Silikon Vadisi'nde yerini alan Türk Telekom, dünyaya teknoloji ihraç ediyor

SAN FRANCISCO (AA) – Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Ümit Önal, "Türk Telekom Grubu olarak, şirketimiz Netsia ile teknoloji ve inovasyonun kalbinin attığı topraklarda Türk mühendislerinin gücünü dünyaya göstermek adına yerimizi almış bulunuyoruz. Amerika'da teknolojinin kalbinde 5G teknolojileri adına çok önemli çalışmalar yapıyor, Silikon Vadisi'nden dünyaya teknoloji ihraç ediyoruz." dedi.

Silikon Vadisi'nde gazeteciler ile bir araya gelen Önal, yakınsama teknolojileri alanında AR-GE çalışmaları yapan grup şirketi Argela ve iştiraki Netsia'nın çalışmaları hakkında bilgi verdi.

İki şirketin teknoloji ve inovasyonun kalbinin attığı Silikon Vadisi'nde, 5G'nin yol haritasının çizilmesinde aktif roller üstlenerek küresel arenada Türkiye'yi başarıyla temsil ettiğini belirten Önal, şunları kaydetti:

"Türk Telekom Grubu olarak, şirketimiz Netsia ile teknoloji ve inovasyonun kalbinin attığı bu topraklarda Türk mühendislerinin gücünü dünyaya göstermek adına yerimizi almış bulunuyoruz. Amerika'da teknolojinin kalbinde 5G teknolojileri adına çok önemli çalışmalar yapıyor, Silikon Vadisi'nden dünyaya teknoloji ihraç ediyoruz. Dünyanın sayılı teknoloji şirketleriyle sürekli etkileşim içinde olmaktan, inovasyon ve başarı hikayelerinden ilham alarak, teknolojiyi faydaya dönüştüren yenilikçi ürünler geliştirip tüm dünyaya sunmaktan hem ülkemiz hem de Türk Telekom adına büyük heyecan ve gurur duyuyoruz.

Türk Telekom; yatırımlarıyla ülkemizi dijitalleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda küresel bir iletişim ve teknoloji şirketi olarak tüm dünyaya faydası dokunacak teknolojileri geliştiriyor ve bu teknolojileri dünyaya ihraç ediyor. Türk Telekom olarak, dünyaya teknoloji ihraç edecek seviyeye geldik."

– "'Teknoloji' denilince işin mutfağı Silikon Vadisi, burada olmayı önemsiyoruz"

Dünya devlerinin tamamının Silikon Vadisi'nde bulunduğunu, "teknoloji" denilince işin mutfağının Silikon Vadisi olduğunu hatırlatan Önal, "Biz de işin mutfağında olmak, burada pişirdiklerimizi tüm dünyaya servis etmek istiyoruz. Bu yüzden Silikon Vadisi'nde olmayı önemsiyoruz. Dünyada teknolojiyle ilgili fikirler ilk önce Silikon Vadisi'nde üretiliyor." dedi.

Önal, Türk Telekom'un yatırımları hakkında da bilgi verdi.

Türk Telekom'un, teknolojiye bu kadar yatırım yapmasının arkasında iki temel amaç bulunduğuna işaret eden Önal, şunları söyledi:

"Birincisi, yerli milli teknolojilerin üretilmesini ve kullanılmasını sağlamak. İkincisi ise ülkemizi teknolojisiyle uluslararası arenada ön plana çıkarmak ve ülkemizin dünyaya teknoloji ihraç etmesine katkı sağlamak. Türk Telekom, bu iki amaca ulaşmak için büyük ölçüde, grup şirketi Argela vasıtasıyla sahip olduğu ABD Silikon Vadisi'ndeki şirketi Netsia'dan yararlanıyor. Türk Telekom Grup bünyesinde yakınsama teknolojileri alanında faaliyet gösteren Argela'nın yüzde 100 hissesine sahip olduğu Netsia, yeni şebeke çözümlerinde uzmanlaşan bir AR-GE şirketi olarak 2008 yılında Sunnyvale'de kuruldu.

Netsia'yı; yeni teknolojilere yatırım yapan, bu doğrultuda çeşitli uygulamalı araştırma ve mühendislik faaliyetlerinde bulunan, patentler üreten, telekom yazılımları geliştiren, dünyanın önde gelen açık kaynaklı telekom platformlarına katkıda bulunan ve bu platformlardaki yazılımları ürünleştiren bir ileri teknoloji şirketi olarak özetlemek mümkün. Netsia; dünyanın teknoloji üssü Silikon Vadisi'nde, 40'ı aşkın çalışanıyla kelimenin tam manasıyla bir global şirket olarak çalışıyor. Netsia'nın yenilikçi şebeke çözümleri, hem 5G hem de yeni nesil sabit ağlarda sağlayacağı küresel fayda ile dünyanın 5G stratejilerini değiştirecek."

– "Argela ve Netsia'nın, 5G ve yeni nesil teknolojiler alanında dünya çapında tescilli 56 patenti bulunuyor"

Ümit Önal, Türk Telekom'un, Netsia aracılığıyla ürünleştirdiği teknolojik çözümlerin etrafında bir ekosistem oluşturmak ve bu ürünleri dünya pazarlarına sunmak için stratejik iş birlikleri yaptığını, bunun en büyük örneğini, geçen ocak ayında Türk Telekom ile yapay zeka tabanlı güvenli ağlar konusunda dünyanın sayılı şirketlerinden Juniper Networks arasında yapılan iş birliğinin oluşturduğunu söyledi.

