Sömestirde erkekler saç ekimi, kadınlar estetik yaptıracak

İSTANBUL (AA) – Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Kurucu Başkanı Emin Çakmak, Türkiye’deki sağlık turizmine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’deki sağlık turizminin hızlı bir şekilde iyi aşamalara geldiğini belirterek, 15 yıldır sağlık turizminin tam anlamıyla gerçekleştirildiğini kaydetti.

Türkiye’de sağlık turizmi altyapısının çok iyi seviyede olduğunu, çok yetenekli doktorların bulunduğunu ifade eden Çakmak, şunları kaydetti:

“165 ülkeden yabancı sağlık turisti ağırlıyoruz. Bunların içinde yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarımız da mevcut. Sağlık sorunlarını erteleyebiliyorlarsa erteliyorlar ve özellikle sömestir gibi tatil dönemlerinde Türkiye’ye geldiklerinde çözmeye çalışıyorlar. Böylelikle hem ülke ekonomimize katkı yapmış oluyorlar hem de Türk doktorlarına kendilerini emanet ediyorlar.”

Çakmak, hem yurt dışı hem de yurt içi hareketlilikten dolayı özellikle ocak ve şubat ayının çok yoğun geçtiğini aktararak, sağlık turizminde iyi bir ivme yakalandığını ve bunun artarak devam etmesini beklediklerini dile getirdi.

“2019’u 10,2 milyar dolarlık gelirle kapattık”

Çakmak, 2 milyon turist ve 20 milyar dolar turist hedefinin bulunduğunu anımsatarak, “Şu anda TÜİK üzerinden değil de kendi konsey üyelerimiz aracılığıyla yaptığımız istatistiklerimiz var. Buna göre, 2019’u 1 milyon 87 bin sağlık turisti ve 10,2 milyar dolarlık bir gelirle kapattık. Bu henüz TÜİK’in rakamlarına yansımıyor, çünkü daha resmi kurumlardan elde etmek istediği istatistikler var. Bizim konsey üyelerimizden elde ettiğimiz bilgiler doğru.” diye konuştu.

Sömestirde gelen taleplere bakıldığında erkeklerde saç ekimi ve kadınlarda estetiğin yoğunlukta olduğuna işaret eden Çakmak, sömestirde, termal bölgelerde iç turizm hareketliliğinden dolayı yüzde 100 doluluğa ulaşıldığını söyledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Afganistan’da Taliban’ın başkent Kabil’i kontrol altına almasının ardından ülkeden tahliyeler devam ederken kent merkezinde mahsur kalanların güvenli bölgeye getirilmesi için de çalışmalar yürütülüyor.

Saç ekim kliniğinde çalışmak üzere 23 gün önce Afganistan’a gelen 2’si kadın 5 Türk sağlık çalışanı, Kabil’de çalıştıkları sağlık tesisinde mahsur kaldı. Sosyal medya üzerinden yardım çağrısı yapan sağlık çalışanları Türk güvenlik güçleri tarafından mahsur kaldıkları kent merkezinden kurtarılarak tahliye edilmeleri için Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’na getirildi.

“Devletimiz bizi burada bırakmadı”

Sosyal medyada videolu paylaşım yaparak yardım çağrısında bulunmanın ortak fikirleri olduğunu söyleyen sağlıkçılardan Aleyna Tıkı, AA muhabirine yaşadıkları tahliye sürecini anlattı.

Çok korktuklarını dile getiren Tıkı, “Burada Türk askeri ve özel harekat polisleri bize destek oldu. Devletimiz bizi burada bırakmadı. Yayınladığımız videodan sonra hemen bizimle iletişime geçerek yardım elini uzattı. Bizi özel harekat polisleri kurtardı, onlara minnettarız. Her şey için teşekkür ediyoruz. Sosyal medyadan video paylaşarak yardım istemek ortak fikrimizdi, böyle bir yola başvurduk.” diye konuştu.

Yaşanan kargaşadan kendilerini Türk güvenlik güçlerinin çıkarttığını söyleyen Hatice İncekara da “Türk polisine, askerine minnettarım. İşleri gerçekten çok zor. Sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Bizlerle çok iyi ilgilendiler. Buradaki kargaşadan bizleri çıkarttılar.” dedi.

Sağlık çalışanlarının, ilk tahliye uçağı ile önce Pakistan’a daha sonrasında da Türkiye’ye dönmeyi bekliyor.

