Sokak lezzetleriyle ünlü şehirler

İSTANBUL (AA) – Seyahat sitesi Enuygun.com, sokak lezzetleriyle öne çıkan şehirleri derledi.

Enuygun.com'dan yapılan açıklamaya göre, bir bölgenin kültürünü ve coğrafyasını en iyi şekilde keşfetmenin yolu meşhur lezzetlerinden geçiyor. Özellikle de şehirlerin sokak yemekleri, toplumun damak zevkinin kültürle birleşmesinin bir ürünü oluyor. Seyahat sitesi Enuygun.com, sokak lezzetleriyle öne çıkan şehirleri derledi.

Yeni yerler keşfederken gidilen yerin sadece meşhur binalarını ya da meydanlarını değil, yöresel yemeklerini ve sokak lezzetlerini de keşfetmek gerekiyor. Enuygun.com, sokak lezzetleriyle ünlü şehirleri keşfe çağırıyor.

– İstanbul

İstanbul’da yaygın bir sokak lezzeti kültürü bulunuyor ama şehirle en çok özdeşleşen sokak lezzeti, ıslak hamburger. İstanbul’un bir diğer gözde lezzeti ise balık ekmek. İstanbul’a gelip de Eminönü’nde balık ekmek yememek pek mümkün değil. Midye dolma da bu iki lezzetin peşi sıra gelen bir sokak lezzeti.

Midye dolma Türkiye'nin birçok şehrinin en hareketli sokaklarında bulunabilecek bir lezzet ama İstanbul’da yemenin tadı da bir farklı oluyor. Midye tezgahının başında bol limonla kaç tane midye yenildiği unutulabiliyor. İstanbul sokaklarında gezerken kokorecin, tatlı olarak ise şambali ve halka tatlısının da mutlaka tadına bakılması gerekiyor.

– İzmir

Kendine has lezzetlere sahip İzmir'de ilk akla gelen sokak lezzeti gevrek ve boyoz. Gevrek simitle karıştırılsa da pişirilme tarzıyla farklılaşan bir tat. Boyoz ise sabahın erken saatlerinde sıcak ve çıtır çıtır satılan bir İzmir klasiği. Boyozun en sıkı dostu ise haşlanmış yumurta oluyor. Genelde boyoz ve haşlanmış yumurta birlikte satılıyor. Boyoz kadar meşhur bir diğer sokak lezzeti ise lokma tatlısı. İzmir sokaklarında yürürken büyük kazanlarda lokma hazırlayıp dağıtan insanlar görülebiliyor.

– Brüksel

Patates kızartması cenneti olarak tabir edilebilecek Brüksel sokaklarında külahta patates kızartmaları satılıyor ve sokakları turlarken neredeyse tüm turistlerin elinde külahlar görebilirsiniz. Sos olarak istenilen miktarda ketçap ve mayonez alınabiliyor. Brüksel sokaklarına adım attığınızda kokusuyla büyüleyecek bir diğer lezzet ise waffle. Brüksel’deki waffle Türkiye’de alıştığımızdan farklı. Dikdörtgen şeklindeki waffle hamuru altın renginde ve karamelize şeker nedeniyle çıtır çıtır oluyor. Ayrıca genelde Türkiye’de yenildiği gibi üstüne bir sürü farklı malzeme konulmuyor. Erimiş çikolata, biraz krem şanti ve mevsim meyveleriyle hazırlanan klasik hali en çok tüketilen oluyor. Ancak tabii turistik sebeplerle birçok farklı türde de yapılıyor.

Atina

Yunanistan mutfağını düşününce akla ilk olarak mezeler, deniz ürünleri ve uzo geliyor ama ülkede sokak yemekleri kültürü de oldukça zengin oluyor. Tüm ülkeyle özdeşleşen en ünlü sokak yemeği souvlaki. Kebap şişe benzeyen souvlaki oldukça lezzetli oluyor. Atina’da yiyebileceğiniz bir diğer sokak lezzeti ise koulouri yani simit. Simit arabalarında ya da simitçilerin kafalarında taşıdığı tepsilerde satılan koulouri yiyerek Atina sokakları keşfe çıkılabiliyor.

– Berlin

Almanya sokak lezzetleriyle oldukça meşhur bir ülke. Özellikle de currywurst, tüm dünyayı etkisini altına almış bir sokak lezzeti. Sosisle hazırlanan bu sokak lezzetinin en önemli özelliği sosislerin piştikten sonra körili ketçapa bulanması. Körili ketçapta bekleyen sosisler kâğıt tabaklara konurken üstüne tekrar köri serpiştiriliyor.

Almanya’ya gidildiğinde mutlaka bu lezzeti deneyimlemek gerekiyor. Berlin sokaklarında en çok görülebilecek diğer bir lezzet ise döner. Türklerin Almanlara kattığı lezzet olan döner, genelde hem turistler hem de Almanlar tarafından çok sık tercih ediliyor.