Önal, "Türk Telekom, Juniper ile sürdürdüğü iş birliğini daha ileri götürmek ve uzun dönemli gelir yaratacak yeni iş birliği alanları geliştirmek üzere bir süredir devam eden çalışmalarını da nihayetlendirme aşamasına gelmiş bulunuyor." dedi.

Argela ve Netsia'nın, 5G ve yeni nesil teknolojiler alanında dünya çapında tescilli 56 patenti bulunduğunu bildiren Önal, şöyle devam etti:

"Argela ve Netsia'nın; 5G, radyo erişim ağları, ağ dilimleme, yazılım tanımlı ağlar, fiber optik ağlar, işlev sanallaştırma, güvenlik, veri analizi ve blokzincir konularında toplamda 56 patenti Amerikan Patent Ofisi'nden tescillemiş durumda. Bu patentlerin 24'ü Argela'ya, 32'si ise Netsia'ya ait. Ayrıca, Netsia'nın halihazırda başvuru aşamasında bekleyen 7 adet daha patenti bulunuyor. Bu patentler arasında yer alan Radyo Erişim Ağları (RAN) özelindeki 25 patentin münhasır kullanım hakları, hem Türk Telekom hem de ülkemiz için çok değerli bir kazanım olarak, lisans bedelleri karşılığında Juniper'e devredilmiş bulunuyor.

Argela ve Netsia, patentledikleri teknolojiler ile 5G ve ötesi mobil ve sabit haberleşme ağlarının bulut temelli yönetimini sağlayarak çok daha verimli ve dinamik kullanımına imkan veriyor. Netsia'nın 5G stratejilerindeki önemi, geliştirdiği ve yarının 5G standartlarını belirleyecek yenilikçi teknolojilerden geliyor."

Netsia'nın, Türkiye'de ve dünyada öncülük ettiği ve yarının 5G standartlarını belirleyecek yenilikçi çalışmalarını iki ana grupta topladığını anlatan Önal, birinci grup VRAN projesinin, 4G ve 5G'de Radyo Erişim Şebekesinin Dilimlenmesini ve Yazılım Tanımlı Ağlar ile yönetilmesini içerdiğini söyledi.

İkinci grup SEBA'nın ise fiber optik erişim ağını dönüştürerek tedarikçi bağımlılığını azalttığını ve SDN & NFV teknolojileri ile hizmet dağıtımını hızlandırdığını aktaran Önal, SEBA'nın, 5G erişim ana taşıyıcısı olarak kullanılma potansiyeline sahip bir ürün olduğunu vurguladı.

Önal, "Türk Telekom, bir yandan ülkemizde yerli ve milli fiber altyapıyı sağlarken, Netsia ile dünya pazarında bu iki alanda önemli bir pozisyona gelmiş ve küresel pazarda sürekli artan bir ilgi ile karşı karşıya bulunuyor." dedi.

– "Netsia, Silikon Vadisi'nde bulunmanın avantajlarını çok iyi şekilde değerlendiriyor"

Türk Telekom CEO'su Önal, Netsia'nın her şeyden önce, Silikon Vadisi'nde bulunmanın avantajlarını çok iyi şekilde değerlendirdiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Netsia sayesinde Türk Telekom, burada bulunan O-RAN Alliance, ONF ve LFN gibi oluşumların içinde yer alıyor, AT&T, Deutsche Telekom, NTT gibi dünyanın lider operatörleri ve alanlarında uzman topluluklar ile yakın çalışma içinde geleceğin telekom teknolojilerini birlikte şekillendiriyor.

Netsia, SEBA projesindeki çalışmalarında ONF'nin öncü firmalarından birisi konumunda bulunuyor. ONF içerisinde önemli yönetim sorumlulukları da alan Netsia ekibi, mühendislik açısından ONF'ye önemli katkılar sağlıyor, bu katkılar sebebiyle her yıl çeşitli ödüller alıyor."

– "SEBA konusunda dünya çapında çeşitli operatörlerle görüşmelerimiz devam ediyor"

Netsia'nın vRAN IP ve çözümünün ocak ayından bu yana Juniper tarafından lisanslanarak kullanıldığını belirten Önal, "Bu iş birliği neticesinde Netsia'nın patentli RIC teknolojisi, tüm dünyada mobil ağlara verimlilik ve esneklik sağlamak üzere, münhasıran Juniper'in ürün portföyüne entegre edilmiş durumda. RIC, yani Radyo Akıllı Kontrolcü teknolojisi, baz istasyonunu sanal olarak programlayarak istenilen baz istasyonuna istenen kapasitenin verilmesine olanak tanıyan kapsamlı bir teknolojik altyapının beyni olarak çalışıyor. Netsia'nın 5G çözümü RIC, dilimlenmiş mobil ağların bulut üzerinden akıllı denetimine olanak tanıyor." ifadelerini kullandı.

Önal, 5G'yi yeraltından destekleyen SEBA teknolojisinin, 5G teknolojisinin bir nevi sabit ağlardaki karşılığı olan yeni nesil fiber ağların yapay zekanın da desteğiyle sanal olarak yönetilmesine olanak tanıdığını söyledi.

