Afrika Günü

Başkentte “Afrika Günü” etkinliği

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Ümit Yalçın, "Daha adil ve müreffeh dünya kurulmasına Afrika'nın katkı yapacağına inanıyoruz ve bu hedefe yönelik olarak Afrika ile beraber olmayı ve yürümeyi istiyoruz." dedi.

"Afrika Günü", Afrika ülkelerinin Türkiye'deki diplomatları ve misyon şeflerinin katılımıyla Ankara'daki bir otelde düzenlenen etkinlikle kutlandı.

Yalçın, "25 Mayıs Afrika Günü" kutlamaları vesilesiyle Afrika ülkelerinin temsilcileriyle bir arada olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti belirterek, "Daha adil ve müreffeh dünya kurulmasına Afrika'nın katkı yapacağına inanıyoruz ve bu hedefe yönelik olarak Afrika ile beraber olmayı ve yürümeyi istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Afrika kıtasının en kısa zamanda gelişmişlik düzeyine ulaşmasını arzu ettiklerini kaydeden Ümit Yalçın, "21'inci yüzyılın başlarında Afrika, sosyal, ekonomik ve siyasi alanlarda kaydettiği dikkat çekici ilerlemeyle dünyanın ilgi odağı haline gelmiştir." diye konuştu.

Yalçın, bu yılın Türkiye'nin Afrika Birliği ile stratejik ortaklığının 10'uncu yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin Afrika kıtasında 41 büyükelçilikle temsil edildiğini söyledi.

Afrika ülkelerinin de Ankara'da 33 büyükelçiliği bulunduğu bilgisini paylaşan Ümit Yalçın, "Ankara, en fazla Afrika ülkeleri büyükelçiliğine ev sahipliği yapan başkentlerden birisidir." ifadesini kullandı.

Türk Hava Yolları (THY), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Maarif Vakfı ve Türk firmalarının Afrika'da yaptıkları yatırımlara değinen Yalçın, "Türkiye olarak bugüne kadar olduğu üzere, bundan sonra da Afrika ülkelerinin ve halklarının barış, istikrar, kalkınma ve refah yönündeki çabalarına etkin şekilde katkı sunmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Afrika Birliği Komisyonu Başkan Yardımcısı Thomas Kwesi Quartey de Türkiye ile Afrika'nın stratejik ortak olduklarını belirterek, imzalanan anlaşmaların hayata geçmesi için çalıştıklarını söyledi.

Afrika Günü'nü Türkiye'de kutlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Quartey, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk hükümetinin Afrika kıtasına katkılarına ilişkin, "Bizimle bu dayanışmayı gösteren Türk kardeşlerimize teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.

Ruanda'nın Ankara Büyükelçisi William Nkurunziza ise Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ve çalışanlarına Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkileri geliştirme yönündeki çabalarından duyduğu memnuniyeti ifade ederek, katılımcılara Afrika Birliği Dönem Başkanlığı'nı yürüten Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame'nin selamlarını iletti.

Birlik olmanın güçlü toplumların temelini oluşturduğunu ifade eden Nkurunziza, "Afrika Birliği, kıtanın siyaset, barış, güvenlik, ekonomik entegrasyon ve Afrika'nın dünyada temsili gibi önceliklerine odaklanmalı. Birlik, bu öncelikleri yerine getirebilmek için kurumlarının yapısını yeniden uyarlamalı." dedi.

William Nkurunziza, Afrika Birliğinin aynı zamanda siyasal ve operasyonel düzlemde meseleleri daha etkin biçimde ele alması ve bunun gerektirdiği finansal sorumluluğu üstelenmesi gerektiğinin altını çizdi.

– "Afrikalı diplomatlar için bir umut göstergesi"

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Marcel Mulumba Tshidimba da Afrika Birliği Örgütünün (ABÖ) 1963'te sömürgeciliğe karşı mücadele için kurulduğunu hatırlatarak, Afrika Günü'nün bugüne ithafen kutlandığını belirtti.

