Siyonizm karşıtı Yahudilerden Trump'a sözde barış planı tepkisi:

WASHINGTON (AA) – ABD'de Siyonizm karşıtı Ortodoks Yahudileri, Başkan Donald Trump'ın Filistin-İsrail sorununa dair açıkladığı sözde Orta Doğu barış planına tepki gösterdi.

Konuya ilişkin Ulusal Basın Binasında ortak basın açıklaması yapan Ortodoks Yahudilerinin önde gelen liderleri, "Trump'ın söz konusu plan ile Filistin'i yok sayarak bölgedeki sorunu daha da derinleştirdiğini" vurguladı.

Yahudilere yönelik gösterdiği hassasiyet ve yaptığı yardımlar konusunda ABD'ye minnettar olduklarını belirten liderler, diğer yandan İsrail'e destek vermenin Yahudileri desteklemek anlamına gelmediğine dikkati çekti.

Açıklamada, "İsrail'i desteklemek Yahudilerin yararına bile olsa, kendi çıkarlamız için başkalarının bastırılmasına ve zulmedilmesine karşı çıkarız. Nitekim İsrail'i desteklemek Yahudileri desteklemek anlamına da gelmemektedir. İsrail'in Filistinlilere uyguladığı nefret ve şiddet odaklı baskı ve suç politikası Yahudilik dini ile uyuşmamaktadır." ifadelerine yer verildi.

Trump'ın, açıkladığı sözde barış planı ile Filistin-İsrail sorununu çözmediği, aksine İsrail'in Filistin halkına uyguladığı baskıyı meşrulaştırdığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Orta Doğu'da barışı sağlamanın tek yolu, Filistin halkının tüm haklarını geri vermek, yaşatılan acıları telafi etmek ve işgalin bir an önce durdurulmasından geçer. Şayet bunlar sağlanırsa yüzyıllar boyu yaptığımız gibi Filistinli komşularımız ile huzur içinde yaşamaya devam edebiliriz. Aksi taktirde hiçbir plan veya proje bölgede barışı sağlayamayacaktır."

– Trump'ın sözde Orta Doğu barış planı

ABD Başkanı Trump, önceki gün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray'da düzenlediği ortak basın toplantısında, tek taraflı sözde Orta Doğu barış planını kamuoyuna açıklamıştı.

Sözde barış planı kapsamında Kudüs'ün, İsrail'in "bölünmez" başkenti olarak kabul edileceğini ifade eden Trump, planın bağımsız bir Filistin devleti ve Filistinliler için "son şans" olduğunu iddia etmişti.

Planın açıklandığı toplantıya, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Umman'ın Washington büyükelçileri de katılmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KUDÜS (AA) – Merkezi ABD’nin Vermont eyaletine bağlı South Burlington kentinde bulunan Ben&Jerry’s dondurma şirketi, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Şirket, “değerlerine aykırı olduğu” gerekçesiyle işgal altındaki Filistin topraklarında dondurma satışını sona erdireceğini belirtti.

Ortakların kendileriyle paylaştığı endişelerin farkında olunduğu vurgulanan açıklamada, Ben&Jerry’s dondurmasını İsrail’de üreten ve bölgede dağıtımını yapan lisans sahibi temsilcilerle uzun vadeli ortaklıkların varlığından söz edildi.

Açıklamada, bu durumun değiştirilmesi için çalışıldığı, gelecek yılın sonunda süresi dolan lisans sözleşmelerinin yenilemeyeceğinin kendilerine iletildiği aktarıldı.

Ürünlerin artık Yahudi yerleşim birimlerinde satılmayacağı belirtilen açıklamada ancak farklı bir düzenlemeyle İsrail’de kalınacağı, hazır olur olmaz konuyla ilgili beyanda bulunulacağı kaydedildi.

Birçok Batılı ülke ve şirket, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki Yahudi yerleşim birimleriyle ilgili şirketleri ya da Filistin topraklarında inşa edilen bu yerleşim birimlerine ait ürünleri boykot ediyor.

Tel Aviv’den karara tepki

İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Ben & Jerry’s şirketinin söz konusu kararına ilişkin Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Dondurma çok ancak bir tane devletimiz var.” ifadesini kullandı.

Bennett, şirketin kendisini “İsrail karşıtı dondurmalar” olarak markalamaya karar verdiğini, bunun ahlaki açıdan yanlış bir karar olduğunu savundu.

İsrail Başbakanı, boykotun başarılı olmayacağını iddia etti.

Yasa dışı yerleşim birimleri

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te 13, Batı Şeria’da 250’den fazla yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor.

Bu yerlerde ikamet eden 650 binden fazla Yahudi yerleşimci, işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.

Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.

RAMALLAH (AA) – Filistin’deki bağımsız siyasi aktivistler arasındaki muhaliflerinden biri olarak tanınan, sosyal medya hesaplarında yayınladığı video görüntülerinde yönetime yönelik sert eleştirilerde bulunan Nizar Benat, yayınları nedeniyle farklı tarihlerde birkaç kez gözaltına alındı.

Benat, halk nezdinde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Başbakan Muhammed Iştiyye dahil Filistin yönetimine yönelttiği “cesur ve sert” eleştirileriyle tanınıyordu.