– Bangkok

Bangkok, diğer dünya şehirleri arasında en iyi sokak lezzetlerine sahip şehir olarak biliniyor. Şehrin birçok yerinde sıra sıra dizilmiş tezgahlarda Tayland’a özgü birçok yemek bulunabiliyor. Özellikle Zafer Anıtı’nın çevresinde kurulan tezgahlar, en popüler olanları. Tabii ki Bangkok sokaklarında yemek yerken hijyen konusunda ekstra dikkatli olmak gerekiyor.

Hijyen konusunda emin olduktan sonra yer fıstığı, arpacık soğan, biber gibi lezzetlerle hazırlanıp pilavla birlikte verilen satay, denenebilecek lezzetlerden biri oluyor.

Bunun yanında birçok farklı noodle çeşidi de Bangkok sokaklarına kurulan tezgahlarda alıcısını bekliyor. Bunlar dışında çırpılmış yumurtayla balık sosunun yağda kızartılmasıyla elde edilen Khao Khai Jiew gibi Tayland’a özgü birçok farklı lezzeti de bulunabiliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BERLİN (AA) – Ülkede 20. Federal Meclis’i (Bundestag) belirlemek için yapılan genel seçimlerde, Sosyal Demokrat Parti (SPD) oyların yüzde 25,7’sini alarak birinci çıktı.

SPD’yi, yüzde 24,1 ile Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri, yüzde 14,8 ile Yeşiller, yüzde 11,5 ile Hür Demokrat Parti (FDP), yüzde 10,3 ile göçmen ve İslam karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi ve yüzde 4,9 ile Sol Parti takip etti.

Bu sonuçlara göre mecliste milletvekili dağılımı da şöyle oldu: SPD 206, CDU/CSU 196, Yeşiller 118, FDP 92, AfD 83, Sol Parti 39, SSW 1.

Meclis aritmetiğine göre ise hiçbir parti tek başına hükümeti kurmak için yeterli milletvekili sayısını bulamadı.

Bu sonuçlar, Angela Merkel sonrası dönemi belirlemek amacıyla partiler arasında çetin koalisyon pazarlığının yaşanacağını gösterirken, seçimden önce hiçbir parti AfD ile koalisyon görüşmeleri yapmayacağını, CDU ise Sol Parti ile herhangi bir hükümete girmeyeceğini açıklamıştı.

Hem SPD’nin başbakan adayı Olaf Scholz hem de CDU/CSU’nun başbakan adayı Armin Laschet, kendi liderliklerinde gelecek 4 yıl görev yapacak yeni hükümeti kurmak istediklerini açıkladı.

Seçimlerin ardından oluşan tabloda, 3 seçenekli koalisyon ihtimali bulunuyor.

Trafik lambası koalisyonunu

Mecliste en fazla milletvekili sayısına sahip SPD’nin öncelikle “trafik lambası koalisyonunu” için Yeşiller ve FDP ile üç partili hükümet kurmak amacıyla görüşmeler yapması bekleniyor.

SPD ve Yeşillerin liderleri, seçim programındaki ortak noktalardan dolayı bu ortaklığa sıcak bakıyor.

Ancak FDP kurmayları, vergi, finans ve iklim politikalarında SPD ve Yeşiller ile aralarında büyük farklılıkların bulunduğuna dikkati çekiyor.

Büyük koalisyon

2002’deki seçimlerden sonra ilk kez CDU/CSU’dan fazla oy alan SPD’nin liderliğinde kurulabilecek bir diğer koalisyon seçeneği ise “büyük koalisyon” olarak adlandırılan SPD-CDU/CSU koalisyonu.

8 yıldan beri koalisyon ortağı olarak hükümette bulunan bu iki partinin yeniden hükümet kurmasını iki partinin yöneticileri de istemiyor. Bu seçeneğin ancak diğer ihtimaller mümkün olmadığında gündeme gelmesi bekleniyor.

– Jamaika koalisyonu

Diğer bir seçenek ise partilerin renklerinin (siyah-yeşil-sarı) Jamaika bayrağını çağrıştırmasından dolayı CDU/CSU, Yeşiller ve FDP’nin oluşturacağı “Jamaika koalisyonunun” kurulması.

Bu partilerin kuracağı üçlü koalisyon ihtimali ise çok uzak görünmüyor, zira FDP Lideri Christian Lindner, katıldığı televizyon programında Jamaika koalisyonunu tercih ettiğini belirtmişti.

2017’deki seçimlerin ardından CDU/CSU, Yeşiller ve FDP arasında koalisyon görüşmeleri yapılmış, ancak FDP lideri son anda “Yanlış yönetmektense, yönetmemek daha iyi” ifadesini kullanarak, söz konusu koalisyon görüşmelerinden çekilmişti.

4 yıl önce iktidara gelme şansını bu şekilde yitiren Lindner, bu fırsatı bir kez daha kaçırmak istemiyor.

Başbakanlığı SPD’ye kaptırmak istemeyen CDU/CSU yöneticileri de bu seçeneğe sıcak bakıyor.

Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı Markus Söder ise Laschet yönetiminde “mantık ittifakı” kurmak istediklerini belirterek, “Jamaika koalisyon fikrine kesinlikle inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

FDP en kilit parti

Almanya’daki seçimlerin ardından oluşan tabloda kilit parti konumuna gelen FDP, koalisyon görüşmelerinden mümkün olan en iyi sonucu çıkarmak ve pazarlık payını artırmak için tüm demokratik partilerle görüşeceğini açıkladı.

FDP Meclis Grubu Başkan Yardımcısı ve partinin yönetim kurulu üyesi Michael Theurer, Alman Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, koalisyon müzakerelerinde “tamamen özgür” olduklarını ve SPD ile görüşmeler yapmayı önceden dışlamadıklarını belirtti.

Theurer, CDU/CSU ile finans ve ekonomik konulardaki yakınlığından dolayı Jamaika koalisyonunu tercih ettiklerini ifade ederek, ancak bunun hiçbir şey yapmadan oluşacak bir şey olmadığını kaydetti.

Almanya’da üç ayrı partinin hükümet oluşturması yakın tarihte olağan bir durum değil. En son 1950’li yıllarda CDU’lu başbakan Konrad Adenauer döneminde ikiden fazla partiyle hükümet kurulmuştu. 1960’lı yıllardan sonra iki partinin bulunduğu hükümetler Almanya’yı yönetti.

Geçmişte Almanya’da mecliste en fazla milletvekiline sahip partinin, başbakanı belirlemediği dönemler de oldu.

1969 yılında SPD, mecliste CDU/CSU’dan daha az milletvekiline sahip olmasına rağmen FDP ile hükümeti kurmuş ve Willy Brandt başbakan olmuştu. Aynı şekilde Helmut Schmidt başkanlığında 1976 ve 1980’de SPD-FDP koalisyonları kurulmuştu.

Koalisyon şekli cumhurbaşkanı seçimini de etkileyebilir

Öte yandan Almanya’da gelecek yıl görev süresi sona erecek Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier’in bir kez daha seçilmesinde, kurulacak hükümetin etkili olması bekleniyor.

Buna göre SPD’nin liderliğinde bir hükümet kurulması durumunda, Steinmeier’in bir kez daha seçilme ihtimali yüksek olacak.

Ancak CDU/CSU’nun liderliğinde Yeşiller ve FDP ile hükümet kurulması halinde bu makamın, Yeşiller Partisinden bir kadın siyasetçiye verilmesi, Berlin’de konuşulanlar arasında yer alıyor.

Almanya’da uzmanlar yeni hükümetin kurulmasının aylar süreceğini ifade ediyor. 2017’de yeni hükümetin kurulması yaklaşık 6 ay sürmüştü. Yeni hükümet kurulana kadar mevcut hükümet, Başbakan Angela Merkel liderliğinde görevde kalacak.

BERLİN (AA) – Seçmenler, sabah erken saatlerde oy kullanmak için seçim merkezlerine gitmeye başladı.

Yerel saatle 08.00’de (TSİ 09.00) başlayan oy verme işlemi saat 18.00’e (TSİ 19.00) kadar devam edecek.

Yaklaşık 60,4 milyon seçmenin oy kullanma hakkı olduğu seçimlere 47 parti katılıyor.

6 bin 211 adayın yarıştığı seçimlerde 16 eyalette 299 seçim bölgesinde 85 bin sandık kuruldu.

709 milletvekili bulunan Federal Meclis’teki milletvekili sayısının, seçim sistemindeki farklı uygulama nedeniyle daha da artması bekleniyor.

Almanya seçimlerinde 100’ün üzerinde Türkiye kökenli aday da bulunuyor. Bu adaylardan 20’sinin parlamentoya girmesi bekleniyor.

2,8 milyon seçmenin ilk kez oy kullanacağı seçimlerde seçmenlerin 31,2 milyonu kadın, 29,2 milyonu erkeklerden oluşuyor.

Seçmenlerin yüzde 21,3’ü 70 yaşın üzerinde olurken, 30 yaşın altındaki seçmenlerin oranı yüzde 14,4.

Bu yıl seçimlerde mektupla oy kullananların sayısının artacağı ve halkın en az yüzde 40’nın mektupla oy kullanma uygulamasından yararlanacağı tahmin ediliyor.

Ülkeyi 16 yıldır yöneten Başbakan Angela Merkel’in yeniden aday olmadığı seçimlerde başbakanlık için, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin adayı 60 yaşındaki Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Armin Laschet, Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) 63 yaşındaki Maliye Bakanı Olaf Scholz ve Yeşillerden 40 yaşındaki partinin Eş Başkanı Annalena Baerbock yarışıyor.

Anketlere göre seçimlerdeki yarışın CDU/CSU ile SPD arasında geçmesi bekleniyor.

2017’de yapılan seçimlerde CDU/CSU yüzde 32,9, SPD yüzde 20,5, AfD yüzde 12,6, FDP yüzde 10,7, Sol Parti yüzde 9,2, Yeşiller yüzde 8,9 oy alarak mecliste temsil edilmişti.