Su ürünleri ihracatının yeni yıldızı: Karadeniz somonu

İZMİR(AA) – Levrek ve çipurayla dünyada marka haline gelen Türk su ürünleri sektörü, Karadeniz somonu olarak adlandırılan gökkuşağı alabalığıyla da aynı başarıyı yakalamayı hedefliyor.

Dünyaya su ürünleri ihracatçıları tarafından “Türk somonu” olarak satılan balıklar, hayatlarına tatlı suda başlıyor. Göllerde kurulu çiftliklerde yumurtadan çıkan balıklar, 1 kilogram ağırlığa ulaştığında denizde kurulu çiftliklere taşınıyor. Doğal yemlerle beslenen ve yaklaşık 7 ay sonra istenilen büyüklüğe ulaşan balıklar, daha sonra paketleme tesislerine gönderiliyor.

2 somondan 1’i Rusya’ya

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl ihracatta milyar dolar sınırını aşan su ürünleri sektöründe levrek, çipura ve alabalığın yanında satışı hızla artan somonun da dikkat çekici bir büyüme sergilediğini bildirdi.

Dünya pazarında “Türk somonu” olarak pazarladıkları bu balığın ihracatının 2019’da önceki yıla göre yüzde 7 artarak 29 milyon dolara yükseldiğini dile getiren Kızıltan, bu satışın 16 milyon dolarlık bölümünün Rusya’ya yapıldığını, öne çıkan diğer pazarların da 8 milyon dolarla Vietnam ve 3,5 milyon dolarla Japonya olduğunu aktardı.

“Tereciye tere sattık”

Türkiye’nin önemli su ürünleri ihracatçılarından Group Sagun’un Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğulcan Sagun da Sinop’un Gerze ilçesinde 3 yıldır Karadeniz somonu yetiştirdiklerini söyledi.

Somonun yüzde 95’inin ihracata gittiğini ifade eden Sagun, “Biz geçen yıl Kanada’ya dahi somon gönderdik, tabiri caizse tereciye tere sattık. Bu alanda dünyanın önde gelen üreticileri olan Norveç ve Şili’yle rekabet ediyoruz. Japonlar ve Ruslar bizim somonumuzu beğendi ve tam not verdi.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Hazine destekli Kredi Garanti Fonu (KGF) teminatıyla 5’inci ve 6’ncı bölgelerde imalata dayalı, ithal ikamesi ve ihracatı önceleyen yatırımlara sağlanacak uzun vadeli kredi desteği kapsamında işletmelere asgari 6 ay, azami 24 ay ödemesiz dönem olmak üzere azami 120 ay vadeli yatırım kredisi kullandırılacak.

AA muhabirinin “Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Maliyesi Raporu”ndan yaptığı derlemeye göre, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının sosyal ve ekonomik etkilerine karşı verilen mücadelede, Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülke teşvik ve destek mekanizmalarını kullanmaya devam ediyor.

Bunun neticesinde ülkelerin bütçe açıklarında 2020 yılında bir önceki yıla göre önemli düzeylerde artış görüldü.

Yılın ilk yarısında ekonomik aktivitede görülen canlanma neticesinde vergi gelirlerinde yaşanan yüksek ve kamu harcamalarında görülen sınırlı artışa bağlı olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre Merkezi Yönetim Bütçe dengesinde ciddi bir iyileşme görüldü.

Bu kapsamda 2021 yılında da salgınla mücadeleye yönelik destek ve harcamalar, enflasyon gerçekleşmesine bağlı ilave maliyetler ve enflasyonla mücadeleye yönelik uygulamalar kapsamındaki gelir kayıpları ve ilave harcamalar bütçe açığı üzerinde yukarı yönlü baskılar oluşturuyor.

Dolayısıyla, hem bütçe üzerindeki ilave maliyetler ve riskler hem de mali disiplinin kararlılıkla devam ettirilmesi politikası dikkate alınarak bütçe açığını azaltacak tedbirlerin uygulanmasına karar verildi.

Bu kapsamda, 2021 yılı bütçe açığı/GSYH hedefi yüzde 4,3’ten yüzde 3,5’e çekildi. Bununla birlikte, bütçede oluşturulacak mali alan, gerekmesi durumunda salgın kaynaklı ilave harcama ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanılacak.

Salgınla mücadelede devreye alınan ve alınması muhtemel maliye politikaları seçici, odaklı ve geçici bir nitelik arz edecek, orta vadeli kamu maliyesi dengeleri üzerinde sapmaya izin verilmeyecek.

Risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi yapısı oluşturulacak

Uygulamaya konulan ve süreçleri devam eden Ekonomi Reform Programı eylemleri ve uygulanacak kalıcı tedbirlerle “para politikası ile maliye politikasının uyumunu daha da güçlendirmek, mali disiplini kararlılıkla devam ettirmek, tek seferlik gelir artışları yerine kalıcı gelir kaynaklarına odaklanmak, vergiye gönüllü uyumu artırmak, yatırımcı dostu ve öngörülebilirliği artırıcı maliye politikaları uygulamak, kamu maliyesinde şeffaflık ve hesap verebilirliği artırmak” hedefleniyor.

Söz konusu reform ve tedbirlerin hayata geçirilmesi kararlılıkla takip edilirken, risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi yapısı oluşturulması sağlanacak.

KGF teminatıyla imalata dayalı, ihracatı önceleyen yatırımlara destek

Öte yandan, Kovid-19 salgınının ekonomik etkilerinin sınırlanması amacıyla Ekonomi Reform Programı’nda da yer alan Hazine destekli kredi garanti sistemi kapsamındaki destek paketi çalışmaları devam ediyor.

Bu çerçevede uzun vadeli yatırımlara finansman desteği sağlamak amacıyla, 10 milyar liralık kefalet limitini haiz “İmalata Dayalı İthal İkamesi Destek Paketi” kapsamında Hazine destekli Kredi Garanti Fonu (KGF) teminatı ile 5’inci ve 6’ncı bölgelerde imalata dayalı, ithal ikamesi ve ihracatı önceleyen yatırımlara uzun vadeli kredi desteği sağlanacak.

Bu destek paketi, Hazine ve Maliye Bakanlığının kefalet desteği ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı faiz/kar payı desteğini içeriyor.

Söz konusu pakette, işletmelere asgari 6, azami 24 ay ödemesiz dönem olmak üzere azami 120 ay vadeli yatırım kredisi kullandırılacak.

İlave İstihdam Destek Paketi

İlave istihdam sağlanmasına destek olunması amacıyla, 10 milyar liralık kefalet limitini haiz “İlave İstihdam Destek Paketi” ile mikro ve küçük ölçekli işletmelerden likidite sıkıntısı çekenlere yönelik istihdama kattıkları her bir ilave kişi için Hazine destekli KGF kefaletiyle 100 bin liralık krediye erişim imkanı sağlanacak.

Bu destek paketi, Hazine ve Maliye Bakanlığının kefalet desteği ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının faiz/kar payı desteğini içeriyor.

Ayrıca, Nakdi Ücret Desteği’nden faydalanıp, çalışanını tekrar istihdama dahil eden işverenler, şartları taşımaları durumunda destekten faydalanabilecek. Söz konusu pakette, işletmelere asgari 6 ay ödemesiz dönem olmak üzere azami 24 ay vadeli 500 bin liraya kadar kredi kullandırılacak.

3 milyar liralık kefalet limitini haiz Soğuk Zincir Destek Paketi

3 milyar liralık kefalet limitini haiz Soğuk Zincir Destek Paketi ile soğuk hava ünitesi ve araç üstü frigorifik kasa yatırımı yapan KOBİ’lerin yatırımlarına finansman desteği sağlanacak.

Bu destek paketi, Hazine ve Maliye Bakanlığı kefalet desteği ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı faiz/kar payı desteğini içeriyor. Paket kapsamında işletmelere azami 6 ay ödemesiz dönem olmak üzere azami 36 ay vadeli kredi kullandırılacak.

Muhabir: Zeynep Çetinkaya

İSTANBUL (AA) – Karsan Üst Yöneticisi (CEO) Okan Baş, e-ATA serisiyle birlikte 6 metreden 18 metreye kadar elektrikli araç sunabilen ilk ve tek Avrupa markası olmanın haklı gururunu yaşadıklarını, şu anda e-ATA model ailesinin seri üretimine başladıklarını belirterek, "Hatta 10 metrelik e-ATA için Romanya’dan ilk talep geldi. 10 adetlik ilk e-ATA filomuzu bu yılın aralık ayında Romanya’nın Slatina şehrine teslim etmiş olacağız." dedi.

Karsan’ın Bursa’daki fabrikasında, şirketin yüzde 100 elektrikli model ailesi e-ATA’nın tanıtımına ilişkin bir basın toplantısı düzenlendi.

Karsan CEO'su Baş, toplantıda yaptığı konuşmada, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada gelecek için daha yaşanabilir ve çevreci adımlar atıldığını, şehir içerisinde durmaksızın hizmet veren otobüslerin tamamen çevreci hale getirilmesinin de bu adımlardan bir tanesi olduğunu vurguladı.