Türk Telekom'un, ticari bir düzeye getirdiği SEBA'yı, geçen aylarda dünyada ilk kez kendi canlı şebekesi üzerinde kullanıma açarak internet, IPTV ve ses servislerine uyguladığını aktaran Önal, böylece donanım altyapı maliyetini azaltıp kaynak tasarrufu adına önemli bir adım daha atan Türk Telekom'un, küresel operatörlere de bu yeni teknolojinin kazanımlarını gösterme fırsatı sunduğunu kaydetti.

Önal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türk Telekom, Türkiye'nin fiber dönüşümünde hızlı bir şekilde yol alıyor. Bu dönüşümün SEBA ile düzenlenmesi halinde Türkiye, yerli ve milli teknolojiler ile operasyonel ve yatırım maliyetleri açısından önemli ölçüde kazanımlar elde edecek ama daha önemlisi tüm ev ve ofis sabit trafiğinin geçtiği, açık kaynaklı teknolojileri kullanan, güvenli, sağlam ve tedarikçi bağımsızlığı sağlayan bir iletişim altyapısına sahip olacak. Buradaki yol haritamız SEBA'nın, çoklu operatör desteği ile Türk Telekom'un merkezde olacağı ve ülke çapında sanal operatörlerin üzerinde çalışacağı bir platform haline gelmesi yönünde.

SEBA çözümü daha şimdiden dünya çapında büyük ilgi görüyor, İngiltere, Almanya, Brezilya, Tayvan'ın ileri gelen operatörlerince deneniyor. Operatörlerin işini kolaylaştıran, kullanıcı deneyimini de olumlu yönde etkileyen SEBA'nın kısa sürede küresel anlamda yaygınlaşması bekleniyor. Türk Telekom, SEBA yazılım geliştirmesinde, Deutsche Telekom ile de mühendislik servislerinde bir iş ortaklığı yapmış bulunuyor. Yakın zamanda Netsia ile Tayvan'ın en büyük operatörlerinden Chunghwa Telecom, SEBA üzerine bir iş birliği yaptı. Netsia'nın sunduğu yenilikçi sanallaştırılmış ve mikro hizmet tabanlı mimariye sahip SEBA+ çözümü Chunghwa Telecom'un laboratuvarlarına başarıyla entegre edildi."

Önal, SEBA konusunda dünya çapında çeşitli operatörlerle görüşmelerinin devam ettiğini bildirdi.

Türk Telekom olarak, bu alanı küresel anlamda sahiplendiklerini belirten Önal, "Yakın zamanda dünyanın farklı operatörleriyle yapacağımız iş birliklerimizin hızla artmasını bekliyoruz. SEBA konusunda dünya çapındaki öncü pozisyonumuzu sürdüreceğiz." dedi.

– "Türkiye'nin dijital yolculuğuna öncülük eden Türk Telekom, ülkenin 5G yapılanmasında da ön safta yer alıyor"

Ümit Önal, Türk Telekom'un 5G çalışmalarına da değindi.

Türkiye'nin dijital dönüşümünün lideri olmanın verdiği sorumlulukla çalıştıklarını, çalışmalarına, fiber altyapıyı yaygınlaştırmak ve ülkenin her kesiminden mümkün olduğu kadar çok kişiyi hızlı internet ile buluşturmak hedefiyle yön verdiklerini belirten Önal, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye'nin dijital yolculuğuna öncülük eden Türk Telekom, ülkenin 5G yapılanmasında da ön safta yer alıyor. Türk Telekom olarak benimsediğimiz 'değerli hissettirme' yaklaşımıyla ülkemizin geleceğine yatırım yapmayı ve müşteri deneyimini en üst seviyeye çıkarmayı temel öncelik olarak belirlemiş durumdayız. Kamuya, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik dijital çözüm ve hizmetlerimizle pandemi döneminde de kurumsal müşterilerimizin dijitalleşme yolculuklarına destek olmayı sürdürdük.

Türkiye'nin en yüksek yatırım yapan teknoloji şirketlerinden birisi olarak, 2021 ikinci çeyrek itibarıyla ülkemizin dijital dönüşümü için 2005'teki özelleştirmeden bu yana şirket satın alımları dahil 17,9 milyar dolar yatırım yaptık. Dijitalleşmenin olmazsa olmazı fiber altyapısını yaygınlaştırmak için fiber yatırımlarımızı son 10 yılda 2 katından fazla artırdık. 2021 yatırım hedefini, yıl içinde 2 kere yukarı yönlü revize ederek 2020 yatırım rakamına göre yüzde 25'ten fazla bir artış ile 8,5 milyar TL olarak belirledik."

– "5G yolculuğunda Türkiye'yi öncü yapmaya kararlıyız"

Türk Telekom CEO'su Önal, aralıksız sürdürdükleri 5G ve fiber yatırımlarıyla Türk Telekom'un, Türkiye'de 5G teknolojisine geçişe öncülük etme hedefi doğrultusunda Türkiye'de 5G yapılanmasının ön saflarında yer almayı sürdürdüğünü ifade ederek, "5G'nin yapı taşı fiberi mahalle mahalle, köy köy tüm ülkeye ulaştırıp 5G yolculuğunda Türkiye'yi öncü yapmaya kararlıyız." dedi.

