Sivas'ta hafif ticari araç ile otomobil çarpıştı: 9 ölü

SİVAS (AA) – Erzincan D-100 kara yolu Çataklı köyü civarında, Özgür Görünüş (31) idaresindeki 34 NF 9250 plakalı otomobil ile sürücüsü henüz belirlenemeyen 34 KJ 6418 plakalı hafif ticari araç çarpıştı.

İhbar üzerine kaza yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi.

Kazada otomobil sürücüsü ile araçtaki Rabia (28) ve Ali Baran Görünüş (1), hafif ticari araçtaki Hamza Çelik (63), Gökmen Gündoğdu (36), Eda Nur Çelik (20), Hasret Çelik (76), Necla Dündar (40) ve Burak Efe Dündar (10) hayatını kaybetti.

Cenazeler, Suşehri ve Gölova’daki hastanelerin morguna kaldırıldı.

Kazada araçlardan etrafa saçılan oyuncak arabalar dikkati çekti.

Sivas Vali Yardımcısı Yunus Emre Temel, Gölova Kaymakamı Can Atak, Suşehri Kaymakamı Hidayet Sarı, Akıncılar Kaymakamı Muhammed Evlice ve İl Emniyet Müdürü Kenan Aydoğan, olay yerine gelerek bilgi aldı.

Kazanın ardında iki araç çekicilerle kaldırılarak, kara yolu yeniden ulaşıma açıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (SEDDK) yapılan açıklamada, Karayolları Trafik Kanunu’nda değişikliği içeren kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmasıyla birlikte zorunlu trafik sigortasında tazminatların daha öngörülebilir hale kavuştuğu belirtildi.

TBMM Adalet Komisyonu’na sevk edilen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ve 92’nci maddelerinde değişiklik öngören düzenlemenin 9 Haziran 2021’de TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edildiği hatırlatılan açıklamada, “Söz konusu değişiklik ile zorunlu trafik sigortası kapsamında değer kaybı, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatlarına ve bu sigortanın teminat kapsamı dışında kalan hallere ilişkin kanuni çerçeve çizilerek trafik kazaları sonucunda zarar gören hak sahiplerine tazminatlar daha adil ve hızlı bir şekilde ödenebilecek.” denildi.

“Trafik sigortası fiyatlarında istikrar sağlanacak”

Açıklamada, düzenlemenin esas amacının herhangi bir hak kaybına meydan verilmeksizin tazminatların bilimsel yöntemlere göre hesaplanarak hak sahiplerinin gerçek zararının en kısa sürede karşılanması olduğu, böylece gerek sigortalılar ve hak sahipleri gerekse sigorta şirketleri bakımından trafik sigortalarında tazminatların öngörülebilirliğe kavuştuğu bildirildi.

Düzenlemeyle yeni dönemde tazminatların ödenmesinde uygulama birliği sağlanarak bu sigorta ürünü üzerinden mahkemelerde oluşan dava yükünün de önüne geçilmiş olacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydetti:

“Böylece vatandaşlarımızın hak ettikleri tazminatların en adil ve hızlı şekilde ödenmesi sağlanmış olacaktır. Hak sahipleri, uzun hukuki süreçlere başvurmak zorunda kalmadan ne kadar sigorta tazminatı alacaklarını bilirken, sigorta şirketleri de taşıdıkları riski daha net öngörebilecek ve daha etkin yönetebilecek, bu sayede sundukları hizmetin kalitesine daha fazla odaklanabilecekler. Ayrıca, trafik sigortası fiyatlarında istikrar sağlanacak ve bu tür belirsizliklerin sebep olduğu ani ve yüksek dalgalanmalar önlenmiş olacaktır.”

“Düzenleme ile vatandaşlar, makul primlerle zorunlu trafik sigortasını temin etmeye devam edecek”

Açıklamada, SEDDK’nin, kanunun kendisine verdiği yetki ile en kısa süre içinde değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı (vefat tazminatı) ve sakatlık tazminatı hesaplamaları için esas alınacak aktüeryal ve teknik yöntemler ile bunlara ilişkin esasları düzenleyeceği, bu şekilde, sigorta hukukuna ve sigortacılık tekniğine en uygun yöntemlerin belirlendiği bir tazminat ödeme mekanizmasının sağlanacağı aktarıldı.