Buna yönelik verilen teşviklerin ve gelişmiş ülkelerce sıfır emisyona geçişle ilgili belirlenen hedef tarihlerin değişimi hızlandırdığını aktaran Baş, şöyle devam etti:

"Biz de Karsan olarak bu dönüşüme 2 yıldır öncülük ediyoruz. Kendini kanıtlamış BMW i batarya teknolojisine sahip, Jest ve Atak Electric’i 1 yıl gibi kısa bir sürede ardı ardına geliştirmiş ve seri üretimine başlamıştık. Sınıfının yaratıcısı 6 metrelik Jest Electric ile 2020’de Avrupa pazarında segment lideri olduk. Sınıfının en uzun menzilini sunan 8 metrelik Atak Electric ise Fransa, Almanya ve Romanya başta olmak üzere Avrupa’nın dört bir yanından yüksek talep görüyor. Diğer yandan, 8 metre sınıfındaki Otonom Atak Electric modelimizle bir ilke imza attık ve seri üretimini gerçekleştirerek tüm dünyaya tanıttık. Son 2 yılda pek çok Avrupa ülkesinde elektrikli araçlarımızla 2 milyon kilometrenin üzerinde deneyim elde ettik."

– "6 metreden 18 metreye kadar tam elektrikli ürün gamı ile geleceği elektriklendirmeye hazırız"

Avrupa’nın e-ATA serisi gibi büyük sınıftaki yüzde 100 elektrikli otobüslere gelecek dönemde önemli ölçüde ihtiyaç duyacağını ifade eden Baş, "Avrupa şehir içi otobüs pazarına baktığımızda pazarın yüzde 83’ünün 12 ve 18 metrelik büyük boy otobüslerden oluştuğunu görüyoruz. Öte yandan, dizelden elektrikli otobüslere dönüşüm ise hızla artıyor. 2024’te satılan araçların yüzde 35’inin, 2030’da ise en az yüzde 50’sinin tamamen elektrikli olması bekleniyor. Bu dönüşümü desteklemek adına Paris, Londra ve Hamburg gibi büyük şehirler artık yeni otobüs alımlarında sıfır emisyonlu araç olması şartı getirdiler. Karsan ise bu dönüşümü önceden öngörerek 5 yıl öncesinde tüm planlamalarını buna göre yapmıştı. Bugün pazara sunduğumuz e-ATA serisiyle 10, 12 ve 18 metrelik yüzde 100 elektrikli otobüslerimiz ile artık pazarın tamamında yer alıyoruz. Böylece, Karsan olarak 6 metreden 18 metreye uzanan tüm boylardaki elektrikli ürün gamımızla, geleceği elektriklendirmeye hazır hale geldik." diye konuştu.

Çıkılan bu dönüşüm yolculuğunu "Karsan Electric Evolution" olarak adlandırdıklarını belirten Baş, dönüşümün sembolünü ise "e" olarak belirlediklerini söyledi.

Yeni model e-Ata lansmanıyla birlikte elektrikli model ailesinin ilk üyeleri Jest Electric ve Atak Electric’in de bu dönüşüm yolculuğunda hayatlarına "e-Jest" ve "e-Atak" olarak devam edeceğini bildiren Baş, "Karsan’ın 'Electric Evolution' adını verdiği yolculuğun duraklarından ilki ürünlerin elektrikli olması. Sonraki durak ise sürücüsüz toplu taşıma araçlarına sahip olmak. Bugün ise bu dönüşümün en önemli günlerinden bir tanesi." dedi.

– "35 milyon avro tutarındaki bu anlaşma, Türkiye’nin en büyük elektrikli otobüs ihracatı"

Okan Baş, Karsan olarak ilklere imza atmaya devam ettiklerini aktararak, şunları kaydetti:

“e-ATA serisiyle birlikte 6 metreden 18 metreye kadar elektrikli araç sunabilen ilk ve tek Avrupa markası olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Şu anda e-ATA model ailesinin seri üretimine başladık. Hatta 10 metrelik e-ATA için Romanya’dan ilk talep geldi. 10 adetlik ilk e-ATA filomuzu bu yılın aralık ayında Romanya’nın Slatina şehrine teslim etmiş olacağız. Öte yandan, geçtiğimiz ay 18 metre sınıfındaki e-ATA için de 56 adetlik bir anlaşma imzalamıştık. Bu otobüsleri de 2022 itibarıyla Romanya’nın iki farklı şehrine teslim etmeyi hedefliyoruz. 35 milyon avro tutarındaki bu anlaşma, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük elektrikli otobüs ihracatı olmasıyla da önem taşıyor.”

– Karsan, şehir içi ulaşımdaki elektrikli dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyor

Verilen bilgiye göre, yüksek nüfusa sahip şehirlerin çevreci otobüs ihtiyaçlarını karşılamak üzere pazara sunulan e-ATA serisi 10, 12 ve 18 metre uzunluğunda üç farklı model olarak pazardaki yerini aldı. İsmini Türkçede "ailenin büyükleri" anlamına gelen "Ata"dan alan e-ATA, Karsan’ın elektrikli ürün gamı içerisindeki en büyük otobüs modellerinden oluşuyor.