2021'in ilk yarısı itibarıyla fiber ağ uzunluğunu 345 bin kilometreye, fiber hane kapsamasını ise 27,9 milyona çıkardıklarını bildiren Önal, şu bilgileri verdi:

"Türk Telekom olarak, son 12 ayda bünyemize yaklaşık 3,3 milyon fiber abone ekleyerek yılın ilk yarısında fiber abone sayımızı 8,1 milyona yükselttik. Halen toplam 50,7 milyon abonemiz ile Türkiye'nin en çok aboneye sahip entegre operatörü konumunda bulunuyoruz. Mobilde de yüzde 95'lik LTE nüfus kapsama oranı ile ön planda yer alan Türk Telekom, yaptığı akıllı yatırımlar ile günden güne varlığını artırıyor.

Türk Telekom'un mobil ağ kalitesi ve müşteri deneyimindeki ilerlemesini, Ookla 2020 Hız Testi verileri ve Open Signal Aralık 2020 raporu verileri gibi bağımsız üçüncü taraf analizleri de gözler önüne seriyor. Geliştirdiğimiz yerli ve milli teknolojilerle de savunmadan sağlığa, eğitimden enerjiye, sanayiden siber güvenliğe farklı alanlarda ülkemizin dışa bağımlılığının azalmasına katkı sağlıyoruz."

– "PİLOT mezunu girişimler, 2020'de yaklaşık 60 milyon TL ciro elde etti"

Türk Telekom'un çalışmaları hakkında bilgi veren Önal, Türkiye'nin girişim ekosistemine katkı sunmayı sürdürdüklerini kaydetti.

Önal, yeni ekonomik yapılarda teknoloji girişimlerinin öneminin günden güne artarken Türk Telekom'un, 2013 yılında başlattığı Türkiye'nin ilk girişim hızlandırma programı PİLOT ve 2018 yılında kurduğu sektörün ilk kurumsal girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile girişimlere destek olarak girişimcilik ekosistemini büyütmeye devam ettiğini söyledi.

PİLOT'tan mezun olan ve yatırım alan girişimler içinde ağırlıklı olarak yapay zeka, eğitim ve sağlık teknolojileri, sanal gerçeklik, bulut tabanlı uygulamalar, mobil uygulamalar ve e-ticaret gibi alanların öne çıktığını bildiren Önal, "PİLOT mezunu girişimler, 2020 yılında yaklaşık 60 milyon TL ciro elde etti. Yeni dönem PİLOT girişimleri ve TT Ventures yatırımları da eklendiğinde 2021 yılı için bu rakam daha şimdiden 100 milyon TL'yi aşmış bulunuyor." diye konuştu.

– "Uzatma yapılmazsa kuleler de dahil mobil altyapı devlete devredilecek"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Önal, ortak altyapı kullanımına ilişkin bir soru üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ortak altyapı konusu sürekli gündeme getiriliyor, 'sabit ve mobil bütün altyapı varlıkları bir yere toplansın, biz de kulelerimizi bu şirkete devredelim' deniliyor. Aslında sabit tarafta da, mobilde de altyapı zaten devlete ait olacak şekilde kuruluyor. Mobil hizmetlerin sunumunda kullanılmak üzere kurulan kulelerin ayrı bir envanter olarak yönetilmesi amacıyla 'kule şirketleri' kurulabiliyor. Mobil işletmecilerin kulelerinin ayrı şirketler altında tutulduğu ve bu kule şirketlerinin yatırıma açıldığı örnekleri farklı ülke uygulamalarında da görebiliyoruz. Biliyorsunuz, bizim sabit ve mobil imtiyaz süremiz 2026'da sona eriyor ancak pek gündeme gelmeyen bir konu var; o da Turkcell ve Vodafone mobil imtiyaz süresinin bizden önce, 2023 yılında dolacak olması. İmtiyaz süresinin sonunda uzatma yapılmazsa kuleler de dahil mobil altyapı devlete devredilecek. Bildiğiniz üzere pazar payı büyük olan işletmeci; geçmişte bir kule şirketi kurmuş, kendi kulelerini de bu şirkete devretmişti. Sonra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), konuya müdahil oldu ve bu devir işlemini iptal etti. BTK, aldığı kararlarla kulelerin imtiyaz süresi sonunda devre tabi olacağını ancak mülkiyeti mobil işletmecide kalacak şekilde üçüncü taraflara kullandırılmasının mümkün olduğunu söyledi. Bu karar üzerine söz konusu işletmeci, eski kuleleri geri aldı ama yeni sahaları iştiraki niteliğindeki kule şirketi üzerinden kurmaya devam etti."

– "Devletin altyapısını ayrı bir iştirak altında kurmadığımız için zarara uğramamız düşünülemez"

Ümit Önal, son dönemde imtiyaz süresi sonunda devlete devredilmesi gereken kuleleri de içerecek şekilde bu kule şirketinin yatırıma açılacağına yönelik açıklamalar yapıldığını duyduklarını aktardı.