Afrika ülkelerinin Türkiye'deki diplomatik misyonlarının duayeni ve Türkiye'deki Afrikalı diplomatların en kıdemlisi Tshidimba, Türkiye ile Afrika arasında uzun süreli ve başarılı bir ortaklığa sahip olmayı umduklarını ifade etti.

Cibuti'nin Ankara Büyükelçisi Aden Hüseyin Abdillahi ise "Bugün burada bulunmanız, Afrika kıtası ile Türkiye arasında güçlü ve kalıcı ilişkiler geliştirmeye çalışan Afrikalı diplomatlar için bir umut göstergesi." diye konuştu.

Afrika Birliğinin uluslararası camiada 54 Afrika ülkesinin sesi olmaya çalıştığını kaydeden Abdillahi, "Yeni vizyonuyla yeni bir Afrika oluşturmaya olan bağlılığınız için teşekkürler." ifadelerini kullandı.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Tamer Taşkın da Afrika Günü'nün kıta ülkelerinin elde ettiği başarılar hakkında bir kutlama günü olduğunu anlatarak, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ilişkilerin hızlı şekilde geliştiğini kaydetti.

DEİK olarak Afrika ülkeleri ile tüm alanlarda her seviyede ilişkileri güçlendirmenin stratejik hedefleri olduğuna dikkati çeken Taşkın, Afrika kıtası ile eşit ortaklığa dayalı yeni bir iş birliği modeli tesis etmek istediklerini söyledi.

Tamer Taşkın, gelecek dönemde altyapı, enerji, tarım, organize sanayi gibi konularda daha fazla iş birliği imkanı olacağını düşündüklerini söyleyerek, "Ortak yatırım modelleri ile kamu özel sektör iş birliği mekanizmalarını çalıştırarak, ekonomik ilişkilerimizin ileri seviyelere çıkması için çalışıyoruz." şeklinde konuştu.

Taşkın, Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun İstanbul'da 9-11 Ekim 2018 tarihlerinde gerçekleştirileceği bilgisini de paylaştı.

Emine Erdoğan’dan “25 Mayıs Afrika Günü” paylaşımı

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 20. yüzyılın Afrika için kayıp bir yüzyıl olduğunu belirterek, “İnanıyorum ki 21. yüzyıl, sömürgeciliğin izlerinin silindiği bir Afrika yüzyılı olacaktır.” ifadesini kullandı.

Emine Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Afrika Birliği’nin kuruluş günü olan 25 Mayıs Afrika Günü kapsamında tüm Afrikalıları ve Afrika dostlarını tebrik etti.

Erdoğan, “20. yüzyıl Afrika için kayıp bir yüzyıl olmuştur. İnanıyorum ki, 21.yüzyıl, sömürgeciliğin izlerinin silindiği bir Afrika yüzyılı olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Ankara’da 2016’da açılan Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi’nde Afrikalı kadınların el emeği ürünlerinin kar amacı gütmeksizin satıldığını ve elde edilen gelirin onlara döndürüldüğünü belirten Emine Erdoğan, bunun “Afrikalı kadınlara dostluk armağanı olduğunu vurguladı.

Emine Erdoğan paylaşımında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gittikleri Afrika seyahatleri ile Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi’nin açılış töreninden fotoğraflara da yer verdi.

Afrika halkları birlik olarak yükseliyor

ABUJA (AA) – Afrika Birliği Örgütünün kurulduğu güne ithafen kutlanan "Afrika Günü", sömürgeciliğe karşı mücadelenin en önemli sembolü olarak varlığını sürdürüyor.

Dünya genelinde 1963'den bu yana her yıl 25 Mayıs, "Afrika Günü" olarak kutlanırken bağımsızlığını kazanan Afrika ülkelerinin kurduğu yeni birlik ve oluşumlar, kıtadaki ülkelerin ve halkların, ekonomik ve kültürel sömürüden bir adım daha uzaklaşmasına katkı sağlıyor.

Örgüt, 2002'de Afrika Birliği adını alarak Afrika kıtasındaki ülkelerin bağımsızlığını kazanması ve sömürgeciliğin son bulması amacıyla etkinliğini daha da artırdı.