Doğuştan elektrikli e-ATA, batarya teknolojilerinden taşıma kapasitesine kadar birçok alanda oldukça esnek bir yapı sunarak ihtiyaçlara hızla yanıt verebiliyor.

150 kWh’tan 600 kWh’a kadar 7 farklı batarya paketiyle tercih edilebilen e-ATA model ailesi, normal bir otobüs rotasında yolcu ile doluyken dur-kalk, yolcu indirme-bindirme, tüm gün klimanın çalıştığı koşullardan ödün vermeden tamamen gerçek sürüş koşullarında 12 metrelik boyutunda 450 kilometreye kadar menzil sunuyor. Sahip olduğu hızlı şarj teknolojisiyle batarya paketinin büyüklüğüne göre 1 ila 4 saat arasında şarj edilebiliyor.

e-ATA model ailesiyle birlikte artık 6 metreden 18 metre uzunluğa kadar tüm boyutlarda yüzde 100 elektrikli toplu taşıma araçları sunabilen Karsan, şehir içi ulaşımdaki elektrikli dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyor.

– Tek şarjla tüm gün hizmet verecek kapasiteye sahip

Esnek yapısıyla iddialı bir model olan e-ATA’da, 150 kWh’tan 600 kWh’a kadar 7 farklı batarya paketi ihtiyaca göre tercih edilebiliyor. Maksimum batarya kapasitesi 10 metre için 300 kWh, 12 metre için 450 kWh iken, 18 metre sınıfındaki modelde 600 kWh kapasiteye çıkılabiliyor.

e-ATA’nın tekerlere konumlanan elektrikli hub motorları, 10 ve 12 metrede 250 kW azami güç ve 22.000 Nm tork sunarak e-ATA’nın en dik yokuşları sorunsuz tırmanmasını sağlıyor. 18 metrede ise 500 kW’lık azami güç, en dolu kapasitede bile tam performans gösteriyor. Güçlü bataryaları sayesinde e-ATA, 12 metrelik modelinde araç doluyken, gerçek otobüs rotasında dur-kalk ve yaz koşulunda klima açıkken tek şarjla 450 kilometreye kadar çalışma imkanı sağlıyor.

Kablolu bağlantı ile 150 kW’a kadar şarj gücüne sahip olan e-ATA, tercih edilen batarya paketine göre 1 ila 4 saat arasında şarj edilebiliyor. Böylece aracın gün içinde tekrar şarj edilmesine gerek kalmadan tüm gün kullanılmasına olanak sağlıyor. e-ATA’da kablolu şarjın yanı sıra duraklarda şoförün araçtan inmeden şarj etmesine imkan sağlayan yüksek güçlü hızlı şarj opsiyonu da sunuluyor.

– Ayna kamera sistemi geniş görüş açısıyla üst seviye güvenlik sağlıyor

Doğuştan elektrikli e-ATA, hafif gövdesi sayesinde elektrikli komponentler için sağlam bir altyapı sunarken, futuristik dış tasarımıyla da öne çıkıyor. Ayrıca geometrisiyle yolculara iç mekanda tam alçak tabanı sunarak engelsiz bir hareket alanı sağlıyor.

e-ATA model ailesi, boyut ve elektrikli motor seçeneklerinde olduğu gibi kapasitede de esneklik sunuyor. Sunduğu yüksek menzile rağmen yolcu kapasitesinden ödün vermeyen e-ATA, tercih edilen batarya kapasitesine bağlı olarak 10 metrede 90, 12 metrede 100’ün üzerinde, 18 metrede ise 150’nin üzerinde yolcu taşıyabiliyor.

e-ATA, tekerlere konumlanan elektrikli hub motor teknolojisiyle geniş, ferah ve ergonomik iç yaşam alanı sunarken sürüş deneyimini de verimli hale getiriyor. e-ATA’da bulunan VDV uyumlu sürücü kokpit ise aracın her detayıyla kontrol edilmesine olanak tanıyor. Sürücüler önlerinde bulunan ekrandan enerji tüketimi, uyarılar ve klima gibi birçok detayı kontrol edebiliyor. Ayrıca, ayna kamera sistemi, çarpışma uyarı sistemi ve şerit takip uyarısı gibi birçok önleyici sistem hem sürücülerin hem de yolcuların güvenli seyahat etmesine katkıda bulunurken, e-ATA ISO ISO 26262 Fonksiyonel Güvenlik standardına uygun elektrik ve elektronik altyapı sayesinde de yüksek güvenlik sunuyor.