Önal, devamla şunları kaydetti:

"Mobil imtiyaz süresinin dolmasına az bir süre kalmışken bu durumun netleştirilmesi daha da büyük önem kazanıyor. Nitekim sürecin işleyiş şekli diğer işletmecileri de teşvik ediyor. Diğer mobil işletmeci de bu sene bir kule şirketi kurduğunu duyurdu. İşletmeciler arasında uygulama farklılıkları olduğu aşikar. Bu konuda hızlı bir şekilde, yoruma mahal vermeyecek bir netliğin sağlanması gerekiyor. Aynı sözleşme hükümlerine tabi işletmecilerin farklı uygulamalara tabi tutulmaması, adil şartlarda faaliyet göstermelerinin sağlanması gerektiğini düşünüyoruz.

TT Mobil olarak, devletin altyapısını ayrı bir iştirak altında kurmadığımız için zarara uğramamız, buna karşılık bunun aksini yapan rakiplerimizin bundan menfaat sağlaması düşünülemez. Zira bizim de aynı nitelikte varlıklarımız var. Ortaklarımız, hissedarlarımız ve yatırımcılarımızın haklarını korumamız gerekiyor. Dolayısıyla bu uygulamalar durdurulmazsa biz de bir kule şirketi kurup aynı imtiyaz hükümlerine göre faaliyet gösterdiğimiz rakibimiz karşısında herhangi bir zarara uğramayacağımız adımları atmak durumundayız."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

SAN FRANCISCO (AA) – Türkiye'den teknoloji ihracatı için vites yükselten Türk Telekom, Silikon Vadisi'nde iki önemli iş birliğine imza attı.

ABD'li teknoloji şirketi Juniper Networks ile mevcut iş birliğini genişleten Türk Telekom, Türkiye'deki girişimlerin küresel oyuncu olmasına katkı sağlamak amacıyla Plug and Play ile de iş birliğine gitti.

Silikon Vadisi'ndeki çalışmalarına hız veren, dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri ile iş birliğine giden Türk Telekom'un bu kapsamda yaptığı çalışmalar ve gelecek dönem hedefleri, Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Ümit Önal'ın katılımıyla düzenlenen toplantıda paylaşıldı.

Ümit Önal, ocak ayında iş birliğine gittikleri Juniper ile mevcut iş birliklerini uzun dönemli gelir yaratacak yeni alanlar üzerinde geliştirerek daha da ileri taşıyacak yeni bir iyi niyet anlaşması yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Türk Telekom olarak, 5G'nin yol haritasının çizilmesinde aktif roller üstlenerek küresel arenada ülkemizi başarıyla temsil ediyoruz. Juniper ile bugün bir adım daha öteye taşımış olduğumuz iş birliğimiz, dünyaya teknoloji ihraç etme konusunda kararlılığımızı gösteren somut bir adım niteliğinde. 5G yolculuğunda Türkiye'yi öncü yapmaya kararlıyız.

Juniper ile ocak ayında yaptığımız iş birliği kapsamında, Argela'nın 8 kişilik profesyonel uzman kadrosu da Juniper bünyesine geçmişti. Juniper ile yapılan karşılıklı mutabakat sonucu önümüzdeki dönemde mevcut kapasitenin iki kat artırılarak Juniper bünyesinde çalışacak Argela mühendislerinin sayısının 15 kişiye çıkarılması kararlaştırıldı. Türk Telekom olarak ayrıca, Türkiye'deki Argela bünyesindeki mühendislerimizle de projeyi desteklemeye, bu teknolojiye katkı sunmaya devam edeceğiz. Juniper ile iş birliğimizde istihdam kapasitemizi artırarak Türk mühendisliğinin başarısını dünyanın hizmetine sunuyoruz."

– "Türk Telekom ve Argela ile ilişkimiz, çok daha fazla etkileşime sahne oldu"

Juniper Networks CEO'su Rami Rahim de ocak ayında Türk Telekom-Argela'nın alt kuruluşu Netsia ile operatörlerin temel iş hedeflerini de hızlandıracak şekilde 5G'ye giden yolu basitleştirecek "RIC" teknolojisini münhasıran lisanslamak ve geliştirmek için bir ortaklık yaptıklarını anımsattı.

Bu kapsamda, Türk Telekom ve Argela ile ilişkilerinin çok daha fazla etkileşime sahne olduğuna ve ağ performansının izlenmesine yönelik Argela ile yapılabilecek yeni bir iş birliği konusunda ilk görüşmelerle genişlemeye devam ettiğine işaret eden Rahim, şunları kaydetti:

"Juniper, RIC platformunu yeniden yapılandırarak yeni fonksiyonların geliştirilmesi ve RIC mimarisinin genişletilmesine önemli yatırımlar yaptı. Türk Telekom ile laboratuvar ve saha testlerine girme konusunda kararlıyız ve ekiplerimiz bu platformu önce Türk Telekom'un 4G ağında ve sonunda da 5G ağında hayata geçirmek için koordinasyon içerisinde çalışıyor.

Gelecekte de yeni iş modellerinin hayata geçirilmesi ve ağ çalışmalarıyla ilişkili yatırım harcamalarında tasarruf, enerji verimliliği ve deneyim öncelikli otomasyon sunan 5G portföyümüzün geri kalan ürünleriyle entegrasyona devam etme fırsatlarının oluşacağını görüyoruz. Pazarda birlikte yaşayacağımız başarıları ve sadece ağlarında değil, bir bütün olarak şirketlerinde büyük dönüşümler geçiren küresel hizmet sağlayıcılara güvenilir danışmanlar olarak rolümüzü sürdürmeyi heyecanla bekliyorum."

