Abdurrahim Karakoç

TBMM Başkanı Şentop, şairler Cahit Zarifoğlu ve Abdurrahim Karakoç'u andı

TBMM (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, merhum şairler Cahit Zarifoğlu ve Abdurrahim Karakoç'u rahmetle andı.

Şentop, Twitter hesabından şairler Zarifoğlu ve Karakoç'un vefat yıl dönümleri nedeniyle iki ayrı paylaşımda bulundu.

TBMM Başkanı Şentop, paylaşımlarında şu ifadeleri kullandı:

"Türk şiirinin incelikli sesi, zarif sanatkarı ve Müslümanca hassasiyetiyle maruf Cahit Zarifoğlu, 33 yıl evvel bugün aramızdan ayrıldı. Sözünün tazeliğini daha uzun zaman koruyacağına inandığım zarif şaire rahmet dilerim. Emeği makbul, mekanı ali olsun.

'Gönüldeki birlik kalkandır dışa/Aldırma ayaza, yele, yağışa/Giden ilkbahara, gelecek kışa/ Beraber göçelim tut ellerimden' diyen gönül ve fikir dünyamızın çağlayan sesi, büyük ozan – şair Abdurrahim Karakoç'u vefatının 8. yıl dönümünde rahmet ve minnetle yad ediyorum."

Şair ve yazar Abdürrahim Karakoç, vefatının 8. yılında kabri başında anıldı

ANKARA (AA) – Şair ve yazar Abdürrahim Karakoç, vefatının 8’inci yılında mezarı başında anıldı.

Karakoç’un Bağlum mezarlığındaki kabri başında düzenlenen anma programında Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi ve lokum dağıtıldı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, burada yaptığı konuşmada, Karakoç’un “Ben milletim uğruna adamışım kendimi, bir doğrunun imanı bin eğriyi düzeltir.” diyerek duygulara tercüman olan ve insanı kendi diliyle anlatan büyük bir şair olduğunu söyledi.

Karakoç’un mücadelesinin parçası olduklarını kaydeden Ünal, “Hangi siyasi görüşten olursak olalım hepimiz aynı coğrafyanın çocuklarıyız, hepimiz aynı hikayenin bir parçasıyız. Zaten bugün bizi burada bir araya getiren siyasi görüşlerimiz değil, bizim onunla ortak paylaştığımız duygular ve aynı ortak hikayenin parçası olmamız.” ifadelerini kullandı.

Şair Cahit Zarifoğlu’nun da bugün vefat yıl dönümü olduğunu hatırlatan Ünal, şunları kaydetti:

“Bu gibi isimlerin kıymeti, dünden daha çok bilinmeye başlandı. Dünden daha çok onların kıymetini bilmemiz çocuklarımızın ruhlarında onların sözlerinin ve duygularının yer etmesini sağlayacak. Bizim ihtiyaç duyduğumuz şey de Cahit Zarifoğlu’nun, Abdurrahim Karakoç’un, Bahattin Karakoç’un, bu duygu insanlarının mesajlarının çocuklarımızda yer etmesi. Çünkü ancak o zaman çocuklarımız bizim hikayemizin bir parçası olur. Yoksa çocuklarımız başka hikayelerin, başka zihinlerin, başka kültürlerin, başka kimliklerin parçası olmaya başladığında artık biz onları kaybetmiş oluruz. O yüzden Abdurrahim Karakoç çok kıymetli. Çünkü onun verdiği mesaj, onun içinde olduğu duygu çocuklarımıza da aktarılması gereken paylaşılması gereken bir duygu.”

Karakoç’un oğlu Türk İslam Karakoç ise babasının ömrünü Türk milletine, hak/hakikat yolunda harcadığını ve çizgisini hiç değiştirmediğini ifade ederek, “Yaşadığı gibi yazdı, yazdığı gibi yaşadı. Her zaman dik durdu. Her zaman bildiklerini söyledi.” dedi.

Gelecek nesillerin babasının bıraktığı eserlerin takipçisi olmaya devam edeceğini dile getiren Karakoç, babasının kendilerine bıraktığı en büyük mirasın insanların gönüllerinde kendilerine yer vermesi olduğunu belirtti.

