'Sultanların Ressamı' şehit çocukları için sergi açtı

İSTANBUL (AA) – Ürdün’de uzun yıllar yaşayan ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun hayatta olan son öğrencilerinden Sabahat Al Rashdan’ın sergisi, tarihçi, yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın da katılımıyla sanatseverlerle buluştu.

Rashdan, serginin açılışında AA muhabirine, 49 yıldır yurt dışında yaşadığını ifade ederek, “Ana vatanım burnumda buram buram tüttü. Eserlerimi satmazdım, saraylara resim yapardım sadece ama son eserlerimi buraya getirerek şehit çocuklarının eğitimi için hazırladım. Allah nasip eder eserlerimiz satılırsa biz yan gelip yatarak yaşarken bu vatan için canlarını veren şehitlerimizin çocuklarına bağışlayacağız gelirleri.” dedi.

“Müzeler eser satın alarak şehit çocuklarına minnetlerini gösterebilirler”

Rashdan, sergi adına koleksiyonerlere ve müzelere çağrıda bulunarak, “Benim eserlerim ekseriyetle zaten müzelerdedir. Buradan Sabancı Müzesine, İstanbul Modern Müzesi gibi ilgili yerlere sesleniyorum, bu sergiden eser satın alarak şehit çocuklarına minnetlerini gösterebilirler.” diye konuştu.

İlber Ortaylı’nın sergiye gösterdiği ilgiden dolayı da minnettar olduğunu dile getiren Rashdan, sergide Sultan Reşad’ın torunu olan Mihrimah Sultan’ın kendi imzasının bulunduğu bir portresinin de yer aldığını belirtti.

Ortaylı da serginin aslında 3-5 yıl önce yapılması için girişimde bulunduklarını aktararak, “Sabahat Hanım, Ürdün’de yaşayan Kafkas asıllı bir Türk, uzun yıllar orada yaşadı ve oradaki muhite uyum sağladı. Özellikle portrelerinde gözleri iyi tespit ediyor. Fotoğrafta bu derece etkili olmaz. Ressamlar o ifadeyi daha iyi verebiliyor. Şehit ailelerine bağışlıyor olması da ayrıca memnun edici. Ben beğendim çalışmalarını.” değerlendirmesinde bulundu.

Serginin organizasyonunu üstlenen küratör Mihriban Öztürk ise sergide yaklaşık 30 eserin bulunduğuna değinerek, eserlerin Ürdün’den geldiğini anımsattı.

“Sultanların Ressamı Dolmabahçe Sarayın” sergisi, 26 Eylül’e kadar ziyaret edilebilir.

Sabahat Al Rashdan

İzmir’de 1936 yılında doğan Sabahat Al Rashdan, 1965 yılında İstanbul Üniversitesi’nde resim eğitimi alırken tanıştığı jeoloji mühendisi Ürdünlü Mahmut Al Rashdan ile evlendi.

Ürdün’de yaşamaya başlayan Al Rashdan, burada Suudi Prensesi Besma’dan, Osmanlı Padişahı Sultan Reşad’ın torunu Mihrimah Sultan’a, Ürdün Kralı Abdullah’ın eşi Kraliçe Rania’dan, eski kraliçe Nur’a kadar çok sayıda sultanın yağlı boya portrelerini yaptı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Sultan 2. Abdülhamid Han döneminde yaptırılan Yıldız Şale’nin yenilenen dev halısı, tarihi salonda yerini almayı bekliyor.

Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının halı koleksiyonunda yer alan, Yıldız Şale’nin 1 numaralı tören salonuna ait 468 metrekarelik Hereke halısının restorasyonu tamamlandı.

Bordürleri dışında 248 metrekare ile “Türkiye’nin en büyük yekpare dokuması” olma özelliğini taşıyan tarihi halıda son olarak tesviye ve rötuş işlemleri yapıldı.

Büyüklüğü ve tarihi değerinin yanı sıra dönemin Türk-Alman ilişkilerine dair ipuçları da veren dev halı, 2018’de Yıldız Şale ile eş zamanlı olarak restorasyona alındı.

Köşkün bahçesinde hazırlanan özel havuzda yıkanarak Milli Saraylar uzmanları tarafından konservasyon işlemine hazır hale getirilen halının onarımı Yıldız Şale’nin halı restorasyonu için yeniden düzenlenen konferans salonunda gerçekleştirildi.