İSTANBUL (AA) – Medipol Mega Üniversite Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Didem Sezgin Özcan, “Özellikle kadınlarda hormonal değişimlerin olduğu ergenlik, menopoz ve çocuk doğurma sonrası gibi dönemlerde ağrılı selülit olarak bilinen lipödem görülebilir. Anormal yağ dokusu artışı erken dönemlerde hastalar için sadece estetik bir sorunken, ilerledikçe hareketlerde kısıtlılık, ağrı ve yürüyüş bozukluklarına neden olabilir." uyarısında bulundu.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden yapılan açıklamada, Doç. Dr. Özcan, bacak ve kollarda sıklıkla görülen orantısız yağ dokusu artışı lipödem hakkında bilgi verdi.

Lipödemin yağ birikimi dışında başka belirtilerde gösterebileceğini ifade eden Özcan, şunları kaydetti:

"Özellikle kadınlarda hormonal değişimlerin olduğu ergenlik, menopoz ve çocuk doğurma sonrası gibi dönemlerde ağrılı selülit olarak bilinen lipödem görülebilir. Anormal yağ dokusu artışı erken dönemlerde hastalar için sadece estetik bir sorunken, ilerledikçe hareketlerde kısıtlılık, ağrı ve yürüyüş bozukluklarına neden olabilir. Hastalığın ileri evrelerinde ciltte yaralar, kalınlaşma, renk değişikliği ve selülit de gelişebilir. Hafif ödem, yumuşak dokuda küçük travmalar sonrası bile kolaylıkla oluşan morartı, sıkılık, ağırlık ve rahatsızlık hissi lipödem belirtilerinden.

Hastalarda etkilenmiş bölgelerde olan ağrı şikayeti de olabilir. Bu nedenle bu hastalık, ağrılı yağlanma sendromu olarak da bilinir. Hastalığın ileri evrelerinde ciltte yaralar, kalınlaşma, renk değişikliği, selülit de gelişebilir. Lenf dolaşımının da bozulmasına bağlı olarak lenfödemle birliktelik görülebilir."

Lipödemin özellikle bacaklarda anormal yağ dokusunun arttığı kronik ve ilerleyici bir yağ dokusu bozukluğu olduğunu aktaran Özcan, “Lipödemde bacak ya da kollardaki şişlik ve genişlemeler simetrik ve genellikle ağrılı olup gövde, el ve ayaklar etkileniyor. Bu nedenle lipödemli hastalarda yağ dokusunun vücuttaki dağılımı orantısızdır. Kol ve bacakları tüm olarak tutabileceği gibi, sadece üst ya da alt kısımları da tutabilir, yağ lobları görülebilir." ifadelerini kullandı.

– "El masajı ve egzersizle hastalığı durdurun"

Lipödemin obezite ya da lenfödem ile karıştırıldığını bildiren Özcan, “Lipödemin tanısı genellikle farkındalık azlığı ve tanı aşamasındaki belirsizlikler nedeniyle çoğu zaman erken dönemde konulamıyor. Bu sebeple sıklıkla obezite ya da lenfödem olarak değerlendiriliyor. Sıkı diyet ve egzersize yönlendirilen hastalarda kilo kaybı ne yazık ki lipödemli olmayan dokulardan oluyor. Bu durumda kilo vermeyle vücuttaki orantısız yağ dağılımı azalmıyor." ifadelerini kullandı.

Özcan, lipödem tedavi süreçlerine ilişkin, "Lipödem tedavisinde lenfödemde de uyguladığımız elle yapılan lenf drenaj masajı, çok katlı bandajlama, egzersiz, ve cilt bakımını içeren kombine boşaltıcı tedavi uygulanıyor. Bu tedavi lipödemde özellikle ağrı ve hassasiyete yönelik olarak fayda sağlıyor. Özellikle lenfödemin eşlik ettiği hastalarda hacimde azalma daha belirgin iken, sadece lipödemi olanlarda da diyet ve egzersizle birlikte, hastalığın ilerlemesini azaltmaya yardımcı olabiliyor." değerlendirmesinde bulundu.

– "Yüzme, yoga, pilates ve kilo kontrolü"

Lipödem ilerledikçe, konservatif tedavinin ötesinde cerrahi uygulamaların gerekebileceği uyarısında bulunan Özcan, “Bu amaçla hastalara lenf koruyucu liposuction uygulanabilir. Liposuction etkilenmiş bölgede soruna neden olan fazla yağ dokusunun alınmasıdır. Hastalar birden fazla seans liposuction tedavisi alabilir. Diyet gibi egzersiz de, lipödemli dokuyu azaltmada etkili olmasa da genel sağlığı korumak için önemlidir. Lipödem hastaları için yüzme, yürüyüş, yoga, pilates, esneme egzersizleri ve solunum egzersizlerini öneriyoruz." açıklamasını yaptı.