Karakoç, anma programına katılan ve dua eden herkese teşekkür etti.

TYB'den Abdurrahim Karakoç Özel Programı

İSTANBUL (AA) – Vefatının 8. yılı dolayısıyla düzenlenen "Abdurrahim Karakoç Özel Programı"nda şairin hayatı ve eserleri ele alındı.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesinin Instagram hesabından canlı yayınlanan etkinliği TYB İstanbul Şubesi Başkanı Mahmut Bıyıklı yönetti.

Bıyıklı, Anadolu insanının karşılaştığı zorlukları ve çektiği sıkıntıları dile getirdiği eserleriyle toplumun geniş bir kesimine ulaşmayı başaran Abdurrahim Karakoç'un, vefatının 8 yılında rahmetle yad edildiğini anımsatarak, "Bu topraklarda 8 yıl değil 80 yıl sonra da Abdurrahim Karakoç konuşulmaya ve okunmaya devam edecek." ifadesini kullandı.

Etkinliğe bağlanan şair yazar Hayrullah Eraslan, 1960-1970 ve 1980'li yıllara damgasını vuran Karakoç'u anmak için düzenlenen programların artması ve yeni neslin de üstadı tanıması gerektiğinin altını çizdi.

Eraslan, hayatına ve eserlerine ilişkin bilgi verdiği Karakoç'un babası, dedesi ve kardeşlerinin de şair olduğunu, şiir yazmaya ise ilkokulda başladığını söyledi.

– "Abdurrahim Karakoç çok güzel eserler verdi"

Usta şairin gençliğinde çok güzel şiirler yazdığını fakat 26 yaşına kadar biriktirdiği şiirleri sobaya atıp yaktığını belirten Eraslan, "Abdurrahim Karakoç, Türkçe var oldukça devam edecek bir şair, çok güzel eserler verdi." dedi.

Karakoç'un şiirlerinin şehirleri etkisi altına aldığını anlatan Eraslan, Anadolu'da yaşamış bir şair ve mütefekkir olan usta şairin Türkiye ve dünya okumasının muhteşem olduğunu kaydetti.

Doğuş Edebiyat, Genç Kardelen ve Kardeş Kalemler dergilerinin Abdurrahim Karakoç özel sayıları yayımladığını hatırlatan Eraslan, her parti, grup ve meşrep tarafından sevilen ve okunan Karakoç'a ilişkin şunları söyledi:

"Karakoç bir anlamda şiirleriyle bize yol açıyordu. Biz sessiz kalıyorduk o ön planda uç beyi olarak mücadele ediyordu. Vicdani duruşu ve ahlakıyla mükemmel bir insan, inanmış bir insan, tam bir mümin. Yanlışlar gördüğünde korkmadan ifade edebilen Karakoç, Türkiye'deki milliyetçi muhafazakarların sesi oldu. Biz kenarda kalırken Karakoç konuşuyordu, insanların da ona minnet duygusu vardı."

Karakoç'un "Sıcak Afrika'nın Siyah Ağıdı" ve "Mihriban" şiirlerini okuyan Eraslan, usta yazarın duruş sahibi, eğilip bükülmeyen menfaatten dolayı nefsine hoş gelecek şeyler yapmayan bir kişiliğe sahip olduğunu sözlerine ekledi.

– "Babamın kütüphanesinde Karakoç'un şiir kitapları vardı"

Şair yazar Selçuk Küpçük ise Abdurrahim Karakoç ile aynı mahalleden bir babanın evladı olarak büyüdüğünü belirterek, "Babamın iyi bir kütüphanesi vardı. Orada Hisar, Hareket, Türk Edebiyatı gibi dergilerin yanı sıra Karakoç'un şiir kitapları da vardı. Ben o külliyata hakim olarak üniversiteye Ankara'ya gittim." dedi.