Halının onarımında kullanılan ipler doğal kök boya ile boyandı

Halının restorasyonunu yapan ekibin sevk ve idaresini üstlenen Mustafa Köksal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uygulanan yöntemleri ve yapılan işlemlerle ilgili bilgileri paylaştı.

Ustabaşı Köksal, tören salonunun en büyük halısının onarım işlemlerinin, 2 seneden uzun süre devam ettiğini dile getirdi.

On kişilik bir kadroyla başladıkları onarım işine salgın tedbirleri nedeniyle 6 kişiyle devam ettiklerini belirten Köksal, “İlk önce saraydan çıkardık. Bunun için aşağıda 500 metrekarelik özel bir havuz yeri yaptık. İlk önce halımızı yıkadık ve 2 ay içerisinde halıyı orada kuruttuk. Toz alma işlemleri de tamamlandıktan sonra burayı, özel olarak bu gördüğünüz mekanı tasarladık ve naklettik.” dedi.

Köksal, iplerin tespiti ve doğal yöntemlerle boyanmasının da restorasyonun yapıldığı mekanda gerçekleştirildiğini kaydederek, onarım sürecine dair şu bilgileri verdi:

“Tığ, makas, iğne, tarak ve özel olarak yapılmış kasnak dediğimiz aletlerle işlemlere başladık. Onarım yapılacak yerler, zamanla aşınmış tabii. 120 senedir bazı yerleri dökülmüş, güve yenikleri oluşmuş. İlk önce hasır dokusu yapılır yani normal bir insan vücudundaki doku gibi dokusu işlenir. Sonra iple o onarım yeri hav şeklinde doldurulur ve daha sonra, tesviye aşamasına geçilir.”

Kapalıçarşı’da 1976’da usta-çırak ilişkisiyle öğrenmeye başladığı sanatı, bugün de devam ettirmeye çalıştığını dile getiren Köksal, “Arkadaşlarımızın da hepsi bu konuda uzman. Yani bu konuda ehliyetli kişiler. Bu arkadaşlarımızla beraber bu halımızı bitirdik ve inşallah 50-100 sene daha ömür katmış olduk. 468 metrekare olan bir halının yıkanıp, onarılması bizim için büyük bir kıvanç. Bundan büyük bir mutluluk duyuyoruz.” diye konuştu.

“Böyle bir halıyı gelecek nesillere kazandırmak bize nasip oldu”

Dev halının onarımında çalışan ustalardan Halil Telli ise 1996’dan bu yana çeşitli halıların onarımında görev aldığına işaret ederek, Yıldız Şale köşküne ait halı için, 2 yıldır çalıştıklarını söyledi.

Halının restorasyonu için yaptıkları işlemlere değinen Telli, tığ, makas, iğne, çekecek, cımbız, kerpeten ve pense gibi aletlerle, doğal kök boyalarıyla renklendirdikleri ipleri işlemlerde kullandıklarını ifade etti.

Telli, 20 yıldan fazladır bu işle uğraştığını aktararak, “Birçok tarihi halıyı yaptık ama 2. Abdülhamid zamanından kalma bu halıyı onarmak bizim için büyük bir gurur. Nasibimizde varmış, böyle bir halıyı gelecek nesillere kazandırmak bize nasip oldu. Bu bizim için büyük bir gurur oldu.” dedi.

Sultan 2. Abdülhamid döneminde Hereke’de dokundu

Sultan 2. Abdülhamid döneminde yapılan halı, titiz bir çalışmayla gelecek nesillere kazandırıldı.

Alman İmparatoru Kaiser 2. Wilhelm’in ziyareti dolayısıyla 1897’de Yıldız Şale’nin tören salonu için hazırlanan eser, Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası’nda dokundu.

Tören salonunun tamamını kaplayacak şekilde hazırlanan halının uzunluğu 29 metre, genişliği ise 14,5 metre. 24 metrekarelik 2 kule deseninin de yer aldığı 468 metrekarelik halının şemasını, saray ressamı Emil Meinz tasarladı.

Yıldız Sarayı’nı oluşturan yapılardan Yıldız Şale’deki yerine taşınmak üzere köşkteki tamiratın sona ermesini bekleyen tarihi halı, restorasyon işlemleri tamamlanınca tören salonunda sergilenmeye devam edecek.

