Silivri'de deniz kıyısında ceset bulundu

İSTANBUL (AA) – Silivri'de deniz kıyısında ceset bulundu.

Mimar Sinan Mahallesi Bağkent Sitesi Orta Sokak'ta sahilde spor yapan bir vatandaş, kumsalda hareketsiz halde yatan bir kişiyi görmesi üzerine, polis ve sağlık ekiplerine haber verdi.

Olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan incelemede, hareketsiz yatan kişinin hayatını kaybettiği belirlendi.

Hıdır Ceylan'a (70) ait olduğu belirlenen ceset, incelemelerin ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Haberi duyarak olay yerine gelen Ceylan'ın yakınları sinir krizi geçirdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Balparmak Arıcılık Akademisi'nin İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği (İAYB) iş birliğiyle hayata geçirdiği arı sütü üretimine yönelik eğitimlerin üçüncüsü, Silivri'de tamamlandı.

Balparmak'tan yapılan açıklamaya göre, şirket, arıcılık mesleğinin geleceğine katkı sağlamak amacıyla akademi çatısı altında gerçekleştirdiği "Sürdürülebilir Arıcılık, Katma Değerli ve Verimli Arı Ürünleri Üretim Programı" eğitimlerini sürdürüyor.

Bu çerçevede İAYB ile nisanda önemli bir iş birliğine imza atan Balparmak Arıcılık Akademisi, proje kapsamında ilki İstanbul Aydos, ikincisi Çatalca, üçüncüsü ise Silivri'de olmak üzere verimli ve kaliteli arı sütü eğitimlerini üç ayrı bölgede gerçekleştirdi.

Arıcılık Akademisi uzmanları tarafından gezici eğitim aracı ve mobil arı sütü üretim konteynerinde gerçekleştirilen eğitimlerin her biri 1 gün teorik, 3 gün pratik olmak üzere toplamda 4 gün sürdü. 27-30 Temmuz'da düzenlenen eğitimde, süreci başarıyla tamamlayan 30 arıcıya sertifikaları Çatalca ve Silivri protokolünün de katıldığı özel bir törenle teslim edildi.

Törene, Orman Genel Müdürlüğü Çatalca Bölge Müdürü Murat Çakır, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürü Hatice Yağmur, Silivri Ziraat Odası Başkanı Sabri Özer ile Silivri Belediyesi ve Silivri Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü yetkilileri katıldı.

Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, Balparmak Genel Müdürü Onur Özyurt, Balparmak Hammadde Tedarik Direktörü İsfendiyar Üzümcü, Balparmak Arıcılık Akademisi Eğitim Uzmanı Dr. Ali İhsan Öztürk ve İstanbul İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Onur Çilenk de etkinlikte hazır bulundu.

Teorik ve uygulamalı olarak üç ayrı bölgede düzenlenen eğitimleri başarıyla tamamlayan ve sertifika alan İstanbullu arıcı sayısı toplamda 80'e ulaştı.

– "İstanbul'da önemli bir arıcılık potansiyeli var"

Törende açıklamalarda bulunan Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, İstanbul'daki zengin bitki örtüsünün metropolde de arıcılık yapma imkanı sağladığını bildirdi.

Şehrin önemli bir arıcılık potansiyeline sahip olduğuna dikkati çeken Altıparmak, bu potansiyeli değerlendirmenin ve verimliliği artırmanın yolunun mesleki eğitimden geçtiğini anlattı.

Altıparmak, en büyük amaçlarından birinin arıcılık mesleğinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak olduğunun altını çizerek, şu açıklamalarda bulundu:

"Türkiye'de arıcılık mesleğine olan ilgi gün geçtikçe azalıyor, gençler ve kadınlar bu mesleğe yönelmiyor. Bunun yanı sıra birçok arıcımız geleneksel yöntemlerle üretim yapıyor. Bu nedenle katma değerli arı ürünlerinden yeterli verim alınamıyor ve gelir arttırılamıyor. Biz de bu amaçla 2018 yılında Balparmak Arıcılık Akademisi’ni kurduk. Akademide verdiğimiz eğitimlerle gençleri ve kadınları mesleğe kazandırmak için çalışıyoruz. Ayrıca üretimin modern arıcılık teknikleriyle, hijyenik koşullarda devam ettirilmesi için mevcut arıcılara ve arıcı adaylarına eğitimlerle destek veriyoruz. Böylece bal ve diğer katma değerli arı ürünlerinin üretiminin arttırılmasını hedefliyoruz."

