Sosyal mesafeye “Bir elin nesi var iki elin riski var” mesajıyla dikkat çektiler

BURSA (AA) – Bursa'nın İnegöl ilçesinde idareciler, Türk Kızılayının yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını önlemleri konusunda "sosyal mesafe" içerikli projeye bazı atasözü ve deyimleri değiştirerek katıldıkları videoyla destek oldu.

Türk Kızılayı İnegöl Şubesince, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınına karşı farkındalık için tedbirlerin bulunduğu uyarılardan video klip hazırlandı.

İnegöl Kaymakamı Şükrü Görücü ve Belediye Başkanı Taban'ın yanı sıra İlçe Müftüsü İsmail Hatipoğlu, Devlet Hastanesi Başhekimi Hayrettin Göçmen, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yavuz Uğurdağ’ın da katıldığı sosyal farkındalık klibinde atasözleri ve deyimlerle farkındalık mesajı verildi.

Klipte, "Bir elin nesi var iki elin bugünlerde riski var", "Çocukları bugünlerde benim yerime öpme", "Bugünlerde elinizi korkak alıştırın" gibi ifadeler yer alıyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Divanı Ahkam-ı Adliye adıyla İstanbul’da kurulan Yargıtay, 150 yılı aşkın tarihinin 52 yılını İstanbul’da, 3 yılını Sivas’ta, 12 yılını Eskişehir’de geçirdi. Başkentin Ankara olması ve tüm devlet kuruluşlarının burada bulunması nedeniyle, Yargıtay, 10 Haziran 1935’te Ankara’da hizmet vermeye başladı.

Yargıtayın bu tarihten itibaren hizmet verdiği Alman Neo-Klasizm tarzındaki mimari üsluba sahip ana bina, TBMM, Çankaya Köşkü, Genelkurmay Başkanlığı, Güven Anıtı ve birçok bakanlığın mimarı olan Avusturyalı Mimar Prof. Clemens Holzmeister tarafından yapıldı.

İlk yıllarda Yargıtayın yanı sıra Adalet Bakanlığı ve Askeri Yargıtay tarafından da kullanılan bina, Bakanlık ve Askeri Yargıtayın kendi binalarına taşınmasına karşın, artan iş yoğunluğu karşısında yetersiz kaldı. Bunun üzerine 1956-1958 yılları arasında orijinali iki kat olan binaya üçüncü kat eklendi.

Mimar Holzmeister’in 1955 yılında adli yıl açılışı ve yüce divan yargılamaları için yaptığı “Kubbe altı” olarak adlandırılan bölüm, 1960’lı yıllarda yıkılarak, konferans salonu ve genel kurul salonları olarak kullanılan bölümler yapıldı.

Yargıtayın iş yükünün artmaya devam etmesiyle daire sayısı zaman içinde 46’ya kadar yükseldi. Bu süreçte 2010’da Yargıtaya yıllık gelen dosya sayısı da 1 milyonu aştı.

Süreç içinde iş yoğunluğu nedeniyle bazı kamu binaları Yargıtayın kullanımına tahsis edildi. Son olarak 2015 yılında Yargıtayın başkanlık katı, daha önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca kullanılan Vekaletler Caddesi 1 numaradaki binaya taşındı.

Yargıtay, Kızılay’da Atatürk Bulvarı üzerindeki ana bina, Vekaletler Caddesi üzerindeki Hukuk Ek 1 bina ile yönetim binası, Milli Müdafaa Caddesi üzerindeki ceza ek bina, Kavaklıdere’deki TRT eski binası ve Balgat’taki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı binası olmak üzere toplam 6 ayrı binada hizmet verdi.

Bu dağınık yapı ve mevcut binalarının yetersizliği üzerine 2018’de yeni hizmet binasının inşaatına başlandı. Temmuz ayında inşaatın bitmesinin ardından taşınma süreci ağustos ayında tamamlandı.

Yargıtayın yeni binası, 1 Eylül’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılarak bu tarihte resmen faaliyete geçti.