– Netsia'nın geliştirdiği RIC teknolojisi, küresel 5G standartlarını belirlemede etkin rol oynayacak

Verilen bilgiye göre, Türk Telekom, Türkiye'nin dijital dönüşümüne liderlik etme, geleceği 5G ve yeni nesil teknolojilerle şekillendirme sorumluluğu ile iştirakleri ile var gücüye çalışıyor.

Fiber hane kapsamasını 2021'in ilk yarısı itibarıyla 27,9 milyona çıkararak genişletmeye devam eden Türk Telekom, yenilikçi dijital servisleri ve teknoloji girişimlerine yatırımlarıyla özellikle sağlık, eğitim ve enerji sektörlerini dijitalleştirmeyi sürdürüyor.

Kurumsal teknoloji çözümleri ve sektöre kazandırdığı dünya çapında yeni nesil teknolojileriyle Türk Telekom, 5G yolculuğunda Türkiye'yi öncü yapmaya kararlı bir şekilde yoluna devam ederken, grup şirketi Argela ve iştiraki Netsia ile birlikte ağırlıklı Türk mühendislerin oluşturduğu bir kadro ile küresel 5G standartlarını belirlemede etkin rol oynayacak yeni RIC teknolojileri üzerinde uzun zamandır çalışıyor.

Türk Telekom'un 5G konusunda uzun zamandır süren Ar-Ge çalışmaları, bilgi teknolojileri alanında değer üreten Argela ve Netsia gibi grup şirketleri aracılığıyla tüm hızıyla sürüyor. Yakın zamanda 5G alanındaki denemeleriyle şirket, Türkiye'nin "ilk 5G canlı maç yayını", "5G dünya hız rekorları", "Türkiye'nin ilk Endüstri 4.0 5G denemesi", "uluslararası Clear5G projesi", "Türkiye'nin ilk endüstriyel mobil şebekesi" gibi pek çok yeni teknolojiyi ilk defa Türkiye'ye kazandırdı.

Netsia'nın geliştirdiği yazılımlar; geleceğin mobil iletişim ihtiyaçları için yüksek kapasiteli, ölçeklenebilir, esnek, kişiselleştirilmiş ağ ve hizmet çözümleri sağlıyor.

Netsia, geçen 5 yıl boyunca RIC alanındaki inovasyona odaklandı ve bu zaman zarfında, alanında öncü olarak teknolojik çözüm geliştirmede önemli ilerleme katetti. Netsia'nın geliştirdiği RIC teknolojisi, küresel 5G standartlarını belirlemede etkin rol oynayacak.

RIC teknolojisi sayesinde, deprem, sel gibi afet anlarında bölgedeki kapasiteyi geçici olarak artırarak başarısız aramaların önüne geçilmesinin yanı sıra ilk yardım ve kurtarma ekiplerinin arama ve iletişimlerini önceliklendirmek de mümkün olacak.

Ayrıca, önemli bir uluslararası müsabaka ya da büyük bir miting için toplanmış binlerce kişinin aynı anda iletişim ihtiyaçlarını sorunsuzca karşılamak, yine böyle bir durumda sağlık ekipleri ve kolluk kuvvetlerinin iletişimlerini önceliklendirmek için uzaktan yazılım ile o semtteki baz istasyonlarının kapasitesi programlanabilecek.

– Türk Telekom, "baz istasyonu bazında kapasite ayrımı yapabilecek ilk operatör" olacak

Türk Telekom ile Juniper arasında iki yeni iş birliği alanı ortaya çıkarken, mevcut RIC ürününün sahada kullanımıyla Türk Telekom, "baz istasyonu bazında kapasite ayrımı yapabilecek ilk operatör" olacak.

Kurulum ve bakım gibi uzmanlık gerektiren alanlarda ise Türk Telekom'un grup şirketleri Argela ya da Innova konumlandırılacak. Bu sayede Türk Telekom, RIC çözümünün satışı sonrasında da Türkiye ve yakın coğrafyadan gelir elde etmeyi hedefliyor.

Bu dönüşüm ile Türk Telekom, 5G dünyasında erişimden ziyade servis satan bir operatöre dönüşmeyi ve sabit kablosuz erişimi ile Endüstri 4.0 ve video oyunları gibi alanlarda farklılaşarak erişimin ötesinde hizmet yelpazesini genişletmeyi planlıyor.

Daha geniş yelpazede ise Türk Telekom, Juniper ile iş birliğini daha da derinleştirerek Juniper'in stratejik ortağı olmayı hedefliyor. Böylece Türk Telekom, tüm grup şirketleri bünyesinde Juniper ürünlerini altyapısında kullanarak bu ürünler nezdinde uzmanlık oluşturmayı amaçlıyor.

– Türk girişimlere ilham olacak iş birliğinin imzası Silikon Vadisi'nde atıldı

Türk Telekom'un diğer bir iş birliği alanı ise girişimlere yönelik oldu. Türk girişimlere ilham olacak iş birliğinin duyurusu Silikon Vadisi'nde yapılırken, bu çerçevede şirket, desteklediği girişimlerin küresel arenada ses getirmesine katkı sağlayacak.

