SÜTAŞ'ın Bingöl'deki 1 milyar 115 milyon liralık yatırımında çalışmalar hızla ilerliyor

BİNGÖL (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine SÜTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz'ın yatırım kararı aldığı Bingöl'de, "SÜTAŞ Doğu-Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Teknik Hayvancılık ve İmalat Sanayi Yatırımı" kapsamındaki tesislerin yapımı sürüyor.

SÜTAŞ'tan alınan bilgiye göre,1 milyar 115 milyon liraya mal olacak yatırım; çiftlikler, yem fabrikası, süt ürünleri fabrikası, yenilenebilir enerji, gübre tesisleri ve Hayvancılık Eğitim Araştırma-Geliştirme Merkezinden oluşuyor.

Bingöl ekonomisine ve sosyal yaşamına sunacağı katkı ile bir bölgesel kalkınma projesi niteliğini taşıyan yatırım tamamlanıp faaliyete başlandığında bölgede üretim teknolojisinde değişim, yenilikçilik kapasitesinde artış, kurumsal kapasitenin gelişmesi, işsizliğin azalması, iş gücü niteliğinde gelişim, hane gelirlerinde artış, dışarıya göçün durması hatta nitelikli nüfusun geriye dönmesi, gelir dağılımında dengelenme ve sosyal ve kültürel dönüşümün hızlanması gibi bölgeyi önemli ölçüde değiştirecek gelişmeler bekleniyor.

"Doğu Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Tesisleri" yatırımı kapsamında, süt hayvancılığı eğitim merkezi ve eğitim çiftliği, damızlık süt sığırı çiftlikleri, düve yetiştirme çiftliği, besi çiftliği, yem bitkileri tarımı, yem fabrikası, süt ürünleri fabrikası, biyogaz elektrik üretim tesisi ve organomineral gübre tesisi bulunuyor.

Ayrıca hayvan sağlığı ve nesil ıslah konularına odaklanacak bir Ar-Ge merkezi yer alıyor.

– 1000 kişiye istihdam olanağı

SÜTAŞ Bingöl Entegre Tesislerinde 1000 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor.

Ayrıca binlerce üretici aileye süt ve yem bitkileri üretimi için sözleşmeli modelde düzenli iş olanağı ve düzenli gelir sağlanacak.

Yem bitkileri üretimi şimdiden başlarken, bu senenin hasadı yapıldı, ürün, ineklerin kışlık ihtiyacı için depolandı.

– "Bu tesiste inekler sadece süt değil, enerji de üretiyor"

SÜTAŞ Ar-Ge ve Teknoloji Başkanı Murat Arat, yatırımın, ineklerin yediği yemden tesislerin ihtiyacı olan elektriğe kadar her şeyi, "çiftlikten sofralara" diye adlandırdıkları entegre iş modeli ile kurulan Türkiye'deki 3 entegre tesis olduğunu belirtti.

Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgelerinin ardından şimdi de Bingöl'de toplam 1 milyar 115 milyon liraya mal olacak bu yatırımın ilk etabının 3 bin 200 dönüm arazide gerçekleştirildiğini dile getiren Arat, arazinin yarısının tesisler için kullanılacağını, diğer yarısının ise yem bitkileri üretimi ve mera olarak değerlendirileceğini aktardı.

SÜTAŞ tesislerinin; süt fabrikası, yem fabrikası, çiftlikler, enerji ve gübre olmak üzere hepsi bir arada güzel bir entegrasyon ve sürdürülebilirlik örneği oluşturduğunu belirten Arat, şunları kaydetti:

"Burada hem çiftliklerimizin gübrelerini hem de fabrikalarımızın atıklarını işlediğimiz arıtma ve biogaz tesisimiz yer alıyor. Biogaz tesisimizde sıcak su, buhar ve tesislerimizin ihtiyacını karşılayacak elektriği üreteceğiz. Bu sistem güneş enerjisiyle de desteklenecek. Gübre ve atıklar biyogaz tesisinde işlendikten sonra çok kaliteli ve organik nitelikli gübre olarak geri kazanılıyor. Bu gübreler, sadece ürün verimliliğini artırmakla kalmıyor, toprağın organik yapısını da güçlendiriyor. Bunları ineklerimizin yemlerini yetiştiren çiftçilerimize dağıtacağız. 'SÜTAŞ'ın aşkı Türkiye aşkı.' dedik. Sözümüzü tuttuk. Sütün iyiliğini, bereketini Bingöl'e getirdik. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimize ve ülkemize şimdiden hayırlı olsun."

