Sultaniye Kaplıcaları ve çamur banyoları eski günlerine dönüyor

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde mineral değerleri, ideal sıcaklığıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Sultaniye Kaplıcaları ve çamur banyoları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

İlçeye adını veren Köyceğiz Gölü'nün güneybatı kıyısında bulunan ve mineral değerleri açısından Türkiye'nin nadir kaplıcalarından biri olan Sultaniye Kaplıcaları, şifalı sularının yanında çamur banyosuyla da turistlerin ilgisini çekiyor.

Kapalı ve açık havuzları bulunan Sultaniye Kaplıcaları'na Köyceğiz ve Dalyan'dan hareket eden yolcu teknelerinin yanı sıra kara yoluyla da ulaşılabiliyor.

Yaz sezonunda günde yaklaşık 2 bin yerli ve yabancı turistin geldiği kaplıcalardaki çamur, cilt hastalıklarına iyi geldiği ve cildi güzelleştirdiği için "güzellik çamuru" olarak da adlandırılıyor.

Tesis sorumlusu İbrahim Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ölemez Dağı'nın eteklerinde yer alan Sultaniye Kaplıcaları'nın tarihinin 2 bin yıl öncesine dayandığını, bölgede su altında ve yer üstünde çok sayıda tarihi yapının bulunduğunu kaydetti.

Çamur banyosu ve kaplıcaların 39-40 derece arasındaki sıcaklığı ve mineral zenginliği ile de dikkati çektiğini anlatan Yıldırım, ziyaretçilerin bu nedenle de bölgeyi tercih ettiğini söyledi.

Sultaniye'nin, içindeki mineral yoğunluğu bakımından en ön sıralarda yer aldığını vurgulayan Yıldırım, kaplıcanın suyunun kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür, bromür, radon ve radyoaktif maddeler içerdiğini anlattı.

Yıldırım, ziyaretçilerin önce çamur havuzlarına sonra temizlenerek kaplıcalara girdiğini aktardı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Rum Ortodoks kilisesinin özgün haline dönüştürülerek gelecek kuşaklara aktarılması için kamulaştırma çalışmaları tamamlandı.

Kilise kalıntılarını inceleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, yapının geçmişte kardeşçe yaşadıkları hemşehrilerinden kendilerine hatıra olduğunu söyledi.

Azize Meryem Kilisesi’nin 18. yüzyıl sonunda Muğla’da yapıldığını tahmin ettiklerini belirten Gürün, “Kilisenin zaman içerisinde çok çeşitli yapı taşları nakledilmiş, alınmış. Şu an kazılardan sonra ortaya çıkan pek tahmin etmediğimiz yapı özeliklerine sahip bir kilise. Bu da bizi yeniden araştırmaya, incelemeye itiyor.” dedi.

Ellerindeki verilere göre Yatağan ilçesindeki kilise kalıntısının önemli ipuçları verdiğine işaret eden Gürün, şunları kaydetti:

“Orayla karşılaştırarak bu yapının durumunu tespit etmeye çalışıyoruz. Rum Ortodoks kilisesi ile temaslarımız var. Maalesef yeterince bilgi aktarımında bulunamasak da onların elinde Anadolu’daki kiliselerle ilgili arşiv olduğunu düşünüyoruz. Buraya da gelip kazıları yerinde inceleyebilir, yardımcı olabilirler. Biz dikkatli ve hassas bir şekilde kazılarımıza devam ediyoruz. Bu kazı hem öğrenme hem keşfetme hem de restorasyonu kapsıyor. Bir süre daha bu çalışmalar devam edecek. Orijinaline yakın bir kiliseyi ziyarete açık hale getirerek bir değerimizi daha şehrimize kazandırmak istiyoruz.”

MUĞLA (AA) – Avrupa’nın en iyi korunan açık alanları arasında gösterilen ve her yıl ortalama 1 milyon turisti ağırlayan Dalyan Kanalı’nda turistik gezilerde kullanılan tur tekneleri, labirent görünümlü sazlıkların arasında turistleri gezdiriyor.

Kaunos Antik Kenti ile tarihi açıdan da zengin bölge, tatlı ve tuzlu suyu, kumsalıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir tatil imkanı sunuyor.

Bölgeye tatil için gelen yerli turistler, sazlıklar arasında günübirlik tekne turlarına katılıyor. Turun ardından İztuzu Plajı’na ulaşan tatilciler, plajdan denize giriyor.

Dalyan’da yaklaşık 32 yıldır turizm işletmeciliği yapan Özay Akdoğan, Dalyan Kanalı’nda 500’e yakın teknenin turizme hizmet verdiğini söyledi.

Akdoğan, gelen misafirlerin kanalın etrafında bulunan İztuzu Plajını, nesli tehlike altındaki caretta carettaları, çamur banyolarını gördüğünü kaydetti.

Muhabir: Durmuş Genç