok getirilen meyveler karpuz, elma, mandalina, portakal ve limon oldu.

Bu sıralama 2020 yılında karpuz, portakal, elma, mandalina ve limon şeklinde değişti.

Geçen yıl İstanbul’da hallere 145 bin 394 ton karpuz, 117 bin 316 ton portakal, 106 bin 396 ton elma, 79 bin 651 ton mandalina ve 73 bin 87 ton limon girişi oldu.

Domates ve patates bu yıl da yine zirvede

2019 yılında tonaj bazında hallere en çok getirilen sebzeler domates, patates, salatalık, biber ve kuru soğan olurken 2020 yılında da sıralama yine aynı kaldı.

Geçen yıl kentteki hallere 396 ton 929 domates, 173 bin 479 ton patates, 148 bin 128 ton salatalık, 128 bin 734 ton biber ve 89 bin 41 ton kuru soğan getirildi.