Suudi Arabistanlı eski istihbaratçı, Veliaht Prens tehdidinden Kanada'ya kaçtı

ANKARA (AA) – Suudi Arabistanlı eski bir üst düzey istihbarat yetkilisinin, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın baskısı karşısında ülkesinden kaçarak Kanada’ya yerleştiği belirtildi.

İngiltere merkezli Middle East Eye (MEE) internet sitesinin haberine göre, Suudi istihbaratçı Saad el-Cabri, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın kendisine yönelik hamle yapması endişesiyle ülkesinden kaçarak Kanada’ya yerleşti.

Cabri, Suudi Arabistan’da geçen hafta tutuklanan eski Veliaht Prens ve İçişleri Bakanı Muhammed bin Nayif’in bir dönem danışmanlığını yaptı.

Washington Post’tan David Ignatius’un Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürüldüğü zamanlarda yazdığı bir makaleye göre, üst düzey Suudi istihbarat yetkilisi Cabri, 2015’te dönemin CIA Direktörü John Brennan ile Washington’da Muhammed bin Selman’ın bilgisi dışında bir görüşme gerçekleştirdi. Ancak Cabri bu görüşmenin ardından ülkesine döndüğünde kraliyet emriyle görevden alındı.

Muhammed bin Nayif’in 2017’de şüpheli biçimde veliaht prenslikten alınarak yerine Kral Selman’ın son dönemde hızla yükselen oğlu Muhammed bin Selman’ın bu göreve getirilmesinden kısa süre önce Cabri’nin Suudi Arabistan’dan ayrıldığı belirtildi.

Haberde bilgilerine başvurulan kaynaklar, Cabri’nin Suudi Arabistan’dan ayrılmasının arkasında, “henüz yakın zamanda tutuklanan Bin Nayif’e sadakati, İçişleri Bakanlığı içindeki işleyişe hakimiyeti ve sahip olduğu büyük kişisel servetiyle hedef haline gelebileceği tehlikesinin” bulunduğu değerlendirmesini yaptı.

Başka bir kaynak, eski Suudi istihbaratçı Cabri’nin, Kanada’da bile Muhammed bin Selman’dan tehdit mesajları aldığını ve Suudi Arabistan’a zorla geri götürüleceği endişesi taşıdığını aktardı.

İçişleri Bakanlığı istihbaratında iki isim

Haberde, Muhammed bin Nayif’in İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde Cabri ve Abdulaziz Huveyrini isimlerinin istihbarat biriminde yüksek mevkilerde yer aldığı ifade edildi.

Ancak, Cabri’nin o dönem aynı zamanda Veliaht Prenslik görevini yürüten Muhammed bin Nayif’e yakın durduğu, Huveyrini’nin ise hızla yükselen Prens Muhammed bin Selman’ı tercih ettiği aktarıldı.

Muhammed bin Nayif’in 2017’de Veliaht Prenslik görevinden alınması ve ardından ev hapsine konulmasıyla Huveyrini de aynı şekilde görevden alındı ve ev hapsine mahkum edildi.

Ancak, Muhammed bin Selman’ı tercih eden Huveyrini, bir aydan kısa sürede yeniden yapılanmaya giden İçişleri Bakanlığı çatısı altında yeni kurulan Devlet Güvenliği Direktörlüğünün başına getirildi.

Cabri’nin kaçış yolculuğu

MEE’nin haberinde, Cabri’nin Suudi Arabistan’dan ayrıldıktan sonra önce Almanya’ya gittiği, daha sonra ABD’ye geçerek burada kaldığı belirtildi.

Bin Nayif’in istihbarat alanındaki danışmanı olarak Amerikan istihbaratıyla yakın ilişkiler geliştirmesine rağmen Cabri’nin, “Donald Trump yönetimindeki ABD topraklarında kendini güvende hissetmediği”, bu nedenle Kasım 2017’de ailesiyle Kanada’ya yerleştiği aktarıldı.

Suudi gazeteci Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda organize bir suikasta kurban gitmesinin ardından Amerikan güvenlik birimlerinin Suudi Arabistanlı muhalif diğer isimlere yönelik kaçırılma veya suikast girişimlerini engellediğine ilişkin haberler hatırlatıldı.

Uzmanlar, Kanada ve Suudi Arabistan arasında Ağustos 2018’de patlak veren diplomatik krizde Cabri’nin Kanada’ya sığınmasının etkili olmuş olabileceğine dikkati çekti.