Tazminat hesaplamalarına dair usul ve esasların temel çerçevesinin kanunda çizilmesinin sigorta şirketlerinin sorumluluğu ve dolayısıyla finansal durumlarının öngörülebilir olmasını da sağlayacağından düzenleme ile vatandaşların makul primlerle zorunlu trafik sigortasını temin etmeye devam edeceği belirtilen açıklamada, bu sayede hem kanunen yapılması zorunlu olunan trafik sigortalarında primlerin vatandaşlar tarafından ödenebilir seviyede olması hem de sigorta şirketleri bakımından tazminatların öngörülebilir seviyede olmasının sağlandığına işaret edildi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Karayolları Genel Müdürlüğünde düzenlenen 71. Bölge Müdürleri Genel Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada, kara yolcuların, Türkiye’yi baştan başa kuşatan konforlu ve emniyetli yolları yaparken aynı zamanda ülkenin dünyayla bağlarını güçlendirdiklerini bildirdi.

Bugün artık dünya ticaret yolları üzerinde hakimiyet kurmaya başlandığını ifade eden Karaismailoğlu, “Her gün Cumhuriyetimizin 100. yılı için koyduğumuz hedeflere bir adım daha yaklaştık. Kara yolları yatırımlarımız, Türkiye’nin, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olma yolunda her daim en önemli dayanağını oluşturdu.” diye konuştu.

Yatırımların etkisiyle yıllık ortalama 1 milyon 20 bin kişilik istihdam imkanı doğduğunu anlatan Karaismailoğlu, ulaşım ve haberleşme alanında yatırımlara hızla devam edeceklerini belirtti.

Bugünün dünya ticaretinde ve üretiminde söz sahibi olan Avrupa, Asya ve Afrika’nın tam merkezinde bulunan Türkiye’nin lojistik süper güç haline getirildiğine dikkati çeken Karaismailoğlu, İngiltere’den Çin’e ulaşan Orta Koridor’un hem en önemli köprüsü hem de hakimi olma yolunda ilerlediklerini kaydetti.

Tamamlamak üzere olan Marmara ringiyle Marmara Bölgesi’nin dünya ticaretinin en önemli kavşak noktası haline getirileceğini vurgulayan Karaismailoğlu, “Yaptığımız her proje insanımızın konforu, yaşam kalitesinin artması ve ülkemizin köyden kente bütünsel kalkınması içindir. Kaynaklarımızı en akılcı biçimde kullanarak zenginliklerimizin gelecek nesillere aktarılabilmesi içindir.” dedi.

“Ölümlü trafik kazaları haberleri artık yok denecek kadar azaldı”

Güvenli ve kusursuz yollar sayesinde yıllarca ardı arkası kesilmeyen, tüm ülkeyi yasa boğan ölümlü trafik kazaları haberlerinin de artık yok denecek kadar azaldığına dikkati çeken Karaismailoğlu, şöyle konuştu:

“Kara yollarımızda seyreden araç sayısı artarken, 100 milyon taşıt×kilometre başına düşen kaza anında ölümler 5,72’den 1,21’e düşerek kazalarda hayatını kaybedenlerin sayısında yüzde 79 azalma sağlandı. Yüz bin kişi başına trafik kazalarında can kaybında dünya ortalaması 18 iken, ülkemizde bu rakam 2019 sonu itibarıyla 6,6’ya gerilemiştir. Bölünmüş yollarımızdaki hızımız da saatte 40 kilometreden 88 kilometreye çıkarken, seyahat süresi yarı yarıya azalmıştır. Yollarımızın işletme performansının artırılmasıyla bugün zaman ve akaryakıttan yıllık 19 milyar liraya yakın tasarruf sağlıyoruz. Sanayicimize, çiftçimize malını daha hızlı ve daha tasarruflu bir şekilde nakliye etme imkanı sunarak ticari başarılarına da katkı yapmış oluyoruz.”