Altıparmak, eğitimlerde katma değeri yüksek olan arı sütünün daha kaliteli ve verimli şekilde üretimine odaklandıklarını kaydederek, "Arıcılık mesleğinin gelişimi için üzerimize düşen görevi yapmaya devam edeceğiz ve eğitimlerimizi yaygınlaştırarak daha fazla arıcı ve arıcı adayına ulaşacağız." ifadesini kullandı.

TORONTO (AA) – Saskatchewan eyaletindeki First Nation yerlilerinin çatı kuruluşu olan Egemen Yerli İlk Milletler Federasyonu’ndan (FSIN) yapılan açıklamada, Cowessess First Nation bölgesindeki eski Marieval Kızılderili Yatılı Kilise Okulu’nun sahasında resmi kayıtlarda olmayan yüzlerce çocuk mezarı keşfedildiği bildirildi.

Cowessess Şefi Cadmus Delorme ve FSIN Şefi Bobby Cameron, yaptıkları ortak açıklamada, net bir sayının elde edilmesi için çalışmaların devam ettiğini ancak bölgedeki mezarların Kanada’da bugüne kadar bulunanların en fazlası olacağını ifade etti.

Kanada resmi kayıtlarına göre Marieval Kızılderili Yatılı Kilise Okulu, 1899’dan 1997’ye kadar eyaletin başkenti Regina’nın yaklaşık 140 kilometre doğusunda, Cowessess yerlilerinin olduğu bölgede faaliyet gösterdi.

British Columbia eyaletinin Kamlopps kentindeki yatılı kilise okulunun bahçesinde 29 Mayıs’ta 215 çocuğa ait ceset kalıntılarının olduğu kayıt dışı mezarların bulunması üzerine, ülke genelindeki 139 okulda başlatılan yüzeyden yere nüfuz eden radar taramalarında yeni mezarlar keşfedilmişti.

Cowessess bölgesinde bu ayın başlarında başlatılan tarama çalışmalarında bulunan kayıt dışı mezar sayısına ilişkin yetkililerce bugün bir açıklama yapılması bekleniyor.

“Haber kesinlikle trajik ama şaşırtıcı değil”

Kanada’daki First Nation yerlilerinin Ulusal Şefi Perry Bellegarde, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Cowessess First Nation’da yüzlerce isimsiz mezarın bulunduğu haberi kesinlikle trajik ama şaşırtıcı değil. Tüm Kanadalıları bu son derece zor ve duygusal zamanda First Nation’ın yanında olmaya çağırıyorum.” dedi.

“Yas tutma hakkımızı elimizden alıyorlar”

Saskatchewan’daki Little Pine First Nation Şefi Wayne Semaganis de CBC Haber’e verdiği demeçte, “Bugün bile halktan hala küçümseme var. ‘Bu bir tarih, geçmişte kaldı’ diyorlar. Hayır, geçmişte değil. Bugün de devam ediyor. Yatılı okullara gömülen bu çocuklar öldürüldü. Çünkü kaza olsaydı, eceliyle ölselerdi, birileri uyarılırdı.” şeklinde konuştu.

Semaganis, şu anda bile incindiklerini kanıtlamak zorunda olanların yerli halk olmasının sinir bozucu olduğuna işaret ederek, “Kanada’nın büyük çoğunluğunda hala kederimizi anlamayan çok sayıda insan var. Yas tutma hakkımızı elimizden alıyorlar. Asıl acı olan da bu.” diye konuştu.

Öte yandan, mezarların bulunduğu Saskatoon kentinde, Marieval Kızılderili Konut Okulu’ndaki isimsiz mezarlarda bulunan tüm çocukları onurlandırmak için bayraklar yarıya indirildi.

Kanada tarihinin en büyük çocuk istismarı

Kanada tarihinin en büyük çocuk istismarı olarak kabul edilen Yatılı Kilise Okullarının ilki, 1880’lerin başında açıldı ve sonuncusu da 1996 yılında kapatıldı.

150 binden fazla yerli çocuğun ailelerinden zorla alınarak yerleştirildiği kiliselere ait yatılı okullarda, bu çocukların büyük bölümü rahip, rahibe ve diğer öğretmenler tarafından fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet ve istismara maruz bırakıldı.

Ülkede 2010’da kurulan Hakikat ve Uzlaşma Komisyonunun kayıtlarına geçen istismarların yanı sıra bazı çocukların üzerinde tıbbi deneyler yapıldığı belirlendi.

Kanada federal hükümeti, binlerce çocuğun açlık, soğuk ve tıbbi deneyler sonucu hayatını kaybettiği yatılı kilise okullarında yaşananlar için, 2008 yılında mağdurlardan resmen özür dilemişti.