Sinemanın ve tiyatronun duayen oyuncularından Zeki Alasya, vefat yıl dönümünde anılıyor

İSTANBUL(AA) – Usta oyuncu, eczacı ve kimyager olan babası Prof. Ahmet Reşat Alasya’yı henüz 15 yaşındayken kaybettikten sonra, henüz çocuk yaşlarında aralarında rehberlik, marangozluk ve tabelacılığın da olduğu çeşitli işlerde çalıştı.

Alasya, sanat hayatına 1959’da Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Tiyatrosu’nda amatör olarak başladı. MTTB’de 1960’da tanıştığı Metin Akpınar’la ayrılmaz ikili haline geldi.

“Zeki’yle bizi bir arada tutan şey duyguydu, para değil.”

Metin Akpınar, Alasya’nın vefatının ardından verdiği bir röportajda, “Zeki’siz olmak çok büyük bir eksiklik. Çok büyük bir yoksunluk. Anlatılmaz. Kocaman bir adam yok. Zeki’yle bizi bir arada tutan şey duyguydu, para değil. 1962’de tanıştık. Ondan önce de kader bizi birleştirmişti. Babalarımız aynı yerde çalışırdı. Kader bizi birleştirdi. Annelerimizin imamları bile aynıydı. Bu yazgı bizi birleştirdi ve ölüme kadar da ayrılmadık. Ayrılık dedikoduları saçma sapan dedikodulardı.” ifadelerini kullanmıştı.

Hülya Koçyiğit ise “O büyük bir aktördü. Hem komedi hem dram filmlerinde canlandırdığı karakterlerle Türk halkının gönlünde taht kurmuş büyük bir sanatçı. Benim değerli dostum, partnerim aynı zamanda yönetmenliğimi yapmış değerli bir arkadaşım. Türk halkının yüzünü güldürebilmiş, yeri doldurulamayacak sanatçılardan.” demişti.

“Arena Tiyatrosu’nda profesyonel oyunculuğa başladı”

Tiyatrodan turizm rehberliği ve dekoratörlüğe kadar birçok işte çalışan sanatçı, yaz tatillerinde yaptığı terzi çıraklığıyla birinci sınıf erkek terzisi kadar iyi dikiş dikmeyi öğrenirken, kimi oyunların kostümlerini de kendisi yaptı.

Usta sanatçı, Arena Tiyatrosu’nda “Mister Nato”, “Kargalar Okulu”, “Şampanya ve Viski” gibi oyunlarda rol alırken, daha sonra girdiği Ulvi Uraz Tiyatrosu’nda sahnelenen “Hababam Sınıfı” oyunu ile 1965’te adından söz ettirmeye başladı.

Haldun Taner, Metin Akpınar ve Ahmet Gülhan ile 1967’de Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nun kurucuları arasında yer alan sanatçı, bu topluluğun tüm oyunlarında oyuncu, yazar ve yönetmen olarak görev yaptı.

Taner ve Gülhan, perdelerini açık tuttuğu süre boyunca neredeyse her oyunu kapalı gişe oynayan Devekuşu Kabare Tiyatrosu’ndan ayrılınca Zeki Alasya ve Metin Akpınar ikilisi topluluğu sürdürdü.

Akpınar ile 1973’ten itibaren Türk sinemasında yeni bir beraberlik oluşturdu

Sinemada ilk olarak “Karaoğlan Geliyor” adlı eserde “Çalık” karakteriyle izleyici karşısına çıkan Alasya, 1972’de “Sev Kardeşim” filmindeki rolünden sonra yapımcı ve yönetmen Ertem Eğilmez’in ısrarıyla birçok filmde rol aldı.

Usta oyuncu, bir yıl boyunca 7’den fazla filmde yer alarak Yeşilçam’a başarılı bir giriş yaparken, Metin Akpınar ile 1973’ten itibaren Türk sinemasında yeni bir beraberlik oluşturdu ve ikili, rol aldıkları filmlerle sinemaseverlerin gönlünde önemli yer edindi.

Alasya, 37 yıl boyunca aralarında “Salak Milyoner”, “Köyden İndim Şehire”, “Güler misin Ağlar mısın?”, “Nereye Bakıyor Bu Adamlar?”, “Hasip ile Nasip”, “Aslan Bacanak”, “Sivri Akıllılar”, “Cafer’in Çilesi”, “Petrol Kralları”, “Doktor”, “Köşe Kapmaca”, “Vay Başımıza Gelenler” ve “Elveda Dostum”un bulunduğu filmlerde Akpınar ile beraber yer aldı.

Metin Akpınar’la bir dönem yollarını ayırdıkları iddia edilse de ikili uzun süre “Hastane” dizisinde de birlikte oynadı.

1977’de yönetmenlik yapmaya başladı

Cüneyt Arkın, Tarık Akan, Münir Özkul, Adile Naşit, Emel Sayın ve Halit Akçatepe gibi birçok ünlüyle rol arkadaşlığı yapan Alasya, canlandırdığı rollerde mağdur, savurgan ve mülayim kimlikleriyle ön plana çıkarken, günlük yaşamında da arkadaşlığı, dayanışmayı, hoşsohbeti ve vefayı önemsedi.

Kariyerinde önemli bir yere sahip olan yönetmenliğe ise 1977’de başlayan Zeki Alasya “Aslan Bacanak”, “Sivri Akıllılar”, “Cafer’in Çilesi”, “Petrol Kralları”, “Doktor”, “Köşe Kapmaca”, “Vay Başımıza Gelenler” ve “Elveda Dostum” gibi filmlerin yönetmen koltuğunda oturdu.