İSTANBUL (AA) – Beşiktaş’taki Resim Müzesi’nin açılışı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Restorasyonu tamamlanan ve modern sergileme kriterlerine göre tefriş edilen müze, 11 bin metrekarelik kapalı alanda düzenlenen 34 salon ve 553 eserle kültür sanat hayatının yeni merkezi olmaya aday.

Resim Müzesi koleksiyonu, Topkapı Sarayı depolarında muhafaza edilen tabloların Milli Saraylar envanterine dahil edilmesiyle daha da zenginleşti. Topkapı Sarayı’ndan Resim Müzesi’ne nakledilen tabloların restorasyonuna yönelik atölye kuruldu. Eserlerin restorasyon öncesi, aşamaları ve restorasyon sonrası durumları belgelendi. Çalışmalar kapsamında Tablo Restorasyon Atölyesi 199, Altın Varak Atölyesi 104, Cilt ve Kağıt Restorasyon Atölyesi 34 eseri kültür hayatına kazandırdı.

Eserlere yönelik envanter çalışmaları da titizlikle yürütüldü. Eser bilgileri, kondisyon durumları ve hareketleri kayıt altına alınarak, dijital sisteme aktarıldı. Müze binasının ve eserlerin güvenliğini sağlayan kamera ve alarm sistemleri modernize edildi.

Resim Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak eserlerle ilgili bir kitap da hazırlandı. Müzeyi, tematik bölümlerini ve eserleri tanıtan kitap, ziyaretçiler için rehber niteliği taşıyor.

Müzecilik alanında benzersiz bir örnek

Milli Saraylar Resim Müzesi, Sultan Abdülmecid tarafından 1856 yılında “Veliahd Dairesi” olarak inşa ettirildi. Dairede ilk olarak Sultan Abdülaziz kaldı. Yapının inşaat kalfalığını Karabet Balyan, bina eminliğini Es-Seyyid Ali Şahin Bey yürüttü. Dairenin tefrişini ise Sultan Abdülmecid’in dekoratörü Fransız Charles Sechan yaptı.

Veliahd Dairesi, ilk bölümünün restorasyonunun ardından 22 Mart 2014’te Resim Müzesi olarak hizmet vermeye başladı. 2017’de ise müzenin daha büyük olan ikinci bölümünün restorasyonuna başlandı.

4 yıl süren çalışmaların ardından kapılarını yeniden sanatseverlere açan Resim Müzesi, özgün restorasyon, özenli teşhir ve tefrişiyle alanında benzersiz bir nitelik kazandı.

Osmanlı saray resminin tek temsilcisi

Resim Müzesi’nin 16 ila 20. yüzyılı kapsayan koleksiyonu; padişah portreleri, tarihi konulu kompozisyonlar, oryantalist eserler, doğa ve kent görünümleri ile natürmortlar gibi pek çok konuyu içeriyor.

Koleksiyon, Konstantin Kapıdağlı, Rupen Manas, Stanislaw Chlebowski, Fausto Zonaro, Ivan Konstantinoviç Ayvazovski, Pierre Desire Guillemet, Eugene Fromentin, Stefano Ussi, Felix-Auguste Clement, Şeker Ahmed Paşa, Osman Hamdi Bey, Şevket Dağ ve Abdülmecid Efendi gibi ressamların eserlerini barındırıyor.

Müze, Osmanlı saray resminin tek temsilcisi olması bakımından da ayrı bir önem taşıyor.

Türkiye’nin en büyük oryantalist tablosuna sahip

Resim Müzesi, Türkiye’nin en büyük oryantalist tablosuna da ev sahipliği yapıyor. Fransız ressam Felix-Auguste Clement’in “Çölde Av” adıyla tanınan tablosu, müze ortamında ilk defa ziyaretçiyle buluşuyor.

35 metrekarelik ebadıyla görenleri büyüleyen 1865 tarihli eser, 2019 yılında Said Halim Paşa Yalısı’ndan başarılı bir operasyonla alınarak Resim Müzesi’ne nakledildi.

Osmanlı ile Mısır arasındaki sosyal ve kültürel ilişkilere dair ipuçları barındıran tablo, görsel belge niteliği taşıması bakımından eşsiz olarak değerlendiriliyor.