Yargıtayın Ahlatlıbel’de bulunan yeni binasına taşınmasıyla Kızılay’da bulunan eski binalar boşaltıldı. Yargıtayın eski ana binası ile ek binaların kamu kurumu binası olarak hizmet vermeye devam edeceği öğrenildi. Tarihi binaların hangi kamu kurumlarınca kullanılacağı ilerleyen günlerde netleşecek.

Adli yıl açılışlarına uzun yıllar ev sahipliği yaptı

Yargıtay’ın tarihi ana binasındaki konferans salonu, uzun yıllar adli yıl açılış törenlerine ev sahipliği yaptı. Çok sayıda Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakan, yabancı konukların ağırlandığı salon, son dönemde büyük davalarda da duruşma salonu olarak kullanıyordu.

Tarihi davalara tanıklık etti

Yargıtayın Kızılay’daki yaklaşık 86 yıl kullanılan binaları, Türkiye için tarihi nitelikteki davalara tanıklık etti.

Birçok önemli dosyanın temyiz incelemesinin yanı sıra ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen duruşmalarda da önemli kararlara imza atıldı. Bu binalarda alınan kararlar bir dönem ülke gündemini belirledi.

Öcalan’ın ölüm cezası, Yargıtay’daki temyiz duruşmasında onanmıştı

Ankara 2 No’lu DGM tarafından “terör örgütü PKK’yı aldığı kararlar ve verdiği emir ve talimatlarla sevk ve idare ederek devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf eylemlerde bulunduğu” gerekçesiyle “ölüm” cezasına çarptırılan terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan hakkındaki davanın Yargıtay’daki temyiz duruşması, 7 Ekim 1999 Perşembe günü yapılmıştı. Öcalan’ın avukatlarının katıldığı, yerli yabancı çok sayıda kişinin izlediği duruşmalarda karar, 25 Kasım 1999’da açıklandı. Yargıtay 9. Dairesi heyeti, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan hakkında Ankara 2 No’lu DGM’ce verilen ölüm cezasını oybirliği ile onadı.

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kamu görevinden ihraç edilen eski yüksek yargıçlara yönelik davalar, son dönemde Yargıtayda duruşmalı yapılan önemli yargılamalar olarak öne çıktı.

FETÖ’nün “Selam Tevhid” soruşturmasında kumpas kurmasıyla ilgili binlerce kişi hakkında usulsüz dinleme kararı vermekle suçlanan 55 eski hakim ve savcının yargılandığı dava da Yargıtay 16. Ceza Dairesinde görüldü.

Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasıyla ilgili 9 üst düzey kamu görevlisinin yargılandığı dava ise Yargıtay 5. Ceza Dairesince karara bağlandı.

Ergenekon, Balyoz, Futbolda Şike gibi kumpas davalarının temyiz duruşmaları da bu davalarda görev alan FETÖ’cü hakim ve savcılara yönelik yargılamalar da Yargıtayın tarihi binalarındaki duruşma salonlarında yapıldı.

Yargıtayda görülen önemli davalardan biri de 2014’te FETÖ mensuplarınca Adana ve Hatay’da MİT’e ait tırların durdurulmasına ilişkin dava oldu.

Ülkenin her yerinden gelen milyonlarca temyiz dosyası, Yargıtayın tarihe tanıklık eden binalarındaki müzakere salonlarında karara bağlandı.

İSTANBUL (AA) – Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Afrika Bölge Direktörü Muhammed Mukhier, yaptığı yazılı açıklamada, Somali’de gıda krizi ve hastalıklara karşı acil önlem alınması çağrısında bulundu.

Nüfusu 15 milyonu aşan ülkede 3 milyon kişinin gıda krizi ve hastalıklarla karşı karşıya olduğunu belirten Mukhier, 5 yaş altı 800 binden fazla çocuğun, önlem alınmaması halinde yetersiz beslenme riski bulunduğunun altını çizdi.

Mukhier, “Somali yaşamak için en riskli yerlerden biri. Çatışmalar, iklime bağlı hastalıklar ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını milyonlarca kişinin hayatını etkiliyor.” ifadelerini kullandı.

Somali Kızılay Derneği ve diğer kuruluşlarla çözüm için arayış içinde olduklarını belirten Mukhier, mevcut kaynakların yetersiz olduğuna dikkat çekti.