– Köy köy gezerek eğitim veriliyor

SÜTAŞ Bitkisel Üretim Uzmanı ziraat mühendisi Erdoğan Yener, Bingöl'ü köy köy gezerek verdikleri eğitimlere 2018'de SÜTAŞ yatırımıyla başladıklarını ifade etti.

Çiftçilere destek olmak için 10 köyde, sözleşmeli üretimden damla sulama sistemlerine ve toprağın işlenmesine kadar birçok farklı konuda eğitimler verdiklerini aktaran Yener, "Bir sezonda nasıl iki ürün alınabileceğinin bilgisini paylaştık. Bu doğrultuda geçen yıl sözleşme imzaladığımız 81 çiftçimizden 18 bin ton silajlık mısır alımı gerçekleştirdik. Bu yıl ihtiyacımızın daha da artacağını ve böylece çiftçilerimizden alımlarımızın da yükseleceğini öngörüyoruz." diye konuştu.

Sözleşmeli üretim kapsamında çiftçilere tohum, gübre, hasat ve nakliye desteği sağladıklarını kaydeden Yener, bu hizmetleri duyan, gören çiftçilerin tarlasını sürmek, ekmek istediğini, alım garantisi olduğu için çiftçilerin tarımsal üretime yöneldiğini bildirdi.

– Artık memleketleri Bingöl'de çalışıyorlar

26 yıldır SÜTAŞ'ta çeşitli görevlerde bulunan ve memleketi Bingöl'e dönen Çetin Atala, bu proje gündeme geldiğinde büyük heyecan yaşadığını, başından bu yana projenin içerisinde yer aldığını belirtti.

Bingöl yatırımının sadece bir fabrika, bir tesis olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Atala, "Bunu tabana yayılan bölgesel bir yatırım olarak görmek lazım. Akla gelecek her türlü meslek grubunu tetikleyecek bir proje. Devasa bir yatırım. 10 fabrikaya değer bir proje." ifadelerini kullandı.

SÜTAŞ Bingöl Tesisleri'ndeki süt fabrikasında takım lideri olarak görev yapacak Talha Süt de Bingöllü olduğunu anlatarak, 6 yıl önce SÜTAŞ bursu ile Karacabey Meslek Yüksek Okulu Süt Bölümünde eğitim almak üzere memleketinden ayrıldığını aktardı.

Eğitimini tamamladıktan sonra SÜTAŞ'ta çalışarak takım lideri olduğunu, Bingöl yatırımı ile memleketine dönerek bu projede çalışmaya başladığını anlatan Süt, "SÜTAŞ'ın fabrikalarında eğitimler aldım. Sütçülüğü öğrendim. Şimdi de memleketim Bingöl'deki fabrikada üretim takım lideri olarak çalışıyorum. Mutluyuz heyecanlıyız." şeklinde konuştu.

– "Bir yılda iki ürün almanın avantajını yaşıyoruz"

Bingöl'de yaşayan vatandaşlardan Mehmet Kavartkurt, köylerinde daha önce dededen kalma yöntemlerle tarım yapıldığını, fazla verim alamadıklarından üretimi bıraktıklarını, uzun yıllar İstanbul'da yaşadığını söyledi.

SÜTAŞ'ın yatırımı ile İstanbul'dan yeniden memleketime döndüğünü aktaran Kavartkurt, "Mühendislerimizden öğrendiklerimiz sayesinde bir yılda iki ürün almanın avantajını yaşıyoruz. Daha bilimsel bir şekilde çalışıyoruz." dedi.

Hacı Gültekin, 150 dönüm arazisi olup da 20 yıldır ürün ekmeyen köylülerin olduğunu belirterek, "Şimdi hepsi geri döndü. İki yıldır ürün ekmeye başladılar. Hem mısır hem arpa ekiyorlar. Şimdi tarlanı sat desen kimse satmaz, hatta kiraya dahi vermez." ifadelerini kullandı

Ahmet Kaya da artık köyde tarla satışının mümkün olmadığını aktararak, "Çünkü artık SÜTAŞ var, pazarımız var. Parası da peşin. Yüzümüz gülüyor çok şükür." diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BİNGÖL(AA) – Bingöl Sürdürülebilir Kalkınma, Çevre, Gençlik ve Sivil Toplumu Geliştirme Derneği (BİNÇEVDER) Başkanlığını da yürüten Karaaslan, ömrünü doğal yaşamın sürdürülebilmesine adadı.