Kıta ülkelerinin sosyo-ekonomik entegrasyonun sağlanmasının yanı sıra iyi yönetim ve kalkınmanın geliştirilmesi için barış ve güvenlik misyonlarına sahip olan örgüt, son dönemde birbirinden önemli projeleri hayata geçirdi.

Örgüt, kıtadaki ülkelerin kendi aralarında serbest ticaret yapmasına olanak tanıyarak işsizliğin azalması ve iç ticaretin büyük oranda artmasını sağlayacak Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) anlaşması için adım attı.

Üye sayısı 55'e yükselen Afrika Birliği Örgütü, ülkeler arasında serbest dolaşımı sağlayacak Afrika Birliği Pasaportu projesiyle ilgili çalışmaları 2020'ye kadar tamamlamayı ve bu pasaportu isteyen her Afrikalıya vermeyi planlıyor.

Afrika Birliği nezdinde 2005'te gözlemci ülke statüsü kazanan Türkiye ise 2008'den bu yana Birliğin stratejik ortağı konumunda.

– Afrika halkları birlik olarak yükselmeyi hedefliyor

Örgüt, kıta genelinde önemli bir birlik oluştururken bölgesel siyasi ve ekonomik oluşumlar da Afrika'nın bağımsızlığı ve güçlenmesinde önemli rol üstleniyor.

Afrika kıtasının batısındaki 15 devletin üye olduğu, merkezi Nijerya’da bulunan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) bu oluşumların en önemlilerinden biri.

1975'te kurulan örgüt, ilk olarak bölgede ekonomik entegrasyonu sağlamayı hedeflese de bugün üye ülkeler arasında hem siyasi hem de askeri konularda önemli roller üsleniyor.

Doğu Afrika’daki 8 ülkenin bir araya gelmesiyle kurulan Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD) de son yıllarda ticari bir oluşum olmanın ötesine geçerek Güney Sudan gibi iç savaş ve siyasi krizin yaşandığı ülkelerde ara buluculuk yapıyor.

Burundi, Kenya, Ruanda, Güney Sudan, Tanzanya ve Uganda’nın oluşturduğu Doğu Afrika Topluluğu (EAC), hedefleri açısından öne çıkan bölgesel ittifaklardan biri.

Kıtanın güneyindeki 16 üye ülkenin bir araya gelmesiyle oluşan Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC), sosyo-ekonomik bütünleşmenin yanı sıra bölgedeki ülkelerin siyasi ve güvenlik alanında iş birliğine öncelik veriyor.

Bu yapıların dışında kıtada Orta Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECCAS) ve Sahel-Sahra Devletleri Topluluğu (CEN-SAD) gibi ekonomik amaçlı kurulan çok sayıda bölgesel birlik bulunuyor.

– Maden zengini Afrika

Dünyadaki doğal kaynak rezervinin önemli kısmını barındıran Afrika ülkeleri, petrol, doğal gaz, elmas, altın, uranyum, kobalt, platin, altın cevheri, bakır ve tantal gibi doğal kaynaklarıyla dikkati çekiyor.

Güney Afrika ve Gana, altın madeninde ön sıralarda gelirken Botsvana, dünyanın en büyük elmas üreticileri arasında yer alıyor.

Nijerya ve Angola, Afrika kıtasındaki petrol üretiminde başı çekerken doğal gaz üretiminde de Cezayir, Mısır ve Nijerya ön sıralarda geliyor.

Nükleer enerjide ve savaş sanayinde son derece önemli bir yere sahip uranyum madeninde de Afrika ülkeleri ön plana çıkıyor. Dünya uranyum üretiminde yüzde 18’lik paya sahip kıtada Nijer, Güney Afrika ve Namibya en çok uranyum rezervine sahip Afrika ülkeler arasında yer alıyor.