Yönettiği filmlerin çoğunda aynı zamanda oyuncu olarak yer alan Alasya, 56 yıllık sanat hayatında 75 filmde rol aldı, 10 filmin senaryo yazarlığını ve 25 filmin ise yönetmenliğini yaptı.

Nişantaşı’nda açtıkları oyunculuk mağazasının batmasının ardından Akpınar ile yollarını ayıran Zeki Alasya, farklı yollara yöneldiklerinde elinin ayağının tutmadığını belirtirken bir süre oyunculuk hayatından da uzaklaştı.

Sanatçı, yine Akpınar’la kurduğu “Ajans Devekuşu” isimli reklam şirketinden kazandığı birikimini Bedrettin Dalan ile 1990’da kurduğu Demokrat Merkez Parti için kullandı. Alasya, genel başkan yardımcısı olduğu partinin bir yıl sonra kapanmasının ardından DYP’ye katıldı.

1998’de “Devlet Sanatçısı” unvanını aldı

Sinemaya geri dönerek, Metin Akpınar’la 13 yıl aranın ardından bir araya gelen Alasya, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1998’de “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görüldü.

Alasya, yönetmenliğini Zeki Ökten’in yaptığı 1999 yapımı “Güle Güle” filminde Yıldız Kenter, Eşref Kolçak ve Şükran Güngör’le rol aldı.

İlk evliliğini Oya Hanım ile yapan ve bu evliliğinden Zeynep adında bir kızı olan Alasya, vefatına kadar devam eden ikinci evliliğini de Jülide Atak ile 2008’de gerçekleştirdi.

Kariyerinin son dönemlerinde daha çok dizilerde görülen, hayat verdiği karakterlerle özdeşleştirilen Zeki Alasya, uzun yıllar canlandırdığı rollerle bir komedi ustası olarak anıldı. Usta sanatçının beyaz perdeye veda ettiği son film ise 2009 yapımı “Aşk Geliyorum Demez” oldu.

Sanatçı, 2010’da “Altın Portakal Yaşam Boyu Onur Ödülü” ile 2011’de 30. İstanbul Film Festivali’nden “Yaşam Boyu Onur Ödülü” aldı.

Karaciğer rahatsızlığı sebebiyle 2 Nisan 2015’te hastaneye kaldırılan sanatçı, 8 Mayıs 2015’te tedavisi devam ederken hayatını kaybetti.

“Tarkan Altın Madalyon” filminde ilk ve son kez kötü adam rolünde yer alan, heykel ve araba koleksiyonları bulunan, Metin Akpınar’ın “Benim yarımdı, canım gitti.” dediği Alasya’nın cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Rol aldığı bazı oyunlar

“Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” , “Vatan Kurtaran Şaban”, “Astronot Niyazi”, “Ha Bu Diyar”, “Haneler”, “Keşanlı Ali Destanı”, “Aşk Olsun”, “Deliler”, “Geceler”, “Yasaklar”, “Beyoğlu Beyoğlu”, “Reklamlar”, “Dün Bugün”

Rol aldığı bazı filmler

“Şaka Yapma”, “Garibin Çilesi Ölünce Biter”, “Vah Başımıza Gelenler”, “Köşe Kapmaca”, “Petrol Kralları”, “Cafer’in Çilesi”, “Sivri Akıllılar”, “Aslan Bacanak”, “Her Gönülde Bir Aslan Yatar”, “Hasip ile Nasip”, “Nereye Bakıyor Bu Adamlar?”, “Beş Milyoncuk Borç Verir misin?”, “Nereden Çıktı Bu Velet?”, “Mavi Boncuk”, “İmparator”, “Mirasyediler”, “Köyden İndim Şehire”, “Şenlik Var”, “Salak Milyoner”, “Yalancı Yarim”, “Kaynanam Kudurdu”, “Hamsi Nuri”, “Karaoğlan Geliyor Çalık”, “Tarkan Altın Madalyon”, “Tatlı Dillim”, “Sev Kardeşim”, “Emine”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Devlet Tiyatroları 11. Antalya Uluslararası Tiyatro Festivali, Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Anna Karenina” adlı tiyatro oyunuyla seyirciyle buluştu.

Bir dünya klasiği olan oyunun dekor ve ışık tasarımı Kerem Çetinel, kostüm tasarımı Esra Selah, dans düzeni Aslı Güneş Sümer, müzikleri ise Ekin Eti tarafından yapıldı.

Festival kapsamında İspanya’dan Kulunka Tiyatrosu “Yalnızlar”, Kazakistan’dan Makhambet Kazak Akademik Dram Tiyatrosu “Yalnızlık”, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu “Kürk Mantolu Madonna” oyunu ile sanatseverlerle buluşacak.

Festival 1 Temmuz’da sona erecek.

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, tiyatro sanatının yaygınlaşıp sevilmesini sağlamak, yerli oyun yazarlarını teşvik etmek, oynanan oyunların kalitesini yükseltmek ve bu yolla da Türk tiyatrosunun gelişmesini desteklemek amacıyla özel tiyatroların projelerine 2021-2022 sanat sezonuna yönelik yapılacak yardımlar için başvurular başladı.

E-devlet sistemi üzerinden çevrim içi olarak alınacak başvurular, 15 Temmuz 2021 tarihine kadar kabul edilecek.

Özel Tiyatroların Projelerine Yapılacak Yardımlara İlişkin Yönetmelik’te günün koşulları ve sektörden gelen talepler de göz önünde bulundurularak birtakım düzenlemeler yapıldı.

Düzenlemelerle tiyatro alanında sigortalı istihdamı bir değerlendirme ölçütü haline getirilerek sektör çalışanlarının hakları ön plana çıkarıldı. Başvuru tarihleri de öne çekilerek yardımların sanat sezonu başlamadan açıklanması amaçlandı.