Yıllardır TEMA Vakfı gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalışma yapan 57 yaşındaki Karaaslan, son dönemde kentte üretimi nadiren süren, adını ilk ürünün üretildiği yörede Zazaca “Guldar” olarak bilinen Akdurmuş köyünden alan asırlık domatesin üretimi için uğraş veriyor.

4 yıl önce köy sakinlerinden Hacı Yaşar’dan temin ettiği bir avuç tohum ve ondan kiraladığı Akdurmuş köyünde ve Karşıyaka Mahallesi’ndeki toplam 10 dönüm arazide üretime başlayan Karaaslan, büyük emeklerle 100 milyon tohum, 50 milyon fide, 70 ton domates elde etti.

Tohumlardan elde ettiği fidelerin büyük bölümünü domates üretiminin yaygınlaşması için bölgedeki çiftçilere ücretsiz dağıtan Karaaslan, önümüzdeki aylarda tohum satışına, ilkbaharda ise fide satışına başlamayı hedefliyor.

Sos ve salça yapımında da kullanılan Guldar” cinsi domatesin coğrafi işaret tescili için Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Bingöl Üniversitesince başlatılan çalışmalar ise sürüyor.

“Tohum deposu oluşturduk”

Karaaslan, AA muhabirine, Guldar cinsi domatesin ürün alma potansiyelinin yüksek olduğunu belirtti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele sürecinde doğal beslenmenin öneminin bir kez daha önem kazandığını ifade eden Karaaslan, “4 yıldır bu tohumu kurtarabilmek için tohum deposu oluşturduk. 100 milyonun üzerinde tohum üretimi gerçekleştirdik. Tohumların bir kısmını dağıtarak bir kısmını da yeniden ekerek bu zincirin güçlü şekilde devam etmesine katkı sunduk.” dedi.

Karaaslan, iyi koşullarda bir fidenin 1 kilograma yakın domates verebildiğini dile getirerek, endüstriyel domateslere göre hem tohum verebilen hem de tekrar tohum elde edilebilen, kurutulabilen, salça, sos yapılabilen, vatandaşların sağlıkla tüketebileceği bir ürün olduğunu aktardı.

“Sağlık açısından tercih edilmesi gereken bir ürün”

“Sağlık açısından tercih edilmesi gereken bir ürün. Çünkü besin gen kaynaklarımızda yeri olan bir ürün.” diyen Karaaslan, bazı okullarda öğrencilere bu domatesin üretim aşamalarıyla ilgili uygulamalı eğitim çalışması yaptıklarını belirtti.

Karaaslan, bu domatesin üretiminin Türkiye’de yaygınlaşmasını hedeflediklerini anlatarak, çok nemli bölgeler hariç tüm bölgelerde üretiminin uygun olduğunu kaydetti.

Bu yıl tohum, fide ve domates satışına başlayacağını ifade eden Karaaslan, “Tavsiyem tohumsuz domatesin yenmemesi. Mutlaka içerisinde tohumu olan domatesin yenmesi lazım. Asırlık Guldar domatesi her türlü yemeğe uygun. Meyve niyetine dahi yiyebilirsiniz.” diye konuştu.

​​​​​​​

ANKARA (AA) – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca,Twitter hesabından, il bazında 100 bin nüfusa karşılık gelen Kovid-19 vaka sayılarının yer aldığı haritayı paylaştı.

Son bir haftada vaka sayısının en çok Rize, Batman, Diyarbakır, Artvin ve Bingöl’de arttığını bildiren Koca, “En az iki doz aşı olanların sayısı arttıkça vaka sayıları düşecek. Aşınızı vakit kaybetmeden olun.” ifadelerini kullandı.

Bakan Koca’nın paylaştığı Türkiye haritada yer alan verilere göre 31 Temmuz-6 Ağustos’ta her 100 bin kişide Kovid-19 vaka sayısı İstanbul’da 182,21, Ankara’da 184,58, İzmir’de 65,85 oldu.

Bakanlığın 24-30 Temmuz verilerine göre 100 bin kişideki Kovid-19 vaka sayısı İstanbul’da 168,82, Ankara’da 165,20, İzmir’de 43,30’du.

Siirt, her 100 bin kişide 974,40 vaka ile ilk sırada yer aldı.