Yeraltı kaynakları kadar yer üstü kaynakları ile de öne çıkan Afrika'nın birçok ülkesi, geniş ve verimli tarım arazileri, zengin ormanları ve bitki örtüsü, doğal parkları ve turistik bölgeleri ile cazibe merkezi kabul ediliyor.

– Seçim ve darbelerle iktidar değişimi

Son bir yıldır Afrika kıtası, yıllardır iktidarda bulunan liderlerin seçimler ya da darbelerle iktidarı devretmek zorunda kalmasına sahne oldu.

Gambiya’da 1994'te iktidarı devralan eski devlet başkanı Yahya Jammeh, 1 Aralık 2016'daki cumhurbaşkanı seçiminde rakibi Adama Barrow'a yenilerek 22 yıllık iktidarını kaybetti.

Liberya’da Aralık 2017'de düzenlenen devlet başkanlığı seçimi, eski futbol yıldızı George Weah'ın galibiyetiyle sonuçlanırken Sierra Leone’de Mart 2018’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde asker kökenli aday Julius Maada Bio iktidara geldi.

Kenya'da 8 Ağustos 2017’de yapılan devlet başkanlığı seçimi, muhalefetin itirazı üzerine 26 Ekim'de yeniden düzenlendi ve mevcut Devlet Başkanı Uhuru Kenyatta, oyların yüzde 98,26'sını alarak güven tazeledi.

38 yıl boyunca Afrika kıtasında en uzun süre iktidarda kalan ikinci lideri olan Angola Devlet Başkanı Jose Eduardo dos Santos, 2017'nin Ağustos ayında düzenlenen seçimde aday olmadı ve iktidarını Joao Lourenço'ya devretti.

Zimbabve’yi 37 yıl boyunca yöneten eski devlet başkanı Robert Mugabe ise askeri müdahaleden bir hafta sonra 21 Kasım 2017’de görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

– Çatışmaların, yolsuzlukların, doğal afetlerin ve terörün gölgesinde Afrika

Afrika'nın farklı bölgelerinde yaşanan terör olayları, doğal afetler, yolsuzluklar ve çatışmalar, kıta halkının hayatını ekonomik ve sosyal olarak olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Batı Afrika ülkesi Sierra Leone’de Ağustos 2017’de meydana gelen sel ve toprak kaymasında binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Felaket, yaklaşık 30 milyon dolarlık zarara yol açtı.

Güney Sudan’da devam eden kıtlık ve çatışmalardan kaçarak Uganda’ya sığınan mülteci sayısı 1 milyonu aşarken Nijerya'da yüz binlerce insan terör nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Yaşanan terör saldırısında 300 kişinin öldüğü Somali ise terör saldırılarının hedefinde bağımsız ve özgür bir ülke olmak için mücadele ediyor.

Nijerya, Burkina Faso, Kamerun, Etiyopya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi ülkelerde etnik çatışmalar ve terör saldırıları engellenemiyor.

Birleşmiş Milletler verilerine göre, Afrika genelinde her yıl yaklaşık 148 milyar dolar yolsuzluk yapılırken, kıtanın birçok ülkesinde yaşanan yolsuzluklar nedeniyle ülkelerin ekonomik büyümesi, yatırımları, devlet kapasitesi ve halkın devlet kurumuna olan güveninde de ciddi oranda azalma yaşanıyor.

Dünyadaki fakirlerin neredeyse yarısı Afrika'da yaşarken istatistiklere göre, bu oran dünya fakirlerinin yüzde 41'ine tekabül ediyor. Çok fakir insanların yarısı ise Sahra Çölü'nün güneyinde yer alan Sahra Altı Afrika bölgesinde yaşıyor.

– 500 yıllık sömürge kıtası

Yaklaşık 30 milyon kilometrekare alana sahip Afrika, uzun yıllar birçok Avrupa ülkesinin sömürüsüne maruz kaldı.

15. yüzyılda Portekiz, İspanya ve Hollanda ile başlayan sömürge dönemi, 16. yüzyılda İngiliz ve Fransızların dahil olmasıyla devam etti.