Bünyesinde 21 unicorn ve binlerce yatırım barındıran dünyanın en büyük girişim ve inovasyon platformlarından Plug and Play ile iş birliğine imza atan Türk Telekom, bu sayede Türkiye'deki girişimlerin küresel oyuncu olmasına destek verecek.

Türk Telekom'un kurumsal girişim hızlandırma programı PİLOT'un mezunlarının faaliyet alanları İngiltere'den Amerika'ya, Hindistan'dan Pakistan'a, Kore'den Japonya'ya kadar uzandı ve aldıkları toplam yatırım tutarı 16 milyon doları geçti. Girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi ve büyütmeyi amaçlayan Türk Telekom'un da bu ekosisteme katkısı her geçen büyüyor.

Türk Telekom'un girişim ekosisteminde sağlık, eğitim ve yapay zeka gibi kritik alanlara odaklanan kurumsal girişim sermayesi şirketi TT Ventures, başarılarını global arenaya taşıma potansiyeli olan unicorn'ların ortaya çıkmasını amaçlıyor.

– "Bir gün Türk unicorn'ları da konuşabilmek için bugün buradayız"

Türk Telekom CEO'su Önal, Türk Telekom ile Plug and Play arasındaki iş birliğine ilişkin Silikon Vadisi'ndeki toplantıda yaptığı konuşmada da iki kurum arasındaki iş birliğinin yerli girişimler için önemli olduğunu, bu iş birliğinden büyük ses getirecek başarılar çıkacağını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dünyanın en büyük şirketleri, geçmişte buradaki küçük odalarda yalnızca fikirlerini konuşuyorlardı. Ülkemizdeki girişimlerin de yakın gelecekte dünyanın her yerinde konuşulmasını sağlamak amacıyla Türk Telekom olarak yolumuzu, tüm parlak fikirler için çalışan, dünyanın en büyük girişim ve inovasyon platformlarından Plug and Play ile kesiştirdik.

Yatırım portföylerindeki girişimlerden 8'i 2020 yılında olmak üzere toplam 21'i unicorn. Bir gün Türk unicorn'ları da konuşabilmek için bugün buradayız. İçinde bulunduğumuz bu tarihi bina Google, PayPal gibi bugün dünya devi olan şirketlerin büyümelerine şahit oldu. Türkiye'nin dijital dönüşüm öncüsü olarak, girişim dünyasında, böylesine büyük bir platform ile iş birliğimizden büyük ses getirecek başarılar çıkacağına inanıyoruz."

Kendileri için teknolojinin insana iyilik ve fayda olarak dönmesi halinde değerli olduğunu ifade eden Önal, bu doğrultuda, TT Ventures ile Türkiye'nin ilk çevrim içi sağlık hizmeti platformlarından DoctorTurkey'e, dijital patoloji alanında hizmet sunan yerli yazılım şirketi Virasoft'a, enerji alanında kritik enerji altyapı projelerine mühendislik, proje ve danışmanlık hizmeti sağlayan Eltemtek'e, eğitim alanında ise PİLOT mezunlarından olan oyunlaştırılmış eğitim platformu MentalUP'a yatırım yaparak bu sektörlerin dijitalleşmesine katkı sağladıklarını kaydetti.

Önal, yine TT Ventures bünyesinde geliştirdikleri yerli ve milli sosyal medya platformu Yaay ile günümüzde çok önemli bir iletişim aracı haline gelen sosyal medya alanına güçlü bir giriş yaptıklarını söyledi.

– "Türkiye'den önemli girişimlerin dünyaya açılmasını sağlayacağız"

Ümit Önal, yatırımlarını odak alanlarındaki sektörlerde mevcut ana iş kolları ile sinerji oluşturacak yenilikçi ürünlere yönlendirerek hem ülke ekonomisi hem de marka için değer üretmeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Bu hedef doğrultusunda, Türkiye'de bilinirliği yüksek olan girişim hızlandırma programı PİLOT'un küresel oyuncular arasında yer alması ve destek verdikleri girişimlerin uluslararası boyutta ölçeklenmesini sağlama hedefiyle Şubat 2021'de dünyanın en büyük girişim ve inovasyon platformlarından Plug and Play ile bir iş birliği gerçekleştirdiklerini hatırlatan Önal, "21'i unicorn olmuş 1.700'den fazla girişime ev sahipliği yapan Plug and Play, yerli girişimcilerimiz için ne kadar doğru bir adreste olduğumuzu gösteriyor." dedi.

İş birliği ile PİLOT programının küreselleşmesini ve portföyünde bulunan girişimlerin yurt dışı pazarlarında hem iş hem de yatırım fırsatları bulmasını kaçınılmaz gördüklerini vurgulayan Önal, şöyle devam etti:

"Gelecek dönemde PİLOT programımıza seçilecek girişimcilerin TT Ventures tarafından yapılacak yatırımlarda daha önemli bir yer tutmasını planlıyor ve hedefliyoruz. Bu doğrultuda da TT Ventures yatırım portföyünü küresel çapta ölçeklendirerek Türkiye'den önemli girişimlerin dünyaya açılmasını sağlayacağız. Uzun zamandır devam eden PİLOT programı ile sağladığımız imkanları her yıl artırıyoruz. Artan küresel rekabete ayak uydurarak girişimlerimizi sadece yerele değil, küresel arenaya da hazırlıyoruz. Bu seneki PİLOT mezunu girişimler arasından seçilecek 3 girişime, dünyanın en büyük girişim ve inovasyon platformu olan Plug and Play'in hızlandırma programına katılma fırsatı sağlıyoruz. Ayrıca, bu programa katılan girişimlere yatırım yapma opsiyonunu da değerlendireceğiz.

