Suriye muhalefeti Rusya'nın terör örgütü YPG/PKK'yla iş birliği yapmasına tepkili

ANKARA (AA) – AA muhabirine değerlendirmede bulunan Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu Başkanı (SMDK) Nasır el-Hariri, terör örgütleriyle yapılan siyasi anlaşmaların kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Suriye muhalefetinin çatı kuruluşuna başkanlık eden Nasır el-Hariri, “Rusya’nın böyle bir anlaşmaya sponsorluk yapması, terör örgütü YPG/PKK’nın tüm savaş suçlarını zımnen kabul ettiği anlamına gelir.” dedi.

Terör örgütü YPG/PKK’nın insanları göçe zorlayarak demografiyi değiştirmekten sivil insanları işkence altında öldürmeye kadar geniş bir alanda savaş suçu işlediğine dikkati çeken Hariri, örgütün bu eylemlerini sürdürdüğünü ifade etti.

Hariri, “Bu ayrılıkçı milislerle, terör örgütü PKK ile bağlarını koparmadıkları, bu örgütü Suriye dışına çıkarmadıkları, terör ağlarını bozmadıkları ve Suriye halkını temsil eden meşru kurumlarda siyaset yapmadıkları sürece anlaşmaya varılması mümkün olamaz.” dedi.

Nasır el-Hariri, terör örgütüyle iletişim kurularak yapılan bu tür girişimlerin, Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak isteyen uluslararası çabaları hiçe saydığını belirtti.

Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Abdurrahman Mustafa da söz konusu anlaşmayı kınadıklarını ifade etmişti.

YPG/PKK ve sözde muhalifler “federasyon” üzerinde uzlaşmıştı

Terör örgütü YPG/PKK elebaşlarından İlham Ahmed ile Esed rejimine yakınlığıyla bilinen Halkın İradesi Partisi Genel Sekreteri Kadri Cemil, Moskova’da bir araya gelerek Suriye’nin yönetim şeklinin değiştirilmesini amaçlayan bir muhtıraya imza atmıştı.

İki taraf arasında imzalanan mutabakat muhtırasında ülkenin federal bir yapı içinde yönetilmesi, YPG/PKK uzantılarının ve bazı muhalefet platformlarının siyasi sürece dahil edilmesi konularında uzlaşma sağlanmıştı.

Muhtırada, Suriye’nin kuzeyi ve doğusunda YPG/PKK işgalindeki toprakların durumu “toplumsal bir ihtiyaç” olarak nitelenmişti.

Taraflar, gelecekte SDG’nin Suriye ordusuna katılmasında da anlaşma sağlamıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

NEW YORK (AA) – ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, yaptığı yazılı açıklamada, bu “barbar” saldırının çocukların ve sağlık çalışanlarının ölümüne neden olduğunu belirtti.

Siviller ve hastaneler dahil sivil altyapıların asla hedef alınmaması gerektiğini vurgulayan Price, “Suriye’nin Afrin kentindeki el-Şifa hastanesine dün yapılan saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz.” ifadesini kullandı.

Price, “Bu hastanenin koordinatları, BM çatışma önleme mekanizması ile paylaşılmıştı.” diye ekledi.

Bu saldırının Suriye’nin kuzeybatısında son zamanlarda artan şiddetin bir parçası olduğunu ve saldırıların son bulması gerektiğini kaydeden Price, Suriye’de ülke genelinde ateşkes ve şiddetin azaltılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, saldırının kim tarafından yapıldığına ise değinilmedi.

Terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye’nin kuzeyindeki Afrin’de bulunan hastane ile kent merkezine yönelik saldırısında aralarında bir bebeğin de bulunduğu 14 kişi ölmüş, 32 kişi yaralanmıştı.

İDLİB (AA) – “Açlık bombası” adı verilen saldırı yöntemiyle binlerce dönüm buğday tarlasını yakan rejim güçleri, çiftçilerin mahsul alamamasını ve on binlerce sivilin aç kalmasını amaçlıyor.

Hama ilinin Kaston beldesi Yerel Meclis Başkanı Midyen el Hüseyin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, rejimin karadan karaya atış yapan silahlarla bölge halkının tek geçim kaynağı olan buğday tarlalarını yakarak büyük zarara sebep olduğunu söyledi.

Kaston, “Esed rejimi, ateşkesi ihlal ederek düzenlediği saldırılarda (yalnız kendi beldelerinde) 2 bin 500 dönüm buğday tarlasını yaktı.” dedi.

Tarlası yanan çiftçilerin hayatlarını devam ettirebilmek için tarım arazilerinde iş aramaya başladığını aktaran el Hüseyin, “Ya da çiftçiler derme çatma çadırlarda gıda kolisi beklemeye başladı.” diye konuştu.

Türkiye ile Rusya arasında Mart 2020’de yapılan İdlib’deki ateşkes anlaşmasından sonra köyüne dönen Çiftçi Halit ebu Ahmed de Esed rejiminin Hama’nın batı kırsalındaki Dukmak köyünde sık sık ateşkesi ihlal ederek mahsullerini yaktığını belirtti.

Esed rejiminin zaman zaman tarım arazilerine saldırılar düzenlemeye devam ettiğini söyleyen Ebu Ahmed, “Rejim, Dukmak köyünde yaklaşık 400 dönüm buğday tarlası yaktı. Tarlalarda çıkan yangınları çiftçiler traktörleriyle söndürdü.” şeklinde konuştu.

Kendi tarlasının da rejimin saldırılarında yandığını vurgulayan Ebu Ahmed, çiftçilerin, rejimin tarlaları hedef alacağı korkusuyla mahsulünü mevsiminden önce hasat ettiğini sözlerine ekledi.