Müzik çalışmaları dolayısıyla tanıştığı Hasan Sağındık'ın albümlerini yapan şirketin Ankara Sıhhıye'deki yerine Karakoç'un da ara sıra geldiğini 1992 yılında kendisiyle orada tanıştıklarını anlatan Küpçük, "Abdurrahim Karakoç ile ilgili kamuoyuna çıkmayan bir sürü ses kaydı Hasan Sağındık'ta. Evleri yakındı, Sincan'da aynı mahallede oturuyorlardı. Hasan abi hocaya şiirlerini okutturmuş, sohbetleri ve kamera görüntüleri var." ifadelerini kullandı.

Karakoç'u seven ve onun önemini bilen akademisyen ve sivil hayattan isimlerin usta şair adına bir vakıf kurmasının gerekliliğine dikkati çeken Küpçük, şunları kaydetti:

"Abdurrahim Karakoç'un şiirleri, halk şiirinin modernleşmesi, kente taşınması, sözün politikleşmesi, Türk müziğinin modernleşmesi ve türkülerin modernizasyonu meselesinde çok işlevsel bir zemin oluşturdu. 1950'li yıllardan itibaren ozanlar farklı gerekçelerle bağlamasını alıp kente indi. Geleneksel halk şiiri ve türkü formu, kır coğrafyası ve mekanıyla sınırlı bir form. Şehre indiğinde şekli ve teması bambaşka bir dünya ile karşılaşıyor. Daha önce türkünün ya da ozanın kırda muhatap olmadığı yeni birtakım toplumsal girdiler hayata girince bu türkülerin hem teknik olarak hem de tematik olarak dönüşümünü beraberinde getirdi."

Türk şiirine kazandırdığı "Mihriban", "İsyanlı Sükut", "Hak Yol İslam Yazacağız", "Gel Gayrı", "Hasan'a Mektuplar", "Vur Emri" ve "Omuzumda Sevda Yükü" adlı eserleriyle tanınan şair ve yazar Abdurrahim Karakoç'un hayatına, edebiyatına, şiirlerine ve mücadelesine dair çeşitli meselelerin de ele alındığı program, Küpçük'ün Abdurrahim Karakoç'un "Fotoğraf" şiirini okumasıyla sona erdi.

Abdurrahim Karakoç vefatının 7. yılında anıldı

ANKARA (AA) – Şair ve gazeteci yazar Abdurrahim Karakoç için vefatının 7. yılında mezarı başında sevenleri tarafından anma töreni düzenlendi.

Ailesi ve sevenleri, Karakoç'un Ankara Bağlum Mezarlığı'ndaki kabrini ziyaret etti. Kur'an-ı Kerim'in okunmasının ardından oğlu Enderhan Karakoç, babası Abdurrahim Karakoç'un milletine sevdalandığını ve bu yolda eğilmeden, bükülmeden yürüdüğünü söyledi.

Babasının Türk dünyasını her zaman içinde hisseden bir insan olduğunu belirten Enderhan Karakoç, babası gibi 7 Haziran'da vefat eden şair ve yazar Cahit Zarifoğlu'nu da rahmetle andı.

Diğer oğlu Türkislam Karakoç da insanların eserleriyle, bu ülkeye bıraktıklarıyla kaldığını vurgulayan Türkislam Karakoç, "İyi şeyler bırakırsanız, öz Anadolu insanının kalbine, gönlüne girerseniz hiçbir zaman onlar sizi yalnız bırakmıyorlar. Her zaman Yunus Emre'yi, Karacaoğlan'ı bırakmadıkları gibi Abdurrahim Karakoç'u da hiçbir zaman yalnız bırakmayacaklar." ifadelerini kullandı.

BBP Genel Başkan Yardımcısı Ünsal Karabulut da Abdurrahim Karakoç'un şairliğinin yanı sıra iyi bir münevver ve iyi bir mütefekkir olduğunu söyledi. Karakoç'un Türk milletinin birlik ve beraberliği için şer güçlerin karşısında duruş sergilediğini hatırlatan Karabulut, şairin yaşantısı, duruşu, kitapları ve şiirleri ile örnek olduğunu kaydetti.

Sevenleri, daha sonra Karakoç ile ilgili hatıralarını anlatarak, şiirlerinden kesitler okudu.