Plug and Play'in 1 aylık hızlandırma programına katılacak girişimler, bu program ile Plug and Play'in zengin ağından faydalanmaya, bu ağdaki kurumsal firmalarla iş geliştirmeye, melek yatırımcılara ve küresel girişim ekosistemine erişmeye de hak kazanmış olacaklar. Bu girişimler, Plug and Play EXPO/Demo Day'e katılabilecek ve bu 1 ay boyunca Plug and Play içerisinde ofis alanını kullanabilecek. Programa katılacak arkadaşlarımızı şimdiden tebrik ediyor, bu programdan en iyi şekilde faydalanmalarını ve ülkemiz için önemli başarılara imza atmalarını diliyorum."

– "Abu Dabi, Münih, Paris, İstanbul gibi yerlerde 1.000 şirkete daha hızlandırma desteği sağlıyoruz"

Plug and Play CEO'su Saeed Amidi ise 2006 yılında kurdukları şirket ile startup'lara finansal destek sağladıklarını bildirdi.

Plug and Play kurulmadan önce Google adlı bir startup'a destek olduklarını belirten Amidi, şunları söyledi:

"3 kişi olarak geldikleri binadan 50 kişi iken ayrıldılar. Bir başka müşterimiz PayPal oldu. Bu süreçte kendime şunu söyledim; 'Daha büyük bir binam olsa daha fazla Google ve PayPal gelebilir.' İşte bu hedefle şu an Abu Dabi, Münih, Paris, İstanbul gibi yerlerde 1.000 şirkete daha hızlandırma desteği sağlıyoruz.

Bu startup'lara yaptığımız yatırımların yanı sıra onları Türk Telekom, Telefonica, Mercedes, Fiat gibi büyük şirketlerle bir araya getiriyoruz. İstanbul ofisimizi ocak ayınca açtık. Hedefimiz, oradaki inovasyonun bir parçası olarak İstanbul'daki girişimcileri dünyanın diğer noktalarındaki destekçilerimiz ile bir araya getirmek."

– Türk Telekom'un girişimlere sağladığı nakit desteği yaklaşık 9 milyon TL'ye ulaşacak

Türk Telekom, PİLOT mezunlarına TT Ventures ile yatırım yaparak onların büyümesine katkı sağlıyor.

Türkiye'nin en yüksek yatırım yapan teknoloji markalarından Türk Telekom, girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi ve büyütmeyi amaçlıyor, gelişmiş bir girişimcilik kültürünün Türkiye'yi geleceğe taşımasına öncülük ediyor. Bu hedef ile 2013'ten beri devam eden PİLOT programı ile teknoloji girişimlerini destekleyen Türk Telekom, PİLOT ile bugüne kadar 73 girişime toplamda 5 milyon TL'nin üzerinde nakit desteği sağladı.

PİLOT'un devam eden 9. dönemindeki 18 girişim ile birlikte yıl sonunda mezun rakamı 91'e, Türk Telekom'un girişimlere sağladığı toplam nakit desteği ise yaklaşık 9 milyon TL'ye ulaşacak. PİLOT mezunlarının 2021 sonunda sağladığı istihdam sayısının ise 1500'ü geçmesi bekleniyor.

Türk Telekom, TT Ventures ile yakın zamanda 4 yapay zeka girişimine daha yatırım yaptı. Ürün ve servislerini özellikle yurt dışı pazarlarda sunmak üzere stratejilerini oluşturan Syntonym, Optiyol, Quant Wi-Fi ve tescil işlemleri devam eden B2Metric şirketlerine yatırım yapan TT Ventures, girişim portföyünü ikiye katladı. Söz konusu 4 girişimden 3'ü ise PİLOT mezunu girişimler arasında yer alıyor.

İSTANBUL (AA) – Oyuncuların heyecanına dijital oyun platformu Playstore ile ortak olan Türk Telekom, Arkane Studios'un beklenen oyunu Deathloop’u oyunseverlere sunuyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türk Telekom, dijital oyun platformu Playstore ile Dishonored serisinin arkasındaki ödüllü stüdyo Arkane Lyon imzalı Deathloop'u, dünya ile aynı anda oyuncularla buluşturuyor.

Deathloop, aynı günü tekrar tekrar yaşadığı Blackreef adasında gizemli bir zaman döngüsünde tutsak kalmış Colt'un bunu kırma çabasını konu ediniyor. Atmosferiyle dikkati çeken Deathloop, oyunculara her aşamada yeni stratejiler oluşturacakları, yeni yetenekler kullanabilecekleri bir deneyim sunarak maceraya davet ediyor.

Oyunseverler, Deathloop'u fiyat avantajı ile 289 TL'den satın alabiliyorken, Türk Telekom evde internet müşterileri faturaya ek 12 aya varan taksit imkanıyla, Türk Telekom müşterisi olmayan oyuncular ise mobil ödeme ve kredi kartı seçeneğiyle oyuna sahip olabiliyor.