Karaismailoğlu, teknolojik imkanlardan yararlanarak, ülke sathındaki tüm kara yollarının hareketlilik, verimlilik ve güvenlik açısından merkezi olarak yönetimini, kontrolünü ve takibini yapacak sistemi hayata geçirdiklerini anlatarak, gelişen dünyada ticaretin en hızlı şekilde yapılabilmesi ve mesafelerin kısaltılması için tüm ulaşım modlarının entegre çalışabilmesinin çok önemli olduğunun altını çizdi.

– “Haziranda vatandaşlarımızı Ankara-Sivas ve Konya-Karaman YHT hattı ile buluşturacağız”

Ulaşım sistemlerini “bütünleşik mod” esasına göre değerlendirdiklerine işaret eden Karaismailoğlu, kara yoluyla yapılan yük ve yolcu taşımacılığının, hava yolu, demir yolu ve deniz yoluyla her noktada birleşerek etkin lojistik sistem oluşturulması için gayret gösterdiklerini kaydetti.

Demir yollarını yeniden devlet politikası haline getirdiklerini anlatan Karaismailoğlu, “Haziran ayı itibarıyla bütün vatandaşlarımızı Ankara-Sivas ve Konya-Karaman YHT hattı ile buluşturmuş olacağız.” diye konuştu.

“Kanal İstanbul’un ihale hazırlıkları devam ediyor”

Son dönemde gündemde olan dev projelere de değinen Karaismailoğlu, dünyanın büyüyen ve gelişen ticaret yolları perspektifinden bakıldığında Kanal İstanbul’un öneminin görüldüğünü bildirdi.

Dünyada yük trafiğinin yüzde 90’a yakınının deniz yollarının karşıladığını ifade eden Karaismailoğlu, “Yük giderek artmakta, dünya ticareti çok merkezli hal almaktadır. Bu durum karşısında ülkelerin yüklerini Karadeniz’e indirip boğazlardan güneye ve Orta Koridor’a aktarma çabalarını yakından takip ediyoruz. Karadeniz ve Hazar’daki enerji hareketliliği ve Karadeniz ile Ege kıyılarında yapılan liman yatırımları bizlere şunu gösteriyor; Orta Koridor’un ve Kuzey Güney Koridoru’nun kesişimindeki İstanbul, dünya ticaretinin odak şehri olacak ve boğazlardan geçen yük miktarı her yıl artacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Karaismailoğlu, 2050’de yıllık 78 bin gemi geçişinin olacağı İstanbul Boğazı’ndaki olası duraksamanın dünya ve ülke ekonomisini çok ciddi zararlara uğratabilecek risk teşkil ettiğini dile getirerek, gemi hacimlerinin büyümesi, tehlikeli maddelerin bu gemilerle taşınmasının riskin boyutlarını daha da artırdığını söyledi.

Giderek artan boğaz geçişi talebinin, şehir içi deniz trafiğini imkansız hale getireceğini, gemi bekleme sürelerini uzatacağını ve en önemlisi çevre felaketlerine neden olabilecek kaza olasılıklarını artıracağını vurgulayan Karaismailoğlu, şöyle devam etti:

“İstanbul Boğazı keskin dönüşleri, dip akıntıları ve yoğun trafiği yüzünden yönetilmesi zor bir su yoludur. Bugün yaklaşık 14 saat olan bekleme süreleri, ileriki yıllarda 48 saatlere varacak. Bu da küresel ticaret akışını olumsuz yönde etkileyecek etkendir. Kanal İstanbul ise gemi geçişi için ideal bir su yolu olarak projelendirilmiştir. Etkin bir lojistik yönetimle gemiyi kumanda eden otonom kılavuz kaptan desteğiyle, akıllı seyrüsefer sistemleri kapsamında gemilerin yüzde 100 güvenli geçişi sağlanacak. Proje, Türkiye’nin vizyon projesi olduğu kadar dünya ölçeğinde bakıldığında da en büyük lojistik projelerinden biridir. Kanal İstanbul’un proje çalışmaları, imar planları tamamlanmıştır ve ihale hazırlıkları devam etmektedir. Çok yakın bir zamanda projeye başlayacak ve kısa sürede tamamlayacak güçte ve kararlılıkta olduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim.”