Ailesi, Benat’ın Filistin güvenlik güçleri tarafından 8 defa gözaltına alındığını ifade ediyor.

Muhalif Benat, sosyal paylaşım hesaplarında yayınladığı görüntülerde, daha önceki gözaltılar sırasında güvenlik güçleri tarafından işkenceye maruz kaldığını belirtmişti.

Ailesi, 1948’de Filistin’in Acur beldesinden tehcir edilen Filistinli mülteci Benat, El Halil kentindeki Dura beldesinde ikamet ediyordu.

Evli ve 5 çocuk babası Benat, dekorasyon ve marangozluk mesleklerinde çalışmıştı.

Bağımsız bir aktivist​​​​​​​

Filistinli aktivistin, herhangi siyasi bir grupla bağlantısı olmadığı belirtiliyor.

Benat, daha önceki açıklamalarında defalarca abluka altında tutulan Gazze Şeridi’ndeki direniş gruplarına desteğini dile getirirken Filistin yönetiminin yaklaşımını ve İsrail’le güvenlik koordinasyonunu reddettiğini de vurguluyordu.

Filistin seçimlerinin iptaline tepkisi

Benat, 22 Mayıs’ta yapılması planlanan ancak Devlet Başkanlığı kararıyla iptal edilen Filistin parlamento seçimlerine katılmak üzere “Özgürlük ve Onur” başlığı altında bağımsız bir liste hazırlamıştı.

Muhalif ismin, Filistin seçimlerinin iptali üzerine Avrupa Birliğine yaptığı “Filistin yönetimine desteğini kesmesi” çağrısı kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı.

Söz konusu açıklaması nedeniyle Filistin yönetimi ve destekçilerinin saldırısına maruz kalan Benat, olayların ardından 2 Mayıs’ta yayınladığı videoda, Filistin güvenlik güçleri eşliğinde silahlı bir grubun evine ateş açtığını, ev halkını korkuttuklarını söylemişti.

Son eleştiri konusu: İsrail’le aşı anlaşması

Benat, ölümünden önce 21 Haziran’da yayınladığı son videoda, Filistin makamlarına İsrail ile yaptığı aşı takası anlaşması (daha sonra anlaşma iptal edildi) konusunda sert şekilde eleştiriler yöneltmişti.

“Aşı anlaşmasının arkasında kim var?” başlığıyla yayınladığı videoda, Filistin yönetimini “halkının hayatını ticaret mevzusu yapmakla” suçlamıştı.

Ne olmuştu?

Batı Şeria’daki El Halil Valisi Cebrin el-Bekri, dün yaptığı yazılı açıklamada, Benat’ın gözaltına alınmasının ardından hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bekri, Benat’ın gözaltı sırasında sağlık durumunun kötüleştiğini, hastaneye kaldırıldığını ve vefat ettiğini bildirdi.

Benat’ın dün güvenlik güçlerince gözaltına alınmasından birkaç saat sonra gelen ölüm haberi, Filistin kamuoyunda şok etkisi yarattı.

Benat’ın ailesinden “suikast” suçlaması

Filistinli muhalifin ailesi ise Benat’a işkence yapıldığını ve onun, suikasta kurban gittiğini savunuyor.

Aile, Benat’ın Filistin güvenlik güçleri tarafından sabah saat 03.30 gibi ahşap sopa ve demir coplarla darbedilerek gözaltına alındığını, güvenlik güçlerinin ayrıca evinin kapısını patlatarak içeri girdiklerini belirtti.

Güvenlik güçlerinin Benat’a biber gazı da sıktığını kaydeden aile, Benat’ın kaba bir şekilde elbiselerini soyduklarını, kanlar içinde dövülerek götürüldüğünü aktardı.

Olayın ardından Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, Benat’ın ölümünü araştırmak üzere bir komisyon kurulduğunu açıkladı.

Filistinli insan hakları örgütleri: Benat’ın gözaltında ölümü doğal değil

Bağımsız İnsan Hakları Heyeti, El-Hak Kurumu, Kudüs, İnsan Hakları ve Hukuki Yardım Merkezinden temsilciler emekli anatomist doktor Selim Ebu Zarur’un yayımladığı ortak açıklamada, Benat’ın ölümünün “doğal olmadığı” kaydedildi.

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Yapılan otopside, baş, boyun, omuzlar göğüs, sırt, uyluk ve kollar dahil vücudun birçok bölgesinde morluklar ve sıyrıklar bulunduğu, ellerin bileklerden bağlı olduğu ve kaburgalarda kırıkların bulunduğu tespit edilmiştir.”

Adli tıp raporu ve aile doktorunun vefatın doğal olmadığı ve suç içerikli fiille gerçekleştiğini vurguladığı belirtilen açıklamada kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için alınan sıvı ve doku testlerinin sonuçlarının beklendiği aktarıldı.

Hamas, İslami Cihad gibi Filistinli gruplardan olaya ilişkin tepki açıklamaları gelirken, ABD ve BM gibi uluslararası camiadan da ölüm sebebinin incelenmesi çağrıları yükseldi.