Sömürgeciler, kıtada köle ticareti başta olmak üzere baharat, fildişi ve altın ticareti yaparak yeraltı ve yer üstü kaynaklarının yanı sıra insan kaynaklarını da sömürdü.

Avrupalı sömürgecilerin köle ticareti, kıtadaki genç nüfusun azalmasına neden olurken işgallerin kolaylaşmasına ve insanların fakirleşmesine yol açtı.

19. yüzyılla İngiltere Sudan, Güney Afrika, Nijerya, Gana gibi ülkelerde etkili olurken Fransa Senegal, Gine, Nijer ve Mali gibi ülkelerde sömürge yönetimi kurdu.

Sömürge yarışına geç giren Almanya ise Togo ve Kamerun gibi ülkelerde hakimiyet kurmaya çalıştı.

Tunus'ta Fransa ile sömürge mücadelesine giren İtalya, bir süre Eritre ve Somali’yi ele geçirdi.

17. yüzyıldan itibaren Afrika kıtasının birçok yerinde sömürge oluşturmaya başlayan Hollanda, Fildişi Sahili, Gana, Güney Afrika, Angola, Namibya ve Senegal'de çok sayıda koloni kurdu.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında birçok Afrika ülkesi bağımsızlığını kazandı ancak başta ABD, İngiltere, Fransa ve Çin olmak üzere birçok ülkenin bu kıtadaki ekonomik, kültürel ve siyasi etkisi devam ediyor.

– Afrika'nın dört bir yanında askeri üsler

Kıtadaki hakimiyetini güçlendirmek isteyen yabancı devletler, ekonomik varlıklarının yanı sıra askeri varlıklarını da arttırıyor.

Başta ABD ve Fransa olmak üzere birçok ülkenin kıtada askeri gücü bulunuyor. Afrika'nın farklı bölgelerindeki yabancı asker varlığı, yoğun olarak Sahel bölgesi ve Afrika Boynuzu'nda yer alıyor.

Afrika Boynuzu, dünyanın en yoğun deniz trafiğinin olduğu Kızıldeniz’i Yemen körfeziyle bağlayan Bab el Mandib Boğazı'na ev sahipliği yapmasıyla yabancı güçlerin ilgisini çekiyor.

Bölge ülkelerinden Cibuti'de ABD, Çin, İtalya, Fransa, Almanya, Japonya ve İspanya olmak üzere 7 ülke askeri varlık gösteriyor. Suudi Arabistan’ın da kısa süre içinde ülkede üs açması bekleniyor.

Çin’in tek yurt dışı askeri üssü, Cibuti’deki Obock limanında bulunuyor.

Fransa’nın Çad’da Barkhane Operasyonlarına ev sahipliği yapan karargahı bulunuyor. Üsdeki yaklaşık 3 bin 500 Fransız askeri Burkina Faso, Çad, Mali, Moritanya ve Nijer’de faaliyet gösteriyor. Fransa’nın ayrıca Fildişi Sahili, Cibuti ve Gabon’da askeri varlığı bulunuyor.

Almanya’nın Nijer’in başkenti Niamey’deki uluslararası havalimanı içinde hava üssü bulunuyor.

Hindistan, ilk yurt dışı askeri üssünü 2007'de Madagaskar’ın kuzeyinde kurdu. Japonya’nın kıtadaki tek askeri varlığı de Cibuti’de bulunuyor.

Suudi Arabistan, Cibuti’de yeni bir askeri üs inşa etme girişimlerini sürdürüyor.

Türkiye’nin ise Somali’de askeri eğitim üssü bulunuyor.

Eritre, Libya ve Somaliland’de askeri varlığı olan Birleşik Arap Emirlikleri, Somali’deki askeri varlığına geçen ay son verdi.

İngiltere’nin Kenya’da eğitim destek birimi, ABD’nin de Burkina Fason, Kamerun, Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Cibuti, Etiyopya, Gabon, Gana, Kenya, Nijer, Somali, Şeysel Adaları, Senegal, Güney Sudan ve Uganda’da askeri gücü bulunuyor.