Veliaht Prens’ten hanedanın önde gelen isimlerine operasyon dalgası

Bölgesel ve uluslararası basın, hafta sonunda Suud hanedanı içindeki önde gelen bazı prenslerin tutuklandığına ilişkin haberler geçmişti. Bazı kaynaklar, Prens Ahmed’in tutuklanmasının ardından Kraliyet ailesinden en az 20 kişinin daha Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a ”darbe girişiminde” bulunduğu suçlamasıyla tutuklandığını iddia etmişti.

Hanedan içinden tutuklanan diğer bir prens Muhammed bin Nayif, ülkenin İçişleri Bakanlığında çalıştığı dönemlerde terörle mücadele faaliyetleriyle öne çıkmıştı.

Washington ile Riyad arasındaki ilişkilerin zorlu bir testten geçtiği “11 Eylül” sonrası dönemde Suudi Arabistan’da İçişleri Bakanlığında terör ve aşırılıkla mücadele programlarını yürüten Muhammed bin Nayif, Washington tarafından “terörle mücadele prensi” olarak ün salmış ve bu alanda ABD tarafından devlet madalyasına layık görülmüştü.

Prens Muhammed bin Nayif Nisan 2015’te, Kral Selman bin Abdulaziz’in tahta geçmesinin ardından Veliaht Prens makamına getirilmiş, Muhammed bin Selman da “İkinci Veliaht” olarak atanmıştı.

Muhammed bin Nayif, Haziran 2017’de sürpriz biçimde tahttan çekilerek Veliaht Prenslik görevine Muhammed bin Selman getirilmişti. Ancak Muhammed bin Nayif’in ev hapsinde tehdit edilerek tahttan çekilmeye zorlandığına ilişkin güçlü iddialar da kamuoyuna yansımıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

RİYAD(AA) – Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’da yer alan habere göre, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Abdulfettah Bin Süleyman, Kabe’nin de içinde bulunduğu Mescid-i Haram’ın yabancı ülkelerden umreciler ve ibadet amaçlı ziyaretçileri karşılamaya hazır olduğunu belirtti.

Başvuruların “Eatmarna” (İtemerna) uygulaması üzerinden yapılacağını ifade eden Bin Süleyman, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine riayet edilerek günlük 60 bin, aylık ise yaklaşık 2 milyon umrecinin kabul edileceğini kaydetti.

Bin Süleyman, bakanlığın, umrecilerin hangi ülkelerden kabul edileceği ve sayılarının belirlenmesi konusunda yetkili makamlarla koordinasyon içinde çalıştığını bildirdi.

Suudi Arabistan’da onaylı Kovid-19 aşılarını yaptırmış olmanın, umre yapmak, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’de ibadet etmek için ön koşul olduğuna işaret eden Bin Süleyman, yurt dışından gelen umrecilerin aşı olduklarına dair belgelerinin yanlarında bulunması gerektiğini kaydetti.

Suudi Arabistan, hac ziyaretlerinin sona ermesinin ardından 25 Temmuz itibarıyla yurt içinde umre sezonunun başladığını, günlük 20 bin kişinin kabul edileceğini açıklamıştı.

Kendi vatandaşları, diplomatlar ve sağlık görevlileri dışında, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 24 ülkeden yapılan seferleri askıya alan Suudi Arabistan’ın, vaka sayılarına göre ülkelerin uçuş kısıtlaması durumunu yeniden değerlendireceği ifade edilmişti.

Suudi Arabistan’da hac dönemi 23 Temmuz Cuma günü itibarıyla sona ermişti.

Kovid-19 salgını nedeniyle geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hac ibadeti, sadece Suudi Arabistan’da yaşayanlarla sınırlı tutulmuş, yurt dışından hacı adayı kabul edilmemişti.

Geçen yıl da umre ziyaretleri Kovid-19 tedbirleriyle yapıldı

Suudi Arabistan makamları, geçen yıl mart ayı başlarında Kovid-19 salgını nedeniyle umre ziyaretlerini askıya almış, 7 ay aradan sonra 4 Ekim 2020’de ülkede yaşayanlar için yeniden başlatmıştı.

Bu tarihten bir ay sonra da yurt dışından umre ve ibadet amacıyla gelenlerin kabul edilmeye başlandığı ülkede, ilk yabancı umre kafilesi, 3 günlük karantinadan sonra 4 Kasım 2020’de Kabe’de tavaf yapmıştı.

Suudi Arabistan makamları, ülkedeki 8 Türk okulunu 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı sonunda kapatma kararı aldı.

Bu bir sıcak gelişme haberidir. Kısa süre içinde güncellenecektir. Güncellemeler için sayfayı lütfen tekrar ziyaret edin.

Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için AA uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android, Windows) kurabilir, Twitter’da @AACanli hesabını takip edebilirsiniz.